Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1349, sondan 4888. ayet; 9. sure ve Tevbe Suresinin 114. ayetidir. Tevbe Suresi 114. ayetinin kelime sayisi 22, harf sayısı 87 ve toplam ebced değeri ise 4533 olarak hesaplanmıştır. Tevbe Suresinin toplam ebced değeri 738241 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وما كان استغفار ابرهيم لابيه الا عن موعدة وعدها اياه فلما تبين لـه انه عدو لله تبرا منه ان ابرهيم لاواه حليم
İbrahim’in, babası için af dilemesi, sadece ona verdiği bir söz yüzündendi.[263] Onun bir Allah düşmanı olduğu kendisine açıkça belli olunca, ondan uzaklaştı. Şüphesiz İbrahim, çok içli, yumuşak huylu bir kişiydi.
Âyetlerin, Hz. Peygamber’in amcası Ebû Tâlib’in veya annesinin bağışlanması için dua etmesi yahut bazı müminlerin müşrik olarak ölen yakınlarının bağışlanmaları için dua etmeleri sebebiyle indiğine dair değişik rivayetler bulunmaktadır (bk. Taberî, XI, 40-43). Sûrenin iniş zamanı ile ilgili bilgiler, 113. âyette hem Hz. Peygamber hem de müminlerden söz edildiği ve ardından gelen âyette de Hz. İbrâhim örneğine değinildiği göz önüne alınırsa, asıl amacın belirli bir olayla ilgili bir hüküm veya açıklama getirmek değil, bu konuda bir ilkeye dikkat çekmek olduğu anlaşılır ki bu da, hayatındaki bütün fırsatları bir kenara itip Allah’a şirk koşmakta ısrar ettiği ve o hal üzere öldüğü bilinen kişilerin bağışlanması için duada bulunmanın Allah katında tasvip edilen bir davranış olmadığıdır. Bazı müfessirlerce belirtildiği üzere, burada müşrikler için istiğfarda bulunma yasağı, onların şirk üzere öldüklerinin bilinmesi haliyle sınırlıdır. Bir kimse hayatta iken onun kâfir olarak öleceği bilinemeyeceğine göre, müminlerin henüz sağ olan inançsız bir kişinin hidayete ermesi ve bağışlanması için dua etmelerine bir engel yoktur (Taberî, XI, 43-44). Bu bağlamda Resûl-i Ekrem’in Hz. İbrâhim’in soyundan olduğu, hayatta olduğu sürece hiç kimseyi imansız öleceğini varsayarak Allah düşmanı ilân etmediği, hatta münafıkların reisi Abdulah b. Übey öldüğünde iyi bir mümin olan oğlunun onun cenaze namazını kıldırması yönündeki ricasını dahi reddetmemeye çalıştığı da hatırlanmalıdır. Hz. İbrâhim’in babası için duadan vazgeçmesi, birçok müfessir tarafından, babasının müşrik olarak öldüğünden emin olması üzerine istiğfarı bırakması şeklinde açıklanmıştır. Bazı müfessirler ise bir rivayetten yola çıkarak, âhirette babasının sırattan geçebilmek için kendisinden yardım isteyeceği, fakat müşrik olarak öldüğünü açıkça görmesi üzerine yardımda bulunmayı reddedeceği yorumunu yapmışlardır; fakat bunu teyit eden sağlam bir delil bulunmamaktadır. İbn Atıyye bu yorumun zayıf olduğunu belirtmekte (III, 91), Taberî de birinci yorumu daha isabetli bulmaktadır (XI, 45-47; Hz. İbrâhim hakkında bilgi için bk. Bakara 2:124; Âl-i İmrân 3:65-68). “Çok duyarlı” diye tercüme ettiğimiz evvâh kelimesine, bazı hadislerde-ki kullanımlar da dikkate alınarak, “çok dua eden, merhameti bol, derin anlayış sahibi, yürekten inanmış, Allah’ı çok tesbih eden, Allah kelâmını çok okuyan, mânevî ıstıraplardan ötürü derin teessürleri olan, kalbi yanık, âh edip inleyen, kavrama gücü yüksek, huşû içinde Allah’a yalvaran” gibi mânalar da verilmiştir (Taberî, XI, 47-53).
