Muâze bint Abdullah

Ümmü · Tâbiî, Basralı âbide ve zâhide

Vefath. 83
KünyeÜmmü
Nisbeel-Basriyye
Yaşadığı yerlerBasra
Tabaka3. tabaka
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Hakkında

Ümmü's-Sahbâ künyesiyle bilinen Muâze bint Abdullah el-Adeviyye, Basra'da yaşamış âlim, âbide ve zâhide bir tâbiî kadındır; tâbiîlerden Sıla b. Eşyem'in eşidir. Sahâbîlerin yakınında yetişti ve Hz. Âişe'nin öğrencileri arasında yer aldı. Hz. Ali, Hz. Âişe ve Hişâm b. Âmir'den hadis rivayet etti; kendisinden Ebû Kılâbe el-Cermî, Yezîd er-Rişk, Âsım el-Ahvel ve Eyyûb es-Sahtiyânî gibi râviler nakilde bulundu. Yahyâ b. Maîn onu güvenilir saymış, hadisleri sahih eserlerde delil olarak kullanılmıştır.

İbadete düşkünlüğüyle tanınır; gecelerini namazla geçirip uykuya pek yer vermediği anlatılır. Kabirdeki uzun uykuyu bildiği halde uyuyabilen göze şaştığını söylediği nakledilir. h. 62 yılında eşi ve oğlu şehit düşünce büyük bir sabır gösterdi ve dünyada kalmayı yalnızca Allah'a daha çok yaklaşmak için istediğini dile getirdi.

h. 83 / m. 702 yılında Basra'da vefat etti; bugün Hasan-ı Basrî Mezarlığı diye bilinen yere defnedildiği kaydedilir.

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Muaze'den şöyle nakledilmiştir: "Bir kadın Aişe (r.anha)'ye, 'Hayızdan çıkınca namazımızı kaza edelim mi?' diye sordu. Bunun üzerine Aişe (r.anha) şöyle cevap verdi: 'Yoksa sen, Haruriye fırkasından mısın? Biz Nebi SÜRESİ varken hayız olurduk. O, bize böyle bir şey emretmedi.' Ya da Aişe (r.anha) ( son cümle yerine) 'biz kaza etmezdik' demiştir." Diğer tahric: Tirmizi Tahare; Müslim, Hayz
Aişe r.anha'dan rivayet edildiğine göre, [o şöyle demiştir:] "On/ardan dilediğini geriye bırakır, dilediğini de yanına alırsın. Bir süre ayrıldığın hanım/arından arzu -etiğini tekrar yanına almanda senin için bir günah yoktur," ayeti nazil olduktan sonra Hz. Nebi, hanımlarının birinin sırasında diğer bir hanımına gitmek istediği zaman bizlerden izin isterdi. [Hadisin ravilerinden Muaze'den şöyle nakledilmiştir: Hz. Aişe'ye: 'Senden izin istediği zaman ne derdin?' diye sordum. O da şöyle dedi: Ona 'Ey Allah'ın Elçisi! Eğer bu mesele bana bırakılmışsa, sizi başka birine bırakmayı asla tercih etmem!' derdim."
Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Haysem'e, Âsım-ı Ahvelden, o da Muaze'den, o da Âişe'den naklen haber verdi: Aişe dedi ki: Ben ve Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) benimle onun arasında bulunan aynı kaptan guslederdik. O benden önce su alır hatta ben: Bana bırak, bana bırak, derdim. Aişe: Her ikisinin de eünüp olduğunu söylemiştir.
Bize Ebu'r Rabi'ez Zehram rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad Eyyub'dan, o da Ebu Kılabe'den, o da Muaze'den naklen rivayet etti. H. Bize Hammad da Yezid er-Rişk'den, o da Muaze'den naklen rivayet etti ki bir kadın Aişe'ye bizden herhangi birisi ay hali olduğu günlerdeki namazı kaza etmeli mi, diye sordu. Aişe: Sen Haruri misin? Bizden herhangi birimiz Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) döneminde ay hali olurdu sonra da (kılamadığı namazlarını) kaza etmesi emredilmezdi, dedi.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Hammâd b. Zeyd ← Yezîd er-Rişk ← Muâze bint Abdullah
Bize Muhammedü'bnü'I - Müsenna da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Cafer rivayet etti: (Dediki): Bize Şu'be Yezid'den naklen rivayet eyledi. Demişki. Ben Muaze'den dinledim. Muaze, Aişe'ye: Ay hali kadın namazı kaza eder mi diye sordu. Aişe: Sen Haruri misin, dedi. Biz Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in hanımları ay hali olurduk. Onun karşılığını (kılamadıkları namazlarını kaza etmelerini) emretti mi hiç, dedi. Muhammed b. Cafer dedi ki: Namazlarını kaza etmelerini kastetmektedir, dedi.
Bize Abd bin Humeyd de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzak haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer, Asım'dan, o da Muaze'den naklen haber verdi demişki: Aişe'ye sorup: Ay hali kadın neden orucu kaza ettiği halde namazın kazasını yapmıyor, dedim. O: Haruri misin, dedi. Ben: Hayır Haruri değilim ama (öğrenmek maksadıyla) soruyorum, dedim. Aişe: Biz de ay hali olurduk ama bize orucu kaza etmemiz emredilir, namazı kaza etmemiz emredilmezdi, dedi
Bana, Yahya b. Habib El-Harisi de rivayet etti. ; (Dediki): Bize, Hâlid b. El- Haris, Saîd'de rivayet etti. (Demişki): Bize, Katâde rivayet etti. Onlarada Âişe'den naklen Muâzetü'l-Adeviyye rivayet etmiş. Âişe, şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) duhâ namazını dört rek'ât kılar, Allah'ın dilediği kadar da ziyâde ederdi.»
Bize, İshâk b. İbrahim ile İbni Beşşâr, hep birden Muâz b. Hişâm'dan rivayet ettiler. Muâz: «Bana, babam, Katâde'den bu isnâdla, bu hadîsin mislini rivayet etti.» demiş.
Bize Şeyban b. Ferruh rivayet etti. (Dediki) Bize Abdulvâris, Yezîd-i Rişk'dan rivayet etti. (Demişki): Bana Muazetü'l-Adeviyye rivayet etti. Kendisi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Aişe'ye — «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) her ay üç gün oruç tutar mıydı?» diye sormuş, — «Evet» cevâbını vermiş. (Muaz'e Demişki): — Aişe'ye: Ayın hangi günlerinde oruç tutardı?» diye sordum» — «Ayın hangi günlerinde oruç tutacağına ehemmiyet vermezdi.» dedi.
Bize Süreye b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize Abbâd b. Abbâd, Âsım'dan, o da Muâzetü'l-Adeviyye'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş : «Onlardan dilediğini geri bırakır; İstediğini de yanında barındırırsın.» [Ahzab 51] âyet-i kerîmesi indikten sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) birimizin nevbeti günü gelirse ondan izin isterdi. Muâze ona: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) senden izin istediği vakit ne derdin?» diye sormuş. Âişe (Radiyallahû anha) : — Bu iş bana kaldı ise ben kimseyi kendime tercih edemem, derdim; cevâbını vermiş.
Bu hadîsi bize Hasen b. îsâ da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni'l-Mubârek haber verdi. (Dediki): Bize Âsim bu isnâdla bu hadîsin benzerini haber verdi.
Bize Ya'kub b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize İbn-i Uleyye rivayet etti. (Dediki): Bize İshâk b. Süveyd, Muâze'den, o da Aişe'den, naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dubbâ', hantem, nekîr ve müzeffet'den nehiy buyurdu.