Âl-i İmran Suresi 170. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 463, sondan 5774. ayet; 3. sure ve Âl-i İmran Suresinin 170. ayetidir. Âl-i İmran Suresi 170. ayetinin kelime sayisi 19, harf sayısı 78 ve toplam ebced değeri ise 5948 olarak hesaplanmıştır. Âl-i İmran Suresinin toplam ebced değeri 1056696 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (8) ل (10) م (9) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
فرحين بما اتيهم الله من فضله ويستبشرون بالذين لم يلحقوا بهم من خلفهم الا خوف عليهم ولا هم يحزنون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
فرحينبمااتيهماللهمنفضلهويستبشرونبالذينلميلحقوابهممنخلفهمالاخوفعليهمولاهميحزنون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Ferihîne bimâ âtâhumu(A)llâhu min fadlihi veyestebşirûne billeżîne lem yelhakû bihim min ḣalfihim ellâ ḣavfun ‘aleyhim velâ hum yahzenûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
169,170. Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Allah’ın lütfundan kendilerine verdikleri ile sevinçli bir hâlde arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan (kardeşlerine de) hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Allah'ın kendi ihsanından vereceğiyle mutlu olarak arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmayacağı müjdesinin sevincini duyacaklardır.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Allah'ın, lütfundan, kendilerine verdiklerine sevinirler. Arkalarından gelecek olanlara, bir korkunun olmadığını ve üzülmeyeceklerini müjdelemek isterler.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Şehitler) Allah'ın Kendi fazlından onlara verdikleriyle (ferahlanıp) sevinç içinde (mutludurlar) . Onlar, arkalarından henüz kendilerine ulaşmayanlara (şunu) müjdelemeyi isterler ki: “Onlara hiçbir korku yoktur, mahzun da olmayacaklardır.”
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Ferahfahur bir halde Allah'ın onlara ettiği lütuf ve ihsanlarla ve onlar, henüz kendilerine katılmayanlara, fakat artlarından gelmekte olanlara da bilin ki ne korku vardır onlara, ne de mahzun olurlar diye müjde vermeyi isterler.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Allah'ın, lütfuyla kendilerine bağışladığı herşeyden ve şehitllikten dolayı sevinirler ve arkada kalıp henüz kendilerine katılmamış olan kardeşlerine, bir korku ve üzüntü duymayacakları cennete girecekleri müjdesinde bulunurlar.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Allah'ın lütfundan verdiği nimetlerle, imkânlarla sevinç içindedirler. Arkalarından gelecek, henüz kendilerine katılmamış şehit olacak kardeşlerine de, her iki dünyada korku olmadığının, geride bıraktıkları yakınları ve yapamadıkları şeylerden dolayı mahzun da olmayacaklarının müjdesinin sevincini duymaktadırlar.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Allah'ın lütfundan kendilerine vermiş olduklarıyla sevinç içindedirler ve arkalarından henüz onlara kavuşmamış olanları, kendilerine bir korku olmayacağını ve üzülmeyeceklerini üzere müjdelerler.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Allah'ın kendi fazlından onlara verdikleriyle sevinç içindedirler. Onlara arkalarından henüz ulaşmayanlara müjdelemeyi isterler ki onlara hiç bir korku yoktur, mahzun da olmayacaklardır.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Onlar, Allah'ın kendilerine verdiği ihsandan (şehidlik rütbesinden) dolayı neş'eli haldedirler ve arkalarından kendilerine şehidlik rütbesi ile katılamıyan mücahidler hakkında şunu müjdelemek isterler: “- Onlara hiç bir korku yoktur ve onlar mahzun da olmıyacaklardır.”
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Allah’ın onlara verdiği ikramıyla sevinirler. Kendilerine henüz yetişmemiş, arkada kalanlara müjde veriyorlar ki; onlara ne korku vardır ne de üzülecekler.
Besim Atalay
Besim Atalay
Allahın erdeminde onlara, verilenle sevinç içindedirler, şehit olarak, kendisine katılmamış gazilerçin : «Onlara ne korku var, ne de kaygılanırlar» diye müjdelenirler
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
(Onlar) Allah'ın lütfedip kendilerine bağışladığı (şehitlik mertebesi ve cennet) nimetleriyle iftihar ederler. Ve arkada kalıp kendilerine (şehit olarak) katılmamış olan kardeşlerine; “hesap gününde herhangi bir korku ve üzüntü duymayacakları” müjdesini vermek isterler.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
169,170. Allah yolunda öldürülenleri ölü saymayın, bilakis Rableri katında diridirler. Allah'ın bol nimetinden onlara verdiği şeylerle sevinç içinde rızıklanırlar, arkalarından kendilerine ulaşamayan kimselere, kendilerine korku olmadığını ve kendilerinin üzülmeyeceklerini müjde etmek isterler.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
169, 170. Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler; Allah'ın, lütuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. Arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
ALLAH'ın onlara bolca verdiği nimetlerle neşe içindedirler. Kendilerine daha katılmamış yoldaşlarına bir korku ve üzüntü olmadığını müjdelemek isterler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah'ın lütfundan verdiği nimetle sevinçlidirler. Arkalarından kendilerine ulaşamayan kimselere de hiç bir korku olmayacağını ve üzülmeyeceklerini müjdelemek isterler.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Allahın fazlından kendilerine bahş ettiği saadetle şadgâm olarak merzuk olurlar, arkalarından şehadetle kendilerine yetişemiyen mücahidler hakkında da şunu istibşar ederler ki onlara bir korku yok, onlar da mahzun olmıyacaklar
