Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Aişe (r.anha)'dan nakledildiğine göre Mina günlerinden birinde Ebu Bekir onun odasına girer. Bu sırada iki kız çocuğu Aişe'nin yanında def çalıp ezgi söylemektedir. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem ise örtüsüne bürünmüş ve uzanmıştır. Hz. Ebu Bekir bu manzarayı görünce kızar ve kızı Aişe'yi azarlamaya başlar. Bunun üzerine Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yüzünü açar ve Ebu Bekir'e şöyle der: "Ey Ebu Bekir, rahat bırak çocukları. Şu anda bayram günlerinin içindeyiz; bu günler Mina günleridir."
Hz. Aişe (radiyallahu anha annemiz) şöyle demiştir: "Mescid-i Nebevî'de oynayan Habeşlileri seyrederken Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem beni örtüsüyle sarmıştı. Habeşlilerin oynadığını gören Ömer onları engellemeye çalıştı. Fakat Nebi sallallahu aleyhi ve sellem : "Rahat bırak onları... Tamam Erfide oğulları, rahatınıza bakın, rahat olun!" buyurdu.
Rebîa İbn Abdullah İbnü'l-Hudeyr et-Teymî - Bu zat hakkında Ebu Bekir, o insanların en hayırlılarından biridir, demiştir - Ömer ile birlikte bulunduğu anlardan birini şöyle anlatmıştır: "Ömer (r.a.) bir Cum'a günü minberde iken Nahl suresini okuyordu. Secde ayetine gelince indi ve secde etti. Bunun üzerine orada bulunan cemaat de secde etti. Diğer Cuma geldiğinde yine Nahl suresini okudu ve secde ayetine gelince cemaate: 'Ey insanlar, biz secde ayetlerini zaman zaman okuruz. Kim bu durumda secde ederse şüphesiz doğru davranmış olur. Fakat secde etmeyenler için de bir günah yoktur' diye seslendi ve secde de etmedi." Nafi'in İbn Ömer'den naklettiğine göre Ömer (r.a.) ayrıca şöyle demiştir: "Allah Teala bize secde etmeyi farz kılmadı. Ancak dilediğimizde secde ederiz."
Ebu Bekir'in naklettiğine göre Abdülaziz şöyle demiştir: Terviye günü Mina'ya doğru yola çıkmıştım. Bu sırada Enes'e rastladım. Eşek üzerinde gidiyordu. Ona, "(Terviye günü) Hz.Nebi öğle namazını nerede kılmıştı?" diye sordum. Bana, "Emirlerine uy, onların kıldığı yerde sen de kıl" diye cevap verdi. (Yani Hac emiriini taklid et)
Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre, Allah Resulü'nün Veda Haccından önce yapılan hacda kendisini emir tayin ettiği Hz. Ebu Bekir, bir grup içinde insanlara bu yıldan sonra hiçbir müşriğin kesinlikle hac yapamayacağını ve hiçbir çıplağın Ka'be'yi tavaf edemeyeceğini duyurmak için onu da göndermiştir. Humeyd "Bayram günü, Ebu Hureyre'nin bu sözünden dolayı hacc-ı ekber günülbüyük hac günü olmuştur," derdi.
İbn Ebi Müleyke'nin şöyle söylediği rivayet edilmiştir: En hayırlı iki kişi olan Ebu Bekir ile Ömer neredeyse helak olacaktı. Çünkü Temimoğulları kafilesi geldiği zaman, Hz. Nebi'in yanında seslerini yükseltmişlerdi. Onlardan biri Mücaşioğullannın kardeşi Akra' İbn Habis'in, diğeri de başka birinin onlarla ilgilenrnek üzere görevlendirilmesi yönünde kanaat belirtmişti. Hadisin ravilerinden Nafi' "Ben bu kişinin (Ebu Bekir'in önerdiği kişinin) ismini aklımda tutamıyorum," demiştir. Ebu Bekir, Ömer'e: "Sen sadece bana muhalefet etmek istiyorsun," dedi. Neticede ikisinin de bu konuda sesi yükselmeye başladı. Bunun üzerine Allah Teala şu ayeti indirdi: "Ey iman edenler! Seslerinizi Nebi'in sesinin üstüne yükseltmeyin. "(Hucurat 2) İbnü'z-Zübeyr şöyle demiştir: Hz. Ömer bu ayetten sonra, Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisine bir şey sorup öğrenmek isteyineeye kadar sesini ona duyurmaz oldu. İbnü'z-Zübeyr dedesi Ebu Bekir hakkında böyle bir şey söylememiştir