

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsleri Buhari, Ebû Dâvûd ve Nesâî «Cenaze» bahsinde muhtelif râvîlerden tahric etmişlerdir. Kaadtsiyye: Kûfe'ye iki konak mesafede bulunan hurmalık ve sulak küçük bir şehirdir. Bâzıları Kaadisiyye ile Küfe arasında onbeş fersah mesafe bulunduğunu söylerler. Hz. Ömer (Radiyallaâhu anh)'in hilâfeti zamanında orada büyük bir harp vukû bulmuştur. Yâkût-i Hatnevî' nin beyânına göre, bundan başka Kaadisiyye ismini taşıyan dört şehir varmış. Kaadisiyye hadisinde geçen: «Bu cenaze yerlilerdendir.» sözüyle, cenazenin zimmîlerden yânî Müslüman teb'ası olarak yaşıyan gayr-i müslimlerden olduğu anlatılmak istenilmiştir. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in «O da bir nefis değil mi?» buyurması, İbni Battal'a göre «O da can sahibi olup, ölmedi mi? Ona ayağa kalkmamız, ölümü ve onun güçlüğünü hatırlamak içindir.» manasınadır. Az yukarıda da işaret ettiğimiz gibi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Yahudi cenazesine niçin kalktığını ta'lil eden hadîsler muhteliftir. Babımızın bir rivayetinde buna sebep «ölümün korkunç olması»; diğer rivayetinde «Cenazenin de vaktiyle can taşımış olması.» gösterilmiştir. Hz. Enes hadîsinde melekler için ayağa kalktıkları; Abdullah b. Amr hadîsinde ise: Ruhları kabzeden Azrâîl (Aleyhisselâm)'a ta'zîm için; Hasan ü'bnü Ali (Radiyallahu anh)'ın rivayetinde: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Yahudinin başı, kendi başından yukarıda bulunmasını hoş karşılamadığı için; hattâ bir rivayette Yahudinin pis kokusundan müteezzî olduğu için kalktı denilmektedir. Aynî bu bâbda yapılan tefsirlerin içinde en ziyâde îbni Battal'in sözünü beğenmektedir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.
Bu hadis 2 ayrı senedle (tarîk) rivayet edilmiştir; zincirler ayrı ayrı gösterilir.