Abdurrahman b. Hürmüz

Ebû Muhammed, Ebû Dâvûd · 3. tabaka

Vefath. 110
KünyeEbû Muhammed, Ebû Dâvûd
Nisbeel-A'rec, el-Medenî, el-Muttalibî
Yaşadığı yerlerMedine
Tabaka3. tabaka
Cerh-ta'dîlsika sebt

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Muğîratu'bnü Abdirrahmân El-Hizâmî, Ebû'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan bu isnâdla haber verdi. (Ebû Hureyre): «Bir defa bir adam nişanlı bir deve sürerken...» demiş.
Bize Abdullah b. Meslemete'I-Ka'nebi rivayet etti. (Dediki): Bize Mâlik, Ebu'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebu Hureyre şöyle demiş: ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Bir kadınla halası ve yine bir kadınla teyzesi bir nikâh altında toplanamaz» buyurdular.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etli. (Dediki): Bize ibni Numeyr ile Ebu Usame, Ubeydullah'dan, o da Ebu'z-Zinad'dan, o da A'rec'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet eyledi. Ebu Hureyre: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Şiğar'dan nehiy buyurdu.» demiş. ibni Numeyr şunu da ziyâde etmiş: «Şiğar, bir kimsenin diğerine: Sen bana kızını tezvic et; ben de sana kızımı tezvic edeyim, yahut bana kız kardeşini ver, ben de sana kız kardeşimi vereyim demesidir.»
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, ibni Şihab'dan dinlediğim, onun da A'rac'dan, onun da Ebu Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. Ebu Hureyre : «Kendisine zenginler çağrılıp fakirler çağrılmayan davet yemeği ne kötü yemektir. Davete geîmiyen muhakkak Allah ve Resulüne isyan etmiştir.» Dermiş.
Bize Amru'n-Nâkıd ile İbni Ebî Ömer rivayet ettiler. Lâfız İbni Ebî Ömer'indir. (Dedilerki) : Bize Süfyân, Ebu'z-Zinâd'dan, o da A'rec'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebu Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Şüphesiz ki, kadın kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Senin için yeknasak bir şekilde doğrulmaz. Ondan istifade etmek istersen kendisinde eğrilik olduğu halde istifâde edersin; doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Kadının kırılması boşanmasıdır.» buyurdular
Bize Yahya b. Yahya et-Temîmî rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Muhammed b, Yahya b. Habbân'dan dinlediğim, onun da A'rac'dan, onun da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum : «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mülâmese ile münâbezeden nehî buyurdular.»
Bize Ebû Kureyb ile İbni Ebî Ömer rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Vekî', Ebû'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. İdrîs ile Yahya b. Saîd ve Ebû Usâme, Ubeydullah'dan rivayet ettiler. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, Ubeydullah'dan rivayet etti. (Demişki): Bana Ebu'z-Zinâd, A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şunu söylemiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) taş atımı satışı ile aldatma satışını yasak etti.»
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ← Yahyâ b. Saîd ← Abdullah b. Ömer ← Ebü'z-Zinâd ← Abdurrahman b. Hürmüz ← Ebû Hureyre
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e: Ebü'z-Zinâd'dan dinlediğim, onun da A'rac'dan, onun da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Binek gelenler satış için karşılanmaz! Birbirimizin satışı üzerine satış yapmayınız, müşteri kızıştırmayın! Şehirli köylü nâmına satış yapmasın! Develerle koyunların sütlerini memelerinde biriktirmeyin! Böyle yaptıktan sonra o hayvanları satın alan, onları sağdıktan sonra iki re'yden birinde muhayyerdir. Razı olursa kabul eder; olmazsa hayvanı bir ölçek hurma ile birlikte iade eyler.» buyurmuşlar.
