Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1201, sondan 5036. ayet; 8. sure ve Enfal Suresinin 41. ayetidir. Enfal Suresi 41. ayetinin kelime sayisi 33, harf sayısı 150 ve toplam ebced değeri ise 9187 olarak hesaplanmıştır. Enfal Suresinin toplam ebced değeri 375915 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
واعلموا انما غنمتم من شيء فان لله خمسه وللرسول ولذي القربى واليتامى والمساكين وابن السبيل ان كنتم امنتم بالله وما انزلنا على عبدنا يوم الفرقان يوم التقى الجمعان والله على كل شيء قدير
Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah’a, Peygamber’e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah’a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir’de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize[251] inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Ganimet, fey ve nefel kelimelerinin terim olarak neleri ifade ettiği konusu sûrenin 1. âyetinin tefsirinde açıklanmıştı. “Ganimet ile nefel” (çoğulu enfâl) aynı mânaya gelmektedir. “Arapça’da, nefel kökünden türemiş olup ona sahip olmayı ifade eden bir fiil bulunmadığından bu âyette ganimet kelimesinden türemiş fiil tercih edilmiştir” diyen müfessirlere göre (İbn Âşûr, X, 6) ortada “iki âyeti uzlaştırma” gibi bir problem vardır; çünkü sûrenin 1. âyetine göre tamamı Allah’a ve resulüne ait kılınan ganimetin burada beşte dördünün savaşçılara, beşte birinin ise Allah’a ve resulüne... ait olduğu ifade edilmektedir. Müfessirlerin çoğu problemi nesih metodu ile çözmüş, daha sonra geldiğini iddia ettikleri bu âyetin, birinci âyetle gelen hükmü değiştirdiğini ileri sürmüşlerdir. Buna karşılık Mâlikîler’den Mâzerî ve onun gibi düşünen birçok âlim ise Huneyn Savaşı ve Mekke’nin fethi sonrasında yapılanları delil göstererek neshi reddetmişler, 1. âyetin hükmünün yürürlükte olduğunu, Allah’a ve resulüne ait bulunan ganimetin ne yapılacağına, nereye sarfedileceğine Peygamber aleyhisselâm ve ondan sonra da devlet başkanlarının karar vereceklerini, bu âyetin, karar yetkisinin kullanılış şekillerinden birine örnek teşkil ettiğini ifade etmişlerdir (Kurtubî, VIII, 2-3). Hz. Ömer’in Irak ve Suriye (Sevâd) topraklarında uyguladığı şekil istisna edilirse tarih boyunca uygulama, müctehidlerin çoğunluğunun benimsediği “beşte birini âyette sayılan yerlere ayırdıktan sonra kalanı savaşçılara dağıtma” şeklinde olmuştur.
Mehmet Okuyan
Allah’a ve doğru ile yanlışın ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun karşılaştığı gün (Bedir savaşında) kulumuza indirdiğimize inanmışsanız, bilin ki ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri, Allah, Elçi, yakınlık sahibi (olanlar), yetimler, yoksullar ve yolcu(lar) içindir. Allah her şeye gücü yetendir.
Bu ayet Enfâl 8:1 ve Haşr 59:7-9. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
Eğer Allah'a ve bir de hak ile bâtılın ayrıldığı, iki ordunun karşılaştığı gün, kulumuza indirdiğimize iman etmişseniz biliniz ki, savaşta elde ettiğiniz ganimetlerin beşte biri Allah'a, Peygamber'e, yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmış olanlara aittir. Allah, her şeye gücü yetendir.
Eğer Allah'a, Hakk ile Batıl'ın birbirinden ayrıldığı gün; iki ordunun karşı karşıya geldiği günde, kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız, bilin ki: Ganimet olarak ele geçirdiklerinizin beşte biri Allah'ın ve Resul'ünün, yakınların¹, yetimlerin, düşkünlerin, yol oğlunun². Allah, Her Şeye Güç Yetirendir.
