Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. Dediki: Malik'e, Sumenden dinlediğim, onun da Ebu Sâlih'den, onun da Ebu Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadisi okudum: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «İmam Semiallahulimen hamideh dediği vakit sizde, Allahümme Rabbena lekelhamd deyin. Çünkü bir kimsenin sözü meleklerin sözüne uyarsa o kimsenin geçmiş günahları affolunur.» buyurmuşlar.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. Dediki: Malik'e, Ebu Bekir'in azatlısı Sümey'den dinlediğim, onun da Ebu Salih es-Semmân'dan, onun da Ebu Hureyre'den naklettiği şu hadîsi okudum: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «İnsanlar ezan İle ilk safda neler olduğunu bilseler de bunlara nâîl olmak için kur'a çekmekten başka çare bulamasalar mutlaka kur'a çekerlerdi. Namaza erken gitmekte neler olduğunu bilseler, bu hususta mutlaka yârış ederler. Yatsı ile sabah namazlarında neler olduğunu bilseler onlara emekliyerek dahî olsa giderlerdi.» buyurmuşlardır.
Bize Hârun b. Mâ'rııf ile Amr b. Sevvâd rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Abdullah b. Vehb, Amr b. Harîs'den, o da Umâratü'bnü Gaziyye'den, o da Ebu Bekir'in azatlısı Sümey'den naklen rivayet etti. Sümey, Ebu Salih Zekvân'ı, Ebu Hureyre'den rivayet ederken dinlemiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kulun rabbine en yakın olduğu hâl secdede bulunduğu hâldir. Binaenaleyh sız (secdede) duayı çok edin!» buyurmuşlar.
Bize Asım b. Nadir Et-Teymî rivayet etti. (Dediki): Bize El-Mutemir rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullâh rivayet etti. H. Bize Kuteybetü'bnü Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, İbni Adân'dan rivayet etti. Bunların ikisi de Sümey'den, o da Ebu Sâlih'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet ettiler. (Bu hadîs Küteybe'nindir.)ki: Muhacirlerin fakirleri Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Varlık sahipleri yüksek dereceleri ve daimî nimetleri alıp gittiler, demişler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Neymiş o?» diye sormuş. Muhacirler : — (Ne olacak) onlar da bizim kıldığımız gibi namaz kılıyor; bizim tuttuğumuz gibi oruç tutuyor, (amma) onlar sadaka veriyor; biz veremiyoruz; onlar köle azâd ediyor, biz edemiyoruz» demişler. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ben size bir şey öğreteyim mi? Onunla sizi geçenlere yetişir; sizden sonrakileri de geçersiniz. Hem hiç bir kimse sizden daha faziletli olamaz; meğer ki sizin yaptığınız gibi yapmış olsun» buyurmuş. Muhacirler: — Hay hay Yâ Resülâllah! demişler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her namazdan sonra otuzüç kere tesbîh, tekbîr ve tahmîd edersiniz.» Ebu Salih demiş ki: «Bunun üzerine fakir muhacirler Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e dönerek; «Mal, mülk sahibi din kardeşlerimiz bizim yaptığımızı işitmiş; bunun mislini onlar da yaptılar!» demişler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «(Ne yapalım) Bu, Allah'ın bir fadl-u keremidir; onu dilediğine verir.» buyurmuşlar. Kuteybe'den başkaları bu hadîsde Leys'den, o da ibni Aclân'dan naklen şunu da ziyâde etmişlerdir: Sümey Dediki: Ben bu hadîsi yakınlarımdan birine söyledimde: — Yanılıyorsun! Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ancak: «Otuz uç kere tesbîh çeker; otuz üç kere tahmîd eder; otuz uç kere de tekbîr eylersin!» buyurmuşdur; dedi. Bunun üzerine Ebu Salih'e dönerek bu mes'eleyî ona da söyledim. Ebu Salih elimden tutarak şunları söyledi: — Allâhû Ekber, Sübhânallah, Elhamdüllillâh; Allâhu Ekber, Sübhânallah, Elhamdulillah... (diye diye) bunların hepsinden otuz üçe varacaksın-» dedi. İbni Aclân demiş ki: «Ben bu hadisi Recâ' b. Hayve'ye rivayet ettim; o da onun mislini Ebu Sâlih'den, o da Ebu Hureyre'den, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti.»
Bize Kuteybetü'bü Saîd, Mâlik b. Enes'den, ona da Ebû Bekir'in âzâdlısı Sümeyy'den naklen okunan; Sümeyy'in de Ebû Salih Es-Semmân'dan, onun da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiği hadîsler cümlesinden olmak üzere şu hadîsi rivayet etti: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Bir kimse cuma günü cünüplükden yıkanır gibi yıkanır da sonra (cuma namazına) giderse bir deve tesadduk etmiş gibi olur; ikinci saatde giderse bir sığır tesadduk etmiş gibi; üçnücü saatde giderse boynuzlu bir koç tesadduk etmiş gibi; dördüncü saatde giderse bir tavuk tesadduk et'miş gibi; beşinci saatde giderse bir yumurta tesadduk etmiş gibi (sevaba nâii) olur. İmam minbere çıktımı artık melekler hutbeyi dinlemeye gelirler.» buyurmuşlar. Bu sayfa’nın devamı niteliğindeki sayfa yabilirsiniz Aşağıdaki izah linki bulunduğunuz sayfa’ya aittir, devam sayfaya gitmeden önce aşağıdaki izah’a gitmeniz önerilir, sonrasında Geri gelip devam linkine tıklayın!