Mehmet Okuyan
İbrahim’in babası için af dilemesi, sadece ona verdiği sözden dolayıydı. Onun Allah’ın düşmanı olduğu kendisi için açıklanınca ondan uzaklaşmıştı. Şüphesiz ki İbrahim çok yufka yürekliydi; çok hoşgörülüydü.
Bu ayet Meryem 19:47, Şu‘arâ 26:86 ve Mümtehine 60:4. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Hz. İbrahim’in babası için yaptığı dua babası sağken onun bağışlanmayı hak edecek bir dönüş gerçekleştirmesine yönelik olarak anlaşılmalıdır. Babasının Yüce Allah’a düşman olduğu ve böylece öldüğü bildirilince Hz. İbrahim bu duasından vazgeçmiştir.
Bayraktar Bayraklı
İbrâhim'in, babası için af dilemesi, sadece ona verdiği sözden ötürü idi. Fakat onun, Allah düşmanı olduğu kendisine belli olunca ondan uzak durdu. Şüphesiz ki İbrâhim, çok yumuşak huyluydu; pek sabırlı idi.
İbrahim'in babası için bağışlanma dilemesinin sebebi, ona söz vermiş olmasıydı. Ama onun, Allah'a düşman olduğu kendisine açıkça belli olunca, ondan uzaklaştı. Kuşkusuz İbrahim, çok ince ruhlu ve yumuşak huylu biriydi.
İbrahim'in babası için bağışlanma dilemesi (ise); sadece ona verdiği bir söz dolayısıyla idi. Fakat, onun gerçekten Allah'a düşman olduğu kendisine belli olup açıklanınca ondan uzaklaşıp (vazgeçti) . Doğrusu İbrahim; içtenlikle Allah’a yakaran çok duygulu, yumuşak huylu birisiydi.
İbrahim'in, atası için yarlıganma dilemesi, ancak ona vaadettiğini tutmak içindi. Fakat onun, Allah düşmanı olduğu kendisince iyice anlaşıldığı zaman ondan vazgeçti. Şüphe yok ki İbrahim, çok ağlayıp dua eden, insanlara fazlasıyla merhamet eden bir zattı.
İbrahim'in buna benzer bir durumda babasının bağışlanması için yaptığı duaya gelince, bu sadece onun babasına daha sağlığında vermiş olduğu bir söze dayanıyordu. (Bunun için bkz. 19/47-48;60/4;26/86-87 ayetleri) Babasının sırf bir Allah düşmanı olduğu ona belli olunca, İbrahim ondan ilgisini kesip, uzaklaştı. Zaten İbrahim, çok ince ruhlu ve yumuşak huylu biri idi.
İbrahim'in babası için bağışlanma dilemesi de sırf ona vermiş olduğu bir sözden dolayı idi. Onun bir Allah düşmanı olduğu kendisine açıklanınca, o işten vazgeçti. İbrahim çok bağrı yanık, ihtiraslarına hâkim, güçlü, temkinli, makul ve müsamahakârdı.
İbrahim'in babası için mağfiret dilemesi sadece ona vermiş olduğu bir sözden dolayıydı. Ancak onun Allah'a düşman olduğu kendisine belli olunca artık ondan uzak durdu. Şüphesiz İbrahim çok dua ve niyazda bulunan, yumuşak huylu biriydi.
İbrahim'in babası için bağışlanma dilemesi, yalnızca ona verdiği bir söz dolayısıyla idi. Kendisine, onun gerçekten Allah'a düşman olduğu açıklanınca ondan uzaklaştı. Doğrusu İbrahim, çok duygulu, yumuşak huyluydu.
İbrahim'in, babası için mağfiret dilemesi ise, ancak ona önceden vermiş olduğu bir sözden dolayı idi. Fakat babasının Allah'a bir düşman olduğu, kendisine belli olunca, ondan uzaklaştı (istiğfar etmedi). Gerçekten İbrahim (aleyhisselâm), çok ah çeken (ince duygulu), merhametli ve yumuşak ahlâklıydı.