1- Allah yolundaki mücadelende yanında yer alanların. Yakınlar; Allah Resul'ünün, Ehl-i Beyt'i ve akrabaları değil, İslam davasına sahip çıkıp yardım ettiği, bunun için yurdundan, evinden olduğu halde, savaşa katılma imkânı bulamayan ihtiyaç sahipleridir. (59:7,8)
2- “İbnu's-sebili,” “yol oğlu” demektir. Bu bir deyimdir. Bu deyime, “yolda kalanlar” olarak anlam verilmesi doğru değildir. Zira sebil, üzerinde yürünen/gidilen “yol” demek değildir. Sebil, “iki şey, iki yol arasından birini seçmek anlamında “tercih edilen yol” demektir. Yani, Hakk veya Batıl yoldan “birinin tercih edilmesi” anlamına gelmektedir. Bu nedenle doğru anlam, “yolda kalanlar” değil, bütün zamanını “Allah yolunda” çalışmaya ayırmış ve bundan dolayı yardıma muhtaç olmuş olanlar anlamıdır. Diğer bir anlam da yaptığı şey imkânsızlık nedeni ile yarım kalan kimselerdir.
Ahmet Akgül
Bilin ki, 'ganimet olarak ele geçirdiğiniz' şeylerin beşte biri (devlet ve millet hizmetinde kullanılmak üzere); muhakkak Allah'ın, Resulün, Ona yakınlığı olanların, yetimlerin, yoksulların ve yolcularındır. Eğer Allah'a, ve Hakk ile Bâtıl’ın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun karşı karşıya kaldığı (ve mü’minlerin kazandığı) günde (Bedir'de) kulumuza (Hz. Muhammed Aleyhisselam’a) indirdiğimize (Kur’ani hükümlere) iman ediyorsanız (ganimeti böyle bölüşün) . Allah, her şeye güç yetirendir.
Ve iyice bilin ki ganimet olarak elde ettiğiniz şeyin mutlaka beşte biri Allah'ın ve Peygamberin ve yakınların ve yetimlerin ve yoksulların ve yolda kalmışlarındır. Allah'a inanmışsanız ve hak ile batılın ayrıldığı, yani iki ordunun birbiriyle buluştuğu gün kulumuza indirdiğimize iman etmişseniz ve Allah'ın her şeye gücü yeter.
Bu beşte bir hakkında muhtelif reyler vardır. İbn-i Abbas, İbrahîm, Katâde ve Atâ'ya göre beşte bir hisse, beşe bölünür. Allah'a ve Peygambere ait olan pay, silâha ve ata sarfedilir. Şâfii'ye göre dört kısma bölünür. Bir payı Peygamber soyuna aittir, üçü Müslümanların yoksullarına, yetimlerine ve yolda kalmışlarına verilir. Bâzılarına göre üçe bölünür, çünkü Peygambere ait pay, vefatiyle sakıt olmuştur ve Peygamberin mîrası olmadığına göre de yakınlarına verilemez. Bâzıları üç payı âyette anılanlara, bir payı da Hz. Peygambere mensup olanlara vermenin caiz olduğunu söylemişlerdir. İmamiyye'ye göre Allah'a ve Peygambere ait olan pay, imamın hakkıdır, bundan sonra bir pay, Hz. Resulullah’ın soyundan gelen yetimlerin, bir pay, aynı soya mensup yoksulların, bir pay da gene aynı soydan olup parası biterek yolda kalmış olanlarındır. Bu paylar, ancak Al-i Muhammed'e aittir, çünkü onlara zekat ve sadaka haramdır. Bunu Taberi, Aliyy-ibn-il-Huseyn'den ve Muhammed-ibn-i-Aliyy-il-Bakır (a.s)'dan rivayet eder. Humüs verilecek yakınlarda da ihtilaf vardır. Abdülmuttalip evladından Haşimoğulları diyenler bulunmuştur, çünkü Haşim'in soyu ancak Abdülmuttalip'ten yürümüştür. Bu rivayet, İbn-i Abbas'tan gelir. Humüsün nelerden verileceği hakkında da çeşitli reyler mevcuttur (Mecma' 1, 482-483).
Abdullah Parlıyan
Bilesiniz ki, savaşta ganimet olarak her ne ki ele geçirdiyseniz, onun beşte biri Allah'a ve Rasûl'e, yakın akrabaya, yetimlere, ihtiyaç içinde olanlara ve yolda kalmışlara aittir. Gözetmeniz gereken ölçü budur. Eğer Allah'a ve hakkın batıldan ayrıldığı, iki topluluğun savaşta karşı karşıya geldiği gün, kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız ki, işte o gün tanık olduğunuz gibi, Allah'ın gücü herşeye yeter.
