Haccâc b. Muhammed

Ebû Muhammed · 9. tabaka

Vefath. 205
KünyeEbû Muhammed
Nisbeel-Mıssîsî, el-A'ver, el-Hâfız, et-Tirmizî aslen, el-Horasânî aslen
Yaşadığı yerlerBağdat, Massîsa
Tabaka9. tabaka
Cerh-ta'dîlonda beis yok

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bana Muhammed b. Hatim b. Meymun ve İbrahim b. Dinar -lafız İbrahim'in olmak üzere- (2/33b) tahdis etti, bize Haccac -b. Muhammed'dir- İbn Cureyc'den tahdis etti. Bana Ya'la. b. Müs!im'in haber verdiğine göre o Said b. Cubeyr'i, İbn Abbas'tan şunu tahdis ederken dinledi: Müşriklerden birtakım kimseler çokça adam öldürmüş, çokça zina etmişlerdi. Sonra Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e gelerek dediler ki: Gerçekten söylediklerin ve kendisine davet ettiklerin çok güzeldir. Bir de bize yaptığımız amellerimize kefaretin bulunduğunu bir söylesen, dediler. Bunun üzerine: "Onlar ki Allah ile birlikte başka bir ilaha ibadet etmezler. Hak ile olması dışında Al/ah'ın öldürülmesini haram kıldığı nefsi de öldürmezler, zina da etmezler. Kim bunları işlerse o günah (ları) ile karşılaşır." (Furkan, 68) buyruğu ile; "Ey nefisleri aleyhine ileri giden kullarım, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin" (Zümer, 53) s.yeti nazil oldu.
Bize Velid b. Şiica' ile Harun b. Abdillah ve Haccac b. eş-Şair rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Haccac —ki İbni Mtıhammed'dir —, İbni Cüreyc'den rivayet etti. (Demiş ki): Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdi ki, kendisi Cabir b. Abdillah’ı şöyle derken işitmiş: Ben Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken dinledim: "Ümmetimden bir kesim kıyamet gününe kadar hak üzere üstünlük sağlamışlar olarak savaşmaya devam edeceklerdir. Sonra Meryem oğlu İsa inecek, onların emiri, gel bize namaz kıldır diyecek, o Allah'ın bu ümmete bir ikramı olmak üzere: Siz birbirinizin emirlerisiniz, diyecektir. "
Bize İshâk b. İbrâhîm el-Hanzalî rivayet etti (Dediki); Bize Muhammed b. Bekr rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Râfi'de rivayet etti (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. Bunların ikiside; Bize İbni Cüreyc haber verdi, dediler. H. Bana Hârun b. Abdillâh dahi rivayet etti. Lâfız onundur. Dediki: Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. Dediki, İbni Cüreyc bana İbni Ömer'in azadlısı Nâfi', Abdullah b. Ömer'den naklen haber verdi, dedi. İbni Ömer şöyle demiş: Müslümanlar Medine'ye geldikleri zaman toplanırlar da namazların vakitlerini tayin ederlerdi. Namaz için hiçbir kimse ezan okumazdı. Derken bir gün bu hususta konuştular. Bâzıları hıristiyanların çan'ı gibi bir çan ittihaz edin! diğer bâzıları, yahudilerin borusu gibi bir boru olsun, dediler. Bunun üzerine Ömer: Namaza çağıran bir adam gönderseniz ya, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ey Bilâl kalk da namaza çağır» buyurdular.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← İshâk b. İbrâhîm ← Muhammed b. Bekir ← İbn Cüreyc ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Râfi' ← Abdürrezzâk b. Hemmâm ← İbn Cüreyc ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Hârûn b. Abdullah ← Haccâc b. Muhammed ← İbn Cüreyc ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Bize Hârun b. Abdillah rivayet etti. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed, ibn-i Cüreyc'den rivayet etti. Dediki: H. Bana Muhammed b. Râfi de rivayet etti. Her İkisinin lâfızları birbirine yakındır. (Dediki): Bize Abdurrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize ibn-i Cüreyc haber verdi. Dediki: Muhammed b. Abbâs b. Câ'fer'i şöyle derken işittim: Bana Ebu Selemetübnü Süfyân ile Abdullah b. Amr b. As ve Abdullah b. Müseyyeb el-Abidî, Abdullah b. Sâib'den haber verdiler. Abdullah şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mekke'de bize sabah namazını kıldırdı da sure-i mü'minîni okumağa başladı. Musa ile Hârun'un, yahut isa'nın zikri geçen yere gelince: (Burada Râvî Muhammed b. Abbâd şekketmiştir. Yahut şek edenin o olup olmadığında ihtilâf edilmiştir.) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i öksürük tuttu; ve hemen rüku etti. Abdullah b. Sâib de bu namazda hazır bulunuyordu.» Abdürrezzâk'ın rivayetinde: «Okumayı kesti, ve rüku etti.» ibaresi vardır. Yine Abdürrazzâk rivayetinde: «Abdullah b. Amr» demiş, «İbni Âs» dememiştir. İzah’ı 463 te.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Abdullah b. Numeyr ile Ebu Usâme rivayet ettiler. H. Bize ibni Numeyr de rivayet etti. (Dediki) Bize babam rivayet etti. Bunların ikisi de Ubeydullah'dan rivayet etmişlerdir. H. Bize Kuteybe ile Muhammed b. Rumh'da Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bana Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. (Dediki) Bize İsmail (yanî îbni Uleyye) Eyyûb'dan rivayet etti. H. Bize Îbni Râfi' dahî rivayet etti. (Dediki) Bize ibni Ebi Fudeyk rivayet etti. (Dediki) Bize Dahhâk (Ya'nî Îbni Osman) haber verdi. H. Bana Hârûn b. Abdillâh da rivayet etti. (Dediki) Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. Dediki: Îbni Cüreyc: Bana Mûsâ b. Ukbe haber verdi; dedi. Bu râviîlerin hepsi Nâfi'den, o da Îbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den naklen rivayet etmişler ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mescid'in kıblesinde bir tükürük görmüş. Yalnız Dahhâk müstesna! Çünkü onun hadîsinde: «Kıblede bir tükürük gördü.» denilmiş ve Mâlik hadîs'i ma'nasında rivayet edilmişdir.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← İbn Nümeyr ← babam ← Ubeydullah ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Kuteybe b. Saîd ve Muhammed b. Rumh ← Leys b. Sa'd ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Rivayet zinciri (4. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ← İsmâil b. İbrâhîm ← Eyyûb es-Sahtiyânî ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Rivayet zinciri (5. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Râfi' ← İbn Ebû Füdeyk ← ed-Dahhâk b. Osman ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Rivayet zinciri (6. tarîk): Müslim ← Hârûn b. Abdullah ← Haccâc b. Muhammed ← İbn Cüreyc ← Mûsâ b. Ukbe ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Bana İshâk b. İbrahim ile Muhammed b. Hatim, ikisi birden Muhammed b. Bekr'den rivayet ettiler. H. Bana Hârûn b. Abdillâh dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. H. Bana Haccâc b. Şâir ile Muhammed b. Râfi' de rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Abdürrezzak rivayet etti. Hepsinin lâfızları birbirine yakındır. Bu râviler toptan: Bize ibni Cüreyc rivayet etti; demişler, ibni Cüreyc demişki: Bana Mugîratü'bnü Hakim, Ümmü Külsüm binti Ebî Bekir'den naklen haber verdi. Ümmü Külsüm de, Mugîra'ya, Aişe'den naklen haber vermiş. Aişe şöyle demiş: «Bir gece Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yatsı namazını gecenin geç vakitlerine geciktirdi. O derecede ki gecenin çoğu gitti ve mescide gelenler uyudu. Sonra (mescide) çıkarak namazı kıldırdı ve: «Bu namazın vakti işte budur. (Ama) ümmetime meşakkat vermiş olmasam I» buyurdu. Abdürrezzâk'ın rivayetinde: «Bu vakit ümmetime zor gelmese!» ifâdesi vardır.
Bana Harun b. Abdillâh ile Muhammed b. Hatim rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Haccac b. Muhammed rivayet etti. Dediki: İbni Cüreyc şunu söyledi: Bana Ömer b. Atâ' b. Ebî'l-Huvâr haber verdi ki kendisi bir defa Nâfî' b. Cübeyr b. Mut'im ile birlikde otururken ansızın yanlarından Zeyd b. Zebbân'ın damadı Cüheynelilerin âzâdlısı Ebu Abdillâh geçmiş. Nâfi', onu çağırarak demiş ki: Ben Ebu Hureyre'yi şöyle derken işittim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «İmamla beraber kılınan bir namaz, kişinin yalnız başına kıldığı yirmi beş namaz’dan daha faziletlidir.» buyurdular. İzah 650 de. Öneri: önce 650 deki izahı okuyup sonra bu sayfaya dönün ve aşağıdaki link ile mezkur sayfaya gidin! Bu Sayfa’nın devamı niteliğindeki sayfa’yı okumak için! Buraya tıklayabilirsiniz !
