Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5079, sondan 1158. ayet; 57. sure ve Hadîd Suresinin 4. ayetidir. Hadîd Suresi 4. ayetinin kelime sayisi 36, harf sayısı 133 ve toplam ebced değeri ise 10310 olarak hesaplanmıştır. Hadîd Suresinin toplam ebced değeri 189037 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
هو الذي خلق السموات والارض في ستة ايام ثم استوى على العرش يعلم ما يلج في الارض وما يخرج منها وما ينزل من السماء وما يعرج فيها وهو معكم اين ما كنتم والله بما تعملون بصير
O, gökleri ve yeri altı günde (altı evrede) yaratan, sonra Arş’a[525] kurulandır. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah, bütün yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
Evrendeki bütün varlıkların Allah’ı tesbih ettiklerinin belirtilmesini takiben, O’nun eşsizliğini ve benzersizliğini gösteren niteliklerine dikkat çekilerek bu tesbihin gerekçesi sayılabilecek bir açıklama yapılmaktadır: O, üstün güç ve engin hikmet sahibidir (azîz ve hakîmdir); göklerde ve yerde mutlak egemenlik O’nundur; O, hem hayat verme hem hayatı sona erdirme kudretini haizdir ve gücünün yetmeyeceği iş yoktur; O, evvel ve âhir, zâhir ve bâtındır, ilmi her şeyi kuşatmıştır; belli hikmetlerle gökleri ve yeri yaratmıştır, kendisi ise zamandan ve mekândan münezzehtir, ama her yerde hâzır ve nâzırdır. Yerde ve gökte cereyan eden her şeyi ve yapılanları görmektedir. Göklerin ve yerin egemenliği öylesine O’nundur ki onların ve oralarda bulunanların âkıbetine hükmedecek olan da yalnız O’dur ve bütün işler dönüp dolaşıp O’na varır. Kulların içinde yaşadığı zamanın gece ve gündüz şeklinde dilimlere ayrılması da O’nun kudretinin eseridir, dolayısıyla O’ndan gizlenebilecek hiçbir şey yoktur. O kalplerin derinliklerinde bulunanları dahi bilmektedir. Tesbih, kısaca, bir yandan şuurlu varlıkların iradî olarak Allah Teâlâ’nın her türlü noksanlıktan uzak olduğunu söz ve davranışlarla ortaya koymaları diğer yandan da evrendeki bütün varlıkların ilâhî yasalara zorunlu olarak boyun eğip O’nun hükümranlığını itiraf etmeleri anlamına gelir (ayrıca bk. İsrâ 17:44). 3. âyette zikredilen “evvel, âhir, zâhir, bâtın” isimleri Hz. Peygamber’in, Allah’ın doksan dokuz isminin sayıldığı “esmâ-i hüsnâ” ile ilgili hadisin yanı sıra, onun şu şekilde başlayan bir münâcâtında da yer alır: “Allahım! Sen evvelsin, senden önce olan yoktur; sen âhirsin, senden sonra da hiçbir şey yoktur. Sen zâhirsin, senden daha açık ve üstün olan yoktur; Sen bâtınsın, senden daha gizli ve senden öte hiçbir şey yoktur...” (Müslim, “Zikr”, 61; Tirmizî, “Da‘avât”, 19). Bunların anlamları kısaca şöyledir: a) Evvel: Allah Teâlâ kadîmdir, ezelîdir; varlığının başlangıcı yoktur; O, her şeyin başlangıcı ve başlatıcısıdır. b) Âhir: Allah Teâlâ bâkidir, ebedîdir; varlığının sonu yoktur; her şey sonludur ve sonunda O’na ulaşmak üzere vardır. c) Zâhir: Allah Teâlâ’nın varlığı ve varlığının kanıtları, kudretinin eserleri açıktır. O açıkta olanları bilir; üstündür, yücedir, hikmet sahibidir. d) Bâtın: O’nun zâtının mahiyeti gizlidir, yaratılmışlarca bilinemez; gözler O’nu göremez, akıllar O’nu idrak edemez, muhayyileler O’nu kuşatamaz. O ise bütün gizlilikleri bilir, her şeye nüfuz eder (bilgi için bk. Bekir Topaloğlu, “Âhir”, “Bâtın”, “Evvel” maddeleri, DİA, I, 542, V, 187, XI, 545). Âyeti “O evveldir, âhirdir, zâhirdir, bâtındır” veya “O evvel, âhir, zâhir ve bâtındır” şeklinde de çevirmek mümkündür; meâlde, “ve” bağlaçlarının rolüyle ilgili olarak Zemahşerî’nin yaptığı açıklama (IV, 63-64) esas alınıp bu isimlerden ilk ikisiyle son ikisi arasındaki bağı belirginleştiren bir tercüme yapılmıştır. İbn Âşûr ise bu yaklaşımı isabetli bulmaz (bk. XXVII, 363; bu konudaki bazı mâna incelikleri ve kelâm problemleri hakkında bilgi için bk. Râzî, XXIX, 209-214; Allah’ın gökleri ve yeri altı günde yaratması ve arşa istivâ etmesi hakkında bilgi için bk. A‘râf 7:54; “gökten inen ve ona yükselen” ifadesi için bk. Sebe’ 34:2; Allah’ın geceyi gündüze, gündüzü geceye katması hakkında bk. Âl-i İmrân 3:27).
