Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Nafi' ve Abdullah (ibn-i Ömer r.a.) kanalıyla şöyle nakledilmiştir: "Ömer (b. el-Hattab r.a.) Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e cünüp olanlar uyuyabilir mi?' diye sordu. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem), 'Eğer abdest alırlarsa, tabi ki' diye cevap verdi."
İbn Ömer (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Usame bin Zeyd, Osman b. Talha ve Bilal ile birlikte Ka'be'nin İçine girdi. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem orada uzunca kaldı. Sonra çıktı. Ondan sonra Kabe'ye ilk defa ben girdim. Bilâl'e: 'Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem nerede namaz kıldı?' diye sordum. O da, 'Öndeki iki direğin arasında namaz kıldı' diye cevap verdi."
Abdullah İbn Ömer (Radiyallahu Anh)'den nakledilen bir rivayet şöyledir: "Ömer bir Cum'a günü ayakta hutbe îrad ederken ilk olarak hicret edenlerden bir sahabî mescid'e girmişti. Bunun üzerine Ömer ona seslenerek: Hiç vakitten haberin var mı senin?!' demişti. O sahabî: 'Bazı işlerim vardı, daha evime varmadan ezan'ın okunduğunu işittim ve hatta bu telaş içinde sadece abdest alarak mescid'e gelmek durumunda kaldım' deyince Ömer (r.a.) ona şöyle mukabelede bulundu; (Namaz'a geç kaldığın yetmiyormuş gibi) bir de sadece abdest almakla yetindin öyle mi! Halbuki Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Cum'a günü boy abdesti almayı emrettiğini biliyorsun."
İbn Ömer (r.a.)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hendek savaşı bitince bize şu talimatı verdi: "Hiç kimse Beni Kurayza'ya varmadan ikindi namazını kılmasın!" Ordu yolda iken ikindi namazının vakti girdi. Bunun üzerine bazıları: "Biz Beni Kurayza'ya varmadan namaz'ı kılmayacağız" diyerek namazı kılmadı, kimisi de: "Olur mu öyle şey, biz namazı kılacağız. Bizden namazı kılmamamız istenmedi ki..." dediler. Bu durum Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlatılınca hiç birisine kızıp serzenişte bulunmadı. Tekrar: 4119.
İbn Ömer (Radiyallahu Anh)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yolculuk sırasında bineğinin üzerinde namaz kılardı. Bineği ne tarafa yönelirse yönelsin namazına devam eder ve gece namazını ima ile eda ederdi. Fakat farz namazlarını binek üzerinde kılmazdı. Vitir namazını da yolculuk sırasında binek üzerinde kılardı."
Nafi'den şöyle rivayet edilmiştir: "İbn Ömer r.a. akşam ve yatsı namazlarını Müzdelife'de, cem ederek kılardı. O, Resûlullah'ın girmiş olduğu iki dağ arasına gider, tuvalet ihtiyacını giderip abdest alır, fakat Müzdelife'ye gelinceye kadar namaz kılmazdı."
Nafi'in rivayet ettiğine göre İbn Ömer r.a. şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte ashabından bir grup saçını kazıttı. Bir grup da saçını kısalttı.
Nafi' şöyle demiştir: Haccac'ın ordusu Abdullah İbn Zübeyr'le savaşmak üzere geldiğinde Abdullah İbn Ömer'in iki oğlu Ubeydullah ve Salim,babaları ile konuşarak şöyle dediler: "Bu yıl hac yapmamanın sana bir zararı olmaz. Biz Kabe'ye gitmene engel olunmasından korkarız". İbn Ömer şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte (umre yapmak üzere Mekke'ye doğru) yola çıktık. Kureyş kafirleri Kabe'ye gitmemize engel oldular. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem hedy kurbanını kesti, saçlarını kazıttı. Şahit olun ki ben de inşallah umre yapmaya niyet ediyorum. Gideceğim; şayet Kabe'ye gitmeme engel olunmazsa tavaf yapacağım. Şayet engel olunursa, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte olduğumda onun yaptığı gibi yaparım. İbn Ömer, Zu'l-Huleyfe'de umre için telbiye getirdi. Sonra bir miktar ilerledikten sonra şöyle dedi: "Hac ile umrenin durumu aynıdır. Sizleri şahit tutarım ki ben umre ile birlikte hac İçin de telbiye getirdim". Bayram günü olup da kurban kesmedikçe bu ikisinin ihramından çıkmadı. İbn Ömer şöyle söylerdi: "Kişi Mekke'ye girdiğinde bir tavaf yapmadıkça ihramdan çıkamaz".