Bana, Muhammed b. Hâtim ile Harun b. Âbdillâh rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Haccâc b. Muhammed rivayet etti. Dediki: İbni Cüreyc şunu söyledi: Bana Osman b. Ebî Süleyman haber verdi; Ona da Ebû Selemete'bnü Abdirrahmân haber vermiş; Ona da, Âişe haber vermiş ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) birçok namazlarını oturarak kılmadan vefat etmemiş.
Bana Hârûn b. Abdillâh rivayet etti. (Dediki): Bize, Haccâc b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): İbni Cüreyc şunları söyledi: Bana, Nâfi' haber verdiki, İbni Ömer şöyle diyormuş: «Her kim geceleyin namaz kılarsa sabah olmazdan önceki son namazını vitr yapsın! Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), ashabına böyle emrederdi.»
Bize Hârûn b. Abdillâh rivayet etti. (Dediki): Bize Haccâcu'bunu Muhammed rivayet etti. Dediki: İbni Cüreyc: Bana Ömer b. Ata' haber verdiki, Nâfi' b. Cübeyr, kendisini Sâib b. Yezîd İbni Uht-i Nemir'e göndermiş... diyerek hadisi yukarki hadîs tarzında rivayet etti. Şu kadar var ki Amr (burada) : «Selâm verince olduğum yerde ayağa kalktım.» demiş: «imam» ı zikretmemişdir.
Bize Hârûn b. Abdillâh ile Haccâcu'bnu Şâir rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Haccâcu'bnu Muhammed rivayet etti. (dediki): îbni Cüreyc, Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi; o da Câbir b. Abdillâh'ı şöyle rivayet ederken işitmiş; dedi: Bir gün Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hutbe okumuş. (Hutbe esnasında) ashabından bir zât'ın vefat ederek, kifayetsiz bir kefene sarıldığını ve geceleyin defnedildiğini söylemiş. Müteakiben namazı kılınmadan geceleyin cenaze defnedilmesini menetmiş: ancak insanın buna mecbur kalmasını müstesna saymış ve: «Biriniz dîn kardeşini kefenlediği vakit, onun kefenini güzel yapsın.» buyurmuşlar.
Bana Harun b. Abdillâh rivayet etti. (dediki): Bize Haccâcü'bnü Muhammed rivayet etti. H. Bana Muhammedü'bnü Râfi' de rivayet etti. (dediki); Bize Abdurrazzâk rivayet etti. (Bu iki râvî) hep birden îbni Cüreyc'den rivayet etmişlerdir. Demişki: Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi. Kendisi Câbir b. Abdillâh'i: Nebi (Salîallahu Aleyhi ve Sellem)'den dinledim.» diyerek yukarki hadîsin mislini rivayet ederken işitmiş.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Hârûn b. Abdullah ← Haccâc b. Muhammed ← İbn Cüreyc ← Ebü'z-Zübeyr ← Câbir b. Abdullah
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Râfi' ← Abdürrezzâk b. Hemmâm ← İbn Cüreyc ← Ebü'z-Zübeyr ← Câbir b. Abdullah
Bana Muhammed b. Hatim ile Hârûn b. Abdillâh rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): ibni Cüreyc şunu söyledi: Bana îbni Ebî Müleyke haber verdi, ona da Abbâd b. Abdillâh b. Zübeyr, Esma binti Ebi Bekir'den naklen haber vermiş ki, Esma', Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: — «Yâ Nebiyullah! Zübeyr'in bana getirdiği şeylerden başka hiç bir şeyim yok. Onun bana getirdiklerinden bir parça infâk etsem bana bir günah var mıdır?» demiş-, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Gücünün yettiğİ kadar infâkta bulun. Malının fazlasını saklama ki Allah da sana fazl-u ihsanını kesmesin.» buyurmuşlar.