İbrahim’in babası için yaptığı bağışlanma dileği (istiğfar) ise, ona verdiği bir sözden başka bir şey değildi. Sonra ona, babasının Allah’ın düşmanı olduğu açıklanınca, ondan teberri etti. Şüphesiz İbrahim, acıyarak şefkat eden, hilm ile muamele edendir.
İbrahim'in, babasıyçin yarlıganmak istemesi, söz verdiği bir vaitten ötürüdür, onun Allaha karşı, düşmanlığı belli olduğu gibi, hemen İbrahim ondan uzaklaşmıştı, evet İbrahim çok yufka yürekliydi, çok da halimdi
İbrahim'in babası için istiğfarına gelince, bu sırf (önceden) ona verdiği bir söz yüzündendi. Fakat onun bir Allah düşmanı olduğu ona belli olunca, İbrahim ondan uzaklaştı (ve istiğfar etmeyi bıraktı). Şüphesiz ki İbrahim, çok yumuşak huylu ve pek sabırlı bir kişiydi.
Cemal Külünkoğlu Tevbe Suresi 114. Ayet Açıklaması
Bkz. 19:47, 26:86-87, 60:4Hz. İbrahim babasına; “Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim” (Meryem, 1947) diye söz verdiği için ona dua etmişti. Yaptığı dua; “Babamı da bağışla (ona tevbe ve hidayet nasip eyle)! Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır” (Şuara, 26:86) şeklindedir. Babası müşrik olarak ölünce Allah’tan ona gelecek herhangi bir şeyi önleme gücüne sahip olmadığını açıkça ifade etmiştir (Mümtehine, 60:4).
Diyanet İşleri (Eski)
İbrahim'in, babası için mağfiret dilemesi, sadece ona verdiği bir sözden ötürü idi. Allah'ın düşmanı olduğunu anlayınca ondan uzaklaştı. Doğrusu İbrahim çok içli ve yumuşak huylu idi.
İbrahim'in babası için af dilemesi, sadece ona verdiği sözden dolayı idi. Ne var ki, onun Allah'ın düşmanı olduğu kendisine belli olunca, ondan uzaklaştı. Şüphesiz ki İbrahim çok yumuşak huylu ve pek sabırlı idi.
İbrahim'in babası için bağışlanma dilemesinin biricik sebebi ona önceden söz vermiş olmasıydı. Ne zaman ki onun ALLAH düşmanı olduğu kendisine belli olunca ondan uzaklaştı. İbrahim, çok duygulu ve çok şefkatli idi.
İbrahim'in babası için istiğfar etmesi de sırf ona vermiş olduğu bir sözden dolayı idi. Böyle iken onun bir Allah düşmanı olduğu kendisine açıklanınca o işten vazgeçti. Şüphesiz ki İbrahim, çok bağrı yanık, çok halim birisi idi.
İbrahimin babası hakkındaki istiğfarı da sırf ona vermiş olduğu bir va'dden dolayı idi, böyle iken onun için Allah düşmanı olduğu kendisine tebeyyün edince ondan teberri etti, her halde İbrahim çok yanık, çok halîm idi
İbrâhîmin, babasına olan istiğfaarı ancak ona etdiği bir va'dden dolayı idi. Yoksa onun Allahın bir düşmanı olduğu kendisince besbelli olunca o, (bu istiğfaarını kesdi ve) ondan uzaklaşdı. Ibrâhîm cidden pek çok tezarru' ve niyaz eden, (kalbi yufka ve ezaya karşı) gerçekden sabırlı (bir zât) idi.
İbrâhîm'in, babası için mağfiret dilemesi ise, sâdece ona söz verdiği bir va'dden dolayı idi. Fakat gerçekten onun bir Allah düşmanı olduğu kendisine belli olunca, ondan uzaklaştı. Şübhesiz ki İbrâhîm, elbette çok içli (çok âh eden, inleyen) ve yumuşak huylu(bir peygamber) idi.
İbrahim babası için, ona daha önce “Senin için Rabbim den bağışlanmanı dileyeceğim” diye söz verdiğinden, bağışlanmasını diledi. Ancak babasının kesinlikle Allah’ın düşmanı olduğu açığa çıktığında, artık ondan uzaklaştı. İbrahim çok ince ve yumuşak huylu birisi idi
İbrahim/in, babası için yarlıganmak dilemesi de ancak daha evvel ona ettiği bir vaattan ileri gelmişti. Ona, babasının, Allah/ın düşmanı olduğu belli olunca İbrahim ondan ilişiği kesti. Çünkü İbrahim pek yufka gönüllüdür, yavaştır.
