Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Zeyd ibn Hâlid el-Cühenî'den rivayet edilmiştir. Bir adam Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e buluntu mal hakkında soru sordu. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Bağını (veya kabını), kılıfını iyice belle, sonra bir yıl boyunca mal bulduğunu etrafa duyur. Sonra onu kullan. Sahibi gelirse malı ona ver". Adam: "Yitik deve de böyle midir?" diye sordu. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanakları (yahut yüzü) kızaracak derecede öfkelendi ve şöyle buyurdu: "Deveden sana ne? Onun su tulumu da (suluğu da), tabanı da vardır. Suya gider, ağaç (yapraklarından) yer. Sahibi buluncaya kadar onu kendi haline bırak". Adam: "Ya yitik davar?" diye sordu. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): Ya senin, ya kardeşinin, ya da kurdundur" buyurdu. Tekrar: 2372, 2427, 2428, 2429, 2436, 2438, 5292, 6112
Zeyd İbn Halid el-Cüheni r.a. şöyle anlatır: Bir adam Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek "lukata" (buluntu mal) hakkında soru sordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, "Buluntu malın kılıfını ve kapağını iyi öğren. Sonra da bir mal bulduğunu bir yıl boyunca insanlara ilan et. Sahibi gelirse ver, aksi halde sana kalmış." Adam, "buluntu davarlar" hakkında ne buyurursunuz" diye sordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "O, ya senindir, ya kardeşinindir, ya da kurtlarındır" buyurdu. Adam, "buluntu develer" hakkında ne buyurursunuz" diye sordu. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Ona karışma. Onun hörgücünde suyu, ayağın da ayakkabısı var. Sahibi onu buluncaya kadar suyunu içer, ağaçlardan yer" buyurmuştur. BİLGİ: Bu konuda geniş açıklama, Cihad Bölümü, 48. konu, 2860. hadiste yapılacaktır.
Zeyd İbn Halid el-Cüheni r.a.'den rivayet edilmiştir: Bir bedevi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek bulduğu bir malın hükmünü sordu. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bir yıl ilan et. Sonra kabını ve bağını tanı (koru). Biri gelip onu sana (olduğu gibi) haber verirse ona ver. Yoksa kendin harca" buyurdu. "Ey Allah'ın Resulü! Sahipsiz koyun hakkında ne dersin?" diye sordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Ya senindir, ya kardeşinindir, ya da kurdundur" buyurdu. Adam "Peki ya sahipsiz deve?" dedi. Bunun üzerine Hz. Nebi'in yüzü değişti ve "Ondan sana ne? Ayağı var, suluğu var. Suya gidebilir, ağaç yiyebilir" buyurdu.
Yahya, Münba'is'in azatlı kölesi Yezid'den şöyle nakleder: Yezid, Zeyd İbn Halid'i şöyle derken işittiğini anlattı: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e yitik malın hükmü soruldu. O da: "Kabını ve bağını tanı, sonra bir yıl ilan et buyurdu." Yezid, "Sahibi bulunamazsa onu bulan kullanır ve o mal, onun yanında emanet (vedia) olur" dedi. Yahya diyor ki: "Bu söz Hz. Nebi'in hadisinde geçiyor mu, yoksa Yezid'in kendi sözümü bilemiyorum." Sonra adam, "Sahipsiz koyun hakkında ne dersin?" diye sordu. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "Onu sahiplen. Çünkü o, ya senindir; ya kardeşinindir, ya da kurdun" buyurdu. (Yezid "Sahipsiz koyun da ilan edilir" demiştir) Sonra adam "Peki sahipsiz deve hakkında ne dersin?" diye sordu. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Onu kendi haline bırak. Çünkü onun kendi ayağı ve suluğu vardır. Sahibi onu buluncaya kadar suya gidebilir, ağaca uzanıp yiyebilir" buyurdu.
Zeyd İbn Halid r.a.'den nakledilmiştir: Birisi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek yitik malın hükmünü sordu. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Kabını ve bağını tanı. Sonra onu bir yıl ilan et. Sahibi gelirse ona verirsin. Gelmezse istediğin gibi yaparsın" buyurdu. Adam "Peki ya sahipsiz koyun?" dedi. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "O ya senindir, ya kardeşinindir, ya da kurdundur" buyurdu. Adam "Peki ya sahipsiz deve?" diye sordu. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Ondan sana ne? Onun ayağı var, suluğu uar. Sahibi onu buluncaya kadar suya gider, ağaca uzanıp yer" buyurdu.