Mehmet Okuyan
O, gökleri ve yeri altı günde (dönemde) yaratandır; sonra da [arş]a [istiva] edendir. Yerin içine gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. Nerede olursanız olun, O sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görendir.
Benzer mesajlar: A‘râf 7:54; Yûnus 10:3; Hûd 11:7; Ra‘d 13:2; Furkân 25:59; Secde 32:4; Kâf 50:38
[Arş]a [istivâ] ile ilgili detaylı bilgi için bkz. A‘râf 7:54, dipnot 5.,Benzer mesaj: Sebe’ 34:4.,Benzer mesaj: Mücâdele 58:7.
Bayraktar Bayraklı
Gökleri ve yeri altı evrede yaratan, sonra bütün bunları hâkimiyeti altına alan O'dur. Toprağa gireni de, topraktan çıkanı da, gökten ineni de, göğe yükseleni de O bilir. Nerede olursanız olunuz O, sizinle beraberdir. Allah yaptığınız her şeyi görmektedir.
O, gökleri ve yeri altı günde¹ yarattı. Sonra arşa istiva etti.² Toprağa gireni de ondan çıkanı da gökten ineni de göğe yükseleni de bilir. Ve nerede olursanız olun, O, sizinle beraberdir. Allah, Yaptıklarınızı En İyi Gören'dir.
1- Altı evrede, altı dönemde, altı zaman diliminde. 2- Sonra evrene yasalarını koyup, onu egemenliği altına aldı.
Ahmet Akgül
Gökleri ve yeri altı günlerde (dönemde) yaratan, sonra Arş’a istiva edip (ilim ve kudretiyle kuşatan) O'dur. Yere (toprağa) gireni, ondan çıkanı, gökten ineni ve ona çıkanı bilir. Her nerede (ve ne halde) olur iseniz, O (kesinlikle) sizinle beraberdir; Allah yaptıklarınızı (sürekli ve tüm ayrıntıları ile) Görendir.
Öyle bir mabuttur ki gökleri ve yeryüzünü altı günde yaratmıştır da sonra arşa hakim olmuştur, bilir, ne girerse yere ve ne çıkarsa oradan ve ne yağarsa gökten ve ne ağarsa oraya ve o, sizinledir nerede olursanız; ve Allah, ne yapıyorsanız görür.
Gökleri ve yeri altı devirde, altı birimde, altı zamanda yaratan sonra da, arşı üzerinde herşeye hükümran, egemen olan O'dur. Yere nelerin girdiğini, yerden nelerin çıktığını, gökten ineni ve göğe yükselenleri bilir. Nerede olursanız olun, O sizinle beraberdir ve Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir.
O gökleri ve yeri altı günde, altı devirde yaratandır. Sonra Arş üzerinde sınırsız kudret ve iktidar makamında hükümranlığını kurandır. Yere atılan tohumu, yere düşen yağmuru bilir, yerden çıkan ekini, suyu ve madenleri bilir. Gökten ineni bilir, gökte yükseleni bilir. Nerede olsanız, Allah orda sizinle beraberdir. Allah işlediğiniz amelleri biliyor, görüyor.
O, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş'ı kuşatandır. Yerin içine gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve ona yükseleni bilir. Allah yaptıklarınızı görmektedir.
Gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa istiva eden O'dur. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni ve ona çıkanı bilir. Her nerede iseniz, O sizinle beraberdir, Allah, yaptıklarınızı görendir.
Göklerle yeri ve aralarındakileri altı günde yaratan O'dur. Sonra arş'ı (kudret ve saltanatı ile) istilâ etti. Yere gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve ona yükseleni hep bilir. Her nerede olsanız (ilim ve kudreti) sizinle beraberdir. Allah bütün yaptıklarınızı görendir.
