Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1557, sondan 4680. ayet; 11. sure ve Hûd Suresinin 84. ayetidir. Hûd Suresi 84. ayetinin kelime sayisi 27, harf sayısı 110 ve toplam ebced değeri ise 7011 olarak hesaplanmıştır. Hûd Suresinin toplam ebced değeri 537792 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (23) ل (11) ر (3) bulunuyor.
Arapça Metin
والى مدين اخاهم شعيبا قال يا قوم اعبدوا الله ما لكم من اله غيره ولا تنقصوا المكيال والميزان اني اريكم بخير واني اخاف عليكم عذاب يوم محيط
Medyen halkına da kardeşleri Şu’ayb’ı peygamber gönderdik. O, şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben sizi bolluk içinde görüyorum. Ben sizin adınıza kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.”
Medyen, Hicaz bölgesi ile Suriye ticaret yolu üzerinde, Akabe körfezine yakın bir yerleşim merkezi idi (ayrıca bk. A‘râf 7:85). Şuayb aleyhisselâm ise Medyen ve Eyke halkına gönderilmiş bir peygamberdi (bilgi için bk. A‘râf 7:85; Kasas 28:22-24; İbn Âşûr, VIII, 239). O da diğer peygamberler gibi inkârcı ve putperest halkına önce Allah’tan başka tanrı olmadığını anlattı ve herkesi O’na kulluk etmeye çağırdı. Ancak Medyen halkı putperestliğinin yanında toplumsal ahlâk, özellikle ticaret ahlâkı bakımından da bozulmuştu. Esasen Medyen halkı bolluk içinde, müreffeh bir hayat yaşıyordu; yani onların böyle ahlâk dışı davranışlara sapmaları yoksulluktan kaynaklanmıyordu. Hz. Şuayb bu konu üzerinde çok durdu; ölçüyü, tartıyı eksik tutmamalarını, adaletle ve düzgün ölçüp tartmalarını, kendi çıkarları uğruna insanların mallarının değerini düşürmemelerini ve yeryüzünde fesat çıkararak ülke düzenini bozmamalarını emretti; böylece hak dinin tevhid ve adalet ilkelerini toplumda yerleştirmeye çalıştı. Özellikle dürüstlük ilkesi üzerinde durdu. Kişinin insan ilişkileri alanında dürüst olmadıkça Allah’a karşı da dürüst olamayacağını anlattı.
“Allah’ın bıraktığı (meşrû) kazanç” diye tercüme ettiğimiz bakıyyetullah tamlamasına “Allah’a itaat etmek, Allah’ın vasiyeti, Allah’ın rahmeti, Allah’ın verdiği rızık, kısmet (İbn Kesîr, IV, 273), Allah’ın hayır ve bereketi, Allah’ın acıması” (İbn Âşûr, XII, 139) gibi anlamlar da verilmiştir. Bu ifade Allah’ın helâlinden verdiği nimetin kalıcı, çeşitli yolsuzluklarla elde edilen malın ise geçici olduğuna da işaret eder. Zira helâlinden elde edilen kazanç meşrû olduğu için onda erdemli kimselerin bir diyeceği olmaz, malı veren, alana karşı herhangi bir kin ve nefret duygusu beslemez; malı sahibinin elinden almak için fırsat kollamaz; dolayısıyla toplum mal ve can güvenliği içinde yaşar. Ayrıca helâlinden kazanılıp meşrû yerlere harcanan malın âhiretteki sevabı da ebedîdir (bk. Meryem 19:76). Oysa yolsuzlukla elde edilen mal toplumda kin ve nefret duygularını kamçılar; anarşiye, kan dökülmesine sebep olur; sonuçta mal da can da telef olur. Bu sebeple Hz. Peygamber, “Kanlarınız ve mallarınız birbirinize haramdır” buyurmuştur (Buhârî, “Hac”, 132, “Megāzî”, 77; Müslim, “Hac”, 147, “Kasâme”, 29).
Bakıyye kelimesinin “acımak” anlamı da dikkat çekici olup Allah’ın, acıyarak köklerini kesecek azaptan onları kurtarmasının yolsuzluklarla elde edecekleri dünya malından daha hayırlı olduğunu, aynı zamanda Allah’ın emrine uymadıkları takdirde köklerini kesecek bir ceza ile cezalandırılacakları tehdidini ifade eder. Nitekim âyetin, “Ben üzerinize bir bekçi değilim” meâlindeki son cümlesi de bu anlamı destekler mahiyettedir.
