Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2321, sondan 3916. ayet; 19. sure ve Meryem Suresinin 71. ayetidir. Meryem Suresi 71. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 34 ve toplam ebced değeri ise 2259 olarak hesaplanmıştır. Meryem Suresinin toplam ebced değeri 281117 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure كـهيعص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette كـ (0) ه (1) ي (1) ع (1) ص (0) bulunuyor.
İlk yaratılışı düşünmeyen insanlar, öldükten sonra dirilmeyi inkâr etmekte ve çürüyüp toz toprak olduktan sonra yeniden dirilmenin bir hayal ürünü olduğunu iddia etmektedirler. Oysa insan ilk yaratılışını düşünürse kendisini yoktan var eden bir kudretin, ölüp toz toprak olduktan sonra onu yeniden diriltebileceğine kanaat getirir. Nitekim Allah Teâlâ başka âyetlerde de insanları ilk defa nasıl yaratmışsa öyle dirilteceğini, bunun kendisi için daha kolay olduğunu ifade buyurmuştur (bk. Rûm 21:27; Yâsîn 36:79). 68. âyetteki “şeytanlar”dan maksat insanların ilâhî huzura çıkıp dünyada yaptıklarından hesaba çekilecekleri bir âhiret günü olmadığını, hayatın sadece bu dünya hayatından ibaret olduğunu iddia ederek insanları aldatıp saptıran inkârcı önderlerdir (Şevkânî, III, 386). Yüce Allah, bunları ve bunların kandırarak yoldan çıkardığı kimseleri mahşerde toplayıp cezalarını vereceğini buyurmuştur. Allah’a en çok âsi olanların çekip çıkartılacağını, ayrılacağını belirten 69. âyetteki ifade bazı tefsirciler tarafından şöyle yorumlanmıştır: İsyankârların bir kısmı ayırt edilip cehenneme atılacak, isyanı daha hafif olanlar ise bağışlanacaklar. Ancak, tefsircilerin çoğunluğuna göre âyet bütünüyle kâfirlere dairdir. Ayırt edilmekten maksat ise insanların inkârcılık ve isyan derecesine göre çeşitli gruplara ayrılmasıdır. Buna göre her grup cehennemde durumuna uygun bir tabakaya atılacaktır. Suç işleme ve inkârda öncülük ve önderlik edenlerin azabı daha ağır olacaktır (bk. Nahl 16:88; Ankebût 29:13). Ancak sonuç itibariyle, 70. âyette belirtildiğine göre kimlerin daha fazla isyankâr olduğunu eksiz bilen Allah Teâlâ, herkese, isyan ve günahlarının derecesine göre hak ettiği cezayı da eksiksiz bilecek ve en âdilane bir şekilde uygulayacaktır. “İçinizden, oraya (cehenneme) varmayacak hiçbir kimse yoktur” meâlindeki 71. âyette geçen cümle ile devamı üç türlü yorumlanabilir: a) Bunlardan maksat sırattan geçenlerdir. Mümin olsun kâfir olsun bütün insanlar aynı zamanda cehennemin üstünde kurulmuş olan sırattan geçmek zorunda oldukları için oraya uğramış olurlar. Ancak 72. âyete göre “kötülükten sakınanlar” cehennemden esirgenirken “zalimler diz üstü çökmüş olarak” orada bırakılacaktır. b) Maksat kâfirlerdir ve bunlar cehenneme gireceklerdir. c) Potansiyel olarak her insan ameline göre cennete olduğu kadar cehenneme de girebilecek durumdadır.
Mehmet Okuyan
(Ey inkârcılar)! Sizden oraya (cehenneme) girmeyecek kimse yoktur. Bu, Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür.
Genellikle bu ayete dayanılarak her müslümanın mutlaka cehennemi göreceği iddia edilmektedir. Oysa Meryem 19:66. ayetten itibaren konu, mahşerdeki diriltilmeyi inkâr edenlerle ilgilidir. Cehennemi görecek ve oraya girecek olanlar bu kişilerdir. Takvâ (duyarlılık) sahibi olanlar cehennemden uzak tutulmuş olacaklardır. Bu yüzden bu ayet Enbiyâ 21:98-102, Zümer 39:61 ve Leyl 92:15-18. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Mahşer gününün korkunç yapısından güvende olacak kişilerin bulunacağı Neml 27:89’da müjdelenmektedir.
