Humeydî Abdullah b. Zübeyr

Ebû Bekir · 10. tabaka

Abdullah b. Zübeyr b. Îsâ b. Ubeydullah b. Üsâme b. Abdullah b. Humeyd b. Züheyr b. el-Hâris b. Esed b. Abdüluzzâ

Vefath. 219
KünyeEbû Bekir
Nisbeel-Kureşî, el-Esedî, el-Humeydî, el-Mekkî, el-Hâfız
Yaşadığı yerlerMekke
Tabaka10. tabaka
Cerh-ta'dîlşeyh

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Ebu Bekir r.a.'ın kızı Esma r.a.a'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında annem benim kendisine iyilik yapıp onu gözetmemi ümit ederek ziyaretime gelmişti. Bunun üzerine ben de Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: Ona iyilik yapıp onu gözeteyim mi, diye sordum. o: Evet, buyurdu." Ravi İbn Uyeyne dedi ki: Bunun üzerine yüce Allah onun hakkında: "Sizinle din hususunda savaşmamış ... olanlara iyilik yapmanızı ... Allah size yasaklamaz. "(Mumtehine, 8) buyruğunu indirdi. AÇiKLAMA "Müşrik babanın hakkını gözetmek" başlığı altında Ebu Bekir kızı Esma'nın rivayet ettiği hadisi zikretmiştir. Buna dair yeteri kadar açıklamalar Hibe bölümünde geçmiş bulunmaktadır.
Aişe r.anha'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şu kadar, şu kadar bir süre boyunca hanımlarına yaklaşmadığı halde kendilerine, yaklaşmış gibi gösterilip duruldu. Aişe dedi ki: Bir gün bana: Ey Aişel Şüphesiz Allah bana hakkında kendisinden fetva sormuş olduğum bir hususta fetva verdi. İki adam yanıma geldi. Biri ayaklarımın yanı başında, diğeri de baş ucumda oturdu. Ayaklarımın yanı başında oturan baş ucumda oturana: Bu adamın hali nedir, dedi. O, ona: Sihirlenmiştir, dedi. Ayaklarımın başucundaki: Ona kim s'ihir yaptı, diye sordu. Başımın ucundaki: Lebid İbn A'sam dedi. Öbürü: Bu sihir ne ile yapıldı, diye sordu. Başımın ueundaki: Zervan kuyusunda büyük bir taşın altında bir tarak, saç ve sakal taranırken dökülen saçlarda erkek hurmanın kurumuş çiçek kapçığı ile yapıldı dedi, buyurdu. Daha sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem (kuyuya) giderek: İşte rüyamda bana gösterilen kuyu budur. Sanki onun etrafındaki hurma ağaçlarının başları şeytanların başları gibidir. Sanki onun suyu da ıslatılmış kına suyu gibidir. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in emir vermesi üzerine o (büyü) yerinden çıkartıldı. Aişe: Ey Allah'ın Rasulü, niçin ... bunu yaymadın dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de: Allah bana şifa vermiş bulunuyor. Ben de insanların aleyhine şerri harekete getirmekten hoşlanmıyorum, buyurdu. Aişe dedi ki: Lebid İbn A'sam da Yahudiler ile antlaşması bulunan Zureyk oğullarından bir adamdı."
İbn Abbas r.a.'dan dedi ki: "Ben Ebu Hureyre'nin Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den diye rivayet ettiği şu buyrukta sözü edilen işlerden daha çok Lemem (denilen küçük günahlara) benzer hiçbir şey görmedim: Şüphesiz Allah Adem oğlu hakkında zinadan payına düşeni yazmıştır. Kaçınılmaz olarak bunu yapacaktır: Gözün zinası bakmaktır, dilin zinası konuşmaktır, nefis temenni ve arzu eder, cinselorgan ise bütün bunları ya doğrular yahut yalanlar. "
Ümmü Halid bnt. Halid'den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kabir azabından Allah'a sığınırdı.
Ebu Vail şöyle anlatmıştır: Hasta olan Habbab'ı ziyarete gitmiştik. Bize şöyle dedi: Bizler Allah rızasını isteyerek Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Medine'ye hicret ettik. Artık ecir ve mükafatımız Allahu Teala üzerine vaki olmuştur. Biz Muhacirlerden bazı kimseler, bu hicretin dünya ücretinden (ganimetierden) hiçbir şey almadan geçip gittiler. İşte onlardan biri de Mus'ab İbn Umeyr'dir. Mus'ab, Uhud günü şehid edildi ve arkasında çizgi ii yün bir kumaştan başka bir şey bırakmadı. Biz o tek kumaş ile onu kefenlemeye çalıştık. Başını örttüğümüz zaman ayakları meydana çıkıyor, ayaklarını örttüğümüzde başı açılıyordu. (Yokluk karşısında) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize şehidin başını örtmemizi ve ayaklarının üstüne de ızhır otundan bir miktar koymamızı emretti. Biz Muhacirlerden kimi de hicretin meyvelerini toplama zamanına ulaştı ve o şimdi bu meyveleri toplamaktadır.
Enes b. Malik'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Ölüyü üç şey takip edip kabre kadar gider ve ikisi tekrar geri döner. Biri onunla birlikte kalır: Ölüyü ailesi, malı ve ameli takip eder. Neticede ailesi ve malı geriye döner, kendisiyle beraber sadece ameli kalır."
İbn Abbas "Sana gösterdiğimiz o rüyayı ve kuran'da lanet edilen ağacı Biz ancak insanlara bir fitne (imtihan) kıldık" ayeti için şöyle demiştir: Bu, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e Beyt-i Makdis'e götürüldüğü gece gösterilen rüyaydl. kuran'da lanetIenen ağaç ise zakkum ağacıdır.
