Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 739, sondan 5498. ayet; 5. sure ve Mâide Suresinin 70. ayetidir. Mâide Suresi 70. ayetinin kelime sayisi 19, harf sayısı 89 ve toplam ebced değeri ise 6507 olarak hesaplanmıştır. Mâide Suresinin toplam ebced değeri 824694 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
لقد اخذنا ميثاق بني اسرايل وارسلـنا اليهم رسلا كلما جاءهم رسول بما لا تهوى انفسهم فريقا كذبوا وفريقا يقتلون
Andolsun, İsrailoğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Fakat her ne zaman bir Peygamber, onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
İsrâiloğulları’ndan, Allah’tan başka tanrı edinmeme, ana-babaya hürmet etme, cana kıymama ve hırsızlık yapmama gibi konularda “mîsak” (kesin söz) alınmıştı (bk. Bakara 2:40, 83-84).
İsrâiloğulları’nın, işlerine gelmeyen ve çıkarlarıyla çelişen hükümler getiren peygamberlerin pek çoğunu ya yalancılıkla itham ettiklerine veya onları öldürdüklerine Kur’an-ı Kerîm’in birçok âyetinde değinilmiştir (meselâ bk. Bakara 2:87; Âl-i İmrân 3:21).
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki İsrailoğulları’ndan sağlam bir söz almış ve onlara elçiler göndermiştik. Ne zaman elçi onlara [nefis]lerinin arzu etmediğini (hükümler) getirse (onların) bir kısmını yalanlıyor, bir kısmını da öldürüyorlar(dı).
Yüce Allah surenin ilk ayetinde belirttiği “sözleşmelerin gereğini yerine getirin” buyruğuna ve Mâide 5:12. ayette de gündeme getirdiği İsrailoğullarından aldığı söze gönderme yapmaktadır. Yüce Allah’ın İsrailoğullarından aldığı sözlerle ilgili bkz. Bakara 2:83-84; Mâide 5:12.,Öldürdükleri peygamberler rivayetlerden anlayabildiğimiz üzere Hz. Şu‘ayb, Hz. Zekeriyya ve Hz. Yahyâ gibi peygamberlerdir (Semerkandî, [Bahru’l-‘Ulûm], I, 407).
Bayraktar Bayraklı
Gerçek şu ki, biz İsrâiloğulları'ndan kesin bir söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Ne zaman bir peygamber onlara nefislerinin arzu etmediğini getirdiyse, bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
Elbette İsrailoğulları'ndan söz aldık ve onlara resûller gönderdik. Ne zaman kendi hevalarına¹ uymayan bir resûl geldiyse, bir kısmını yalanlıyor ve bir kısmını da öldürüyorlardı.
1- Tutku, kuruntu, bencil ve çıkarcı istekler, geçici tatminler. Sahip olunan olanakları imtiyaza dönüştürmek. Vahiy yerine din adamları sınıfınca uydurulan şeylere uymak.
Ahmet Akgül
Andolsun, Biz İsrailoğullarından kesin söz (misak) almış ve onlara elçiler göndermiştik. (Ancak) Onlara, ne zaman nefislerinin hoşuna gitmeyen şeyler (bildiren) bir elçi geldiyse, bir kısmını yalanlamışlar, bazısını da öldürmüşlerdi.
Andolsun ki İsrailoğullarından söz almıştık, peygamberler göndermiştik onlara. Fakat hangi peygamber onlara gelip canlarının istemediği bir şey getirdiyse o peygamberlerin bir kısmını yalanlamışlardı, bir kısmını öldürmüşlerdi.
Andolsun ki, biz İsrailoğullarından sağlam bir söz almış ve kendilerine peygamberler göndermiştik. Ama ne zaman bir elçi onlara, hoşlanmadıkları bir şey getirdiyse, isyan edip o elçilerin bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
Andolsun ki, biz İsrâiloğulları'nın, kesin sözlerini, taahhütlerini almıştık. Onlara özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere Rasuller göndermiştik. Ne zaman bir Rasul onlara, nefislerinin arzu etmediği bir şey getirmişse, bunlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
Şüphesiz biz İsrailoğullarından kesin söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Ama her ne zaman bir peygamber onlara hoşlarına gitmeyen bir şey getirdiyse bu peygamberlerin kimilerini öldürdü, kimilerini de yalanladılar.