Bayraktar Bayraklı
Ey tekrar dirilişi inkâr edenler! İçinizden oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür.
1- Hesap görme alanına, mahşer yerine. 2- Ayette, kast edilen şey açıkça şudur: Herkes mahşer alanına, hesap görmek üzere toplanacak. Hesap görmekten hiç kimse istisna tutulmayacak. Devam eden ayette de dendiği gibi, takva sahipleri kurtulacak ve zalimler de Cehennem için orada diz üstü çökmüş halde bekleyeceklerdir. Ayet, açıkça böyle söylemesine karşın, geleneksel anlayışın İsrâîliyyât referanslı çeviri ve açıklamalarında; mü'min, kâfir herkes önce Cehennem'e gidecek, günahının cezası kadar Cehennem'de kaldıktan sonra, Cennet'e geçecek denmektedir. Oysaki 66. Ayetten 73. Ayete kadar olan ayetlere bir konu bütünlüğünde bakılmalıdır. Ayette doğrudan Cehennem sözcüğü geçmediği halde “oraya” zamirine Cehennem olarak anlam verilmektedir. Oysaki Cehennem olarak çevrilen “oraya” zamiri Cehennemi değil, mahşer alanını işaret etmektedir. 21/Enbiya 10 1-102 ayetleri mü'minlerin Cehennemin uğultusunu bile duymayacaklarını söylemektedir. Ayrıca, yüzlerce ayette de açıkça ifade edildiği gibi, Cennet de Cehennem de kalıcıdır. Cehennem'e gidenler Cehennem'den bir daha çıkamayacaklardır. İnancı ne olursa olsun; isterse Müslüman olsun, günahı sevabından fazla olanlar, Cehennem'e gideceklerdir. Ne var ki Cehennem de tıpkı Cennet gibi derece derecedir.
Ahmet Akgül
Sizden onu (cehennemi) görmeyecek (sırattan geçmeyecek) hiç kimse yoktur (herkes oraya uğrayacaktır) . Bu, Rabbinin kesin olarak üzerine aldığı bir karardır (ki elbette uygulayacağız).
İçinizden hiç biri istisna edilmemek üzere mutlaka Cehennem'e varacaktır. Bu, Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür. (Ancak Cennetlikler yanmadan geçecekler, Cehennemlikler ise ateşe düşeceklerdir.)
Cemal Külünkoğlu Meryem Suresi 71. Ayet Açıklaması
Tefsircilerden bazıları, “içinizden oraya uğramayacak hiç kimse yoktur” anlamındaki hitabın, bütün insanları kapsadığını ve bunun cehennemin üzerinde kurulu olan (sözde) sırat köprüsünü işaret ettiğini iddia etse de 68, 69 ve 70. ayetlerle siyak ve sibak ilişkisi kurduğumuzda buradaki “siz” zamirinin önceki ayetlerde sözü edilen inanmayanlara ilişkin olduğunu ve bütün insanları kapsamadığını söylemek daha doğru olur. Zira Enbiya suresinin 21:102. ayetinde mü’minler için: “Onlar cehennemin hışıltısını bile duymazlar” hitabı da bu tezi doğrulamaktadır. Bu arada ifade etmek gerekir ki; Kur’an’da ve sahih hadis kaynaklarında, anlatıldığı ve inanıldığı gibi “Sırat Köprüsü” diye bir şey yoktur. Diğer temeli olmayan birçok sanal inanışlar gibi Sırat Köprüsü de insanların yüreklerine korku salan zihniyetin dayatmasından başka bir şey değildir. Bu konuda ısrarcı davrananların dayandığı tek âyet bu âyettir ki görüldüğü gibi bunun da sırat köprüsü ile herhangi bir alakası yoktur. Kur’an’da onlarca yerde geçen “Sırat” kelimesi, geçtiği yerlerin çoğunda “Müstakim” sıfatı ile birlikte “Sırat-ı Müstakim (Doğru Yol)” anlamında kullanılır. Daha özet bir ifade ile Kur’an’da “Sırat-ı Müstakim”, “Kim, Allah’a güvenip dayanırsa muhakkak Doğru Yola (Sırat-ı Müstakime) iletilmiştir.” (A. İmran, 3:101) örneğinde olduğu gibi Tevhid Dinini yani İslâmiyet’i anlatır. Tek başına gelen “sırat” da yine En’am 6:126, A’râf 7:86, İbrahim 14:1 ve daha pek çok ayette olduğu gibi aynı anlama gelmektedir.
