Nâfi' b. Ömer

7. tabakanın büyükleri

Nâfi' b. Ömer b. Abdullah b. Cemîl b. Âmir…

Vefath. 169
Nisbeel-Cumahî, el-Mekkî, el-Kureşî, el-Hâfız
Tabaka7. tabakanın büyükleri
Cerh-ta'dîlsika sebt

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

İbn Ebi Müleyke'nin belirttiğine göre Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in eşi Hz. Âişe (r.anha) bir şey duyduğu zaman onu anlamak için mutlaka sözü söyleyene baş vururdu. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hesaba çekilene azap edilir" buyurdu. Hz. Âişe diyor ki: Bunun üzerine ben Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e Yüce Allah "(Amel defterini sağ tarafından alan kişi) yakında kolay bir şekilde hesaba çekilecek [İnşikak, 8] buyurmuyor mu? diye sordum. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Bu, yalnızca arzdır. Kim ince hesaba çekilirse helak olur. Tekrar: 4939, 6536, 6537
Esma binti Ebu Bekir (r.anha) şunları nakletmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir güneş tutulması namazı kıldırmıştı. Kıyama durdu ve kıyamı epey uzattı. Sonra rüku etti ve rükuda oldukça uzun kaldı. Sonra doğruldu ve bu şekilde yine uzunca bir süre bekledi. Sonra yeniden rüku etti ve bu rükuda da epey bekleyip doğruldu. Sonra secdeye gitti ve secdede uzun bir süre bekleyip doğruldu. Sonra yeniden secde etti ve secdeyi oldukça uzun tuttu. Sonra kalktı ve kıyamda uzun bir süre bekledi. Sonra rüku etti ve rükuda oldukça uzun kaldı. Sonra doğruldu ve bu şekilde yine uzunca bir süre bekledi. "Sonra yeniden rüku etti ve bu rükuda da epey bekleyip doğruldu. Sonra secdeye gitti ve secdede uzun bir süre bekleyip doğruldu. Sonra yeniden secde etti ve secdeyi oldukça uzun tuttu. Sonra namazdan çıktı ve şöyle buyurdu: "Cennet bana öylesine yaklaştırıldı ki ona doğru gidebiiseydim oradaki meyve dallarından devşirip sîze getirebilirdim. Ardından cehennem bana yaklaştırıldı ve ben: 'Ey Allahım ben onlarla beraberken mi cehennemi yaklaştırıyorsun?' dedim. O sırada bir kadın gördüm. Bu kadını bir kedi tırmalayıp duruyordu. 'Bu kadının hali ne böyle?' diye sorduğumda bana: 'Gördüğün o kadın bu zavallı kediciği hapsetmişti; ne karnını doyuruyor ne de kendi yakaladıklarıyla beslenebilmesi için salıveriyordu. Sonunda bu kedi açlıktan öldü' dediler. Tekrar: 2364
Esma binti Ebu Bekir r.anha şöyle anlatır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem güneş tutulması namazını (küsuf) kıldıktan sonra, "Bana cehennem yaklaştlrlldı. Hatta 'Ey Rabbim! Ben de cehennemliklerle birlikte mi olacağım?' diye sordum. Bir de gördüm ki orada bir kadın var. (Zannederim, Resulullah "kedi onun yüzünü tırmalıyordu" demişti.) Bu kadın neden bu haldedir dedim. Bana, 'Kadın o kediyi hapsetmiş ve kedi bu yüzden açlıktan dolayı ölmüştü' dediler."
İbn Ebi Müleyke'den rivayet edilmiştir: İbn Abbas'a (dava ile ilgili) bir mektup yazmıştım. Bana "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yeminin davalıya ait bir yükümlülük olduğuna hükmetti" diye cevap yazdı. Tekrar: 2668, 4552
Rivayet zinciri: Buhârî ← Haled b. Yahyâ ← Nâfi' b. Ömer ← İbn Ebî Müleyke