Eğer Allah'a, Allah'ı ilâh tanıyan, candan müslüman olarak Allah'a bağlanan, saygılı kulumuz Muhammed'e indirdiğimize, Kur'ân'a inanmışsanız, bilin ki, Hak ile bâtılın ayrıldığı, hakkın zaferinin tecelli ettiği, iki ordunun çarpıştığı gün, Bedir savaşında ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri Allah'a, Rasûlüne, onun akrabalarına, yetimlere, dullara, kimsesizlere, çevresi, çaresi olmayan yoksullara, göçmenlere ve yolda kalan muhtaç yolcuya aittir. Allah'ın her şeye gücü kudreti yeter.
Allah'a ve (hakla batılın) ayrıldığı günde, iki topluluğun karşı karşıya geldiği o günde, kulumuza indirilmiş olana iman ediyorsanız bilin ki, ganimet olarak ele geçirdiklerinizin beşte biri Allah, Resulu, yakınlar,[7] yetimler, düşkünler ve yolda kalmış kişi içindir. Allah her şeye güç yetirendir.
7.Burada yakınlar denilirken Resulullah (a.s.)`ın akrabaları kastedilmektedir. Bunların zekat almaları haram olduğundan kendilerine ganimetten pay verilmektedir. Kaynaklarda bildirildiğine göre Resulullah (a.s.)`ın akrabalarından kendilerine ganimetin beşte birinden pay verilenler Haşimoğullarıyla Abdulmuttalib oğullarıdır. Bir görüşe göre ise sadece Haşimoğullarıdır. Bir başka görüşe göre de bütün Kureyş kabilesidir.
Ali Bulaç
Bilin ki, 'ganimet olarak ele geçirdiğiniz' şeylerin beşte biri, muhakkak Allah'ın, Resûlün, yakınların, yetimlerin, yoksulların ve yolcunundur. Eğer Allah'a, hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, iki ordunun karşı karşıya geldiği günde (Bedir'de) kulumuza indirdiğimize iman ediyorsanız (ganimeti böyle bölüşün). Allah, her şeye güç yetirendir.
Biliniz ki, kâfirlerden ganimet olarak aldığınız her hangi bir şeyin muhakkak beşte biri Allah içindir. O da, Peygambere ve onun akrabasına, yetimlere, miskinlere ve yolda kalmışlara aittir; eğer siz Allah'a iman etmiş ve o hak ile bâtılın ayrıldığı Bedir günü, o iki ordunun birbiriyle çarpıştığı gün, kulumuza (Hazreti Peygambere) indirdiğimiz âyetlere iman etmişseniz. Allah her şeye kadirdir.
Ve bilin ki kazandığınız herhangi bir ganimetin beşte birisi Allah’a, Resulullah’a, akrabalara, yetimlere, miskinlere ve yolcuyadır; eğer hak ile batılın ayrıldığı, iki ordunun karşılaştığı gün kulumuza indirdiğimiz Kur’ana ve Allah’a inanıyorsanız… Şüphesiz Allah, her şeye gücü yetendir.
Eğer sizler Allaha —ayrım günü iki bölük kavuştuğunda— kulumuza gönderilmiş olana inanmışsanız, bilesiniz ki doyumluğun beşte biri Allaha, peygambere, hısımlara, öksüzlere, yoksullara, yolda kalmışlaradır, Allahın herşeye gücü yetişir
Bilesiniz ki, (savaşta) ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri Allah'a ve resule, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah'a ve hakkın batıldan ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir'de) karşılaştığı gün kulumuz (Muhammed')e indirdiklerimize inandıysanız (taksimatı buna göre yapın). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Savaşta alınan ganimetler beşe bölünür. Beşte dördü savaşa katılanlara, beşte biri de ayette sayılanlara taksim edilir. Tamamen Allah’ın desteğiyle kazanılmış bir savaştan sonra ganimetlerin tamamının savaşa katılanların kendilerine verilmesini istemeleri hadsizlik olur. Ganimetlerden Allah’a verilmesi, kamu yararına tahsis edilmesi demektir. Hz. Muhammed’e verilmesi, Peygamberin örtülü ödenek diyebileceğimiz herkes tarafından bilinmesi gerekmeyen siyasi ve sosyal amaçlı hizmetler için demektir. Yakınlarına verilmesi, birinci derecede yakınında bulunan fakirlerin ve savaşta şehid düşen askerlerin yakınlarının acil ihtiyaçları için demektir.