Bana Züheyr b. Harb ile Hârûn b. Abdillâh rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Haccâc b. Muhammed, İbni Cüreyc'den rivayet etti; Demişki: Atâ'yi şöyle derken işittim: Ben, İbni Abbâs'ı şunları söylerken dinledim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Adem oğlunun bir vâdî dolusu malı olsa, bir misli daha olmasını İsterdi. Adem oğlunun nefsini ancak toprak doldurur. Ama Allah, tevbe edenin tevbesini kabuI eder.» buyururken işittim. İbni Abbâs: «Bunun Kur'an'dan olup olmadığım bilmiyorum.» demiş. Züheyr'in rivayetinde râvî: «Bu Kur'ân'dan mıdır, değil midir, bilmiyorum...» şeklinde rivayet etmiş; îbni Abbâs'ı zikretmemiştir.
Bana Hârûn b, Abdillâh ile Haccâc b. Şâir rivayet ettiler. (Dediler ki) : Bize Haccâcü'hnü Muhammed rivayet etti. Dediki.: İbni Cüreyc şunları söyledi: Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi; o da Câbir b. Abdillâh (Radiyallahu anh)'ı şöyle derken işitmiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir ay kadınlarından ayrıldı. Nihayet yirmidokuzuncu günün sabahı yanımıza çıktı. Cemâatdan biri: — -Yâ Resûlallah! Ancak yirmidokuzuncu günün sabahın dayız. dedi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Ay bazen yirmidokuz gün olur.» buyurdu. Sonra üç defa ellerini birbiri üzerine kapadı. İki defasında ellerinin bütün parmakları ile, Üçüncüsünde ise dokuz parmağı ile işaret etti.
Bana Hârûn b. Abdillâh rivayet etti. (Dediki) Bize Haccâcü'bnü Muhammed rivayet etti, (Dediki) İbni Cüreyc şunu söyledi: Bana Yahya b. Abdillâh b Muhammed b. Sayfî haber verdi. Ona da İkrimetü'bnü Abdirrahmân b. Haris haber vermiş; ona da Ümmü Seleme (Radiyallahû amha) haber vermiş ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir ay zevcelerinden bâzılarının yanına girmemeye yemin etmiş. Yirmidokuz gün geçince sabahleyin —yahut akşam üzeri— yanlarına girmiş. Kendisine: — «Yâ Nebiyyallah! Sen, bizim yanımıza bir ay girmemeye yemin etmiştin.» demişler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — «Bir ay yirmidokuz gün olur.» buyurmuşlar.
Bana Hânın b. Abdillâh rivayet etti. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): İbni Cüreyc şunu söyledi: Bana Salih b. Keysân, Nâfi'den, o da İbni Ömer (Radiyallahu anhuma)'dan naklen haber verdi, İbni Ömer ona Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hayvanı, kendisini kaldırarak doğrulttuğu vakit telbiye ederdiğin i haber vermiş.
Bana Hârûn b. Abdillâh rivayet etti. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi. Ona da Aliyyi Ezdi haber vermiş ki, İbni Ömer kendilerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sefere çıkarken devesinin üzerine dosdoğru oturduğu vakit üç defa tekbir getirerek arkasından : «Bize bu hayvanı, müsahhar kılan Allah'ı tenzih ederim. Biz buna takat getiremezdik. Şüphesiz ki biz Rabbimize dönücüleriz. Yâ Rabbi! Senden bu seferimizde hayır ve takva, amellerden de senin razı olacaklarını dileriz. Yâ Rabbî! Bu seferimizi bize âsân eyle. Bize onun uzaklığını dür. Allahım! Seferde arkadaş, ailede vekîl sensin. Allahım! Seferin meşakkatinden, manzaranın kötüye değişmesinden, mal ve âite hususunda kötü dönüşden sana sığınırım!» buyurduğunu, döndüğü vakit dahî aynı duayı okuduğunu: «Dönenleriz, tövbekarlarız, âbidleriz, ancak Rabbimize hamd edenleriz» duasını ziyâde eylediğini öğretmiş.