Müslim der ki: Leys b. Sa'd da rivayet etti. (Dediki): Bana Ca'fer b. Rabîa, Abdurrahman b. Hürmüz'den, o 4a Abdullah b. Kâ'b b. Mâlik'den, o da Kâ'b b. Mâlik'den naklen rivayet etti ki, Kâ'b'ın, Abdullah b. Ebî Hadred-i Eslemî'de alacağı varmış. Bir ara ona tesadüf ederek yakasına yapışmış. Ve konuşmuşlar; hattâ sesleri yükselmiş. Derken yanlarına Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uğramış ve: «Yâ Kâ'b!» demiş; ve eliyle: Yarısını bırak der gibi işaret buyurmuş. O da alacağının yarısını almış; yarısını bırakmış.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Malik'e, Ebu'l-Zinâd'dan dinlediğim, onun da A'rac'dan, onun da Ebû Hureyre'-den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Zenginin borcunu sallantıda bırakması zulümdür. Biriniz bir zengine havale olunursa, havaleyi kabul etsin!» buyurmuşlar.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Ben Mâlik'e okudum. H. Bize Kuteybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. Bu râvilerin ikisi de Ebu'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etmişlerdirki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Akıbet ottan menedilmeye varacağı için suyun fazlası (başkasına) men'edilmez.» buyurmuş.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Yahyâ b. Yahyâ ← Mâlik b. Enes ← Ebü'z-Zinâd ← Abdurrahman b. Hürmüz ← Ebû Hureyre
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Kuteybe b. Saîd ← Leys b. Sa'd ← Ebü'z-Zinâd ← Abdurrahman b. Hürmüz ← Ebû Hureyre
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, ihni Şihâb'dan dinlediğim, onun da A'rec'den, onun da Ebû Hureyre'den naklettiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Hiç biriniz komşusunu duvarına mertek çakmaktan menetmesin.» buyurmuşlar. Bundan sonra Ebû Hureyre şunları söylemiş: «Aceb neden sizleri buna yanaşmaz görüyorum? Vallahi bunu sizin omuzlarınız arasına atacağım!*
Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet eyledi. H. Bana Ebu't-Tâhir ile Harmele b. Yahya da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus haber verdi. H. Bize Abd b. Humeyd dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer haber verdi. Bu râvilerin hepsi Zührî'den bu isnâdla bu hadîsin benzerini rivayet etmişlerdir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ← Süfyân b. Uyeyne ← İbn Şihâb (ez-Zührî) ← Abdurrahman b. Hürmüz ← Ebû Hureyre
Bana Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dediki): Bize Şebâbe rivayet etti. (Dediki): Bana Verkaa', Ebu'z-Zinâd'dan, o da A'rec'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayette bulundu: «Muhammed'in nefsi kabza-i kudretinde olan Allah'a yemîn ederim ki, yeryüzünde ne kadar mu'min varsa, ben onlara bütün insanlardan ileriyim. İmdi hanginiz bir borç veya yoksulluk bırakırsa onun velîsi benim. Hanginiz mal bırakırsa kim olursa olsun asabesinindir.» buyurmuşlar.
Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe b. Saîd ve Alî b. Hucr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmaîl yâni ibni Ca'fer, Amr'dan —bu zât İbni Ebî Amr'dır— o da Abdurrahmân El-A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Nezir Âdem oğluna Allah'ın takdir etmediği bir şeyi yaklaştırmaz; lâkin nezir (bâzan) kadere muvafık düşer de bu sayede bahîl (in elin) den, çıkarmak istemediği (malı) çıkarılır.» buyurmuşlar.
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Ya'kûb yâni îbni Abdirrahmân EI-Kaarî ile Abdülâzîz yâni Derâverdî rivayet ettiler. Bunların ikisi de Amr b. Ebî Amr'dan bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir.
Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteyhe ve İbni Hucr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize îsmâîl yâni îbni Ca'fer, Amr'dan —ki İbni Ebî Amr'dır— o da Abdurrahmân EI-A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayette bulunduki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki oğlunun arasında onlara dayanarak giden bir ihtiyara yetişerek: «Buna ne oldu?» diye sormuş. Oğulları: — Yâ Resûlâllah, nezri vardı, cevabını vermişler. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bin ey ihtiyar! Zira Allah senden ve nezrinden ganîdir.» buyurmuş. Lâfız Kuteybe ile İbni Hucr'undur.
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülâzîz yâni Derâverdî, Amr b. Ebî Amr'dan bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etti.
Bize İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Ebu'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini yahut benzerini rivayet etti.
Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki); Bize Şebâbe rivayet etti. (Dediki): Bana Verkaa', Ebu'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayette bulundu: «Süleyman b. Dâvûd: Bu gece mutlaka yetmiş kadını dolaşacağım! Bunların hepsi Aliah yolunda harb edecek bir suvâri doğuracak, dedi. Arkadaşı kendisine: İnşâallah de! ihtarında bulundu ise de o inşâallah demedi ve kadınların hepsini dolaştı; ama içlerinden hiç bir kadın gebe kalmadı. Yalnız bir kadın bir erkek yarısı doğurdu. Muhammed'in nefsi yed-i kudretinde olan Allah'a yemîn ederim ki, inşâallah deseydi (çocuklar doğup) Allah yolunda süvari olarak toptan mücâhede ederlerdi!..» buyurmuşlar.
Bana bu hadisi Süveyd b. Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs b. Meysera, Mûsâ b. Ukbe'den, o da Ebu'z-Zinâd'dan bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etti. Yalnız o; «Kadınların hepsi Allah yolunda mücâhede edecek birer oğlana gebe kalacak» dedi.
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bana Şebâbe rivayet etti. (Dediki): Bana Verkaa', Ebû'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Şöyle buyurmuşlar : «Vaktiyle iki kadın çocukları ile beraber bulunurken kurt gelerek birinin çocuğunu götürmüş. Biri arkadaşına : — Kurt senin çocuğunu götürdü! demiş. Öteki de : — Kurt ancak senin çocuğunu götürdü) demiş. Müteakiben Hz. Davud'un huzurunda muhakeme olmuşlar. O, çocuğun büyük kadına aid olduğuna hükmetmiş. Derken kadınlar Süleyman b. Dâvûd (Aleyhisselam)'ın huzuruna çıkarak (meseleyi) ona haber vermişler. O da : — Bana bıçağı getirin de onu sizin aranızda pay edeyim! demiş. Bunun üzerine küçük kadın : — Hayır!.. Allah sana rahmet buyursun! Çocuk onundur! demiş. O da çocuğun küçük kadına aid olduğuna hüküm vermiş.» Ravi diyor ki: Ebû Hureyre «Vallahi sikkîn sözünü hiç işitmemiştim; sâdece o gün işittim. Biz yalnız mudye diyorduk.* dedi.
