Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Bana Ebu'r-Rabi' ile Ebu Kâmil rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammad rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyub rivayet etti. H. Bize Kuteybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd, Eyyub'dan. o da Nâfi'den, o da ibni Ömer'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Çağrıldığınız zaman davete gidin!» buyurmuşlar.
Bana Ebu'r-Rabî'ez-Zehrânî ile Ebu Kâmil el-Cahderî rivayet ettiler. Lâfız Ebu Kâmil'indir. (Dedilerki): Bize Hammâd yâni îbni Zeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyub, Muhammed'den. o da Abdurrahman b. Bişr b. Mes'ud'dan. o da Ebu Saîd-i Hudrî'ye isnâd etmek suretiyle rivayette bulundu. Ebu Saîd şöyle demiş : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e azlin hükmünü sordular da: «Bunu yapmamalısınız; çünkü bu ancak bir kaderden ibarettir.» buyurdular. Râvi Muhammed: «Yapmamalısınız» sözü nehye daha yakındır; demiş.
Bana Ebu'r-Rabi'ez-Zehrânî rivayet etti, (Dediki): Bize Hammâd yâni İbnİ Zeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Hişârn bu isnâdla rivayette bulundu ki, Ebu'l-Kuays'ın kardeşi Âişe'nin yanına girmek için izin istemiş. Râvi yukarıki hadîs gibi rivayet etmiştir.
Bize Yahya b. Yahya ile Ebu'r-Rabî'ez-Zehranî rivayet ettiler. Yahya dediki: Bize Hammad b. Zeyd, Amr b. Dinar'dan, o da Cabir b. Abdillah'dan naklen haber verdi. (Demişki): Babam Abdullah vefat ederek dokuz kız bıraktı —yahud yedi kız demiş—. Derken ben dul bir kadınla evlendim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana; «Ya Cabir, evlendin mi?» diye sordu. — Evet, cevabını verdim. «Bakîre mi aldın, dul mu?» dedi. — Hayır, dul aldım ya Resulallah! dedim. «Bakire alsaydın ya! Sen onunla, o seninle oynaşırdınız!» buyurdular. —Yahud birbirinizi güldürürdünüz— buyurdu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e dedim ki: — Gerçekten Abdullah helak oldu ve dokuz —yahud yedi— kız bıraktı. Ben de onlara kendileri gibi bir kız getirmeyi yahud bîr kızla gelmeyi doğru bulmadım. Onlara bakış görüş edecek bir kadın getirmek istedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Öyle ise Allah sana mübarek eylesin!» buyurdu; yahud bana hayır duada bulundu. Ebu'r-Rabî'in rivayetinde: «Sen onunla, o seninle oynaşır; ve birbirinizi güldürürdünüz.» cümlesi vardır
Bize bu hadîsi Ebu'r-Rabî ile Kuteybe dahî rivayet ettiler. (Dedilerki); Bize Hammâd, Eyyûb'dan bu isnâdla bunun benzerini rivayet etti. Yalnız o: «Bunun üzerine Ömer Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sormuş; o da kendisine emir buyurmuş.» dedi.
Bana Ebu'r-Rabî Ez-Zehrânî rivayet etti. (Dediki): Bize İsmâîl b. Zekeriyyâ rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş, İbrahim'den, o da Esverî'den, o da Âişe'den, bir de (yine İsmâîl b, Zekeriyyâ) A'meş'den, o da Müslim'den, o da Mesrûk'dan, o da Âişe'den naklen bu hadisin mislini rivayet eyledi.
Bize Ebû'r-Rabî' rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd, Eyyûb'dan naklen rivayet etti. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah rivayet etti. Bu râvîler hep birden Nâfi'den, o da Safiyye binti Ebî Ubeyd'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcelerinden birinden, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) den naklen yukarikilerin hadîsi mânâsında rivayette bulunmuşlardır. İzah için burayı tıklayarak 938 nolu sayfanın devam sayfasına gidin.