Zeyd İbn Halid el-Cühenı r.a.'den nakledilmiştir. Adamın biri Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’e gelerek yitik eşyayı bulmanın hükmünü sordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Bir yıl ilan et. Sonra kabını ve bağını iyice belle. Sonra sen kullan. Sahibi çıkıp gelirse eşyasını ona verirsin" buyurdu. Adam: "Ey Allah'ın Resulü! Sahipsiz koyun hakkında ne dersin?" dedi. Hz. Nebi "Onu tut. Çünkü o ya senindir, ya kardeşinin ya da kurdun" buyurdu. Adam: "Ey Allah'ın Resulü! Peki ya sahipsiz deve hakkında ne dersin?" diye sordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem öyle öfkelendi ki yanakları kıpkırmızı oldu. Sonra "Senin onunla ne işin olur? Onun ayağı da var, suluğu da. Sahibi buluncaya kadar dayanabilir" buyurdu.
Zeyd İbn Halid r.a.'den rivayet edilmiştir: Bir bedevi, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bulunan yitik malın hükmünü sordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Bir yıl ilan et. Birisi gelip malının kabını, bağını ve özelliklerin' söylerse ona ver, yoksa kendin harca" buyurdu. Bedevı Hz. Nebi'e sahipsiz devenin hükmünü sordu. Bunun üzerine Hz. Nebi'in yüzü değişti ve "Sahipsiz deve ile senin ne işin var? Onun suluğu da var, ayağı da var. Suya gider, ağaca uzanıp yer. Onu serbest bırak. Sahibi gelip onu bulur" buyurdu. Sonra bedevi, sahipsiz koyunun hükmünü sordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "O ya senindir; ya kardeşinin, ya da kurdun" buyurdu.
el-Munbais'in azadlısı Yezid'den: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e kaybolan koyun hakkında soruldu. Allah Rasulü: Onu al. Çünkü o ya senindir, ya kardeşinindir ya da kurdundur, diye buyurdu. Kaybolan deve hakkında da ona sorulunca, kızdı ve iki yanağı kızararak dedi ki: Ondan sana ne? Onun pabucu da, su içeceği tulumu da beraberindedir. O sahibi onu buluncaya kadar su içer ve ağaçtan yer. Lukata (buluntu mal) hakkında sorulunca, şöyle buyurdu: Ağzının bağını, kabını iyice belle ve bir sene süre ile onu tanıt. Onu bilen birisi gelirse (ona ver) aksi takdirde sen onu kendi malına kat." Süfyan dedi ki: Daha sonra Rabia İbn Ebu Abdurrahman ile karşılaştım. -Süfyan dedi ki: Ben ondan bunun dışında bir rivayet ezberlemedim.- Ona dedim ki: el-Munbais'in azadlısı Yezid'in yitik hayvan hakkındaki hadisiyle ilgili ne dersin? Onu Zeyd İbn Halididen diye mi rivayet etmiştir? O: Evet, diye cevap verdi. Yahya dedi ki: Rabia da el"Munbaislin azadlısı Yezidlden, o Zeyd İbn Ha• lidlden diye rivayet etmektedir. Süfyan dedi ki: Rabia ile karşılaştım ve ona da (bunun gibi) dedim.
Zeyd İbn Halid el-Cuheni'den rivayete göre; "Bir adam Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellemı'e bulunan eşyanın hükmüne dair bir soru sordu. Allah Rasulü: Onu bir sene boyunca tanıt. Sonra onun kabını ve ağız bağını iyice belle, sonra da onu harca. Eğer sahibi gelirse onu sahibine ödersin. Adam: Ey Allah'ın Rasulü, peki ya kayıp koyuna ne yapayım, diye sordu. Allah Rasulü: Sen onu ai. Çünkü o ya senindir ya kardeşinindir yahut kurdundur. Adam: Ey Allah'ın Rasulü, ya kaybolmuş deveyi ne yapayım, diye sordu. (Zeyd) dedi ki: Bu sefer Resulullah yanakları kızarıncaya -yahut yüzü kızarıncaya- kadar öfkelendi, sonra da: Ondan sana ne? Onun ayakkabısı ve içeceği suyu onunla beraberdir. Sahibi onu buluncaya kadar (ona ilişme), buyurdu.
Bize Yahya b. Yahya Et-Temîmî rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e Rabia b. Ebî Abdirrahmân'dan dinlediğim, onun da Münbais'in âzâdlısı Yezid'den, onun da Zcyd b. Hâlid El-Cühenî'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. Zeyd şöyle demiş: Bir adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek ona lukata'nın hükmünü sordu. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Onun mahafazasını ve bağını belle! Sonra onu bir sene i'lân et! Sahibi gelirse ne âlâ! Aksi takdirde onu nasıl istersen öyle yap!» buyurdu. Adam: — Kaybolmuş koyun (un hükmü nedir?) dedi. «Senin yahut dîn kardeşinin yahut da kurdundur.» buyurdular. Adam: — Ya kaybolmuş deve ne olacak? dedi. «Ondan sana ne? Su tulumu ve çarığı beraberinde! Sahibi rastlayıncaya kadar suya gider ve ağaçları otlar!» buyurdular. Yahya: «Zannederim ifâsahâ okudum.» dedi.
Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe ve İbni Hucr da rivayet ettiler. İbni Hucr «Bize haber verdi» ta'bîrini kullandı. Ötekiler: Bize İsmâîl —ki İbni Ca'fer'dir— tahdîs etti, dediler. O da Rabîa b. Ebî Abdirrahmân'dan, o da Münbais'in âzâdlısı Yezîd'den, o da Zeyd b. Hâlid El-Cühenî'den naklen rivayet etmişki, bir adam Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e lukatanın hükmünü sormuş. O da : «Onu bir sene i'lân et! Sonra (bir de) onun bağını ve kabını bellel Sonra onu harca! Şayet sahibi gelirse onu kendisine veriver!» buyurmuş. Adanı: — Yâ Rcsûlâllah! Kaybolmuş koyunun hükmü nedir? demiş. «Onu al! Zîra o ya senin ya dîn kardeşinin yahut da kurdundur.» buyurmuş. Adam: — Yâ Resulâllah! Ya kaybolmuş develer ne olacak? diye sormuş. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kızmış. Hattâ yanakları kızarmış. (Yahut yüzü kızarmış.) Sonra: «Onlardan sana ne? Sahibi rastlayıncaya kadar onun çarığı ve su tulumu beraberindedir.» buyurmuşlar.
Bana Ahmed b. Osman b. Hakîm El-Evdî dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Mahled rivayet etti. (Dediki): Bana Süleyman —ki İbni Bilâl'dir— Rabîa b. Ebî Abdirrahman'dan, o da Münbais'in âzâdlısı Yezîd'den naklen rivayet etti. Yezîd şöyle demiş: Ben Zeyd b. Hâlid El-Cühenî'yi şunları söylerken işittim: «Bir adam Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldi...» arkacığından râvi hadîsi İsmail b. Ca'fer hadîsi gibi rivayet etmiştir. Yalnız o : «Yüzü ve alnı kıpkırmızı kesildi ve kızdı.» demiş. «Sonra onu bir sene i'lân et!» cümlesinden sonra: «Şayet sahibi gelmezse Iukata senin yannda emânet olur.» ibaresini ziyâde etmiştir.
Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman (yâni İbni Bilâl), Yahya b. Saîd'den, o da Münbais'in âzâdlısı Yezîd'den naklen rivayet ettiki, Yezîd, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sahâbîsi Zeyd b. Hâlid El-Cühenî'yi şunu söylerken işitmiş : — Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e altın veya gümüş lukatanın hükmü soruldu da: «Onun bağını ve mahfazasını belle! Sonra onu bir sene i'lân et! Şayet (sahibini) öğrenemezsen onu harca (ya bilirsin). Lukata senin elinde bir emânet olsun! Şayet günlerden bîr gün arayıcısı gelirse onu kendisine veri ver!» buyurdu. Soran zât ona kaybolan develeri de sordu. Bunun üzerine: «Onlardan sana ne? Bırak onları! Zîrâ onların çarıkları ve su tulumları yanlarındadır. Sahipleri onları buluncaya kadar suya gelirler, ağaçları otlarlar!» buyurdu. O zât koyunu da sordu. Efendimiz : «Onu al! Çünkü o ancak ya senin, ya dîn kardeşinin yahut da kurdundur.» buyurdular.
Bana İshâk b. Mansûr da rivayet etti. (Dediki): Bize Habbân b. Hilâl haber verdi. (Dediki): Bize Hammâd b. Seleme rivâyet etti. (Dediki): Bana Yahya b. Saîd ile Rabîatü'r-Re'y b. Ebî Abdirrahmân, Münbais'in âzâdlısı Yezîd'den, o da Zeyd b. Hâlid El-Cühenî'den naklen rivayet ettiki, Bir adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e kaybolan develerin hükmünü sormuş...» Rabîa şunu ziyade etmiş: «Bunun üzerine kızdı; hatta yanakları kızardı.» ve hadîsi yukarıdakilerin hadîsi gibi rivayet etmiş. Şunu da ziyade eylemiş: «Şayet sahibi gelir de mahfazasını, sayısını ve bağını bilirse onu kendisine veriver! Aksi takdirde o senindir.»