İbn Ebi Müleyke'den rivayet edilmiştir: "İbn Abbas r.a. bana mektup yazarak Hz. Nebi'in davalıyı yemin etmekle yükümlü tuttuğunu bildirdi."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebû Nuaym ← Nâfi' b. Ömer ← İbn Ebî Müleyke ← İbn Abbâs
Hz. Aişe şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem benim evimde, eşlerinde kalma sırası bende iken ve benim kucağımda vefat etti. Hatta Allah Teala benim tükürüğümü onun tükürüğü ile birleştirdi. O sırada Abdurrahman elinde bir misvakla içeri girmişti. Resul- i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem misvağı almak istiyordu fakat rahatsız olduğu için buna gücü yetmedi. Ben de misvağı alıp çiğnedim ve yumuşattıktan sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in dişlerini misvakla temizledim." not: (Ayrıca bkz. Kitabü'l-meğazi, Bab, 83. )
İbn Ebi Muleyke'den rivayete göre "İbn Abbas'a denildi ki: Mu'minlerin emiri Muaviye hakkında ne dersin? O vitiri ancak bir reat olarak kıldı. İbn Abbas: O bir fakihtir, diye cevap verdi
Rivayet zinciri: Buhârî ← Saîd b. Ebû Meryem ← Nâfi' b. Ömer ← İbn Ebî Müleyke
Aişe r.anha'dan rivayete göre o yüce Allah'ın: "O zaman siz o sözü birbirinizin dilinden alıp duruyordunuz." [Nur. 15] buyruğunu okuyor ve: "el-velk, yalandır" diyordu. 122 İbn Ebi Müleyke dedi ki: "O bunu başkalarından daha iyi biliyordu. Çünkü bu buyruk onun hakkında inmiştir
İbn Ebi Müleyke'nin şöyle söylediği rivayet edilmiştir: En hayırlı iki kişi olan Ebu Bekir ile Ömer neredeyse helak olacaktı. Çünkü Temimoğulları kafilesi geldiği zaman, Hz. Nebi'in yanında seslerini yükseltmişlerdi. Onlardan biri Mücaşioğullannın kardeşi Akra' İbn Habis'in, diğeri de başka birinin onlarla ilgilenrnek üzere görevlendirilmesi yönünde kanaat belirtmişti. Hadisin ravilerinden Nafi' "Ben bu kişinin (Ebu Bekir'in önerdiği kişinin) ismini aklımda tutamıyorum," demiştir. Ebu Bekir, Ömer'e: "Sen sadece bana muhalefet etmek istiyorsun," dedi. Neticede ikisinin de bu konuda sesi yükselmeye başladı. Bunun üzerine Allah Teala şu ayeti indirdi: "Ey iman edenler! Seslerinizi Nebi'in sesinin üstüne yükseltmeyin. "(Hucurat 2) İbnü'z-Zübeyr şöyle demiştir: Hz. Ömer bu ayetten sonra, Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisine bir şey sorup öğrenmek isteyineeye kadar sesini ona duyurmaz oldu. İbnü'z-Zübeyr dedesi Ebu Bekir hakkında böyle bir şey söylememiştir
Abdullah b. Amr'ın nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Benim havuzum bir aylık yol genişliğindedir. Onun suyu sütten daha beyaz, kokusu miskten daha hoştur. Bardakları da gökyüzünün yıldızları gibi çoktur. Her kim ondan içerse, o kimse artık ebediyyen susamaz."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Saîd b. Ebû Meryem ← Nâfi' b. Ömer ← İbn Ebî Müleyke ← Abdullah b. Amr
İbn Ebi Müleyke'nin Esma bnt. Ebi Bekir'den nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle anlatmıştır: "Ben hauuz başında olacağım hatta sizden bana gelmekte olanları gözetlerken benim önümde birtakım insanlar yakalanacak. Bunun üzerine ben 'Ya Rab' (Onlar) benden ve biliyor musun? VAllahi onlar senden sonra ayak topukları üzerine dönmekten hiç mi hiç ayrılmadılar' denilir." Abdullah b. Ebi Müleyke şöyle derdi: "Ya Rabbi! Biz topuklarımız üzerine dönmemizden yahut dinimizden fitnelere uğratılmamızdan sana sığınırızı" "Ala a'kabikum tenkisune" topuklarınızın üzerine geri dönüyorsunuz demektir.