Diyanet İşleri (Eski)
Eğer Allah'a ve hakkı batıldan ayıran o günde, iki topluluğun karşılaştığı günde kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız, bilin ki, ele geçirdiğiniz ganimetin beşte biri Allah'ın, Peygamber'in ve yakınlarının, yetimlerin, düşkünlerin ve yolcularındır. Allah her şeye Kadir'dir.
Eğer Allah'a ve hak ile bâtılın ayrıldığı gün, iki ordunun birbiri ile karşılaştığı gün (Bedir savaşında) kulumuza indirdiğimize inanmışsanız, bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri Allah'a, Resûlüne, onun akrabalarına, yetimlere, yoksullara ve yolcuya aittir. Allah her şeye hakkıyla kadirdir.
Âyette zikredilen Peygamber’in akrabaları hakkında âlimler ihtilâf etmişlerdir. Şâfiî’ye göre Hâşim ve Muttalip oğullarıdır; bir görüşe göre de sadece Hâşim oğullarıdır; diğer bir görüşe göre zekât almaları helâl olmayan akrabalardır, bir başka görüşe göre ise bütün Kureyş kabilesidir. Savaşta alınan ganimetler beşe bölünür. Beşte biri âyette sayılanlara tahsis edilir. Kalan da savaşa katılan gazilere taksim edilir.
Edip Yüksel
Ayırım gününde, iki ordunun karşılaştığı günde kulumuza indirdiğimize ve ALLAH'a inanıyorsanız, bilin ki elinize geçen her ganimetin beşte biri ALLAH'ın ve Elçisinindir. Bu pay, akrabalar, öksüzler, yoksullar ve yolda kalmışların hakkıdır. ALLAH herşeye Güç Yetirendir.
Şunu da biliniz ki, ganimet olarak aldığınız her hangi bir şeyden beşte biri mutlaka Allah içindir. O da peygambere ve ona yakınlığı olanlara, yetimlere, miskinlere ve yolda kalmışlara aittir. Eğer siz Allah'a iman etmiş, hak ile batılın ayrıldığı o gün, iki ordunun karşı karşıya geldiği o (Bedir) günü kulumuza indirdiğimiz âyetlere iman getirmiş iseniz bunu böyle biliniz. Ve biliniz ki, Allah, herşeye kâdirdir.
Bir de ma'lûmunuz olsun ki ganimet aldığınız her hangi bir şey, mutlaka onun beşte biri Allâh içindir ki Peygambere ve ona karabeti olanlarla yetimler ve miskinler ve yolda kalmışlaradır, eğer siz Allaha iyman etmiş ve o furkan günü, o iki cem'iyyetin çarpıştığı gün kulumuza indirdiklerimize iyman eylemiş iseniz bunu böyle bilin; daha Allah her şeye kadir
Eğer Allaha (îman etmiş), hak ile baatılın ayrıldığı gün, iki ordunun birbirine kavuşduğu (Bedir) gün (ü) kulumuz (Muhammed) e indirdiğimiz (âyetler) e inanmışsanız, bilin ki, ganimet olarak aldığınız her hangi bir şey'in mutlakaa beşde biri Allahın, Resulünün, hısımların, yetimlerin, yoksulların, yolcunundur. Allah her şey'e hakkıyle kaadirdir.
Eğer Allah'a ve hak ile bâtılın ayrıldığı o gün, o iki ordunun (Bedir'de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize îmân etmişseniz, bilin ki ganîmet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri, artık şübhesiz Allah'a, peygambere, akrabâlar(ın)a, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara âiddir. Allah, herşeye hakkıyla gücü yetendir.
Eğer Allah’a ve kulumuza indirdiğimize inanmışsanız, iki topluluğun karşılaştığı gün, haklı ve haksızın birbirinden ayrıldığı günde, elde ettiğiniz ganimetin beşte biri Allah’ın, elçisinin, yakın akrabaların, yetimlerin, çalışamayacak durumda olan fakirlerin ve yolda kalmışlara aittir. Allah her şeye gücü yetendir.
Biliniz ki ele geçirdiğiniz ganimetin beşte biri Allah/ın, peygamberin, hısımların [¹] yetimlerin, yoksulların, yolcunundur. Eğer Allah/a ve kavlimize hak ile bâtılın ayrıldığı gün ve iki askerin kavuştuğu Bedir gününde inzâl ettiğimiz âyetlere inanmış iseniz taksime razı olun. Allah herşeye hakkıyle kaadirdir.