Abdullah İbn Ömer r.a.'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem hiçbir şey yemeden ve içmeden aralıksız oruç tuttu. Bunun üzerine ashab-ı kiram da aynı şekilde peşpeşe oruç tuttu. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem ise onlara şöyle dedi: "Ben sizin durumunuzda değilim. Zira bana yediriliyor ve içiriliyor."
Abdullah r.a. şöyle demiştir: Biz, şehre mal getirenleri şehir dışında karşılayıp getirdikleri yiyecek maddelerini onlardan satın alırdık. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, yiyeceklerin satıldığı pazara getirilmedikçe bu malları satmamızı yasakladı. Ebu Abdullah (Buhari) şöyle demiştir: Bu, pazarın en üst tarafıdır. Bu husus Ubeydullah'ın rivayet ettiği hadiste belirtilmektedir.
Abdullah İbn Ömer r.a. şöyle anlatır: İnsanlar, devenin karnındakxi deveden doğacak yavrunun alım-satımını yapıyordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunu yasakladı.
Abdullah İbn Ömer r.a. şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Hayber arazisini, ekip dikmeleri için, çıkacak mahsulün yarısı karşılığında onlara (kiraya) vermiştir Nafi' kira miktarını söylemişti, fakat ben aklımda tutamadım Tekrar. 2328. 2329, 2331, 2338, 2499, 2720, 3152, 4248.
Rafi' İbn Hadic r.a. şöyle anlatır: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem çiftçinin verdiği kirayı yasaklamıştır. Ubeydullah, Nafi' yoluyla, İbn Ömer r.a.'in "Ta ki Ömer r.a. onları oradan sürünceye kadar" dediğini nakletmiştir. Tekrar. 2270. 2332. 2344, 2722
Abdullah İbn Ömer r.a. şöyle anlatır: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Beni Nadir yahudilerinin Büveyre adlı hurmalığını yaktırıp kestirmişti. Bununla ilgili olarak Hassan şu beyti söylemiştir: "Lüey oğulları, Büveyre hurmalıklarındaki yayılan yangına hiç aldırış etmediler. " Tekrar: 3021, 4031, 4032, 4884
Abdullah r.a.'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem, işletip ekmeleri ve çıkan ürünün yarısı kendilerinin olması şartıyla Hayber'i Yahudilerin elinde bıraktı.
İbn Ömer r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Bir köledeki payını azad eden kişinin kölenin tamamını satın alacak malı varsa köleye adil bir kişi tarafından değer biçilerek diğer ortaklara paylarını vermesi ve azat ettiği köleyi tamamen serbest bırakması gerekir."
Nafi’ Abdullah r.a.'den rivayet etmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Her kim yemin edecekse Allah adına yemin etsin ya da sussun" buyurmuştur. Tekrar: 3836, 6108, 6646, 6648
Abdullah b. Ömer r.a.'den nakledilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hayber'deki tarlaları, çalışarak ekip dikmeleri ve çıkan ürünün yarısını almalarını şart koşarak Yahudilerin elinde bıraktı
Cüveyriye'nin Nafi'den naklettiğine göre Abdullah İbn Ömer r.a. şöyle demiştir: "Hudeybiye barışından sonraki yıl tekrar oraya geldik. Fakat Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bey'at ettiğimiz ve ayette zikredilen ağacın hangi ağaç olduğu konusunda aramızdan iki kişi bile ortak görüş beyan edemedi. Bu bizim için bir rahmetti." Cüveyriye diyor ki: "Ashab ölümüne mi bey'at etmişti diye Nafi'e sorduğumuzda bize şöyle cevap verdi: "Hayır ölümüne değil, sabretmek üzere bey'at ettiler."
Abdullah İbn Ömer r.a.'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yolculuk dönüşünde üç defa tekbir getirir ve şöyle derdi: "Allah'ın izniyle geri dönüyoruz. Biz tevbe edenleriz, kulluk edenleriz, hamd edenleriz. Biz Rabbimize secde ederiz. Allah sözünde durdu, kuluna yardım edip zafer ihsan eyledi ve düşman topluluklarını tek başına hezimete uğratıp yerle bir etti. "
Abdullah İbn Ömer r.a.'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir defasında ayağa kalkıp hitap ederken Hz. Aişe'nin evinin bulunduğu tarafa işaret ederek üç defa şöyle buyurdu: "Fitne işte oralardan, şeytanın taraftarlarının doğduğu yerden ortaya çıkacak. " Tekrar: 3279, 3511, 5296, 7092, 7093.
