Huzeyfe b. el-Yemân

Ebû Abdullah · Sahâbî, Nebî'nin sırdaşı

DoğumMekke
Vefath. 36 · Kûfe
KünyeEbû Abdullah
Nisbeel-Absî, el-Eşhelî halîfleri
Yaşadığı yerlerKûfe
TabakaSahâbî
Cerh-ta'dîlsahâbî

Hakkında

Tam adı Ebû Abdillâh Huzeyfe b. Huseyl b. Câbir el-Absî'dir. Babasının asıl adı Huseyl (ya da Hisl) olup Medine'ye yerleşip Abdüleşheloğulları ile antlaşma yaptığı için "Yemân" lakabıyla anılmış, oğlu da bu sebeple Huzeyfe b. el-Yemân diye tanınmıştır. Babasıyla birlikte Bedir'den önce Müslüman oldu. Bedir'e katılmak üzere yola çıktıklarında müşrikler tarafından yakalandılar ve savaşa girmeyeceklerine söz verdikleri için serbest bırakıldılar; verdikleri söze bağlı kalarak savaşa katılmadılar. Uhud'da yaşlı babası, tanınmadığı için Müslümanların elinde can verdi; Huzeyfe kendisine teklif edilen diyeti almayıp fakir Müslümanlara bağışladı.

Hendek Savaşı'nın en zor gecesinde Hz. Peygamber onu düşman ordusu hakkında bilgi toplamakla görevlendirmiş, Huzeyfe de kuşatmacıların fırtına yüzünden dağıldığı haberini getirmişti. Onun en belirgin vasfı Resûlullah'ın sırdaşı olmasıdır: münafıkların adlarını ve ileride çıkacak fitneleri ondan başka bilen yoktu, bu yüzden "sâhibü sırrı Rasûlillâh" diye anılmıştır. Fetih yıllarında askerî sorumluluklar üstlendi; Nihâvend'de (21/642) komutanın şehid düşmesi üzerine orduyu o sevk edip düşmanı teslim olmaya mecbur bıraktı. Hz. Ömer onu Medâin valiliğine tayin ettiğinde, kendisine ancak geçimini ve bineğinin yemini karşılayacak kadarını isteyen sade bir yönetim sergiledi.

Ermenistan ve Azerbaycan seferi sırasında askerler arasındaki kıraat farklılıklarını görüp Hz. Osman'ı uyarması, Kur'an nüshalarının çoğaltılıp birleştirilmesi sürecini başlatan önemli bir adım olmuştur. Hadis kitaplarında ondan nakledilen 225 rivayet yer alır; bunların on ikisi Buhârî ile Müslim'de ortaktır. Hz. Osman'ın şehid edilmesinden ve Hz. Ali'ye biat edilmesinden kırk gün kadar sonra, h. 36 / m. 656 yılında Medâin'de vefat etti.

Ailesi

Babası
al-Yaman bin Jabir
Annesi
al-Rabab bint Ka'b bin 'Adi
Kardeşleri
Safwan ibn al-Yaman, Fatima bint al-Yaman, Sa'd, Mudlij, Layla, Khawla bint al-Yaman
Çocukları
Umm Salma, Abu 'Ubaida bin Hudhayfah Ibn al-Yaman, S'ad bin Hdhyfh bin al-Yman

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Sözün kaynağı olduğu hadisler

Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Dâvud El-Haferi haber verdi. (Dediki): Bize Süfyân, Ebu İshâk'dan bu isnadla bu hadisin benzerini rivayet etti.
Bize Osman b. Ebî Şeybe ile İshâk b. İbrahim de rivayet eltiler. Osman : Haddescna; İshak ise : Ahberanâ tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Cerir, A'meş'den, o da Şakık'den, o da Huzeyfe'den naklen haber verdi. Huzeyfe şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) aramızda öyle bir kalkış kalktı ki, o kalkışında kıyamete kadar olacak şeylerden söylemedik bir şey bırakmadı. Bunları belleyen belledi, unutan unuttu. Bunları benim şu arkadaşlarım bilir. Caiz ki ben bunlardan bir şey unutmuş olurum da, arkadaşımı görür hatırlarım. Nasıl ki, bir adam birinden ayrıldığı vakit, onun yüzünü hatırlar, sonra gördüğünde onu tanır.
Bize Muhammed b. Beşşâr dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivâyeİ etti. H. Bana Ebû Bekir b. Nâfi* de rivayet etti. (Dediki): Bize Gunder rivâyet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Adiy b. Sâbit'den, o da Abdullah b. Yezîd'den, o da Huzeyfe'den naklen rivayet etti ki, şöyle demiş: Bana Resûluîlah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kıyamet kopuncaya kadar olacak her şeyi haber verdi. Bunlardan hiç bir şey yoktur ki, ona sormuş olmayayım Yalnız ona Medînelileri Medine'den ne çıkaracak? diye sormadım.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Nâfi' ← Gunder ← Şu'be b. el-Haccâc ← Adî b. Sâbit ← Abdullah b. Yezîd ← Huzeyfe b. el-Yemân
Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bana Vehb b. Cerir rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be bu isnadla bu hadîsin mislini haber verdi
Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr ile Muhammed b. Ala ve İshak h. İbrahim rivayet ettiler. (İshak: Ahberanâ, ötekiler: Haddesenâ tâbirlerini kullandılar. Dedilerki): Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da Şakık'dan, o da Huzeyfe'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Deccal, sol gözü kör, saçı çok bir adamdır. Beraberinde cennet ve cehennem vardır. Onun cehennemi cennet, cenneti de cehennemdir.»buyurdular.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Harun, Ebû Mâliki Eşcaî'den, o da Rıb'î b. Hıraş'dan, o da Huzeyfe'den naklen rivayet etti. (Demişki): ResûluIlah (Sallallahu Aleyhi ve Şellem) şöyle buyurdular: «Ben Deccal'ın beraberinde ne olduğunu pek âlâ bilirim. Onun beraberinde akan iki nehir vardır. Biri görünürde beyaz su, diğeri görünürde yanan ateştir. Eğer bir kimse buna yetişirse, ateş gördüğü nehre gelsin, gözünü yumsun. Sonra başını eğerek ondan içsin. Çünkü o soğuk sudur. Hakikaten Deccal'ın gözü siliktir, üzerinde kalın bir deri vardır. İki gözünün arasında kâfir yazılıdır. Onu yazan ve yazmayan her mü'min okur.»
Bize Ubeydullah b. Muâz rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Abdû'l-Melik b. Umeyr'den, o da Rıb'î b. Hıraş'dan, o da Huzeyfe'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Seilem)'den naklen rivayet etti ki, Deccal hakkında şöyle buyurmuşlar: «Gerçekten onunla beraber su ve ateş vardır. Ama onun ateşi soğuk şu, suyu da ateştir. Binâenaleyh helak olmayın!» (2935). Ebû Mes'ud: «Bunu Resulullah (Sallallahu Aleyh! ve Sellem)'den ben de işittim, dedi.»