İsmail Hakkı İzmirli Enfal Suresi 41. Ayet Açıklaması
[1] Peygamberimizin hısımları olan Beni Haşim gibi.
Kadri Çelik
Eğer Allah'a ve hakkı batıldan ayıran o günde, iki topluluğun karşılaştığı günde (Bedir'de), kulumuza indirdiğimize (faydalanılan şeylerin Allah'a ve Resul'üne ait olduğunu bildiren ayete) iman etmişseniz, biliniz ki faydalandığınız herhangi bir şeyin humsu (beşte biri) Allah'ın, peygamberin, yakınlarının, yetimlerin, düşkünlerin ve yolda kalmışlarındır. Allah her şeye kadirdir.
(İman Cafer-i Sadık, (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ayet-i kerimede Peygamber’in yakınlarından maksat, Müminlerin Emiri Ali ve diğer Ehl-i Beyt imamlarıdır.” Bu esas üzere Hz. Peygamberin döneminde elde edilen ganimetlerin beşte biri Ehl-i Beyt’e tahsis ediliyordu. Ama daha sonra Ehl-i Beyt’in bu hakkı da ellerinden alınmış oldu.)
Mahmut Kısa
Bilin ki, savaşta ele geçirdiğiniz ganîmetlerin beşte biri, kamu yararına harcanmak üzere, şu beş sınıf arasında paylaştırılır: 1. Bu ganimetler, öncelikle Allah’a, yani O’nun fakir ve muhtaç kullarına, 2. İslâm toplumunun devlet başkanı olarak Allah’ın Elçisine ve onun vefatından sonra, Kur’an’a ve Peygamberin sünnetine göre hükmeden Müslüman yöneticilere, 3. Savaşta şehit düşen askerlerin geride bıraktıkları yardıma muhtaç akrabalara, 4. Bu durumdaki yetimlere,5. Diğer yoksullara, 6. Ve evinden yurdundan uzak düşmüş, memleketine dönemeyecek şekildeyolda kalmış kimselere aittir. Ganîmetin geri kalan beşte dördü ise, savaşa katılan askerler arasında —süvarilere iki, yayalara bir pay olmak üzere— paylaştırılır.Ey müminler! Eğer Allah’a gerçekten iman ediyorsanız ve hak ile bâtılın kesin hatlarla birbirinden ayrıldığı o Ayrışma Gününde, yani iki ordunun Bedir’de karşı karşıya geldiği kader gününde kulumuza indirdiğimiz muhteşem zaferi müjdeleyen ayetlere gerçekteninanıyorsanız, ganîmetler konusunda uymanız gereken temel ölçü budur. Unutmayın ki, Allah her şeye kadirdir. Bakın, bizzat Allah, Bedir savaşında müminleri nasıl sevk ve idare ediyordu:
Kulumuza indirdiklerimize ve Allah’a iman etmişseniz, bilin ki; İki Topluluğun Karşılaşma gününde, Furkan gününde, elde ettiğiniz ganimetlerin beşte biri Allah’a, Rasûl’e, Yakın (Akraba)lığı olana, Yetimler’e, Düşkünler’e ve Yolda Kalmışlar’a aittir!
Allah her şeye güç yetirendir.
Eğer siz, Allah’a ve iki toplumun1 çarpıştığı, hak ile bâtılın ayrıldığı o (Bedir) günü, kulumuza indirdiğimiz şeylere2 îman eden gerçek mü’minler iseniz; savaş ganîmeti olarak aldıklarınızın beşte birinin kesinlikle Allah’a, Peygambere, onun akrabalarına, yetimlere, düşkünlere3 ve yolda kalmışlara ait olduğunu4 ve Allah’ın gücünün her şeye yettiğini iyi bilin.5
1 Medîneli Müslümanlar ve Mekkeli kâfirlerin…2 Yani; vahye, meleklere ve Allah’ın yardımına…3 Miskîn: çok daha düşkün, fakirliği açıkça belli olan, âciz ve zelil kimse demektir. 4 Savaş ganîmetlerinin tamamı, öncelikle Allah’ındır. Ancak; ganîmetlerden beşte biri, Allah yolunda harcanmak üzere devlete, kalan beşte dördü ise gazilere verilir. Gaziler dilerlerse haklarını alırlar, dilerse diledikleri kadarını Allah için terk edebilirler. Devletin aldığı beşte bir ise âyette belirtilen yerlere İslâm Devleti tarafından harcanır.5 Bu âyetin, Bedir Savaşı esnasında veya Bedir’den otuz üç gün sonra Beni Kaynuka’ savaşı esnasında nâzil olduğu rivâyet edilmektedir. Bu âyetin, 1. âyeti nesh ettiği görüşünde olanlar varsa da âlimlerin çoğunluğu bunu kabul etmeyip, bu âyetin 1. âyeti açıkladığı kanaatindedirler. Doğrusu da budur.