Bana Muhammed b. Hatim ile İbrahim b. Dînâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Râfi' dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. Bu râvilerin İkisi de İbni Cüreyc'den rivayet etmişlerdir. (İbni Cüreyc demişkî): Bana Abdullah b. Abdurrahman bin Yuhannes, Ebû Abdillah El Karrâz'dan naklen haber verdiki, şöyle demiş: Ebû Hureyre aleyhine şehâdet ederimki, şunu söylemiştir : Ebûl-Kaasım Medine'yi kasdederek : «Her kim şu belde halkına bir kötülük etmek isterse Allah onu tuzun suda eridiği gibi eritir.» buyurdular.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Râfi' ← Abdürrezzâk b. Hemmâm ← İbn Cüreyc ← Abdullah b. Abdurrahman ← Dînâr ← Ebû Hureyre
Bana Muhammed b. Hâkim ile İbrahim b. Dinar rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Haccac rivayet etti. H. Bana bu hadîsi Muhammed b. Râfi de rivayet etti. (dediki) ; Bize Abdürrezzak rivayet etti. Bu râviler hep birden İbnû Cüreyc'den rivayet etmişlerdir. İbni Cüreyc demiş ki, bana Amr b. Yahya b. Umara haber verdi. Kendisi Ebû Hureyre'nin ashabından biri olan Karraz'dan dinlemiş. Karraz Ebû Hureyre'yi şöyle derken işittiğini söylüyormuş : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine'yi kasd ederek: «Her kim bunun halkına bir kötülük etmek isterse Allah onu tuzun suda eridiği gibi eritir.» buyurdular. İbnû Hatim, İbni Yuhannes hadîsinde kötülük kelimesinin yerine şer kelimesini kullanmıştır.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Hâtim ve İbrâhîm b. Dînâr ← Haccâc b. Muhammed ← İbn Cüreyc ← Amr b. Yahyâ ← Dînâr ← Ebû Hureyre
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Râfi' ← Abdürrezzâk b. Hemmâm ← İbn Cüreyc ← Amr b. Yahyâ ← Dînâr ← Ebû Hureyre
Bana Harun b. Abdillah rivayet etti. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. Haccâc, ibni Cüreyc (Dediki) tâbirini kullandı. H. Bize bu hadîsi îshâk b. ibrahim ile Muhammed b. Rafi' de, Abdürrezzâk'dan rivayet ettiler. (Demişki): Bize ibni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdi ki, Câbir b. Abdillâh'ı şunu söylerken işitmiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Şiğar'dan nehiy buyurdular.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Hârûn b. Abdullah ← Haccâc b. Muhammed ← İbn Cüreyc ← Ebü'z-Zübeyr ← Câbir b. Abdullah
Bana Harun b. Abdillah rivayet etti.(Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed, ibni Cüreyc'den rivayet etti. (Demişki): Bana Musa b. Ukbe, Nafi'den naklen haber verdi. (Demişki): Ben Abdullah b. Ömer'i şunu söylerken işittim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Çağrıldığınız taktirde bu davete icabet edin!» buyurdular. Kura'da olsa dahi. Nafi' demiş ki : «Abdullah b. Ömer düğünde olsun, düğünden başka bir hususta olsun davete gelirdi. Oruçlu iken dahi davete gelirdi.»
Bana Hârûn b. Abdillâh rivayet etti. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): İbni Cüreyc şunu söyledi : Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdi ki, Azze'nin âzâdlısı Abdurrahmân b. Eymen'i İbni Ömer'e sorarken işitmiş. Abdurrahmân : — Karısını hayız hâlinde iken boşayan bir adam hakkında ne dersin? diye sormuş; bu konuşmayı Ebu'z-Zübeyr de işitiyormuş. ibni Ömer şu cevâbı vermiş: — Resûlullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında İbni Ömer hayız halindeki karısını boşadı. Ömer (bu meseleyi) Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sorarak: Hakîkaten Abdullah b. Ömer karısını, hayızlı olduğu hade boşadı; demiş. Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: «Oğlun karısına dönsün!» diyerek kadını (bana) iade etmiş ve: «Kadın temizlendiği vakit onu boşasın yahud (nikâhında) tutsun!» buyurmuşlar. İbni Ömer: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : (Ey Nebi! Kadınları boşayacağınız zaman iddetlerinin önünde boşayın!} [ Talak 1 ] âyetini de okumuş.» demiş.
Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Haccâc b, Muhammed rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Atâ' haber verdi. O da Ubeyd b. Umeyr'i haber verirken işitmiş. O da Âişe haber verirken işitmiş kî, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Zeyneb binti Cahş'ın yanında eğlenir de bal şerbeti içermiş. Âişe (Radiyallahu anha) demişki: «Bunun üzerine ben Hafsa ile anlaştım. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hangimizin yanına girerse: Ben sende megâfir kokusu duyuyorum; megâfîr mi yedin? diyecekti.» Derken birinin yanına girmiş. O da bu sözü kendisine söylemiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hayır! Ben Zeyneb binîi Cahş'ın yanında bal şerbeti içtim; ama bir daha bunu yapmayacağım» buyurmuş. Bunun üzerine : «Allah'ın sana helâl kıldığı bir şeyi niçin kendine haram ediyorsun?» âyet-i kerîmesi Âişe ile Hafsa'ya hitaben : «Eğer ikiniz de tevbe ederseniz.» kavline kadar; «Hani Nebi zevcelerinden bâzısına gizli bîr söz söylemişti...» âyeti de «Hayır, bal şerbeti içtim...» sözü için nazil olmuş.