Andolsun, biz İsrailoğullarından kesin söz almış (misak) ve onlara elçiler göndermiştik. Onlara ne zaman nefislerinin hoşuna gitmeyen bir şeyle bir elçi geldiyse, bir bölümünü yalanladılar, bir bölümünü de öldürdüler.
Andolsun ki, biz, Allah'a ve Peygamberine iman hususunda, İsraîl Oğullarından kuvvetli söz almış ve kendilerine Peygamberler göndermiştik. Ne zaman bir peygamber, nefislerinin istemediği bir hükmü kendilerine getirdi ise, o peygamberlerin bir kısmını yalanladılar ve bir kısmını da öldürüyorlardı.
Andolsun, Biz İsrailoğullarından söz aldık ve onlara elçiler gönderdik. Her elçi, onların nefislerinin istemediği şeyleri onlara getirdikçe, onlar elçilerden bir kısmını yalanladılar. Bir kısmını da öldürüyorlardı.
İsrail oğullarından, biz ant almıştık, onlar için peygamberler göndermiştik, her ne zaman, bir peygamber canlarını sıkacak bir şey getirir ise, birtakımın yalanlayıp, birtakımın öldürdüler
Andolsun ki, İsrailoğullarından sağlam söz almıştık ve kendilerine resuller göndermiştik. Ama ne zaman onlara bir resul, canlarının hoşlanmadığı bir hükümle geldiyse, kimini yalanladılar, kimini de öldürdüler.
Bkz. 5:13 ve dip notu.Kur’an’da İsrailoğullarını anlatan yüzlerce ayet olmakla beraber sadece isimlerinin geçtiği 43 ayet bulunmaktadır. Bunların birçoğunda Allah İsrailoğullarına verdiği nimetleri hatırlatarak kendilerine çeki düzen vermelerini istemektedir.
Diyanet İşleri (Eski)
And olsun ki İsrailoğullarından söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyle onlara her peygamber gelişte, bir kısmını yalanlarlar ve bir kısmını da öldürürlerdi.
Andolsun ki İsrailoğullarının sağlam sözünü aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Ne zaman bir peygamber onlara nefislerinin arzu etmediğini (ilâhî hükümleri) getirdi ise bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
İsrail oğullarından söz almış, onlara elçiler göndermiştik. Her ne zaman hoşlarına gitmeyen bir şeyle onlara bir elçi gittiyse bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürdüler.
Andolsun biz, İsrailoğulları'ndan söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Fakat ne zaman onlara bir peygamber nefislerinin hoşlanmadığı bir şey getirmişse, bunlardan bir kısmını yalanlamışlar, bir kısmını da öldürmüşlerdir.
Celâlim hakkı için Benî İsraîlin misakını aldık ve kendilerine Resuller gönderdik, canlarının istemediği bir hukmîle bir Resul geldikçe onlara bir takımına yalancı dediler, bir takımını da öldürüyorlardı
Andolsun ki biz İsrâîl oğullarından sapasağlam te'minât almış, onlara peygamberler göndermişizdir. Ne zaman bir peygamber, kendilerine canlarının hoşlanmayacağı bir şey'i getirdiyse bir takımını yalana çıkardılar, bir takımını da öldürdüler.
And olsun ki İsrâiloğullarının sağlam sözünü almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Ne zaman bir peygamber onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyi getirdi ise, bir kısmını yalanladılar, (Zekeriyyâ ve Yahyâ'ya yaptıkları gibi) bir kısmını da öldürüyorlardı.
Biz İsrail oğullarından sağlam bir söz almıştık ve bundan dolayı onlara elçiler gönderdik. Elçiler ne zamanki onların arzularına uymayan şeyleri getirdi ise, onlardan bir gurup elçileri yalanladılar ve bir gurubu da elçileri öldürdüler.
İsrail oğullarından misak almıştık. Onlara birçok peygamber göndermiştik. Peygamber onlara her ne zaman nefislerinin arzu etmedikleri bir şeyi getirdiyse önlerine çıktılar; kimini yalancı çıkardılar; kimini de öldürüyorlar.
