Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1592, sondan 4645. ayet; 11. sure ve Hûd Suresinin 119. ayetidir. Hûd Suresi 119. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 61 ve toplam ebced değeri ise 4066 olarak hesaplanmıştır. Hûd Suresinin toplam ebced değeri 537792 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (7) ل (9) ر (3) bulunuyor.
Arapça Metin
الا من رحم ربك ولذلك خلقهم وتمت كلمة ربك لاملـن جهنم من الجنة والناس اجمعين
118,119. Rabbin dileseydi, insanları (aynı inanca bağlı) tek bir ümmet yapardı. Fakat Rabbinin merhamet ettikleri müstesna, onlar ihtilafa devam edeceklerdir. Zaten onları bunun için yarattı. Rabbinin, “Andolsun ki cehennemi hem cinlerden, hem insanlardan (suçlularla) dolduracağım” sözü kesinleşti.[280]
Allah, peygamberler aracılığıyla insanlara doğruyu ve yanlışı gösterdikten sonra kendilerine verdiği hür iradenin bir gereği olarak onları tutacakları yolu seçmekte özgür bırakmış, mutlaka razı olduğu yolu seçmeye zorlamamıştır. Onlara yanlışı seçme hakkı tanımamış olsaydı, insanları tek ümmet yapmış olurdu. Böyle yapmayarak onları doğru veya eğriyi seçmekte serbest bırakmıştır. Aksi takdirde seçimlerinden dolayı sorumlu tutulmalarının bir anlamı olmazdı. Bunun sonucu olarak bazıları nefislerinin heva ve hevesine uyup yanlışları seçmişler ve böylece ihtilaflar ortaya çıkmıştır. İhtilaflar çıkmaya da devam edecektir. Âyet-i kerimede bu gerçek vurgulanmakta, Allah’ın gösterdiği yolu seçenlerin O’nun rahmetini elde etmiş olacakları belirtilmekte ve aslında bütün insanların özgür iradelerini kullanarak bu rahmeti elde etsinler diye yaratıldığı yahut da kendi seçimlerine göre hangi yolu tercih etmişlerse, o yola gitmek üzere yaratıldıkları ancak birçoklarının yanlışları tercih ederek Allah’ın rahmetinden uzak kaldığı, böyleleri için de cehennemin kaçınılmaz bir varış yeri olarak kararlaştırıldığı ifade edilmektedir. Ayrıca bakınız: İnsan sûresi, âyet, 3.
İnanç, düşünce, tercih farkı insanın fıtratına, yaratılıştan gelen nitelik ve özelliklerine bağlıdır. Bu fark kültür ve marifet zenginliğini, toplumun çeşitli ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamıştır. Bu arada farklı inanç gruplarının (ümmetler) oluşmasına da sebep olmuştur. İnsanoğlu bu niteliklerden yoksun yaratılsaydı doğru ile eğri arasında seçim yapma ve hayatına ahlâkî bir anlam, mânevî bir boyut kazandırma imkânı veren serbest irade ve seçme özgürlüğünden de yoksun kalırdı. Oysa onu diğer canlılardan ayıran bu niteliklerdir. Allah insanoğlunu seçme ve tercih etme yetenekleriyle donatılmış olarak yaratmış, cennet ve cehennemin yollarını açık bırakmıştır. İnsan ancak özgür iradesiyle tercihine ve bu yöndeki gayretine göre bunlardan birine girmeye hak kazanacaktır; Allah’ın verdiği akıl nimetini iyi kullanan ve O’nun merhameti gereği lutfedip gösterdiği doğru yolu tercih edenler cennete, Allah’ın gösterdiği doğru yolu tanımayan, nefsine ve şeytana uyup eğri yolu tercih eden ve bu yolda ısrar edenler ise cehenneme gireceklerdir. İşte 119. âyette “Andolsun ki cehennemi hem insanlar hem cinlerle dolduracağım” meâlindeki cümlede kastedilenler bunlardır (ümmet hakkında bilgi için bk. Bakara 2:128, 134, 141, 213).
Mehmet Okuyan
Ancak Rabbinin merhamet ettikleri hariçtir. Zaten (Rabbin) onları bunun için yaratmıştır. Rabbinin, “Şüphesiz ki cehennemi bütünüyle insanlar ve cinlerle dolduracağım!” sözü yerini bulmuş (olacak)tır.
Benzer mesaj: Secde 32:13. İnsanların İblis’e tabi olması “sebep”, cehennemin insanlarla doldurulması “sonuç”tur. Bu iki ayet, A‘râf 7:18, İsrâ 17:62 ve Sâd 38:85. ayetler ışığında okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
Ancak Rabbinin merhamet ettikleri müstesnadır. Zaten Rabbin onları bunun için yarattı. Yani, Rabbinin, “Andolsun ki, cehennemi hem insanlar hem de cinlerle dolduracağım” sözü yerini buldu.