Bana Ebû'r-Rabî'ez-Zehrânî de rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb, Hafsa'dan, o da Ümmü Atiyye'den naklen rivayet eyledi. (Şöyle demiş) : Biz ölüye üç günden fazla yas tutmaktan nehyolunuyorduk; .yalnız koca için dört ay on gün müstesna idi. O esnada sürme çekinmez; koku sürünmez; boyalı elbise giymezdik. Ama bir hangimiz hayzından yıkandımı temizliği müddetinde kust ve ezfârdan bir parçacık kullanmasına ruhsat verilmişti
Bana Ebû'r-Rabî'ez-Zehrânî rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd, Eyyûb'dan, o da Saîd b. Cübeyr'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti, îbni Ömer şunu söylemiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Benî Aclân'dan iki kişinin arasını ayırdı; ve: «Allah biliyor kî, ikinizden biri yalancıdır; tevbe edeniniz var mı?» buyurdular.
Bize bu hadîsi Kuleybo b. Saîd ile Muhammed b. Rumh hep birden Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler, H. Bize Şeybân b. Ferrûh da rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr b. Hâzim rivayet etti. H. Bize Ebû'r-Rabî' ile Ebû Kâmil dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb rivayet etti. H. Bize ibni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Müsennâ dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvehhâb rivayet etti. Ben Yahya b. Saîd'den dinledim; dedi. H. Bana ishâk b. Mansûr da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzak, ibni Cüreyc'den naklen haber verdi. (Demişki): Bana îsmâîl b. Ümeyye haber verdi. H. Bize Hârûn b. Saîd el-Eylî de rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Vehb rivayet etti, (Dediki): Bana Usâme haber verdi. H. Bize Muhammed b. Râfi' dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebi Füdeyk, ibni Ebî Zi'b'den naklen rivayette bulundu. Bu râvilerin hepsi Nafi'den, o da ibni Ömer'den naklen Mâlik'in Nafi'den naklettiği hadîs mânâsında rivayette bulunmuşlardır.
Bize Yahyâ b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Hâmmâd b. Zeyd rivayet etti. H. Bize Ebu'r-Rabî' el-Atekî ile Kuteybe de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammad, Amr b. Dinar'dan, o da Tâvûs'dan, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet ettiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim bir yiyecek satın alırsa, onu tamamiyle teslim almadıkça satmasın!» buyurmuşlar. İbni Abbâs: «Zannederim her şey bunun gibidir.» demiş.
Bize Ebu'r-Babî' ile Ebû Kâmil rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd rivayet etti. H. Bana bu hadisi Ali b. Hucr da rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail rivayet etti. Her iki râvi Eyyûb'dan, o da Nâfi'den bu isnâdla rivayette bulunmuşlardırki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) göz kararı ile ariyyelerin satılması hakkında ruhsat vermiştir.
Bize bu hadisi Ebu'r-Rabî' ile Ebû Kâmil de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb bu isnâdla bu hadîsin benzerini rivayet etti.
Bize bu hadîsi Ebu'r-Rabî' ile Ebû Kâmil de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd rivayet etti. H. Bu hadîsi bana Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize îsmâîl rivayet etti. Her iki râvi Eyyûb'dan, o da Nâfi'den bu isnâdla bu hadisin benzerini rivayet etti.
Bize Yahya b. Yahya iîe Ebu'r-Rabî' el-Atekî rivayet ettiler. Ebu'r-Rabî' (Bize rivayet etti) tâbirini kullandı. Yahya ise: Bize Hammâd b. Zeyd, Amr'dan naklen haber verdi, dedi. Amr demiş ki: Ben İbni Ömer'i şunu söylerken işittim: «Biz vaktiyle muhaberede bir beis görmezdik. Nihayet geçen sene Râfi', Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in onu yasak ettiğini söyledi.»
Bize Ebu'r-Rabî' ile Ebû Kâmil rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd rivayet etti. H. Bana Alî b. Hucr da rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail rivayet etti. Her iki râvi Eyyûb'dan bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir., ibni Uleyye hadîsinde: «Artık bundan sonra îbni Ömer bu işi terk etti; tarlalarını kiraya vermiyordu!» cümlesini ziyâde etmiştir.