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Ebû Bekr b. Abdirrahmân'ın âzadlısı Sümeyy'den dinlediğim, onun da Ebû Sâlih-i Semmûm'dan, onun da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Umre, ikinci bir umreye kadar yapılan günahların keffâretidir Hacc-i mebrurun ise Cennetten başka karşılığı yoktur.»
Bu hadîsi bize Saîd b. Mansûr ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe, Amru'n-Nâkıd ve Züheyr b. Harb da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Abdilmelik El-Emevî dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülâziz b. Muhtar, Süheyl'den rivayet etti. H, Bize îbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti, (Dediki): Bize Ubeydullah rivayet etti. H Bize Ebû Kureyb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' rivayet eyledi. H. Bana Muhammedü'bnü'l-Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahman rivayet eti. Bunlar toptan SÜfyân'dan ve bütün râviler Sümeyy'den, o da Ebû Salih'ten, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Mâlik hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır.
Bize Muhammed b. Abdirrahman b. Sehmel-Antâki rivayet etti. (Dediki): bize Abdullah b. Mübarek Vüheyb El Mekkîî'den, o da Ömer b. Muhammed b. El Münkedir'den, o da Sümeyy'den, o da Ebû Salih'den, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. Ebû Hureyre şöyle demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Bir kimse gaza etmeden ve onu gönlünden geçirmeden ölürse nifakın bir şu'besi üzere ölür.» buyurdular.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Malik'e Sümeyye'den dinlediğim onunda Ebû Salîh'den, onun da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadisi okudum. Resulullah (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem): «Bir defa bir adam yolda yürürken yol üzerinde bir diken dalı buldu ve onu uzaklaştırdı. Bunun üzerine Allah kendisine teşekkür etti, ve onu affetti.» buyurmuşlar. Bir de: «Şehitler beş kısımdır. Vebadan, ishalden ve boğulmaktan ölenlerle yıkıntıdan ölen ve Allah azze ve cellenin yolunda şehit olandır.» buyurmuşlar.
Bize Kuteybe b. Saîd Mâlik b. Enes'den kendisine Ehû Bekr'in azatlısı Sümeyy tarafından, Ebû Salih Es-Semman'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen okunanlar meyânında rivayet ettiki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar : «Bir defa bir adam yolda giderken şiddetle susamış ve bir kuyu bularak içerisine inmiş, su içmiş. Sonra çıkmış. Bir de baksa bir köpek dilini çıkarmış soluyor. Susuzluktan çiğili toprağı yiyor. Bu adam kendi kendine bu köpeğin susuzluğu benim susuzluğum derecesini bulmuş, demiş. Ve kuyuya inerek mestini su ile doldurmuş, sonra onu ağzıyle tutarak yukarıya çıkmış ve köpeği sulamış. Allah da ona şükretmiş ve onu affetmiş.» Ashâb: — Yâ Resûlallah! Gerçekten bu hayvanlarda bizim için bir ecir varmı? diye sormuşlar. «Her bir yaş karaciğer hakkında ecir vardır.» buyurmuşlar.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Ebû Bekr'ın azatlısı Sümeyden dinlediğim, onun da Ebû Sâlih'den, onun da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir defa bir adam yolda yürürken yol üzerinde bir diken dalı bularak onu çeldirdi. Allah da ona teşekkür etti ve onu af eyledi.» buyurdular
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dedikî): Mâlik'e Sümey'den dinlediğim, onun da Ebû Sâlih'den, onun da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir kimse günde yüz defa, [La İlahe İllallahu Vahdehu la şerike lehu lehu'l-mulk ve lehu'l-hamd ve huve ala kulli şey'in kadir] (Meali:) Bbir Allah'dan başka İlâh yoktur. Onun şeriki yoktur; mülk onundur, hamd de ona mahsustur. Hem o her şeye kadirdir, derse, o kimse için on köle dengi sevab olur. Ve kendisine yüz hasene yazılır. Yüz günahı da silinir. Bu onun için o gün akşamlayıncaya kadar şeytandan mahfaza olur. Onun yaptığından daha faziletli bir iş kimse yapamaz. Meğer ki, onun yaptığından fazla yapsın. Ve bir kimse günde yüz kere Allah'ı hamdeyle birlikte tenzih ederim derse; günahları denizin köpüğü kadar bile olsa sâktt olur.» buyurmuşlar
Bana Muhammed b. Abdi'l-Melik EI-Emevî rivayet etti. (Dedikî): Bize Abdü'l-Aziz b. Muhtar, Süheyl'den, o da Sümey'den, o da Ebû Sâlih'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (ŞÖyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir kimse sabahladığı ve akşamladığı zaman yüz defa [Sübhanallahi ve bi-hamdihi] = Allah'ı hamdiyle birlikte tenzih ederim, derse; kıyamet gününde hiç bir kimse onun getirdiğinden daha faziletli bîr şey getiremez. Meğer ki; biri onun dediği kadar yahut fazlasını getirmiş ola.» buyurdular
Bana Amru'n-Nâkıd ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyan b. Uyeyne rivayet etti. (Dedikî): Bana Sümey, Ebû Sâlih'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki: (Ebu Hureyre r.a. şöyle dedi:) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kötü hükümden şekavet erişmesinden, düşmanların gülmesinden ve kötü hal’den Allah'a sığınırmış Amr kendi hadîsinde şöyle dedi: «Süfyan: Ben bunlardan birini ziyade etmiş olmamdan şüphe ediyorum, dedi.»