Mehmet Okuyan
Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı (göndermiştik; onlara) şöyle demişti: “Ey kavmim, Allah’a kulluk edin! Sizin için O’ndan başka ilah yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın! Şüphesiz ki ben sizi hayır (bolluk) içinde görüyorum. Şüphesiz ki ben sizin için kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.
Burada geçe [hayr] kelimesi bilinen anlamda “iyilik” değil, mal ve servet demektir.
Bayraktar Bayraklı
Medyen'e de kardeşleri Şu‘ayb'ı gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah'a kulluk ediniz! Sizin için ondan başka tanrı yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayınız. Zira ben sizi hayır içinde görüyorum ve gerçekten sizin için kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.”[214]
[214] Hz. Şu‘ayb’ın kıssası hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, IX, 265-290.
Erhan Aktaş
Medyen halkına da kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben, sizi bir hayır¹ içinde görüyorum. Ve sizin için kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.
Medyen (halkına da) kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik. Onlara:) “Ey kavmim! Allah'a ibadet yapın, O'ndan başka ilahınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik tutmayın; gerçekten sizi bir hayır (bolluk ve refah) içinde (gaflette) görüyorum. Doğrusu sizi çepeçevre kuşatacak olan bir günün azabından korkuyorum” demişti.
Medyen'e de, kardeşleri Şuayb'i göndermiştik de ey kavmim demişti, Allah'a kulluk edin, ondan başka bir mabudunuz yok. Ölçeğitartıyı eksik tutmayın, çünkü ben gerçekten de hayırlara uğradığınızı görmedeyim ve şüphe yok ki ben, bir gün sizi çepeçevre kuşatıverecek bir azaba uğramanızdan korkuyorum.
Ve Medyen halkına da kardeşleri Şuayb'ı peygamber olarak gönderdik. O da onlara: “Ey kavmim! Yalnızca Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka gerçek ilahınız yok, ölçüyü, tartıyı eksik tutmayın. Gerçi sizi şimdi zenginlik ve konfor içinde görüyorum, ama doğrusu sizi dehşetiyle kuşatacak bir günün azabından korkuyorum” dedi.
Medyen'e de, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere, soydaşları-kardeşleri Şuayb'i peygamber olarak gönderdik. Şuayb:
“Ey kavmim, Allah'ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah'a bağlanın, saygıyla Allah'a kulluk ve ibâdet edin. Sizin Allah'tan başka tanrınız yoktur. Ölçekleri noksan doldurmayın. Noksan metrelerle ölçmeyin, terazilerde eksik tartmayın. Ben sizi hayır ve bolluk içinde görüyorum. Buna şükretmezseniz sizin adınıza, her şeyi abluka altına alan bir günün azâbından korkuyorum.” dedi.
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. O'ndan başka ilahınız yoktur. Ölçüyü, tartıyı eksik tutmayın. Ben sizi bir bolluk içinde görüyor ve sizin hakkınızda çepeçevre kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.
Medyen (halkına da) kardeşleri Şuayb'ı (elçi gönderdik). Dedi ki: 'Ey kavmim, Allah'a ibadet edin, O'ndan başka ilahınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik tutmayın; gerçekten sizi bir 'bolluk ve refah (hayır)' içinde görüyorum. Doğrusu sizi çepeçevre kuşatacak olan bir günün azabından korkuyorum.'
Medyen şehri halkına da kardeşleri Şuayb'i gönderdik. O, şöyle dedi: “- Ey Kavmim! Allah'a ibadet edin. Sizin ondan başka hiç bir ilâhınız yoktur. Ölçeği ve tartıyı noksan yapmayın; ben sizi bir hayır ve bereket içinde görüyorum. Bununla beraber hileye devam ederseniz, ben, sizi kuşatacak olan bir günün azabından korkuyorum.
Medyen halkına da kardeşleri Şuayb’ı peygamber olarak gönderdik. Şuayb şöyle dedi: “Ey kavmim! Yalnızca Allah’a ibadet edin. Ondan başka ilah ve yaratıcınız yoktur. Ölçü ve tartıyı eksiltmeyin, sizin mal ve mülk içinde yüzdüğünüzü görüyorum. Ben sizin için, her şeyi kuşatan bir günün azabından korkarım.”