Ebu Hureyre r.a. dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Allah Lut'a rahmetini ihsan eylesin. O esasen güçlü bir yere sığınıyordu ve eğer ben Yusufun kaldığı kadar zindanda kalmış olsaydım, sonra da o davetçi bana gelseydi, (vakit geçirmeden) onun çağrısına uyardım (hapisten çıkardım}."
Abdullah b. Ömer r.a.'dan rivayete göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Bir kadın ölünceye kadar bağladığı bir kedi sebebiyle azaba uğratıldı ve o kediden dolayı cehennem ateşine girdi. Kediyi hapsettiği halde ona yiyecek de vermedi, içecek bir şey de vermedi. Yerin haşeratından yiyebilsin diye de onu salmadı."
Zühri'den rivayete göre Salih b. Abdullah kendisine haber vererek dedi ki: "Rafi' b. Hadlc'in, Abdullah b. Ömer'e haber verdiğine göre iki amcasının --ki ikisi de Bedir'de bulunmuşlardı-- kendisine haber verdiğine göre; Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem tarlaların kiralanmasını yasaklamıştı. Ben Salim'e: Sen kiraya veriyor musun, diye sordum. O: Evet, dedi. Şüphesiz Rafi' kendi aleyhine olarak işi ileriye götürmüştür, dedi."
Zühri'den rivayete göre Salih b. Abdullah kendisine haber vererek dedi ki: "Rafi' b. Hadlc'in, Abdullah b. Ömer'e haber verdiğine göre iki amcasının --ki ikisi de Bedir'de bulunmuşlardı-- kendisine haber verdiğine göre; Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem tarlaların kiralanmasını yasaklamıştı. Ben Salim'e: Sen kiraya veriyor musun, diye sordum. O: Evet, dedi. Şüphesiz Rafi' kendi aleyhine olarak işi ileriye götürmüştür, dedi."
İbn Ömer r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Nadir oğullarının hurma ağaçlarını yaktı. (İbn Ömer) dedi ki: Bunun için de Hassan b. Sabit şöyle demiştir: "Luey oğullarının efendilerine önemsiz geldi el-Buveyre'de hızlıca yayılan yangın." Ebu Süfyan b. Haris de ona şöylece cevap verdi: "Allah böyle bir işi devamlı kılsın Ve onun her tarafını alevli ateş sarsın. Pek yakında bileceksin hangimizin ondan uzak durduğunu Ve her ikimizin topraklarından hangisinin zarar göreceğini."
İbn Ömer r.a. dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ahzab günü: Hiç kimse Kurayza oğulları diyarı dışında bir yerde ikindiyi kılmasın, diye buyurdu. Bazıları yolda iken ikindi namazını kıldı. Bazıları: Onların diyarına varmadan namaz kılmayız, dedi. Diğerleri ise: Hayır namazımızı kılalım. Çünkü o bizden böyle bir şey istemedi, dediler. Durum Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlatılınca onlardan hiç birisini azarlamadı."
Nafi'den rivayete göre "Abdullah'ın oğullarından birisi kendisine: Bu sene ikamet etsen (gitmesen). Çünkü senin Beyt'e ulaşmayacağından korkarım demişti. Bunun üzerine Abdullah dedi ki: Biz Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte çıkıp gittik. Kureyş kafirleri Bey te ulaşmamıza engeloldular. Bunun üzerine Nebi sallallfıhu aleyhi ve sellem da hediyelik kurbanlıklarını kesti ve saçlarını traş etti. Ashabı da saçlarını kısalttı ve devamla dedi ki: Sizi şahit tutuyorum: Ben bir umre yapmayı (kendime) vacip kıldım (niyet ettim). Eğer Beytullaha ulaşmama engel olunmazsa tavaf ederim. Eğer benimle Beytullah'ın arasına engelolunursa Resulullah sallallfıhu aleyhi ve sellem'in yaptığı gibi yaparım. Bir süre yol aldı, sonra dedi ki: Benim görüşüme göre her ikisinin durumu aynıdır. Sizi şahit tutuyorum ki ben umrem ile birlikte kendime bir haccı da vacip kıldım (hacca da niyet ettim). Tek bir tavaf yaptı ve tek bir sa'y yaptı, sonra da her ikisinden bir arada ihramdan çıktı."
Abdullah b. Ömer r.a. dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hayber'i, orayı işleyip, ekmeleri karşılığında oradan çıkacak mahsullerin yarısını onlara vermek üzere yahudilere verdL"