Bize Ebu'r-Rabi' rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd rivayet etti. H. Bize îbni Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Hârûn rivayet etti. Bu raviler hep birden Yahya b. Saîd'den bu isnâdla bu hadîsin benzerini rivayet etmişlerdir.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyin haber verdi. H. Bize Kuteybe b. Saîd ile Muhammed b. Rumh da hep birden Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize Ebu'r-Rabî' ile Yahya b. Habîb el-Hârisî dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd yâni İbni Zeyd rivayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvehhâb, Yahya b. Saîd ve Hafs b. Giyâs rivayet ettiler. Bu râvilerin hepsi Yahya b. Saîd'den bu isnâdla Züheyr hadîsi mânâsında rivayette bulunmuşlardır. İçlerinden îbni Rumh kendi rivayetinde: «Herhangi bir kimsenin iflâsı teşhir edilirse...» dedi.
Bize Ebu'r-Rabî' el-Atekî rivayet etti. (Dediki): Bize Abbâd b. Avvâm rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Ebî İshâk haber verdi. (Dediki): Bize Abdurrahman b. Ebî Bekra, babasından rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gümüşe mukabil gümüş, altına mukabil altın satmayı yasak etti; meğer ki, misli misline ola. Bize altın mukabilinde nasıl istersek gümüş; ve gümüş mukabilinde nasıl istersek altın almayı emir buyurdular. Bir adam râviye satrş peşin mi olacak? diye sormuş; o da: Ben böylece işittim, cevâbını vermiş.
Bana Ebu'r-Rabî' El-Atekî de rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb, Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayette bulundu. Câbir şöyle demiş: — Vaktaki Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanıma geldi, devem de hastalanmıştı. Onu dürttü. Deve sıçrayıverdi. Bundan sonra artık Resûl-i Ekrem'in sözünü işiteyim diye dizginini kasıyor, fakat onu durduramıyordum. Nihayet Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana yetişti; ve; «Onu bana sat!» dedi. Ben de deveyi ona beş okıyyeye sattım. Ama: «Medine'ye kadar sırtı benim olmak şartiyle!» dedim. «Medine'ye kadar sırtı senin olsun!» buyurdular. Medine'ye geldiğimde deveyi ona getirdim. Bana bir okıyye ziyade verdi. Sonra deveyi bana hibe etti
Bize Ebu'r-Rabî' El-Atekî rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Zeyd, Hişâm b. Urve'den, o*da babasından naklen rivayette bulundu ki, Ervâ binti Uveys, Saîd b. Zeyd'in kendi yerinden bir parça aldığını iddia etmiş ve onu Mervân b. Hakem'e da'vaya vermiş. Bunun üzerine Saîd; Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittiğim şeyden sonra hiç onun yerinden bir şey alırmıyım? demiş. Mervân: Resûlullan (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den ne işittin? deyince: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Her kim zulüm yolu ile bir karış yer alırsa, yedi kat yer (in dibin) e kadar boynuna dolanır.» buyururken işittim; cevabını vermiş. Bunun üzerine Mervân kendisine: Bundan sonra senden bir hangi beyyine istemiyorum; demiş. Saîd de: Allahım, eğer bu kadın yalancı ise gözünü kör et; ve kendisini kendi yerinde öldür! diye bedduâ etmiş. Râvi diyor ki: Bu kadın kör olmadan ölmedi. Sonra bir defa kendi yerinde dolaşırken birden bir çukura düşerek öldü.
Bana bu hadîsi Ebu't-Tâhir ile Harmele de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize ibni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus haber verdi. H. Bana Abdülmelik b. Şuayb b. Leys dahî rivayet etti. (Dediki): Bana babam, dedemden naklen rivayet etti. (Demişki): Bana Ukayl rivayet etti. H. Bize ibni Ebî Ömer ile Abd b, Humeyd de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdürrezzak rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer haber verdi. Bu râvilerin hepsi Zührî'den bu isnâdla Amr b. E!-Haris'in hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır.
Bana Ebu'r-Rabi El-Atekî de rivayet etti. (Deciiki): Bize Hammâd rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb; Amr b. Saîd'den, o da Humeyd b. Abdirrahmân EI-Himyeri'den, o da Sa'd oğullarının üçünden naklen rivayette bulundu. (Bunlar) Sakafî hadîsi gibi : «Sa'd Mekke'de hastalandı da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) unu dolaşmağa geldi...» demişler.
