Muhammed b. Ebû Harmele

Ebû Abdullah · 6. tabaka

Vefath. 130
KünyeEbû Abdullah
Nisbeel-Kureşî, el-Medenî
Yaşadığı yerlerMedine
Tabaka6. tabaka

Ailesi

Çocukları
Ishaq

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Usame İbn Zeyd r.a. şöyle anlatır: Arafat'tan çıkışımızda Resûlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in bineğinin arkasına - terkisine bindim. Hz. Nebi, Müzdelife'ye varmadan, iki dağ arasındaki sol yola gelince devesini çöktürdü, tuvalet ihtiyacını giderdi (bevletti) geldi. Ben abdest suyunu döktüm o da fazla su kullanmadan - az bir su ile abdest aldı. Ben de, "Namaz kılınacak mı ey Allah'ın Resulü ?" diye sordum. Bana, "Namaz ileride" buyurdu, bineğine bindi. Müzdelife'ye gelince namaz kıldı. Müzdelife'nin sabahında (bayram sabahı) Resûlullah'ın devesinin arkasına Fadl bindi.
İbn Abbas'ın naklettiğine göre Fadl şöyle demiştir: "Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cemrelere ulaşıncaya kadar telbiye getirmiştir."
Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe ve Alîyyu'bnü Hucr rivayet ettiler. îbni Eyyûb Dediki: Bize İsmail —ki îbni Ca'fer'dir— rivayet etti. (Dediki): Bana Muhammed —ki İbni Ebî Harmele'dir— haber verdi. (Dediki): Bana Ebû Seleme haber verdiki, Kendisi Âişe'ye Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ikindiden sonra kılmakda olduğu iki rek'ât nafileyi sormuş. Âişe : «Bunları Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ikindiden önce kılardı. Sonra (bir defa) bu iki rek'âtı kılmakdan alıkonuldu. Yahut onları unuttu da, ikindiden sonra kıldı. Sonra her iki şekli de kılar oldu. Zâten bir namazı kıldımı, bir daha onun üzerinde sebat etmek âdeti idi.» cevâbını vermiş. Yahya b. Eyyûb, İsmail'in: «Âişe, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Selletn) o iki rek'âta devam etti, demek istiyor.» dediğini söyledi.
Bize Yahya b. Yahya ile Yahya b. Eyyûb, Kuteybe ve İbnil hucr rivayet ettiler. Yahya b. Yahya (Anberanâ) dedi; diğerleri (Haddesenâ) tâbirlerini kullandılar. (Dediler ki) : Bize İsmail yâni İbni Ca'fer, Muhammed yâni İbni Ebî Harmele'den, o da Kureyb'deıı naklen rivayet etti, ki Ümmü'I-Fadl binti Haris kendisini Muâviye nezdine Şam'a göndermiş. Kureyb şöyle demiş: Şam'a varıp Ümnıü Fadl'ın hacetini gördüm. Ben, Şam'da iken Ramazan hilâli göründü. Hilâl'i cuma gecesi gördüm. Sonra Medine'ye ayın nihâyetinde geldim. Abdullah İbni Abbâs (Radiyallahu anhuma) bana bâzı şeyler sordu, sonra hilâl'den söz açarak: — «Hilâli ne zaman gördünüz» dedi. Ben : — «Biz, onu cuma gecesi gördük.» cevâbını verdim; — «Onu sen mi gördün?» diye sordu; — «Evet. Halk da gördüler ve oruç tuttular. Muâviye de oruç tuttu.» dedim. Bunun üzerine İbni Abbâs: — «Ama biz onu cumartesi akşamı gördük. Onun için de ya otuzu tamamlayıncaya yahut hilâli görünceye kadar oruca devam ediyoruz.» dedi. Ben : — «Muâviye'nin görmesi ve oruç tutmasıyla iktifa etmiyor musun?» dedim; İbni Abbâs: — «Hayır; bize Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) böyle emir buyurdu.» cevâbını verdi. Râvî Yahya b. Yahya, Kureyb'in «İktifa etmiyelim mi?» yoksa «İktifa etmiyor musun?» dediğinde şekketmiştir.
Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybetü'bnu Saîd ve İbni Hucr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmail rivayet etti. H. Biıe Yahya b. Yahya da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize İsmail b. Ca'fer, Muhammed b. Ebî Harmele'den, o da İbni Abbâs'ın azatlısı Kureyb'den, o da Usâmetü'bnü Zeyd'den naklen haber verdi. Usâme şöyle demiş : -Arafâttan (çekilirken) Rcsûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in terkisine bindim. Rcsûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Müzdelife yakınındaki sola giden dağ yoluna varınca devesini çökertti de küçük abdest bozdu. Sonra geldi. Ben, kendisine abdest suyu döktüm. Hafif bir abdest aldı. Sonra : — (Haydi) namaza yâ Resûlallah! dedim. O: — Namaz ilerde kılınacaktır! buyurdu. Müteakiben Rcsûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayvanına binerek Müzdelife'ye geldi ve namazı (orada) kıldı. Sonra Müzdelife sabahı Rcsûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in terkisine Fadl bindi.»
Bize Yahya b. Yahya ile Yahya b. Eyyûb, Kuteybe ve İbni Hucr rivayet ettiler. Yahya (Bize haber verdi) tâbirini kullandı. Ötekiler: Bize İsmail, Muhammed'den yâni İbni Ebî Harmele'den, o da Salim b. Abdillâh'dan, o da babasından, naklen rivayet etti kî, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Çoban yahut av köpeği müstesna, bir kimse köpek edinirse amelinden her gün bir kırât eksilir.» buyurmuş; dediler. Abdullah demişki: «Ebû Hureyre: Yahut ekinlik köpeği, dedi.»
Bize Yahya b. Yahya ile Yahya b. Eyyub, (Kuteybe ve İbni Hucr rivayet ettiler. Yahya b. Yahya: Ahberana, ötekiler: Haddesenâ tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize İsmail (yâni ibni Ca'fer) Muhammed b. Ebi Harmele'den, o da Yesâr'ın iki oğlu Ata' ile Süleyman'dan ve Ebû Seleme b. Abdirrahman'dan naklen rivayet etti ki: Âişe şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim evimde iki uyluğunu veya iki baldırını açmış olarak yaslanmıştı. Derken Ebû Bekr (içeri girmek için) izin istedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o halde iken ona izin verdi. Ve konuştu. Sonra Ömer izin istedi. Yine aynı halde ona da izin verdi. Ve konuştu. Sonra Osman izin istedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hemen oturdu. Ve elbisesini düzeltti. —Râvi Muhammed: Bu bir günde oldu demiyorum, demiş. — Ve Osman girdi. Onunla da konuştu. O çıktığı zaman Âişe şunları söyledi: — Ebû Bekr girdi. Ona güleryüz göstermedin ve aldırış etmedin. Sonra Ömer girdi. Ona da güleryüz göstermedin, aldırış etmedin. Sonra Osman girdi. Hemen oturdun ve elbiseni düzelttin! Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kendisinden melekler utanan bir zattan ben utanmayayım mı?» buyurdular.