Ancak Rabb'inin rahmet ettikleri hariç.¹ Bunun için yarattı onları.² Kesinlikle Rabb'inin takdir ettiği, “Cehennem'i cinlerden ve insanlardan³ dolduracağım” hükmü gerçekleşecektir.⁴
1- Hidayete iletilmeyi hak edenler hariç; onlar imana karşı küfrü tercih etmezler. 2- Herkesi, Allah'ın hidayet nimetine nail olacak fıtratta yarattı. 3- İhtilaf eden; imana karşı küfrü tercih eden. (11:118). 4-İmana karşı küfrü tercih edenlerin tamamının Cehennem'e koyacağına dair yaptığı uyarı gerçekleşecektir.
Ahmet Akgül
Rabbinin rahmet (ve hidayet) ettikleri dışında (insanların çoğu gereksiz ihtilaf ve ihtiraslarla uğraşmaktadır. Ve zaten Allah C.C.) Onları bunun için (herkes ayarını ortaya koysun diye) yaratmıştır. Böylece Rabbinin (şu) sözü tamamlanıp gerçekleşmiş olacaktır: "Andolsun, cehennemi cinnlerden ve insanlardan, (kâfirlerin) tümüyle dolduracağım" (bu adaletin gereğidir).
Ancak Rabbinin merhamet ettiği kimseler müstesna ve zaten de bunun için halketmiştir onları ve Rabbinin sözü de tamamıyla yerine gelmiştir: Andolsun ki cehennemi, cinlerin ve insanların bir kısmıyla dolduracağım.
Pek tabii Rabbinin acıdığı kimseler, bu farklı görüşlerin dışında kalarak doğru yolu bulanlardan olmuşlardır. Oysa Allah, onları serbest bırakarak doğru veya eğri yolları kendileri özgürce bulabilsinler için yaratmıştır. Bu yol gösterme nimetine karşı gelenler için Rabbinin “Muhakkak ki ben, cehennemi tüm cinlerden ve insanlardan layık olanlarla dolduracağım!” sözü yerini bulmuş olacaktır.
Ancak Rabbinin rahmetiyle muamele yaptığı kimseler ihtilâfa düşmediler. Allah, hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, sana ve Kur'ân'a itibar edip, ilâhî lütfa nail olmaları için onları yarattı. Rabbinin:
“Andolsun ki, Cehennem'i cinler ve insanlarla tamamen dolduracağım” hükmü böylece gerekçeli olarak kesinleşti.
Rabbinin rahmet ettikleri hariç. O, onları bunun için yarattı. Rabbinin: "Andolsun ben cehennemi cinlerden ve insanlardan dolduracağım" sözü tamamen yerine gelmiştir.
Rabbinin rahmet ettikleri dışında. Onları bunun için yarattı. Böylece Rabbinin (şu) sözü tamamlanıp gerçekleşmiştir: 'Andolsun, cehennemi cinlerden ve insanlardan, (kafirlerin) tümüyle dolduracağım.'
Ancak Rabbinin rahmetiyle, hak din üzere anlaşıp ayrılmıyanlar müstesnadır. Allah, insanları bunun için (bir kısmının ihtilâfı ve bir kısmının hak din üzere bulunması için) yarattı ve Rabbinin meleklerine olan şu: “- And olsun, cehennemi tamamen insanlardan ve cinlerden dolduracağım”, sözü tamamen yerine geldi.
118, 119. Şayet Rabbin dileseydi, bütün insanları bir tek ümmet (toplum) yapardı. Fakat Rabbinin rahmet ettikleri hariç, onlar ihtilaf edip durmaktadırlar. Allah da onları bu ihtilaf için yaratmıştır. (Yani) Rabbinin; “Ben Cehennemi tümüyle, cinlerden ve insanlardan dolduracağım” sözü gerçekleşmiştir.”()
(*) Diyalektik ve zıtlar kâinat yapısının iki temel unsurudurlar. Allah kâinatı o iki temel üzere yaratmıştır. Yani Allah bir zıddın varlığını başka bir zıt ile gösteriyor. O zıtları birbiriyle çarpıştırarak kâinata hareket veriyor. Ve o hareketler kâinatı gelişmeye doğru götürüyor. Nihayet iyilikler ve iyiler Cennete, kötülükler ve kötüler Cehenneme dolacaktır.
