Sehl b. Huneyf

Ebû Sa'd, Ebû Abdullah, Ebû Sâbit, Ebû Saîd, Ebü'l-Velîd · Sahâbî, Bedir gazisi usta okçu

Sehl b. Hanîf…

DoğumMedine
Vefath. 38 · Kûfe
KünyeEbû Sa'd, Ebû Abdullah, Ebû Sâbit, Ebû Saîd, Ebü'l-Velîd
Nisbeel-Ensârî, el-Evsî, el-Medenî
Yaşadığı yerlerBasra, Kûfe, Fâris
TabakaSahâbî
Cerh-ta'dîlsahâbî

Hakkında

Ebû Sa'd Sehl b. Huneyf, Medine'nin Evs kabilesine mensup Ensâr'dan bir sahâbîdir. Annesi Hind bint Râfi'dir. Medine'de İslâm'ı ilk kabul edenler arasında yer almış, Müslüman olduktan sonra kabilesinin putlarını gizlice kırmasıyla tanınmıştır. Es'ad b. Zürâre'nin kızı Habîbe ile evlenmiş, oğulları arasında hadis râvisi Ebû Ümâme Es'ad ve Abdullah bulunur.

Bedir, Uhud, Hudeybiye ve diğer gazvelere katılmıştır. Çok iyi bir okçuydu ve Hz. Peygamber onun bu yönünü övmüştür. Uhud'da ordu dağıldığında Resûlullah'ın yanından ayrılmayarak onu koruyanlar arasında yer almıştır. Bir Yahudi cenazesi geçerken ayağa kalktığı, bunun sebebini soranlara Hz. Peygamber'in de böyle yaptığını ve bir insan olduğunu hatırlattığını nakletmesi, onun Sünnet'e bağlılığını gösteren rivayetlerdendir.

Hz. Ali hilâfete gelince onu Medine'ye vali tayin etmiş, Cemel Vakası'ndan sonra Basra'da görevlendirmiştir. Fars bölgesine vali olarak gönderildiyse de halk onu kabul etmemiştir. Hz. Peygamber'den ve Zeyd b. Sâbit'ten hadis rivayet etmiş, rivayetleri Kütüb-i Sitte'de yer almıştır. H. 38 / m. 658-659 yılında Kûfe'de vefat etti. Hz. Ali onu bizzat kefenlemiş, Bedir ehlinden olmasına hürmeten cenaze namazında fazladan tekbir almıştır.

Ailesi

Babası
Hunayf b. Wahib
Annesi
Hind bint Rafa'a bin Umays
Eşi
Habiba bint As'ad bin Zurara, Umm Khultum bint 'Utba bin Abi Waqqas
Kardeşleri
'Uthman bin Hunayf, 'Abbad bin Hunayf
Çocukları
Abu Umama bin Sahl, 'Uthman, Sa'd