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı göndermiştik, o dedi ki: «Ey ulusum ! Allaha tapasınız, ondan özge sizin için Tanrı yok, ölçeği, tartıyı eksiltmeyiniz, sizi zengin görüyorum, sizi kaplayıcı bir günün azabından korkarım
Medyen halkına da kardeşleri Şuayb'ı (nebi olarak) gönderdik. O, şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur. Ve (birbirinizle olan alışverişinizde) ölçüyü ve tartıyı eksik tutmayın. Ben sizi savurganlık içinde görüyorum. Ben sizin adınıza kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.”
Bkz. 7:85-92, 29:36Hz. Şuayb, Hz. İbrahim’in soyundandır. Ahlaki değerleri tamamen dejenere olmuş, Medyen halkına nebi olarak gönderilmiştir. İlk zamanlarda kendisine inanan kişi bulamadığından toplum tarafından sürekli dışlanmıştır. Medyen halkı bugünkü Suriye’nin güneyi ile Ürdün ve Hicaz’ın kuzeyine denk gelen alanda yaşadılar. Hz. Musa Mısır’dan kaçtıktan sonra geldiği Medyen bölgesinde Şuayb’ın kızıyla evlendi. Ve kayınbabası Hz. Şuayb’ın yanında yaklaşık 10 yıl yaşadı.
Diyanet İşleri (Eski)
Medyen halkına kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Şöyle dedi: "Ey milletim! Allah'a kulluk edin; O'ndan başka tanrınız yoktur. Ölçüyü tartıyı eksik tutmayın. Doğrusu ben sizi bolluk içinde görüyorum ve hakkınızda kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum."
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin! Sizin için ondan başka tanrı yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Zira ben sizi hayır (ve bolluk) içinde görüyorum. Ve ben, gerçekten sizin için kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı... Dedi ki: "Ey halkım, ALLAH'a kulluk edin, O'ndan başka tanrınız yoktur. Ölçüyü tartıyı eksik tutmayın. Sizi refah içinde görüyorum ve sizin için, kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum."
Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'i gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilâhınız yoktur. Ölçeği de, teraziyi de eksik tutmayın. Ben sizi hayır (bolluk) içinde görüyorum. Bununla beraber yine de sizi kuşatacak bir gününazabından korkuyorum."
Medyene de kardeşleri Şuaybı gönderdik, dedi: ey kavmim! Allaha kulluk edin, sizin ondan başka bir ilâhınız daha yok, hem ölçeği, teraziyi eksik tutmayın, ben sizi bir hayr içinde görüyorum ve ben size muhıt bir günün azâbından korkuyorum
Medyen'e de biraderleri Şuaybı (gönderdik). Dedi ki: «Ey kavmim, Allaha kulluk edin. Sizin ondan başka hiç bir Tanrınız yokdur. Ölçeği, tartıya eksik tutmayın. Ben sizi hakıykat bir ni'met (ve refah) içinde görüyorum. Şübhesiz ki ben bir gün (hepinizi) çepçevre kuşatıcı bir azâbdan korkmakdayım».
Medyen (kavmin)e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Dedi ki: “Ey kavmim! Allah'a ibâdet edin;(1) sizin için O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Artık ölçüyü ve tartıyı eksik tutmayın; şübhesiz ki ben, sizi bir hayır (bolca ni'metler) içinde görüyorum ve doğrusu ben, sizin üzerinize (gelmesi pek muhtemel ve sizi) çepeçevre kuşatıcı (helâk edici)bir günün azâbından korkuyorum.”