Hiç şüphesiz İsrail oğullarından söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Onlara bir peygamber ne zaman nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyle geldiyse, bir kısmını yalanlarlar ve bir kısmını da öldürürlerdi.
Andolsun ki, İsrail Oğulları’ndan Allah’ın gönderdiği her Peygambere iman edeceklerine dâir İsrail Oğulları’ndan kesin bir söz almış ve onlara nice Peygamberler göndermiştik. Fakat ne zaman bir Peygamber, onlara hoşlarına gitmeyecek bir hüküm getirdiyse, verdikleri sözden cayarak bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler, ellerinden gelse bugün de hiç çekinmeden öldürürler.
And olsun, İsrail’in oğullarının mîsâkını / açık ve kesin bağlılık sözlerini aldık; onlara rasûller gönderdik!
Onlara nefislerinin hoşlanmayacağı şeylerle rasûl geldikçe, bunların bir kısmını yalanladılar; bir kısmını da öldürüyorlardı.
Şüphesiz Biz, İsrâil oğullarından bağlayıcı söz almış ve onlara Peygamberler göndermiştik. Onlara ne zaman bir Peygamber kendilerinin hoşlanmadığı bir şey getirirse, onlar bu (peygamberlerden) kimisini yalanladılar, kimisini de öldürdüler.
GERÇEK ŞU Kİ, Biz İsrailoğulları'ndan kesin bir taahhüt almış ve onlara elçiler göndermiştik: [ama] ne zaman bir elçi, onlara hoşlanmadıkları bir şey getirdiyse [isyan ettiler:] o [elçi]lerin bir kısmını yalanladılar, diğerlerini de öldürdüler; 87
Vaktiyle biz İsrailoğullarından misak/söz almış ve onlara elçiler göndermiştik. Elçiler, onların arzu ve heveslerine uymayan mesajla geldiğinde onların bir kısmını yalancılıkla suçladılar, bir kısmını da öldürdüler. 5/12
DOĞRUSU, Biz İsrâiloğulları’ndan söz almış ve kendilerine elçiler göndermiştik. Elçi(ler) onların hoşlanmadığı bir mesajla geldiği zaman bir kısmını yalanladılar bir kısmını ise öldürdüler.
Kasem olsun ki, Biz İsrailoğullarının misâkını aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Her ne vakit onların nefislerinin hevâsına uymayan bir hüküm ile onlara peygamber geldi ise, onlardan bir kısmını tekzîp ettiler, bir kısmını da öldürdüler.
Biz İsrailoğullarından bu iman esası üzere kesin sözlerini almış ve onlara resuller göndermiştik. Ne zaman bir elçi, kendilerine canlarının istemediği bir şey getirdiyse, onlar bazı resullere “yalancı” diyor, bazılarını ise öldürüyorlardı. [2, 61]
Andolsun, biz İsrail oğullarından söz almış ve onlara elçiler göndermiştik. Ne zaman bir elçi onlara canlarının istemediği bir şey getirdiyse (gelen elçilerin) bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürüyorlardı.
İsrail oğullarından söz aldık; onlara elçiler gönderdik. Ama onlar, hoşlanmadıkları bir şey getiren elçilerden kimini yalancı saydılar, kimini de öldürdüler.
İsrailoğullarından söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyle bir peygamber onlara geldiğinde onların bir kısmını yalanlar ve bir kısmını da öldürürlerdi.
And olsun, Biz İsrailoğullarından ahit aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Fakat ne zaman onlara bir peygamber hoşlanmadıkları birşey getirecek olsa, bir kısmını yalanlıyor, bir kısmını da öldürüyorlardı.
Yemin olsun ki biz, İsrailoğullarının kesin sözlerini almış da onlara resuller göndermiştik. Ne zaman bir resul onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyi getirdiyse bir kısmını yalanladılar; bir kısmını da öldürüyorlardı.
bayıķ duttuķ benį isrāyil 'ahdini daħı viribidük anlaruñ dapa yalavacları. her niçe kim geldi anlara yalavaç anuñ-ile kim sevmez nefsleri bir bölügi yalan duttılar daħı bir bölügi depelerler.