Gökleri ve yeri altı günde (dönemde) yaratan, sonra Arş’a (kâinatı idare etmeye) geçen O’dur. O, yere giren ve yerden çıkan ile gökten inen ve göğe çıkan her şeyi çok iyi bilendir. Nerde olursanız, O sizinle beraberdir. Allah, yaptığınız her şeyi çok iyi görendir.
Göklerle, yeri altı günde yarattı, sonra arştan kapsadı, yere giren, yerden çıkan, gökten inen, göğe çıkan her şeyi bilir, nerde durursanız, O sizinledir, Allah görür yaptığınız işleri!
O, gökleri ve yeri altı evrede yaratmış, sonra da yarattığı her şeyin kanununu koyarak onlar üzerinde egemenlik kurmuştur. O, hem toprağa giren ve ondan çıkan her şeyi, hem de gökten inen ve ona yükselenleri bilir. Nerede olursanız olun O sizinle beraberdir ve Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir.
Bkz. 32:4, 5; 34:2 ve dipnotu.“Eyyam” terimine evre manası verdik. Çünkü bizim bildiğimiz günler yerkürenin kendi ekseni etrafında ve güneş çevresinde dönmesinden meydana gelen izdüşümleridir ki bu güneşin ve yeryüzünün yaratılmasından sonra ortaya çıkmıştır. Çağlar ise, başı ve sonu belli olan zaman parçalarıdır ki bunları da günler oluşturur.“Nerede olursanız olun, Allah sizinle beraberdir” ifadesi hem yapılan bütün fiilleri Allah’ın gördüğü anlamına gelir hem de Allah’ın desteğinin, rahmetinin, koruyuculuğunun sürekli yanımızda olduğu anlamına gelir ki bu insan için çok büyük bir lütuftur. Nitekim bu yakınlığı ifade eden Kur’an’da daha pek çok âyet bulunmaktadır. Bunlardan sadece birkaç tanesi: “Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki) gerçekten ben (onlara) yakınım. Bana dua edince dua edenin duasına cevap veririm…” (Bakara 2:187) “… Bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer (kişinin yöneleceği istikamete göre kalbini o tarafa çevirir ve eğilimlerini yönetir) ...” (Enfal 8:24) “… Biz ona şah (can) damarından daha yakınız.” (Kâf 50:16) “Biz ona (insana) sizden daha yakınız. Fakat siz (bizi) göremezsiniz.” (Vakia 56:85) Bu âyetlere baktığımız zaman sormadan edemiyoruz: “İnsan, Allah kendisine bu kadar yakınken hangi cüretle ve akılla Allah’tan başkalarına sığınır, onlardan yardım talebinde bulunur? Allah’ın sınırsız gücüne dayanıp sığınmak varken, ne diye aciz, zavallıları putlaştırarak onlardan medet umar? Üstelik böyle yaparak dünyasını da ahiretini de tehlikeye atar.
Diyanet İşleri (Eski)
Gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa hükmeden, yere gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve oraya yükseleni bilen O'dur. Nerede olursanız olun, O, sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görür.
O, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş'ın üzerine istivâ edendir. Yere gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görür.
Allah, yağmurlar ve ölüler gibi yere girenleri, bitkiler ve madenler gibi yerden çıkanları, rahmet, azap ve melekler gibi gökten inenleri, iyi, kötü tutum ve davranışlarla dualar, buharlar vb. göğe yükselişleri bilir ve görür. Altı günden murat, altı kademe veya devir gibi geniş manalardır. Yoksa bizim günlerimiz değildir. «Arşa istivâ» için bak. Hûd 11:7.
Edip Yüksel
O'dur gökleri ve yeri altı günde yaratan ve daha sonra tüm otoriteyi kuran. Yere giren ve ondan çıkanı, gökten inen ve ona yükselen her şeyi bilir. Nerede olursanız olun O sizinle beraberdir. ALLAH tüm yaptıklarınızı görendir.
"Altı gün" terimi, gezegenimizdeki hayatın gerçekleşmesi için gerekli koşulları vurgulayan bir birimden ibarettir. Bak 41:9-10.
Elmalılı Hamdi Yazır
O'dur ki gökleri ve yeri altı günde yarattı. Sonra arş üzerine istivâ etti (hükümran oldu). Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, ona çıkanı bilir. Nerede olsanız O sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görmektedir.