Diyanet İşleri (Eski)
Sizden cehenneme uğramayacak yoktur. Bu, Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesinleşmiş bir hükümdür.
Bir rivayete göre, iyi veya kötü her insan cehenneme uğrayacak, ancak Allah, iyileri yakmayacak, oradan kurtaracaktır. Câbir (r.a.)in naklettiği bir hadise göre, cennetteki müminler, daha önce cehenneme uğrayacaklar, fakat cehennemde onların uğradığı yerlerin ateşi sönecektir. Bir diğer rivayete göre, cennetlik müminlerin cehenneme uğramaları, Sırat’tan geçmelerinden ibarettir.
Edip Yüksel
İçinizden oraya gelmeyecek yoktur; bu, Rabbinin gerçekleştireceği kesin bir karardır.
(3)Bazı rivâyetlere göre insanların hepsi Cehenneme uğrayacak, fakat Cennetlikler azab görmeden çıkacaklardır. Hz. Câbir (ra)’ın bir rivâyetinde: “Cennetlikler evvelâ Cehenneme uğrayacaklar. Fakat Cehennem onlara serinlik ve esenlik yeri olacaktır. Hatta insanlar onun serinliğinden ürperip feryâd edeceklerdir. Cenâb-ı Hakk o gün Cehennemi mü’minlere, tıpkı İbrâhîm Aleyhisselâm’ın atıldığı ateşi ona serinletici ve emniyet verici kıldığı gibi yapacaktır. Cennet ehli, ne ile korkutulmuş olduklarını görecek ve Cennetteki lezzetlerine kuvvet verecek bir dehşetle Cehennemi temâşâ edeceklerdir.” (Celâleyn Şerhi, c. 5, 40)
İlyas Yorulmaz
(Ey dirilmeyi ve hesap gününü inkâr edenler) Sizden her kez o cehenneme mutlaka varacak. Bu Rabbinin kesin hükmüdür.
(Her insan cehenneme sunulacak, fakat bir sonra ki ayette de açıklandığı gibi salih insanlar kurtulacak, zalimler orada yüzüstü bırakılacaklardır.)
Mahmut Kısa
Ey insanlar! İçinizden, cehennemin o dehşetli manzarasını görmek ve sırat köprüsünden geçmek üzere oraya uğramayacak bir tek kişi bile yoktur! Bu, Rabb’inin katında kesinleşmiş ve mutlaka yerine gelecek bir hükümdür.
1 Birçok âyet ve sahih hadislerde, gerçek mü’minlerin hiçbir şekilde cehenneme girmeyecekleri açıkça ifâde edildiğine göre, her insan cehennemi görecek, fakat bir sonra ki âyette de açıklandığı gibi, iyi Müslümanlar girmeyecek, günâhkârların ve kâfirlerin ayıklanıp cehenneme atılışına şâhit olacaklardır. Bütün bu gördüklerinden sonra cennete girince de: “oradaki bütün duâları: “Ey Allah’ım! Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız”, birbirlerine iltifatları: “selâm”, duâlarının sonu da: “hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur” (Yunus: 10) olacaktır. Ne mutlu o halis kullara…
Muhammed Esed
Ve sizin her biriniz onu görebilecek bir noktaya varacaksınız: 55 Bu, Rabbin katında yerine getirilmesi gerekli bir hükümdür.