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Ebu Umame İbn Sehl'den, o babasından Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Sakın sizden herhangi bir kimse nefsim habis oldu, demesin. Bunun yerine nefsim lakis oldu desin." Diğer tahric: Müslim, elfaz; Ebu Davud, edeb; Nesai sünen-i kübra, yevm ve leyl
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (dediki): Bize Gunder, Şu'be'den rivayet etti. H. Bize Muhammedü'bnü'I-Müsennâ ile ibni Beşşâr da rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Muhammedü'bnü Ca'fer rivayet etti. (dediki): Bize Şu'be, Amr b. Mürra'dan, o da İbni Ebi Leylâ'dan naklen rivayet ettiki, Kays b. Sa'd ile Sehl b. Huneyf, Kaadisiyye'de bulunmuşlar. (Bir gün) yanlarından bir cenaze geçmiş. Bunlar hemen ayağa kalkmışlar, kendilerine: — «Bu cenaze yerlilerdendir.» demişler. Onlar: — «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanından bir cenaze geçti de, ona ayağa kalktı, kendisine onun bir Yahudi olduğu söylenince: (O da bir nefis değil mî?) cevâbını verdi.» demişler.
Bana, bu hadîsi Kaasîm b. Zekeriyyâ da rivayet etti. (dediki): Bize Ubeydullah b. Mûsâ, Şeybân'dan, o da A'meş'den, o da Amr b. Mürra'dan isnâdla rivayette bulundu. Bu hadisde: «Onlar: — Biz, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraberdik, yanımızdan bir cenaze geçti, dediler.» ifâdesi vardır.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile İshâk hep birden Yezid'den rivayet ettiler. Ebû Bekir (Dediki):Bize Yezid b. Hârûn, Avvâm b. Havşeb'den rivayet etti. (Demişki): Bize Ebû İshâk Eş-Şeybânî, Useyr b. Amr'dan, o da Sehl b. Huneyf'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet .etti; — «Şark tarafından başları traşlı bir kavim hak yoldan sapacaklardır.» buyurmuşlar.
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Aliyyü'bnü Müshir, Şeybânî'den, o da Yüseyr b. Amr'dan, o da Sehl b. Huneyf'den naklen rivayet etti. Sehl şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) eliyle Medine'ye işaret ederek: — Burası emniyetli bir haremdir, buyurdular.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Numeyr rivayet etti. H. Bize ibni Numeyr de rivayet etti. ikisinin lâfızları birbirine yakındır. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülâzîz b. Siyah rivayet etti. (Dediki): Bize Habîb b. Ebî Sabit, Ebû Vail'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : Sıffîn (harbi) günü Sehl b. Huneyf ayağa kalkarak şunları söyledi: Ey insanlar! Kendinizi itham edin! Yemîn olsun biz Hudeybiye günü Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le beraberdik! Şayet harbe lüzûm görseydik mutlaka harbederdik! Bu söylediğim, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le müşrikler arasındaki sulhda idi. Derken Ömer b. Hattâb gelerek Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e vardı; ve: — Yâ Resûlâllah! Biz hak, onlar bâtıl üzerinde değil miyiz? dedi. «Evet, öyle!» buyurdular. — Bizim Ölülerimiz cennette, onların ölüleri cehennemde olacak değil mi? dedi. «Evet, öyle!» buyurdular. — Öyle ise neye dînimiz hususunda bu aşağılığı gösteriyoruz da henüz Allah onlarla bizim aramızda bir hüküm vermemişken geri dönüyoruz? dedi. Resulü Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdular : «Ey Hattâb oğlu! Ben gerçekten Allah'ın Resulüyüm! Allah beni ebediyyen zayi* etmezi» Bunun üzerine Ömer sabretmedi de kızarak oradan gitti ve Ebû Bekr'e gelerek: — Yâ Ebâ Bekr! Biz hak, onlar bâtıl üzerinde değil miyiz? dedi. Ebû Bekir: — Evet, öyle!» cevâbını verdi. — Bizim Ölülerimiz cennette, onların ölüleri cehennemde olacak değil mi? — Evet, öyle! — O halde neye dînimiz hususunda bu aşağılığı gösteriyoruz da henüz Allah onlarla bizim aramızda bir hüküm vermemişken geri dönüyoruz? dedi. Ebû Bekir şu karşılığı verdi: — Ey Hattâb oğlu! O gerçekten Allah'ın Resulüdür. Allah onu ebediyyen zayi' etmez!..» Arkacığından Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e fetih (müjdesi) le Kur'ân indi. Ve Ömer'e haber göndererek onu kendisine okuttu. Ömer : — Yâ Resûlâllah! Bu fetih midir? dedi. «Evet!» cevâbını verdiler. Artık Ömer'in gönlü oldu ve döndü.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← İbn Nümeyr ← babam ← Abdülazîz b. Siyâh ← Habîb b. Ebû Sâbit ← Ebû Vâil ← Sehl b. Huneyf
Bize Ebû Kureyb Muhammed b. Alâ' ile Muhammed b. Abdillâh b. Numeyr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da Şakîk'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Ben Sehl b. Huneyfi Sıffin'de şunları söylerken işittim: Ey insanlar! Kendi re'yinizi itham edin! Vallahi ben kendimi Ebû Cendel günü görmüşüm dür! Şayet Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in emrini reddetmek elimden gelseydi onu mutlaka reddederdim. Vallahi biz ne zaman bir işin neticesine kadar kılıçlarımızı boynumuza astı isek, bizi bildiğimiz bir şeye kolaycacık ulaştırmışlardır. Yalnız sizin şu işiniz müstesna! ibnü Numeyr «ilâ emrin kattu- ifadesini anmadı.
Bana ibrahîm b. Saîd El-Cevheri de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme, Mâlik b. Miğvel'den. o da Ebû Hasîn'den, o da Ebû Vaîl'den naklen rivayet etti. (Demişki): Ben Sehl b. Huneyf'i Siffîn'de şunları söylerken işittim: — Dîniniz üzerine (baş kaldıran) re'yimzi itham edin! Yemin olsun ben kendimi Ebû Cendel günü görmüşümdür. ResûlüllaK (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in emrini reddetmeye bir gücüm yetse idi!.. Şu işinizin bir tarafını tıkar tıkamaz hemen o bir taraf üzerimize fışkırmıştır!
Bana Ebu't-Tahir ile Harmele rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yunus, İbni Şihab'dan, o da Ebu Umame b. Sehl b. Huneyf'den, o da babasından naklen haber verdiki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : Biriniz: Nefsim habis oldu, demesin! Nefsim lakis, desin! buyurmuşlar.