(1)“İbâdet, dünya ve âhiret saâdetlerine vesîle olduğu gibi, maâş ve maâde, yani dünya ve âhiret işlerini tanzîme (düzenlemeye) sebebdir ve şahsî ve nev‘î kemâlâta (ferdin ve insanlığın olgunlaşmasına)vâsıtadır ve Hâlık ile abd (yaratıcı ile kul) arasında pek yüksek bir nisbet ve şerefli bir râbıtadır (bağdır). (...) Cemâat-i insâniye, çalışmalarının semerelerini (netîcelerini) mübâdele etmekte (karşılıklıdeğiştirmekte) adâlete muhtaçtır. Lâkin her ferdin aklı, adâleti idrâkten âciz olduğundan, küllî (büyük) bir akla ihtiyaç vardır ki, ferdler, o küllî akıldan istifâde etsinler. Öyle küllî bir akıl ancak kānun şeklinde olur. (...) Cenâb-ı Hakk’ın emirlerine ve nehiylerine (yasaklarına) itâat ve inkıyâdı (bağlanmayı) te’sîs ve te’mîn etmek için, Sâni‘in azametini (herşeyi san‘atla yaratan Allah’ın büyüklüğünü) zihinlerde tesbît etmeye(yerleştirmeye) ihtiyaç vardır. Bu tesbit de ancak akāid ile, yani ahkâm-ı îmâniyenin (îmânî hükümlerin)tecellîsiyle (ortaya çıkmasıyla) olur. Ahkâm-ı îmâniyenin takviye ve inkişâf ettirilmesi de (iyice anlaşılması) ancak tekrâr ile teceddüd eden (yenilenen) ibâdetle olur.” (İşârâtü’l-İ‘câz, 131-132)
İlyas Yorulmaz
Medyen halkına da kardeşleri Şuayb’ı gönderdik. “Ey kavmim! Sizin için kendisinden başka ilah olmayan Allah’a kulluk edin. Ölçerken ve tartarken eksik ölçüp tartmayın. Muhakkak ki ben size doğru olanı gösteriyorum. Aksi halde ben, her şeyi kuşatan büyük bir azabın sizin üzerinize gelmesinden korkuyorum.”
İsmail Hakkı İzmirli Hûd Suresi 84. Ayet Açıklaması
[5] Herkesin hakkı ne ise onu verin.
Kadri Çelik
Medyen halkına kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah'a ibadet edin; sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Ölçüyü tartıyı eksik tutmayın. Doğrusu ben sizi nimet içinde görüyorum ve hakkınızda kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.”
Medyen halkına da, kardeşleri gibi yakından tanıdıkları soydaşları Şuayb’ı elçi olarak gönderdik.Şuayb, “Ey halkım!” dedi, “Allah’a gönülden boyun eğin ve yalnızca O’na kulluk edin! Zira sizin, O’ndan başka hükmüne boyun eğeceğiniz bir efendiniz, bir ilâhınız yoktur! O hâlde, ölçü ve tartıda hile yapmayın! Görüyorum ki, şu dünya hayatında nîmetler içerisinde yüzüyorsunuz. Fakat bu sizi aldatmasın. Zira ben, günahlardan vazgeçmediğiniz takdirde, bütün zâlimleri kuşatacak dehşet verici bir günün azâbına uğramanızdan korkuyorum.
Medyen’e de kardeşleri Şuayb’i (rasûl gönderdik).
Dedi ki:
-“Ey kavmim! Allah’a kulluk edin! Sizin için O’nun dışında hiçbir ilah yoktur.
Ölçek ve Tartı’yı eksik yapmayın!
Ben, sizi mala dalmış görüyorum.
Ben, kuşatıcı bir günün azabının sizin üzerinize olmasından korkuyorum”.
Medyen1 (halkına da) kardeşleri Şuayb’ı (gönderdik.) O (toplumuna): “Ey kavmim! (Sadece) Allah’a kul olun. Sizin için Ondan başka (ibâdet edilecek) bir ilâh yoktur. Ölçü ve tartıda eksiklik yapmayın. Ben sizi bir hayır (ve bolluk) içerisinde görüyorum. Gerçekten ben, hepinizi çepeçevre kuşatacak2 bir günün azabından korkuyorum...” dedi.
1 Medyen: İbrahim (a.s) soyundan gelen Medyen’in neslinden bir kavim olup “Şab Denizi” civarında, onun kurduğu “Medyen” şehrinde yaşamışlardır. Şuayb (a.s.) da bu kavimdendir. Bk. (A’raf: 85-93, Ankebut: 36-38)2 Yani bu halde gider, noksan ölçü ve tartı ile haksızlıkta devam ederseniz, elinizdeki hayrı ve bereketi kaybettikten başka; bir de size öyle bir gün gelir ki, azabı hepinizi kuşatır, hiç biriniz kurtulamazsınız.
