

İhramlının başını yıkaması; rahatlamak, temizlenmek ve cünüplükten kurtulmak için olabilir. İbnü'l-Münzir şöyle demiştir: İhramlı kişinin cünüplükten dolayı yıkanabileceği konusunda icma edilmiştir. Bunun dışında bir sebeple yıkanması konusunda ise ihtilaf edilmiştir. Öyle anlaşılıyor ki Buharî burada İmam Malik'ten rivayet edilen "ihramlı’nın başını suda örtmesinin mekruh olması" görüşüne işaret etmektedir.
Konu başlığında yer alan İbn Abbas'ın sözünü Darekutnî ve Beyhakî, Eyyub yolu ile İkrime'den şu şekilde rivayet etmişlerdir: "İhramlı kişi hamama girebilir, dişini çektirebilir, tırnağı kırıldığında koparabilir. Sıkıntı ve kirliliğinizi giderin. Allah, sizin sıkıntı ve kirliliğinizi gidermenize karşın bir şey yapmaz (demez)". Hadiste Yer Alan Bazı Hususlar Bu hadiste şu hususlar yer almaktadır: 1- Sahabenin hükümler konusunda münazara yapmaları, 2- Nasslara başvurmaları, 3- Tabiînden bile olsa tek kişinin verdiği haberi (haber-i vahid'İ) kabul etmeleri, 4- Sahabenin görüşlerinin birbirini bağlamadığı, 5- Fazilet sahibi bir kimsenin bu faziletini kabullenip itiraf etmek, 6- Sahabenin birbirinin hakkını tanıması, İnsaf göstermesi, 7- Yıkanan kimsenin örtünmesi, 8- Temizlik sırasında başkasından yardım alma, 9- Temizlik sırasında konuşma ve selam alıp-vermenin caiz olması, 10- İhramlı kişinin yıkanmasının, saçına su dökmesinin ve kopmamasından emin olduğunda saçını ovmasının caiz olması.
Kurtubî bu hadisi, gusül sırasında ovmanın gerekli olduğuna delil getirerek şöyle demiştir: "Çünkü gusül ovalanmaksızın tamam olsaydı, ihramlı kişinin bunu öncelikle terketmesi gerekirdi." Bu görüşteki eleştiriye açık yön gizli değildir. (Yani ovalamanın şart olmadığı kanıtlanmıştır) İHSAR VE CEZA-İ’S-SAYD EK SAYFA – 872-2 باب: لبس الخفين للمحرم إذا لم يجد النعلين.
15- Nalin Bulamayan İhramlının Mest Giymesi حدثنا أبو الوليد: حدثنا شعبة قال: أخبرني عمرو بن دينار: سمعت جابر بن زيد: سمعت ابن عباس رضي الله عنهما قال: سمعت النبي صلى الله عليه وسلم يخطب بعرفات: (من لم يجد النعلين فليلبس الخفين، ومن لم يجد إزارا فليلبس سراويل للمحرم). Kurtubî şöyle der: a- Ahmed İbn Hanbel, hadisten ilk anda anlaşılan anlamı dikkate alarak nalın ve izar bulamayan kimselerin mest ve şalvarı olduğu gibi giymelerinin caiz olduğunu kabul etmiştir. b- Çoğunluk İse, ayak bileğindeki kemikler dışarıda olacak şekilde mestlerin üst kısmının kesilmesini, şalvarın da yırtılmasını şart koşmuşlardır. Kişi bunları normal haliyle giyerse kendisine fidye gerekir.
Çoğunluğun delili İbn Ömer'in hadisinde geçen "ayak bileğindeki kemiklerden aşağıda kalacak şekilde üst kısmını kessin" ifadesidir. Diğer hadisteki mutlak ifade bu hadisteki mukayyede hamledilir. Hüküm bakımından eşit olmaları sebebiyle benzerler birbirine ilhak edilir. İbn Kudame şöyle demiştir: Sahih hadisle amel etmek ve görüş ayrılığından çıkmak için en iyisi mestlerin üst kısımlarının kesilmesidir.
Şafiîlerdeki en sahih ve mezhep alimlerinin çoğunluğunca benimsenen görüşe göre, Ahmed İbn Hanbel'in de dediği gibi şalvarın yırtılmadan giyilmesinin caiz olmasıdır. Ebu Hanife'den rivayet edildiğine göre ihramlının şalvar giymesi mutlak olarak yasaktır. İmam Malik'ten de bu görüş rivayet edilmiştir. İbn Abbas'ın hadisinin ona ulaşmadığı anlaşılmaktadır. El-Muvatta'da yer aldığına göre İmam Malik'e bu sorulmuş, o da "bu hadisi işitmedim" demiştir باب: إذا لم يجد الإزار فليلبس السراويل.
16- (İhramlı Kişi) İzar Bulamadığında Sirval - Şalvar Giysin حدثنا آدم: حدثنا شعبة: حدثنا عمرو بن دينار، عن جابر بن زيد، عن ابن عباس رضي الله عنهما قال: خطبنا النبي صلى الله عليه وسلم بعرفات، فقال: (من لم يجد الإزار فليلبس السراويل، ومن لم يجد النعلين فليلبس الخفين). îkrime'den başkasının fidye konusunda onunla aynı görüşü ileri sürmemesi; düşman korkusunun bulunması durumunda silah kuşanmanın caiz olduğu noktasında İkrime'nin görüşüne tabi olunduğu ancak fidyenin gerekli olması konusunda ona muhalefet edildiğini gösterir.
İbnü'l-Münzir, Hasan'ın, "ihramlı kişinin kılıç kuşanmasını mekruh gördüğümü rivayet etmiştir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.