Muhammed Esed
BİLESİNİZ Kİ, [savaşta] ganimet olarak her ne ki ele geçirdiyseniz onun beşte biri Allah'a ve Rasûl'e; ve yakın akrabaya, yetimlere, ihtiyaç içinde olanlara ve yolda kalmışlara aittir. 41 [Gözetmeniz gereken ölçü budur] eğer Allah'a ve o hakkın bâtıldan ayrıldığı, iki topluluğun savaşta karşı karşıya geldiği gün kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız. (Ki işte o gün tanık olduğunuz gibi) Allah'ın her zaman, her şeyi irade etmeye gücü yeter. 42
Eğer siz, Allah’a ve iki ordunun karşılaştığı, hak ile batılın ayrıştığı o gün kulumuza indirdiğimiz vahye Kuran’a ve zafere inanıyorsanız savaşta elde ettiğiniz ganimetlerin beşte birinin Allah’a, Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisine ve onun yakınlarına, yetimlere, fakirlere ve yolda kalmışlara ait olduğunu bilin. Zira Allah her şeye bir ölçü koyandır. 2/185- 256, 21/18, 25/1, 34/49, 42/24, 64/8, 4/94, 8/1- 69, 48/19- 20, 59/6- 7- 8
ŞUNU iyi bilin ki, ganimet olarak aldığınız her şeyin beşte biri Allah’a ve Elçi’ye; dolayısıyla[1365] yakınlara, yetimlere, muhtaçlara ve yolda kalmışlara aittir.[1366] Eğer siz, Allah’a ve hakkın bâtıldan ayrıldığı o gün, -yani iki ordunun karşı karşıya geldiği gün- kulumuza indirdiklerimize[1367] inanıyorsanız (bu paylaşıma uyarsınız):[1368] Zira Allah her şeyi yapmaya kadirdir.
Mustafa İslamoğlu Enfal Suresi 41. Ayet Açıklaması
[1365] Buradaki ve bağlacına, Allah Rasûlü’nün uygulamaya koyduğu anlayış da göz önüne alınarak verilebilecek en uygun karşılık.
[1366] Girişte enfâl denilmişti, burada ğanîme deniliyor. Bu, hitabın ahlâkî amacını yansıtıyor ve girişteki sorunun cevabı şimdi veriliyor. İbnu’s-sebîl, lafzen “yol oğlu” demektir. Sadece “yolcu” veya “yolda kalmış” kimseleri değil, yola terk edilmiş bebekler ve sokak çocukları gibi, tüm “mekânsızları” kapsar. Âyetteki lâm ve vâv’ların mânaya kattığı farklı vurgulara dair bir açıklama için bkz: 9:60, not 72.
[1367] İmam Bakır’a göre bu âyet, Kadir gecesi ile Bedir savaşının yılın aynı gününe denk geldiğine delâlet eder. Bu yoruma göre Kadir gecesi savaşın gerçekleştiği 17 Ramazan’dır (Ciddi bir itiraz için bkz: İbn Âşur, 44:3’ün tefsirinde). Bu yorumda, Hz. Ali’nin aynı gün şehid edilişinin duygusal bir payı olsa gerektir.
[1368] Buradaki yevmu’l-furkân ile 44:4 yan yana okunmalıdır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve biliniz ki, muhakkak herhangi bir şeyden edindiğiniz ganîmet malının beşte biri mutlaka Allah Teâlâ içindir. Ve Peygamber içindir ve karabet sahipleriyle, yetimler ve fakirler ve yolcu içindir. Eğer siz Allah Teâlâ'ya ve furkan gününde, o iki cemiyetin karşılaştığı günde kulumuza indirmiş olduğumuza imân etmiş iseniz. Ve Allah Teâlâ herşeye tam manâsıyla kadirdir.