İbrahim'in, (üvey) babası için af dilemesi, sadece ona verdiği sözden dolayı idi. Ne var ki, (öldükten sonra) onun Allah'ın düşmanı olduğu kendisine belli olunca, onunla ilgisini kesti. Şüphesiz İbrahim çok yumuşak huylu, çok sabırlı idi.
(İlgili ayetlerde Hz. İbrahim’in (a.s) üvey babasının affedilmesi için kullandığı ifade ve tonun bile çok ihtiyatla seçilmiş olduğuna dikkat edilmelidir. Üvey babası müşrik olarak ölünce ve İbrahim, onun doğru yola gelmesi imkânsız bir Allah düşmanı olduğunu anlayınca, ilişkisini kesmiş ve Allah’tan ona gelecek herhangi bir şeyi önleme gücüne sahip olmadığını açık ifadelerle ilan etmiştir.)
Mahmut Kısa
İbrahim’in, hakîkati inatla reddeden babasının bağışlanması için yaptığı duâya gelince, bu, sadece ona ölümünden önce vermiş olduğu bir sözden kaynaklanıyordu(19. Meryem: 47 ve 60. Mümtehine: 4). Ne var ki, onun Allah düşmanı olduğunu ve bağışlanmasının söz konusu olamayacağını —ilâhî uyarıyla— kesin olarak anlayınca, onun için duâ etmekten vazgeçerek ondan uzak durdu. Doğrusu İbrahim, son derece ince ruhlu, olabildiğince merhametli ve yumuşak kalpli biriydi. Bu yüzden babasına bu sözü vermişti.Fakat ilâhî hüküm kendilerine bildirilmeden önce böyle hatalı işler yapanlar, bundan sorumlu tutulmayacaklardır:
İbrahim’in babası için bağışlanma dilemesi sadece verdiği bir sözden dolayı idi.
Allah’a düşman olduğu açıkça belli olunca ondan uzak durdu.
İbrahim, çok iyi kalbli ve yumuşak huyludur.
İbrahim’in babası için (Allah’tan) af dilemesi de sadece ona verdiği bir sözden dolayı idi.1 Fakat onun bir Allah düşmanı olduğu kendisine belli olunca, o işten vazgeçti. Gerçekten İbrahim çok yufka yürekli ve yumuşak huylu2 birisiydi.
1 Konu ile ilgili olarak Bk. (Mümtahine: 4-5, Meryem: 42-48, Şuara: 69-103)2 Evvah: Çok ah eden demektir. Çok ah çekmenin, çok acı çekmeye, bağrı yanıklığa ve Allah korkusuna delaleti vardır. Burada “evvah” böyle bir mânâ ilişkisinden dolayı kinaye olarak kullanılmıştır. Dilimizde de bu anlamı ifade için “ince kalpli, yufka yürekli, bağrı yanık adam” gibi tabirler kullanılır. Duaların en çok kabule şayan olanları bu ruh haliyle yapılan dualardır. Abdullah b. Şeddad'dan, Peygamber (s.a.v)’in: “Evvah, huşû içinde yalvarıp yakarandır” buyurduğu rivayet olunmuştur. Âyette, “evvah” buyurulduktan sonra bir de “halim” ile sıfatlandırılmış olması çok anlamlıdır. Zira çok ah etmek, aynı zamanda bir hiddeti ve sabırsızlığı da ima edebilir. İşte “halim” sıfatıyla; İbrahim'in çok çok ah eden biri olması, hiddetinden, sabırsızlığından ve tahammülsüzlüğünden kaynaklanan sıkıntılardan değildi. O gerçekten halim-selim, hiddetten uzak, eza ve cefaya katlanan bir “evvah” idi. Bundan dolayı babasının da her türlü eza ve cefasına tahammül gösterirdi. Yine de babasına karşı yumuşaklıkla davranırdı. Babasının küfür ve dalalet yolunda olmasına yüreği sızlar, onun imana gelmesinden ümit kesmez ve sürekli olarak onun için dua ve istiğfar ederdi. Fakat babasının gerçekten bir Allah düşmanı olduğu kendisine açıklanınca, İbrahim Allah'a olan sevgisinden dolayı, babası için dua ve istiğfar etmekten hemen vazgeçti. (Elmalılı)
Muhammed Esed
İbrahim'in (buna benzer bir durumda) babasının bağışlanması için yaptığı duaya gelince, bu sadece o'nun berikine [daha sağlığında] vermiş bulunduğu bir söze dayanıyordu. 149 Ama o'na berikinin Allah'ın düşmanı olduğu açıklandığı zaman [İbrahim] ondan hemen kopup uzaklaştı. Zaten İbrahim çok ince ruhlu, yumuşak huylu biriydi.