Ve siz azgınlar! Siz hepiniz istisnasız cehennemi boylayacaksınız! Zira bu Rabbinin gerçekleştirmeyi üzerine aldığı kesin bir hükümdür. 7/50, 102/1...8
Mustafa İslamoğlu Meryem Suresi 71. Ayet Açıklaması
[2529] İbn Abbas ve İkrime’ye uyarak “Ve (siz ey cehennemi hak edenler!) Başka yolu yok, sizin her biriniz oraya mutlaka varacaksınız!” şeklinde okunabilir. Bu okuma âyetin öncesiyle de uyumludur. Tercihimiz hem bu uyuma hem de mü’minlerin cehennemin uğultusunu bile işitmeyeceklerini ifade eden Enbiya 102-103 gibi âyetlere dayanır. Buna şöyle bir itiraz yapılabilir: Bu durumda bir sonraki âyetle bu âyet arasındaki irtibat kopmaktadır. Bu itiraz 72. âyetle bu âyet arasındaki anlam bütünlüğünün yanında, cennetliklerden söz eden “işte onlar (cehennem)den uzak tutulacaklar” (21:101) âyetinin medlulüne de uygun görünmektedir (Krş: 21:99, 101; 39:61; 92:17). Tercih etmediğimiz bu alternatif anlama göre vâriduha, herkesin takdim edileceği fakat sadece cehennemliklerin gireceği bir “uğrak noktasını” ifade eder. Cehennemi hak etmeyen kimseler, girmek için değil görmek için uğrayıp geçecekler. Zımnen, bununla onlara “tercihinizin sizi ne büyük bir badireden kurtardığını görün işte!” denilmiş olacak. Bu takdim sırasında günahla kirlenmiş ve oraya kiriyle gelmiş olanları, cehennem kirlerinden arındıracak. Nihayet cennet tertemiz olanların buluşma yeri olacak.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve sizden bir kimse yoktur ki, illâ oraya uğrayacaktır. Bu, Rabbin tarafından hükm ve kaza buyurulmuş bir şeydir.
Burada vürud: girme, fakat “uğrayıp geçme” mânasında bir girme ifade eder. Bu işkâli, Hz. Peygamber (a.s.)’ın şöyle giderdiği rivayet olunmuştur. “Herkes cehenneme girer, fakat müminler için Hz. İbrâhim’e olduğu gibi ateş serin ve selâmet olur.”
Süleyman Ateş
İçinizden oraya gitmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin üzerine aldığı kesin borçtur.
Süleymaniye Vakfı Meryem Suresi 71. Ayet Açıklaması
[1] Meryem 19:63. âyetin kapsamına girmeyenlerden. [2] Buradaki vârid = وَارِد su başına giden" (Müfredât) kelimesinden hareketle, ayette, cehenneme girmekten değil, çevresinde toplanmaktan söz edildiği, zaten; "Sonra diz çöktürerek cehennemin çevresine getireceğiz" âyetinin bunu gösterdiği iddia edilir. Cehennem sözlükte, tutuşturulmuş ateş demektir (Müfredât).Dolayısıyla ahiretteki cehennemin içi, cehennemlerle dolu olacaktır. Vârid = وَارِد, cehennem ile birlikte kullanılınca suya gider gibi cehenneme gidenleri ifade eder. Bir âyet şöyledir: "Firavun kıyamet günü halkının önüne düşecek, suya götürür gibi onları ateşe götürecektir. Başına varılan su ne kötü sudur!" (Hud 11:98) Bu kelime, cehenneme girme anlamına da kullanılmıştır. İlgili âyetlerden biri şudur: َ"Siz ve Allah'tan başka kulluk ettikleriniz cehenneme atılacak şeylerdir. Hepiniz oraya gireceksiniz." (Enbiya 21:98) Sonuç olarak günahı çok olan Müslümanlar da tutuşturulmuş cehennem ateşinin çevresinde toplanacaklardır.
Şaban Piriş
Sizden ona uğramayacak kimse yoktur. Bu Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesin bir hükümdür.
(8) Hadiste, insanların Cehenneme uğrayacakları, ancak yapmış oldukları işlerle oradan geri çevrilecekleri bildirilmiş; geri çevrilenlerin de, yaptıkları işe göre şimşek hızı, rüzgâr hızı, at koşusu, insan koşusu, yaya yürüyüşü gibi çeşitli hızlarla oradan kurtulacakları haber verilmiştir. (Tirmizî, Tefsir 19:5.) Nitekim, bir sonraki âyet, yaptıkları işlerle ateşten korunmuş olanların oradan kurtulacaklarını bildirmektedir.
Yaşar Nuri Öztürk
İçinizden oraya uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu, Rabbin üzerinde kesinleşmiş bir hükümdür.