Bana Muhammed b. Hatim b. Meymün rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, İbni Cüreyc'den rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Râfi'de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. H. Bana Harûn b. Abdillâh dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): İbni Cüreyc şunu söyledi. Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdi ki, Câbir b. Abdillâh'ı şöyle derken işitmiş: Teyzem boşandı. Bilâhare hurmasının yemişini devşirmek istedi. Fakat bir adam onu dışarı çıkmaktan men'etti. bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldi de: «Hay hay, sen hurmanın yemişini devşir; zira belki tesadduk eder yahud bir hayır yaparsın!» buyurdular.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Hâtim ← Yahyâ b. Saîd ← İbn Cüreyc ← Ebü'z-Zübeyr ← Câbir b. Abdullah
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Râfi' ← Abdürrezzâk b. Hemmâm ← İbn Cüreyc ← Ebü'z-Zübeyr ← Câbir b. Abdullah
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Hârûn b. Abdullah ← Haccâc b. Muhammed ← İbn Cüreyc ← Ebü'z-Zübeyr ← Câbir b. Abdullah
Bana Muhammed b. Hatim b. Meymun rivayet etti. (Dediki) Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana İbni Münkedir, Câbir b. Abdillâh'dan naklen haber verdi. Câbir söyle demiş: Ben! Seleme (kabilesin) de (rahatsız bulunduğumda) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ebû Bekir'le birlikte yaya olarak beni dolaşmaya geldiler. Beni aklımı kaybetmiş halde buldu. Bunun üzerine su isteyerek abdest aldı. Sonra o su'dan üzerime serpti. Ben de ayıldım ve: Malım hususunda ne yapayım yâ Resûlâllah? dedim. Bunun üzerine: «Allah size çocuklarınız hakkında erkeğe iki kadın hissesi tavsiye ediyor.» [Nisa 176] âyet-i kerîmesi indi.
28 mükerr ancak hem Arapça orjinalde hem türk nüshasında böyle!!! Bana Hârûn b. Abdillâh da rivayet etti. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhanmed rivayet etti. (Dediki): İbni Cüreyc şunu söyledi: Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi ki, kendisi Câbir b. Abdillâh'ı şöyle derken işitmiş: — Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Eslem (kabilesin)'den bir adamla, yahudîlerden bîr erkek ve kadınını recmetti.
Bana Züheyr b. Harb ile Hârûn b. Abdillâh rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): İbnü Cüreyc şunu söyledi: (Ey îmân edenler! Allah'a itaat edin! Resulüne ve sizden olan emir sahiplerine de itaat edin!) [Nisa 59] âyeti Abdullah b. Huzâfe b. Kays b. Adiy Es-Sehmî hakkında inmiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu bir seriyyede göndermiş. Bana bunu Ya'lâ b. Müslim, Saîd b. Cübeyr'den, o da İbnî Abbâs'dan naklen haber verdi.
Rivayet zinciri: Müslim ← Züheyr b. Harb ve Hârûn b. Abdullah ← Haccâc b. Muhammed ← İbn Cüreyc
Bize Muhammed b. Hatim dahî rivayet etli. (Dediki) Bize Haccâc, İbnü Cüreyc'den rivayet etti (Demişki): Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdi. Câbir'e: Hudeybiye günü kaç kişi oldukları sorulurken işitmiş. Câbir şöyle demiş : — Bin dört yüz kişi idik. Ona, Ömer ağacın alımda —ki bu ağac büyük bir tiken ağacı idi— elinden tutmuş olduğu halde bey'at ettik İbnü Kays El-Ensarî'nin dedesinden başka hepimiz ona bey'at ettik. 0 devesinin karnı altına gizlendi.
Bana İbrahün b. Dînâr da rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Mücâlid'in âzâdlısı Haccâc b. Muhammed EI-A'ver rivayet etti. (Dedikî): İbni Cüreyc şunu söyledi: Bana da Ebu'z-Zübeyr haber verdi, ki kendisi Câbire: Zülhuleyfe'de Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hudeybiye kuyusuna duıâ etti... derken işitmiş.