O odur ki Gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra arş üzerine istiva buyurdu, Yere gireni ve ondan çıkanı, Gökten ineni ve ona yükseleni hepsini bilir ve her nerede olsanız sizinle beraberdir, hem Allah her ne yaparsanız görür
O, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra (hükmü) arşı istîlâ edendir. Yere giren, oradan çıkan, gökden inen, oraya yükselen şeyleri O bilir. Nerede olursanız olun, O, sizinle beraberdir. Ne yaparsanız Allah hakkıyle görücüdür.
O, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa hükmedendir. Yerin içine gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve orada yükseleni bilir. Ve nerede olsanız, O sizinle berâberdir. Çünki Allah, yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir.
O, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra egemenlik makamına yerleşmiş, yeryüzüne gireni, yeryüzünden çıkanı, gökyüzünden yeryüzüne ineni ve yeryüzünden gökyüzüne çıkanı hepsini O bilir. Her nerede olursanız olun Allah, (her zaman ve her yerde) sizinle beraber olup, yaptıklarınızı görendir.
Gökleri, yeri altı günde yaratan, sonra arş üzerine şanıyle müstevi olan [¹], O/dur, O, yere gireni ve yerden çıkanı, gökten ineni ve göğe yükseleni bilir. Nerede olsanız O, sizinle beraberdir. Allah bütün yaptıklarınızı görür.
İsmail Hakkı İzmirli Hadîd Suresi 4. Ayet Açıklaması
[1] Veya arşı tedbiri, emri icrayı kast eden.
Kadri Çelik
Gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da egemenlik tahtına kurulan O'dur. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni ve ona çıkanı bilir. Siz her nerede iseniz, O sizinle beraberdir. Allah, yapmakta olduklarınızı görendir.
Şu uçsuz bucaksız gökleri ve sayısız nîmetlerle donatılmış yeryüzünü altı günde yaratan, fakat sonra bir kenara çekilip mahlukâtı kendi kaderiyle baş başa bırakmayan, aksine, sınırsız kudret ve hâkimiyetinin sembolü olarak Egemenlik Tahtı olan Arş’ta bulunan O’dur. Öyle ki, O, yerin içine giren bütün varlıkları ve oradan çıkan her şeyi bilir ve aynı şekilde, gökten inenlerive oraya yükselen her şeyi bilir. Her nerede olursanız olun, O sonsuz ilim ve kudretiyle tek rab ve ilâh olarak her an ve her yerde sizinle beraberdir. Unutmayın; Allah, yaptığınız her şeyi görmektedir ve ona göre karşılığını mutlaka verecektir.
Yer’i ve Gökler’i altı günde / dönemde yaratmış; sonra Arş’a istivâ etmiş / oturup kurulmuş olan O’dur.
Yer’e gireni, oradan çıkanı; Gök’ten ineni, oraya yükseleni biliyor.
Siz nerede olursanız, O sizinle birliktedir.
Allah, ne işliyorsanız görmektedir.
Muhakkak ki; sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı zaman diliminde yaratan, sonra kâinatın (arşın) yönetimini hâkimiyeti altına alan, yerin içine gireni de ondan çıkanı da gökten ineni de oraya yükseleni de bilen, nerede olursanız olun, sizinle beraber olandır. Ve Allah, sizin ne yaptığınızı hakkıyla görüp durandır.
O, gökleri ve yeri altı çağda yaratmış ve kudret ve egemenlik tahtına oturmuştur. 3 O, hem toprağa giren ve ondan çıkan her şeyi, hem de gökten inen ve ona yükselenleri bilir. 4 Nerede olursanız olun O sizinle beraberdir; ve Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir.
O, gökleri ve yeri altı evrede yaratmış sonra da her şeyin yasasını koyarak onlar üzerinde egemenlik kurmuştur. O, toprağa giren ve oradan çıkan, gökten inen ve göğe yükselen ne varsa hepsini bilir. Nerede olursanız olun O, sizinle beraberdir. Allah, yapıp ettiğiniz her şeyi görür. 32/4, 58/7
Gökleri ve yeri altı aşamada yaratan,[4932] ardından hükümranlık makamına kurulan O’dur.[4933] O hem toprağa giren ve orada çıkan her şeyi hem de gökten inen ve onda yükselen her şeyi bilir.[4934] Nerede olursanız olun, O sizinle beraberdir ve Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir.