Bize Hasen b. Aliy El-Hulvanî ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Âmir El-Akadî, Muğîre'den —ki ibni Abdirrahnıan El-Hizâmî'dir— o da Ebû'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Seilem); «Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyin; ama onlarla karşılaştığınız vakit sabredin!» buyurmuşlar.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Ebû'z-Zinâd'dan dinlediğim, onun da A'rac'dan, onun da Ebû Hureyre'-den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Benim mirasçılarım bir dînar bile üleşemezler. Kadınlarımın nafakasından ve amil’imin masrafından sonra ne bırakırsam sadakadır» buyurmuşlar.
Bize Muhammed b. Yahya b. Ebî Ömer El-Mekkî rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Ebû'z-Zinâd'dan bu isnadla bu hadisin mislini rivayet etti.
Bana İbni Ebî Halef dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Zekeriyyâ b. Adiy rivayet etti. (Dediki): Bize ibni'l-Mubarek, Yûnus'-dan, o da Zührî'den, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Peygmmher (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi. «Bize mirasçı olunmaz; bıraktığımız sadakadır.» buyurmuşlar.
Bana Ebû't-Tâhir de rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, ibni Şihâb'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Abdurrahmân (bunun nesebini ibni Vehb'den başkası bildirmiş ve: ibni Abdillâh b. Kâ'b b. Mâlik demiştir.) haber verdi ki, Seleme b. Ekva' şöyle demiş: Hayber harbi olunca kardeşim, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le birlikte şiddetli bir çarpışma yaptı da, kılıcı kendine dönerek onu öldürdü. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabı bu hususta söz ettiler ve onun hakkında şikâyette bulundular: Kendi silâhı ile ölen bir adam! dediler. Bâzı işlerinde de şüpheye düştüler. Seleme demişdi: Az sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hayber'den döndü. Ben: — Yâ Resûlullah! Bana müsaade buyur da sana racez okuyayım! dedim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisine izin vermiş. Ömer b. Hattâb: Ben senin ne söyleyeceğini biliyorum! demiş. Seleme şunları söylemiş: Ben de : «Vallahi Allah olmasa biz ne hidayete erer; ne sadaka verir, ne namaz kılardık! dedim. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem). «Doğru söyledin!» buyurdular. (Devam ettim) : «Bize mutlaka sekînet indir! Ve düşmanla karşılaşırsak ayaklarımızı sabit kıl!» «Müşrikler bize tecâvüz etmişlerdir!..» Ben racezimi bitirince Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bunu kim söyledi?» diye sordu. — Onu kardeşim söyledi! dedim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Allah ona rahmet eylesin!» dedi. Ben de: — Yâ Resûlâllah! Bâzı insanlar ona rahmet okumaktan korkuyorlar: «Kendi silâhı ile ölmüş bir adam!» diyorlar! dedim. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «O câhid mücâhid olarak öldü!» buyurdular. ibni Şihâb demiş ki: Bilâhare ben Seleme b. Ekva'ın bir oğluna sordum da bana babasından naklen bunun gibi rivayette bulundu. Şu kadar var ki (ben: Bazı insanlar ona rahmet okumaktan korkuyorlar, dediğim vakit) Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hatâ etmişler! Câhid mücâhid olarak öldü. Binâenaleyh ona iki defa ecir vardır!» buyurdu ve parmağı ile işaret etti, dedi.
Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb ile Kuteybr b. Said rivayet eltiler. (Dedilerki): Bİze Mugîra rivâyet etti. H. Bize Züheyr b. Harb ile Amru'n-Nâkıd da rivayet ettiler. (Dedilerki); Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. Her iki râvi Ebii'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etmişlerdir. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); (Züheyr'in hadîsinde: «Onu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e vardırarak» ibaresi vardır. Amr ise «rivayet itibarı ile» dedi.) [1] «İnsanlar bu işde Kureyş'e tâbi'dir. Müslümanı müslümanına, kâfiri de kâfirine!» buyurdular.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ve Amr b. Muhammed ← Süfyân b. Uyeyne ← Ebü'z-Zinâd ← Abdurrahman b. Hürmüz ← Ebû Hureyre
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Muğîra b. Abdirrahman El-Hızânıî, Ebû'z-Zinâd'dan, o da A'ruc'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi. «Kim bana itaat ederse Allah'a itaat etmiş; ve her kim bana İsyan ederse Allah'a isyan etmiş olur. Bir de kim âmire itaat ederse bana itaat etmiş; kim âmire isyan ederse bana isyan etmiş olur!» buyurmuşlar.