Muhammed Esed
VE MEDYEN halkına da kardeşleri Şuayb'ı [gönderdik. 116 onlara:] “Ey kavmim! [yalnızca] Allah'a kulluk edin!” dedi, “(Çünkü) sizin O'ndan başka tanrınız yok. Ve [birbirinizle olan alış verişinizde] ölçüyü tartıyı eksik tutmayın. 117 Gerçi [şimdi] sizi refah ve zenginlik içinde görüyorum; ama, doğrusu sizin için, [dehşetiyle] kuşatacak bir Gün'ün azabından korkuyorum!
Medyen halkına da soydaşları Şuayb’i gönderdik. – Ey halkım, dedi, yalnızca Allah’a kulluk edin. Çünkü sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Ölçü ve tartıda sakın hile yapmayın. Şu anda ben sizi her ne kadar bolluk ve refah içinde görüyorsam da ben yine de sizi çepeçevre kuşatacak olan bir günün azabından korkuyorum. 7/85
MEDYEN’e[1781] de soydaşları[1782] Şuayb’ı gönderdik. “Ey kavmim!” dedi, “Yalnızca Allah’a kulluk edin! (Zira) sizin, ondan başka kulluk edeceğiniz bir ilâh yoktur. Bir de eksik ölçüp tartmayın![1783] Her ne kadar sizi şimdi refah içinde görüyorsam da, yine de ben sizi çepeçevre kuşatacak bir günün gazabından korkuyorum!
[1781] Medyen ve Hz. Şuayb için bkz: 7:85, not 66.
[1782] Bkz: Âyet 61, not 75.
[1783] Tüm elçilerin davetinin ekseni burada olduğu gibi ikidir: Tevhid ve adâlet. Bu son cümleden Medyen’in de Mekke gibi ticaret merkezi olduğu anlaşılıyor.
Ömer Nasuhi Bilmen
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Dedi ki: «Ey Kavmim! Allah'a ubûdiyette bulunun, sizin için O'ndan başka bir mabûd yoktur. Ve ölçeği ve teraziyi eksik kılmayın. Şüphe yok, ben sizi bir hayır içinde görüyorum. Ve ben muhakkak ki, sizin üzerinize bir kaplayıcı günün azabından korkarım.»
Medyen halkına da kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. O da onlara: “Ey halkım! dedi, yalnız Allah'a ibadet edin, çünkü sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Hem ölçü ve tartıyı eksik tutmayın! Ben sizin bolluk içinde olduğunuzu görüyorum. Ama böyle devam edecek olursanız, sizi azapla kuşatacak olan bir günden korkuyorum. [7, 85-93]
Medyen, Hz. İbrâhim (a.s.)’ın bu ismi taşıyan oğlunun soyundan gelen bir toplum olup, Kızıldeniz’de Akabe körfezinin doğu tarafında otururlardı. Hz. Mûsâ Şuayb (a.s.)’a hizmet etmiş ve onun damadı olmuştur. Şuayb (a.s.)’ın öğrettiklerine dikkat edilirse, zamanımız medeniyetinin genel ahlâk anlayışını özellikle ilgilendiren çok dersler bulunur.
Süleyman Ateş
Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'i (gönderdik): "Ey kavmim, dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur; ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben sizi bolluk içinde görüyorum ve ben sizin için kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum!"
Medyen’e de soydaşları Şuayb’ı elçi gönderdik. “Ey halkım!” dedi, “Allah’a kul olun; sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Ölçeği ve tartıyı eksik yapmayın. Sizi bolluk içinde görüyorum. Doğrusu ben sizi kıskıvrak yakalayacak bir günün azabından korkuyorum.”
Medyen'e de kardeşleri Şuayib'i (gönderdik).-Ey halkım, dedi. Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Ölçü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben, sizin bolluk içinde olduğunuzu görüyorum. Ve ben, sizi kuşatacak bir günün azabından korkuyorum.
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. O da “Ey kavmim, Allah'a kulluk edin,” dedi. “Ondan başka tanrınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik tutmayın. Sizi bolluk içinde görüyorum; bir yandan da, hepinizi kuşatacak bir günün azabından sizin hesabınıza korkuyorum.
Medyen'e, kardeşleri Şuayb'ı göndermiştik. Dedi ki: "Ey toplumum! Allah'a kulluk edin. O'ndan başka tanrınız yok sizin. Eksik ölçüp yanlış tartmayın. Sizi nimet-bereket içinde görüyorum, ama sizin için sarıp kuşatan bir günün azabından da korkuyorum."