[4932] Fî sitteti eyyâmin ibâresi, göklerin ve yerin yaratılışının ilâhî takdir gereği “çok aşamalı bir süreç içinde” tamamlandığına delâlet eder. Eyyâmı lafzî mânasıyla “günler” olarak alır ve 6 gün üzerine “yokluk”un 1 gününü de eklersek, 7 sayısına ulaşırız. Bu da yaratılışın sürekliliği anlamını verir (Bkz: 25:59, not 72’nin devamı).
[4933] Bkz: 20:5, not 4. Zımnen: Mutlak mülkiyet iddiasında bulunmak, Allah’tan rol çalmaya yeltenmektir (Krş: 13:2-5, 41:11-15). Servet mülkiyet değil emanettir (Krş: 7. âyet).
[4934] Sûrenin ana teması olan infak bağlamında zımnen: Gökten indirdiği servetin büyüklüğünü bildiği için, sizin infakınızla övündüğünüzde, nasıl gülünç duruma düştüğünüzü de bilir.
Ömer Nasuhi Bilmen
O, o (zât)dır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra Arş üzerine istiva buyurdu. Yerde dahil olan şeyi ve ondan çıkan şeyi ve semadan iniveren şeyi, ve onda yükselen şeyi bilir. Ve o, her nerede olsanız sizinle beraberdir. Ve Allah, ne işlediğinizi bihakkın görücüdür.
O'dur ki gökleri ve yeri altı günde yaratıp sonra Arşına kuruldu. Yere gireni, yerden çıkanı, gökten ineni ve göğe yükseleni bilir. Hasılı siz nerede olursanız olun O, (ilmi ve kudreti ile) sizinle beraberdir. Allah bütün yaptıklarınızı görür. [6, 59; 11, 5; 13, 10. Arş için bkz: 7, 54;20, 5]
O'dur ki gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra Arş'a oturdu. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, ona çıkanı bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir, Allah yaptıklarınızı görmektedir.
Altı günün, altı çağ anlamına geldiğini daha önce izah etmiştik. Allah'ın Arşa oturması, yaratıklarını yönetmesini ifâde eder. Kâinâtın tek hükümdârı O'dur. Herşeyin yarıtıcısı ve yöneticisi O'dur.
Süleymaniye Vakfı
Gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde(evrede) yaratan ve yönetime (arşa) geçmiş olan O’dur. Yere ne girer ve yerden ne çıkarsa, gökten ne iner ve gökte/göğe ne yükselirse onların hepsini bilir. Nerede olursanız olun, O, sizinle birliktedir. Allah, yaptığınız her şeyi görür.
[*] Bizim gün olarak bildiğimiz zaman birimi güneşe ve gündüze göre hesapladığımız bir kavramdır. Yaratılış aşamalarının anlatıldığı bu ayette bildirilen gün kavramı bizim bilmediğimiz bir gün kavramıdır. Bu nedenle parantez içinde "(evre)" ifadesi eklenmiştir.
Şaban Piriş
Gökleri ve yeri altı günde yaratan sonra da Arş'a hakim olan O'dur. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, göğe yükseleni bilir. Nerede olsanız O, sizinle beraberdir. Allah, yaptığınız her şeyi görür.
Gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da Arş üzerine kurulan(5) Odur. O, yere gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve onda yükseleni bilir. Nerede olsanız O sizinledir. Allah sizin yaptıklarınızı da görür.
(5) “Altı gün” ve “Arş üzerine kurulma” kavramları için 7:54’ün açıklamalarına bakınız.
Yaşar Nuri Öztürk
O, odur ki, göklerle yeri altı günde yarattı, sonra arş üzerinde egemenlik kurdu. Yere gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve onda yükseleni bilir. O, nerede olursanız olun sizinle beraberdir. Allah, işleyip üretmekte olduklarınızı en iyi şekilde görmektedir.
ol oldur kim yarattı gökleri daħı yiri altı günler içinde andan ķaśd eyledi 'arşa. bilür anı kim girür yire daħı anı kim çıķar andan daħı anı kim iner gökden daħı anı kim aġar aña. daħı ol sizüñ-iledür ķanda kim olasız daħı Tañrı anı kim işlersiz göricidür.
Ol oldur kim yaratdı gökleri ve yirleri altı gün içinde. Andan müstevlī oldı ‘arş üzere keyfiyyetsüz. Bilür yirler içine gireni, anlardan çıḳanı daḫı. Gök‐lerden ineni daḫı bilür, anlara aġanı daḫı ve ol sizüñledür ḳanda olsañuz. Tañrı Ta‘ālā siz işlegeni göricidür.