Bize Ebu'r-Rabî' El-Ateki rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd yâni İbni Zeyd rivayet etti. H. Bize İshâk b. İbrahim ile İbni Ebî Ömer, Abdülvehhâb Es-Sekafi'-den rivayet ettiler. Her iki râvi Eyyûb'dan bu isnâdla bu hadîsin benzerini rivayet etmişlerdir. Hammad'ın hadîsinde: «Dediki: Adbâ' Benî Ukayl'den bir adamın idi. Hacıları geçenlerdendi.» ibaresi vardır. Yine onun hadîsinde: «Kadın ta'lîm terbiye görmüş bir devenin üzerinde geliverdi.» denilmiştir. Sekafî'nin hadîsinde: «Bu hayvan ta'lîmli bir deve idi.» cümlesi vardır.
Bana Ebu'r-Rabî' El-Attekî rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd yâni İlmi Zeyd, Eyyûb'dan, o da Efoû Kılabe ile Kaasim b. Âsım'dan, onlar da Zehdem El-Cermî'den naklen rivayet etti. Eyyûb: Ben Kaasim'in hadîsini Ebû Kılâbe'nin hadîsinden daha iyi bellemişimdir, demiş ve şunları söylemiş: Ebû Musa'nın yanında idik. Sofrasını getirtti. Üzerinde tavuk eti vardı. Derken Benî Teymillâh (kabilesin) den kırmızı renkli âzadlılara benzeyen bir adam girdi. Ebû Mûsâ ona buyur etti. Adam durakladı. Ebû Mûsâ yine buyur etti. Ve: Ben Resûlullah (Saliallahu Aleyhi ve Seilem)'i bundan yerken gördüm, dedi. Adam: — Ben bu hayvanın bir şey yediğini gördüm de iğrendim; bir daha ondan yememeye yemîn ettim, dedi. Bunun üzerine Ebû Mûsâ şunları söyledi: — Gel sana bundan bahsedeyim! Ben Eş'arîlerden bir cemaat içinde yük devesi istemek üzere Resûlullah (Saliallahu Aleyhi ve Seilem)'e gittim: «Vallahi size yük devesi veremem; zâten bende size verecek binek hayvanı yok!» buyurdu. Biz de Allah'ın dilediği kadar durduk. Nihayet Resûlullah (Saliallahu Aleyhi ve Seilem)'e ganimet develeri getirdiler. Müteakiben bizi çağırdı ve bize beş tane beyaz hörgüçlü deve verilmesini emir buyurdu. Yola revân olduğumuz vakit birbirimize: Resûlullah (Saliallahu Aleyhi ve Seilem)'i yemininde gaflete düşürdük. Başımıza iyi hayır gelmez! dedik; ve hemen kendisine dönerek: — Yâ Resûlâllah! Biz yük devesi istemek üzere sana geldik. Sen bize yük devesi veremeyeceğine yemîn ettin; sonra da verdin! Unuttun mu yâ Resûlâllah? dedik: «Vallahi ben, Allah diler de bir şeye yemîn eder ve başkasını o yeminden daha hayırlı görürsem o hayırlı işi yapar; yeminimi de (keffâretle) heiâl kılarım. Çekilin gidin! Size Ancak Allah (Azze ve Celle) binek devesi verdi.» buyurdular.
Bana Ebu'r-Rabî' El-Atekî ile Ebû Kâmil El-Cahderî Fudayl b. Hüseyn rivayet ettiler. Lâfız Ebu'r-Rabî'indir. (Dedilerki): Bize Hammâd —yâni İbni Zeyd'dir— rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb, Muhammed'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayette bulundu. Şöyle demiş: Hz. Süleyman'ın altmış karısı varmış. Demişki: Ben bu kadınların hepsini bu gece mutlaka dolaşacağım ve her biri gebe kalacak, neticede onlardan her biri Allah yolunda harbedecek bir süvari çocuk doğuracak!.. Fakat bunlardan yalnız bir tanesi doğurmuş; o da yarım insan doğurmuş. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): istisna yapmış olsaydı, o kadınlardan her biri Allah yolunda harbedecek bir süvari çocuk doğururdu.)) buyurdular.