Esma binti Ebi Bekir'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Ben (kıyamet gününde) havuzumun başında yanıma gelecek olanları beklerim. Derken benim yakınımda birtakım insanlar yakalanırlar. Ben 'Onlar benim ümmetimdir' derim. Bana 'Sen bilmiyorsun, onlar (senden sonra) dinlerinden arkalarına dönüp gittiler' denilir."
İbn Ebi Muleyke şöyle demiştir: İki hayırlı -Ebu Bekir ve Ömer- az kalsın helak olup gideceklerdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e Temim oğullarından bir heyet gelmişti. Ebu Bekir, Mücaşi oğullarından el-Akra b. Habis et-Temimi el-Hanzali'yi teklif etti. Ömer ise bir başkasını önerdi. Bunun üzerine Ebu Bekir, Ömer'e "Sen sırf bana muhalefet olsun diye böyle söylüyorsun" dedi. Ömer de "Sana muhalefet etmek istemedim" dedi. Böylece Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzurunda sesleri yükseldi. Bunun üzerine şu ayet indi: "Ey iman edenler! Seslerinizi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi Nebie yüksek sesle bağırmayın yoksa siz farkına varmadan amelleriniz boşa gidiverir. Allah elçisinin huzurunda seslerini kısanlar şüphesiz Allah'ın kalplerini takva ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlara mağfiret ve büyük bir mükafat vardır. "(HucurEıt 2,3) İbn Ebi Müleyke'nin nakline göre İbnü'z-ZUbeyr şöyle demiştir: Bundan sonra Ömer - İbnü'z-ZUbeyr, bu tavrı, babası (yani anneden dedesi) Ebu Bekir'den nakletmedi- Hz. Nebie bir şeyanlatacağı zamcn sanki sırdaşı gibi sessizce konuşurdu. Söyleyeceğini ona işittirmezdi de Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona (ne dediğini) sorardı."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Muhammed b. Mukâtil ← Vekî' ← Nâfi' b. Ömer ← İbn Ebî Müleyke
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bişr, Nâfi' b. Ömer'den, o da İbni Ebî Müleyke'den, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet etti ki, ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) da'vâlıya yemin lazım geldiğine hüküm buyurmuş.
(Bize Dâvûd b. Amr Ed-Dabbî rivâyet etti. ki): Bize Nâfi b. Ömer El-Cümahî, İbn Ebî Müleyke'den rivâyet etti. ki): Abdullah b. Amr b. Âs şunu söyledi. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): havzım bir aylık yol mesâfesindedir. Onun köşeleri düzdür. Suyu gümüşten daha beyaz, kokucu miskden daha güzeldir. Bardakları gökyüzünün yıldızları gibidir. Ondan kim içerse bir daha ebediyyen susamaz.» buyurdular
Rivayet zinciri: Müslim ← Dâvûd b. Amr ← Nâfi' b. Ömer ← İbn Ebî Müleyke ← Abdullah b. Amr
(Bize Dâvûd b. Amr Ed-Dabbî rivâyet etti. ki): Bize Nâfi b. Ömer El-Cümahî, İbn Ebî Müleyke'den rivâyet etti. ki): Abdullah b. Amr b. Âs şunu söyledi. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): havzım bir aylık yol mesâfesindedir. Onun köşeleri düzdür. Suyu gümüşten daha beyaz, kokucu miskden daha güzeldir. Bardakları gökyüzünün yıldızları gibidir. Ondan kim içerse bir daha ebediyyen susamaz.» buyurdular
Rivayet zinciri: Müslim ← Dâvûd b. Amr ← Nâfi' b. Ömer ← İbn Ebî Müleyke ← Abdullah b. Amr