Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 6075, sondan 162. ayet; 92. sure ve Leyl Suresinin 17. ayetidir. Leyl Suresi 17. ayetinin kelime sayisi 2, harf sayısı 14 ve toplam ebced değeri ise 679 olarak hesaplanmıştır. Leyl Suresinin toplam ebced değeri 28817 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Bazı müfessirler 19-21. âyetlerin (bk.Taberî, XXX, 146), bazıları ise 5-19. âyetlerin (bk. Elmalılı, VIII, 5881), müşriklerin işkence ettiği köleleri satın alıp âzat ederek hürriyetlerine kavuşturan Hz. Ebû Bekir hakkında indiğini söylemişlerdir. Âyetler böyle bir özel olay üzerine gelmiş olsa da, hükümleri ve mesajları geneldir. Müşrikler Hz. Ebû Bekir’in bu yaptıklarını, mukabil bir iyilik veya bir menfaat karşılığında yaptığını iddia etmişlerdi. Burada, böyle bir iddia vesilesiyle şöyle bir temel ilke ortaya konmuş bulunuyor: İman ve amelde takvâ düzeyine ulaşmış bir mümin, birine iyilik yapmak için mutlaka ondan bir iyilik görmek, bir karşılık ve menfaat elde etmek gerektiğini düşünmez; mümin, her türlü nimetin yalnızca Allah’ın bir lutfu olduğuna, iyiliklerin de ilke olarak bir çıkar hesabıyla değil, sadece Allah rızâsı için yapılması gerektiğine inanır. Böylece bu âyetlerde müşriklerin bencil ve çıkarcı zihniyet ve ahlâk yapılarının yansımasından ibaret olan yukarıdaki iddiaları reddedilmiş, Hz. Ebû Bekir örneğinde gönüllerini insan sevgisi ve cömertlikle bezeyen müminler Allah tarafından takdirle anılmıştır.
“Takvâ ehli” diye çevirdiğimiz etkā kelimesinin kök anlamı, “büyük bir tehlikeye karşı kendine bir şeyi siper edinerek korunmak”tır. Bu kökten gelen takvâ kavramı Kur’an’da ağırlıklı olarak, “kötülüklerden uzak durup iyilikler yapmak ve bu amelleri sayesinde kendini cehennem azabına karşı korumak” anlamında geçmektedir. Nitekim burada da 14. âyette muhataplar “alev alev yanan ateş”e karşı uyarıldıktan sonra 17-20. âyetlerde, birine borçlu olmadıkları, kimsenin kendilerinde bir hakkı bulunmadığı halde bile, sırf Allah rızâsı için insanlara mal yardımı yapıp manen arındıkları ve bu sayede ateşten uzak tutulacakları bildirilmiştir. Nihayet son âyette, Allah rızâsına böylesine değer veren, kendisini bu rızâdan mahrum bırakacak günahlardan sakınan, tamamen karşılıksız olarak seve seve insanlara yardım edenlerin, Allah tarafından razı edilecekleri; yani korktuklarından emin ve umduklarına nâil olacakları müjdelenmiştir ki, inanan bir kimse için bundan daha büyük bir müjde olamaz.
Mehmet Okuyan
En [muttakî] (duyarlı) olan ondan uzak tutulacaktır.
Bu ayet Meryem 19:66-72, Enbiyâ 21:102 ve Zümer 39:61. ayetlerle birlikte okunmalıdır. [Takvâ] (duyarlılık) sahibi olanlar cehennemden uzak tutulmuş olacaklardır. Cehenneme gitmek de oraya uğramak da bir korku ve hüzün sebebidir. Bu konuda bkz. Bakara 2:38, 62, 112, 262, 274; Âl-i İmrân 3:170; Mâide 5:69; En‘âm 6:48; A‘râf 7:35; Yûnus 10:62; Zümer 39:61; Ahkâf 46:13. Mahşer gününde güvende olacakların bulunacağı Neml 27:89’da bildirilmektedir.
Bayraktar Bayraklı
17,18. Arınmak uğruna malını hayra harcayan takvâ sahipleri, o ateşten uzak tutulacaktır.
Takva esaslarını-Kur'ân esaslarını iyice benimseyip tavizsiz hayata geçirenler, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minler ateşten uzaklaştırılacaktır.
17-21.İbnu Ebi Hatim`in Urve`den yine Bezzar`ın Abdullah bin Zubeyr (r.a.)`den nakletmiş olduğu rivayetlerde bu ayeti kerimelerin Ebu Bekir (r.a.) hakkında indirilmiş olduğu bildirilmiştir. Urve`den rivayet edildiğine göre Ebu Bekr (r.a.) Allah yolunda işkence gören yedi Müslüman köleyi satın alarak hürriyetlerine kavuşturdu. Bunun üzerine Yüce Allah: "(Allah`tan) sakınan ise ondan (yani cehennem ateşinden) uzaklaştırılacaktır" (17. ayeti kerime) mealindeki ayeti kerime indirildi.
[*] Bunlar, kendilerine çok iyi karşılık sözü verilen kimselerdir. İlgili âyetler şöyledir: "Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Bu, kötü davrananları yaptıklarına karşılık cezalandırsın ve güzel davrananları da daha güzeli ile karşılasın diyedir. Onlar, günahların büyüklerinden ve fuhuş çeşitlerinden kaçınanlardır; diğer günahlar başka. Rabbinin affı kapsamlıdır" (Necm 53:31-32)