Bize Abd b. Humeyd de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrazzâk b. Hemmâm haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer, İbni Tâvûs'dan, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. Şöyle demiş: Süleyman b. Dâvûd! Bu gece mutlaka yetmiş kadını dolaşacağım! Bunlardan her biri Allah yolunda harb edecek birer oğlan doğuracak! demiş. Kendisine: İnşâallah de! ihtarında bulunmuşlar, fakat dememiş; ve kadınları dolaşmış ama hiç biri doğurmamış. Yalnız bir kadın yarım insan doğurmuş. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «İnşâallah deseydi yemininden dönmüş olmaz ve hacetine nâîl olurdu!» buyurdular.
{…} Bize Kuteybe b. Saîd ile Muhammed b. Rumh, Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize Muhammed b. El-Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdulvehhâb rivayet etti. (Dediki): Ben Yahya b. Saîd'den dinledim. H. Bana Ebu'r-Rabî' ile Ebû Kâmil dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd —ki İbni Zeyd'dir— rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail —yâni İbni Uleyye— rivayet etti. Bunların ikisi de Eyyûb'dan rivayet etmişlerdir. H. Bize İshâk b. Mansûr dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrazzâk, ibni Cüreyc'den naklen haber verdi. (Demişki): Bana İsmail b. Ümeyye haber verdi. H. Bize Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Füdeyk, İbni Ebî Zi'b'den rivayet etti. H. Bize Harun b. Saîd El-Eyli dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Usâme —yâni İbni Zeyd— haber verdi. Bu râvilerin hepsi Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebî (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsi rivayet etmişlerdir. Bunların hadîsinde «Şayet malı yoksa, köleden âzâd olan mikdâr âzâd olmuştur.» cümlesi yoktur. Yalnız Eyyûb'la Yahya b. Saîd'in hadîsi müstesna! Onlar bu cümleyi hadiste zikretmişler; fakat: «Bu, hadîsten bir şey midir, yoksa onu Nâfi' kendinden mi söylemiştir, bilmiyoruz!» demişlerdir. Bu râvilerin Leys b. Sa'd'dan başka hiç birinin rivayetinde: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den dinledim.» cümlesi yoktur
Bize Ebu'r-Rabî' Süleyman b. Dâvûd El-Atekî rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd (yâni İbni Zeyd) Amr b. Dinar'dan, o da Câbir b, Abdillâh'dan naklen rivayet ettiki, Ensârdan bir zât bir kölesini müdebber olarak azâd etmiş. Ondan başka malı yokmuş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunıu duymuş ve: «Bu köleyi benden kim satın alacak?» demiş. Bunun üzerine onu Nuaym b. Abdillâh sekiz yüz dirheme satın alarak parayı kendisine vermiş, Amr demiş ki: «Câbir'den dinledim: Kıbtî bir köle idi; geçen sene vefat etti, diyordu.»
Bize bu hadîsi Kuteybetü'bnü Saîd ile Muhammed b. Rumh dahî hep birden Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Aliy b. Müshir rivayet etti. H. Bize İbnü Numeyr dahi rivayet etti. (Dediki): Bana babam rivayet etti. Her iki râvi Ubeydullah'dan rivayet etmişlerdir. H. Bana Ebû'r-Rabî' ile Ebû Kâmil de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize İsmâîl (yâni îbni Uleyye) rivayet etti. Bu râviler toptan Eyyûb'dan rivayet etmişlerdir. H. Bize İbni Ebî Ömer dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, İsmail b, Ümeyye'den naklen rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrazzâk, Ma'mer'den, o da Eyyûb'dan, İbni Cüreyc dahî Musa'dan naklen rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Mâlik'in hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır. Şu kadar varki her birinin hadîsinde «Fe yünte-sele» denilmiştir. Yalnız Leys b. Sa'd müstesna! Çünkü onun hadîsinde Mâlik'in rivayetinde olduğu gibi «fe* yüntekalü taâmuh» ibaresi vardır.