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
169,170. Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bil'akis onlar Rableri katında diridirler. (Öyle ki Allahın) lutf-ü inayetinden, kendilerine verdiği (şehidlik mertebesi) ile hepsi de şâd olarak (cennet ni'metleriyle) rızıklanırlar.. Arkalarından henüz onlara katılamayan (şehid dindaş) lar (ı) hakkında da: «Onlara hiç bir korku yokdur. Onlar mahzun da olacak değillerdir» diye müjde vermek isterler.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
(Hem onlar,) Allah'ın kendilerine ihsânından verdiği şeylerle sevinen kimselerdir ve arkalarından kendilerine (henüz) katılamayanları: “Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar mahzun(da) olmayacaklardır” diye müjdelemek isterler!(2)
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Allah yolunda öldürülenler, Allah’ın lütfundan verdikleri ile sevinirler ve onlardan sonra henüz kendilerine katılmamış, kendilerini Allah yolunda ölmeye hazırlamış kimselere, onlar için korku olmadığını ve kesinlikle üzüntülerden uzak kalacaklarını müjdelemektedirler.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Allah/ın, kendi inayetinden ihsan ettiği nimeti ile şadandırlar. Arkada kalanlar [⁷] için de nail oldukları saadette asla korku, endişe olmadığı müjdesiyle mesrur olurlar.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Allah'ın kendilerine, lütfünden verdiği şeylere sevinirler ve arkalarından kendilerine katılmayan kimselere, kendilerine korku olmadığını ve kendilerinin üzülmeyeceklerini müjdelemek isterler.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Allah’ın, lütfedip kendilerine bağışladığı şehitlik mertebesi ve cennet nîmetleri ile coşkun bir gurur ve sevinç duyarlar. Ve şehâdet şerbetini içmek için can atan, fakat henüz kendilerine katılmamış olan kardeşlerine, hesap gününde herhangi bir korku ve üzüntü duymayacakları müjdesini vermek isterler.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Allah’ın kendi lütfundan onlara verdikleri ile sevinmişlerdir. Arkalarından onlara katılmamış olanları, “onlara korku yoktur; onlar üzülür de değildir” diye müjdelemek isterler.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Onlar, Allah’ın kendilerine lütfundan verdikleriyle sevinirler ve arkalarından (şehit olup) kendilerine katılmamış olanlar için; “hiç bir korkunun olmadığını ve onların üzüntü de duymayacaklarını” müjdelerler.1
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Allah'ın lütfuyla kendilerine bağışladığı [şehitlikten] övünç duyarlar. Ve arkada kalıp henüz kendilerine katılmamış olan [kardeş]lerine, bir korku ve üzüntü duymayacakları müjdesinde bulunmaktan zevk alırlar:
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Ve onlar, Allah’ın lütfu ile kendilerine verdiği mükâfatın sevincini yaşamaktadırlar, arkalarından kendilerine henüz yetişmemiş kardeşlerine, onlar için herhangi bir korkunun olmadığını ve hiçbir şekilde üzülmeyeceklerini de müjdelemek isterler. 36/26-27
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Onlar Allah’ın lutfundan kendilerine bağışladığıyla sevinenlerdir. Arkadan gelip de henüz kendilerine kavuşmamış olanlara, geleceğe ilişkin kaygı ve geçmişe ilişkin üzüntü[688] duymayacakları müjdesini verirler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Onlar kendilerine Allah Teâlâ'nın fazlından verdiği şey ile mesrûrdurlar. Ve onlar, arkalarında varıp kendilerine yetişmemiş olanlara bir korku olmadığı ile ve onların mahzûn olmayacakları ile de müjdelenmiş bulunurlar.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Allah'ın lütfundan ihsan ettiği nimetlere kavuşmaktan dolayı sevinç içindedirler. Arkalarından henüz kendilerine kavuşmayan müstakbel şehitlere, “kendilerine hiçbir korku olmayacağına ve üzüntü hissetmeyeceklerine” dair de müjde vermek isterler.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Allah'ın, keremiyle kendilerine verdiklerinden sevinçli olarak, arkalarından henüz kendilerine yetişemeyenlere de korku olmadığına, onların da üzüntüye uğramayacaklarına sevinirler.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Allah'ın verdikleriyle mutlu olurlar. Henüz aralarına katılmamış olanlara da “Üzerlerinde ne korku olacak ne de üzülecekler.” diye müjde vermek isterler.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Allah'ın kendilerine fazlından verdiği şeylere sevinenler, arkalarından (kendilerine) yetişemeyenlere, kendilerine bir korku olmadığını ve mahzun da olmayacaklarını müjdelemek isterler.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Allah'ın kereminden onlara bağışladığı nimetlerin mutluluğu içinde, arkalarında olup da henüz kendilerine katılmamış kardeşlerine, kendileri için hiçbir korku olmayacağını ve hiçbir şey için üzülmeyeceklerini müjdeliyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiğiyle sevinçlidirler. Ve arkada kalıp kendilerine katılmamış olanlara şunu müjdeliyorlar: Onlar için korku yoktur; tasalanmayacaklardır onlar.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
sevinicilerken aña kim virdi anlara Tañrı, eylüginden; daħı şād olurlar-iken anlara kim irmediler anlara, anlar ardından: kim ķorķu yoķdur anlaruñ üzere ne daħı anlar ķayuralar.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Sevinürler Tañrı Ta‘ālā özlerine virdügi nesneler‐çün fażlı ve kereminden.Beşāret iderler biri birine ol kişiler‐çün ki ölmediler, özlerine yitişmediler ki dünyā[da] ḳalmışlar‐ıdı ardlarında ki ḳorḳu yoḳdur üstlerine. Anlarḳayġurmazlar daḫı.