Bir de malumunuz olsun ki savaşta elde ettiğiniz ganimetin beşte biri Allah'ındır. Yani Resulullâha, onun akrabalarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara (gariplere) aittir. Eğer Allah'a ve iki ordunun karşılaştığı, hak ile batılın iyice açığa çıktığı o Bedir günü kulumuza indirdiğimiz âyetlere iman ediyorsanız, bu hükmü böylece kabul edeceksiniz. Allah her şeye kadirdir. [3, 161; 59, 6-10] {KM, Tekvin 34, 25-29; Tesniye 13, 17; 20, 10-14}
Ganimetin beşte biri Allah yolunda harcanmak üzere ayrılır, beşte dördü ise gazilere dağıtılır. Beşte birlik kısım ise, bu âyette açıklanan beş gruba taksim edilir. Bu konudaki içtihatların ayrıntıları, fıkıh kitaplarında yer alır. Peygamberimizin hissesini muhtaçlara dağıttığı bilinmektedir. Hz. Peygamber (a.s.)’ın zekât alması haram olan yakın akrabalarına ganimetten pay verilmekle durum dengelenmektedir.
Süleyman Ateş
Eğer Allah'a ve (hak ile batılın) ayrılma gününde, o iki topluluğun karşılaştığı (Bedir) gün(ün)de kulumuz(Muhammed)e indirdiğimiz(ayetler)e inanmışsanız bilin ki aldığınız ganimetlerin beşte biri, Allah'a, Elçisine ve (Allah'ın Elçisi ile) akrabalığı bulunan(lar)a, yetimlere, yoksullara ve yolcu(lar)a aittir. Allah her şeye kadirdir.
Allah'ın Elçisine akrabâ olanlar: Hâşim Oğulları ve Abdu'l-Muttalib Oğullarıdır. Bir görüşe göre de Yalnız Hâşim Oğullarıdır. Başka bir görüşe göre de bütün Kureyş kabîlesi, Allah Elçisinin akrabâsıdır. İşte beşe bölünen ganîmetlerin beşte biri, bu sayılanlara ayrılır. Beşte dördü de savaşa katılanlara bölüştürülür.
Süleymaniye Vakfı
Eğer Allah’a inanıp güveniyor, doğru ile yanlışın ayrıldığı o gün[1], yani o iki ordunun çarpıştığı gün, kulumuza indirdiğimize de inanıyorsanız, bilin ki aldığınız her ganimetin beşte biri Allah’ın[2], elçisinin, elçinin en yakınlarının, yetimlerin, çaresizlerin ve yolcunundur. Allah, her şeye bir ölçü koyar.
Süleymaniye Vakfı Enfal Suresi 41. Ayet Açıklaması
[*] Yani kamu harcamaları içindir.
Şaban Piriş
Eğer Allah'a ve hakkın batıldan ayrıldığı, iki topluluğun karşılaştığı gün kulumuza indirdiğimize iman ediyorsanız, bilin ki ele geçirdiğiniz ganimetlerden beşte biri Allah'ın, peygamberin, yakınların, yetimlerin, düşkünlerin ve yolda kalmışlarındır. Allah'ın her şeye gücü yeter.
Eğer Allah'a ve iki ordunun karşılaşıp hak ile bâtılın birbirinden ayrıldığı günde kulumuza indirdiğimize iman etmişseniz, bilin ki elinize geçen ganimetlerin beşte biri Allah'a, Peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Allah ise herşeye kadirdir.
Doğru ile yanlışın ayrılış günü, iki topluluğun karşılaştığı gün, kulumuza indirmiş olduğumuza inanıyorsanız şunu bilin: Ganimet/kazanç olarak elde ettiğiniz şeylerin beşte biri Allah'a, resule, yakınlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışa aittir. Allah her şeye kadirdir.
daħı bilüñ bayıķ ol kim bulınlanduñuz nesene bayıķ Tañrı’nuñdur bişdesi daħı yalavacınuñ daħı ħıśımlıķ issinüñ daħı yetįmlerüñ daħı miskinlerüñ daħı yol erinüñ eger įmān getürdüñüz-ise Tañrı’ya daħı aña kim indürdük ķulumuz üzere ayırtlamaķ güni ol gün kim irişdį iki bölük. daħı Tañrı her nesene üzere güci yiter ķadir’dür.