İbrahim’in babası için bağışlanma dilemesi, sadece daha önce ona verdiği vaatten dolayı idi. Ancak babasının Allah’ın düşmanı olduğunu kesin olarak anlayınca ondan uzaklaştı. İbrahim gerçekten çok ince ruhlu ve yufka yürekli idi. 19/47
İbrahim’in babası için Allah’tan af dilemesinin nedeni, yalnızca berikinin diğerine (hayattayken) verdiği bir söze dayanıyordu.[1546] Fakat, diğerinin Allah düşmanı olduğu onun için kesinlik kazanınca ondan hemen el çekti. Zaten İbrahim çok yufka yürekli, yumuşak huylu biriydi.[1547]
Mustafa İslamoğlu Tevbe Suresi 114. Ayet Açıklaması
[1546] Bkz: 60:4, not 11.
[1547] İman etmeden ölmüş bir babaya, peygamber oğulun dua etmesi yasaklanıyor.
Ömer Nasuhi Bilmen
İbrahim'in babası için istiğfarda bulunması ise ancak ona yapmış olduğu bir vaadden dolayı idi. Vaktâ ki onun Allah için bir düşman olduğu kendisine tebeyyün etti. Hemen ondan berî oldu. Şüphe yok ki, İbrahim elbette çok ah vah eden yumuşak tâbiatlı bir zât idi.
İbrâhim'in, babası için af dilemesi ise, sırf ona yaptığı vaadi yerine getirmek için olmuştu. Fakat onun Allah düşmanı olduğu kendisine belli olunca, onunla ilgisini kesti. Gerçekten İbrâhim çok yumuşak huylu ve pek sabırlı idi. [19, 47-48; 60, 4]
İbrahim'in babası için mağfiret dilemesi, sadece ona verdiği bir sözden ötürü idi. Fakat onun, bir Allah düşmanı olduğu, kendisine belli olunca ondan uzak durdu. Gerçekten İbrahim, çok içli ve yumuşak huylu idi.
Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim diye söz verdiği için ona du'â etmişti.
Süleymaniye Vakfı
İbrahim’in babasının bağışlanmasını istemesi sadece ona verdiği sözden dolayı idi. Ama onun Allah’a düşman olduğunu iyice anlayınca o işten uzak durdu. İbrahim çok içli ve yumuşak huyludur.
İbrahim'in babası için bağışlanma dilemesi, sadece ona verdiği bir sözden dolayı idi. Allah'ın düşmanı olduğunu kesin olarak anlayınca ondan uzaklaştı. İbrahim gerçekten çok içli ve yumuşak kalpli idi.
İbrahim'in babası hakkında af dilemesi de ona verdiği bir sözden ileri gelmişti.(28) Onun Allah düşmanı olduğu ortaya çıkınca İbrahim de ondan uzaklaştı. Gerçekten İbrahim çok içli ve yumuşak huylu birisiydi.
(28) 19:47 ve 60:4’te, Hz. İbrahim’in, babasına “Senin için Allah’tan af dileyeceğim” dediği bildirilmektedir.
Yaşar Nuri Öztürk
İbrahim'in, babası için af dilemesi, sadece ona verdiği bir söz yüzündendi. Onun Allah düşmanı olduğu kendisi için açıklık kazanınca, ondan uzaklaştı. Şu bir gerçek ki, İbrahim başkaları için gamlanıp ah eden ince yürekli, yumuşak bir insandı/tam bir evvâhtı.