Ubey ibn Ka'b Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle dediğini işitmiştir: "Unuttuğum şeyden dolayı bana çıkışma; şu işimde de bana güçlük çıkarma!"(Kehf, 73) dedi. Musa bu ilk sözünü unutarak söylemiştir.»
Sa'd b. Ebi Vakkas şöyle anlatmıştır: Ben Mekke'de öyle bir hastalığa yakalandım ki neredeyse ölecektim. Bu sırada Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem beni ziyarete geldi. Ona "Ya Resulallah! Benim çok malım vardır. Bana kızımdan başka varis olacak kimse de yoktur. Bu durumda malımın üçte ikisini tasadduk edebilir miyim?" diye sordum. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Hayır" dedi. Ben "Yarısını tasadduk edebilir miyim?" dedim. ResuIuIlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Hayır" dedi. Bunun üzerine "Ya üçte birini?" diye sordum. Bana şöyIe cevap verdi: "Üçte bir bile fazladır. Çocuklarını zengin kişiler olarak bırakman, muhtaç ve insanlara el açar bir halde bırakıp gitmenden daha hayırlıdır. Şüphesiz sen eşinin ağzına kaldırıp vereceği n lokmaya varıncaya kadar infak edeceği n her bir nafakadan muhakkak sevaba ereceksin." Ben yine "Ya ResuIaIlah! Hicretimden geriye mi kalacağım?" dedim. ResuIuIlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyIe cevap verdi: "Hayır, sen benim ardımda asla geri kalmayacaksın. (Şayet burada kalır da) Allah rızasını isteyerek herhangi bir amel yaparsan elbette onunla merteben yükselecek, derecen artacaktır. Öyle ümit ediyorum ki sen benim ardımdan uzun zaman yaşayacaksın. Hatta senden birtakım kavimler faydalanacaktır,diğer bir takımları da zarar göreceklerdir. Lakin en çaresiz olan Sad b. Havledir." Ravi " Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Sa' db. HavIe Mekke' de öIdüğü için ona acır, üzüIürdü" demiştir. Ravinin ifadesine göre Sa'd b. HavIe, Amir b. Luey oğullarından bir kişi idi.
Tarık b. Şihab şöyle demiştir: Yahudilerden biri Ömer'e "Ya emire'lmu'minin 'Bugün size dininizi ikma/ ettim, üzerinize nimeti tamam/adım ve sizin için din olarak İs/amı beğendim'(Maide 3) ayet-i kerimesi bize inseydi, biz o günü bayram günü olarak kutlardık dedi. Bunun üzerine Hz. Ömer "Ben bu ayetin hangi gün indiğini biliyorum. Ayet Arafe'de bir Cuma günü indi" dedi.
Abdullah b. Mes'ud'un nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Adem oğullarından herhangi bir kimse haksız yere öldürülürse muhakkak ilk Ademoğlu Kabil üzerine onun günahından bir pay ayrılır." -Humeydi dedi ki: Ravi Süleyman İbn Uyeyne, "Onun kanından" da demiş olabilir- "Çünkü Adem'in oğlu bu öldürme cinayetini ilk adet ve yol yapan kimsedir.
Abdullah b. Mesud' un nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Her kim yalan bir yemin ile Müslüman bir kimsenin malını elinden alırsa o Allah'a kendisine karşı öfkeli olduğu halde kavuşacaktır." Abdullah b. Mesud dedi ki: Sonra Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Allah'ın kitabından bu hadisin doğrulayıcısı olan şu ayeti okudu: "Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle değiştirenlere gelince, işte bunların ahirette bir payı yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır. "(Al-i imran 77)
Muaviye şöyle demiştir: Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den işittim şöyle buyuruyordu: "Ümmetimden daima Allah'ın emrini yerine getirmekte sabit, kendilerini yalanlayanların ve muhaliflerinin zarar vermeyeceği bir topluluk var olmakta devam edecektir ta Allah'ın emri gelinceye (kıyamet kopuncaya) kadar onlar hep bu yol üzerinde sabit bulunacaklardır."
Ebu Hureyre r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle demiştir: "Yüce Allah Adem oğlu dehre söverek bana eza veriyor. Halbuki ben dehr'im (yani dehr'i ben yarattım). Her emir benim elimdedir. Geceyi gündüzü ard ard'a getiririm!' buyurdu."
Abdullah b. Mes'ud şöyle demiştir: Beytin yanında Sakif kabilesine mensup iki kişi ile bir Kureyşli veya iki Kureyşli bir Sakifli biraraya geldi. Bunlar karınlarının yağı çok, kalplerinin anlayışı az olan kimselerdi. Bunlardan biri diğerlerine "Allah'ın bizim söylediklerimizi işittiği kanaatinde misiniz?" diye sordu. Diğer biri "Eğer açıktan söylersek işitir, gizli söylersek işitmez" dedi. Diğeri de "Eğer açıktan söylediğimizi işitiyorsa o takdirde gizlediğimiz zaman da işitir" dedi. Bunun üzerine Allah "Siz ne kulaklarınızın, ne gözlerinizin, ne de derilerinizin aleyhine şahitIik etmesinden sakınmıyordunuz, indirdi.