Besim Atalay
Tanrının yarlıgamış olduğundan başkaları, ayrışmadılar, onları bunun için yaratmıştır, «insan olsun, cin olsun bunların hepsini de, herhalde cehenneme dolduracağız» diyen Tanrının sözü yerini buldu
118-119. Rabbin dileseydi bütün insanları tek bir millet yapardı (O, yollarını seçmek konusunda kendilerini özgür bıraktı). Onlar (hak ile batıl konusunda) birbirleriyle tartışmaya devam etmektedir. Yalnız Rabbinin rahmetini kazananlar bunun dışındadır. Zaten (Allah) onları bunun için (irade hürriyetiyle) yaratmıştır. Rabbinin: “Andolsun ki; Cehennemi, insanlardan ve cinlerden (isyan edenlerle) dolduracağım” sözü gerçekleşecektir.
Bkz. 32:13, 51:56Allah’ın; “Cehennemi, insanlardan ve cinlerden dolduracağım” sözü, kendilerine Allah’ın teklif ettiği yol gösterici mesajı reddeden insanlar ve görünmeyen varlıklar için telaffuz edilmiştir.Herkes, Allah'ın hidayet nimetine nail olacak fıtratta yaratılmıştır. Ancak imana karşı küfrü tercih edenler, iyi olmak yerine kötü olmayı yeğleyenler, doğru yoldan gitmek yerine yanlış yolu seçenler, yeryüzünde fesat çıkaranlar, toplumun ve doğanın yapısını bozanlar yaptıklarının bedelini azapla ödeyeceklerdir.
Diyanet İşleri (Eski)
118,119. Eğer Rabbin dileseydi insanları tek bir ümmet kılardı. Fakat, Rabbinin merhamet ettikleri bir yana, hala ayrılıktadırlar, esasen onları bunun için yaratmıştır. Rabbinin "And olsun ki cehennemi hep insan ve cin ile dolduracağım" sözü yerine gelmiştir.
Ancak Rabbinin merhamet ettikleri müstesnadır. Zaten Rabbin onları bunun için yarattı. Rabbinin, «Andolsun ki cehennemi tümüyle insanlar ve cinlerle dolduracağım» sözü yerini buldu.
Tefsirciler âyette geçen «li-zâlike=bunun için» sözüne iki türlü mana vermişlerdir:
- «Zaten Rabbin onları bunun için yani ihtilafa düşmeleri için yarattı» veya:
- «Zaten Rabbin onları bunun için yani rahmetine nâil olmaları için yarattı».
Edip Yüksel
Rabbinin acıdıkları hariç. Bunun içindir ki onları yarattı. Rabbinin sözü yerine gelmiştir: "Cehennemi cinler ve insanlarla, topluca dolduracağım."
* Büyük merhamet sahibi olan Tanrı, işlediğimiz ilk suçtan pişmanlık duyarak tekrar kendisine dönmemiz için bizi bu dünyada yaratarak bize bir şans tanımıştır.
** Cehenneme girenler, dünya hayatındayken özgür iradeleriyle orayı seçenlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ancak Rabbinin rahmetle yarlığadığı kimseler başka. Onun içindir ki, onları yarattı. Ve Rabbinin "Andolsun ki cehennemi cinlerden ve insanlardan tamamen dolduracağım" sözü böylece tamam oldu.
Ancak rabbının rahmetile yargıladığı kimseler müstesnâ ve onun içindir ki onları halketti ve rabbının şu kelimesi tamam oldu, ahdim olsun Cehennemi cinlerden ve insanlardan tamamen dolduracağım.
Rabbinin, rahmet (ine mazhar) etdiği kimseler müstesna. (Allah) onları bunun için yaratmışdır. Bununla beraber Rabbinin şu sözü de tastamam yerine gelmişdir: «Andolsun ki ben cehennemi bütün insan ve cinden (müstehık olanlarla) dolduracağım».
Ancak Rabbinin merhamet buyurduğu kimseler müstesnâ. Zâten onları bunun için (rahmete ehil olanları rahmet, ihtilâfa ehil olanları ihtilâf için) yarattı. Böylece Rabbinin, “Celâlim hakkı için, Cehennemi bütün cinlerden ve insanlardan dolduracağım!” sözü tamâm oldu.
Rabbinin merhamet ettiği kimseler (ihtilaf etmezler). Rabbin insanları bu şekilde (farklı, ihtilaf edebilecek kabiliyette) yarattı ki, Rabbinin verdiği söz tamamlanınca, “Sizin bilmediğiniz (cin) ve bildiğiniz (nas) ihtilafa düşüp inkâr etmiş insanların hepsini, cehenneme dolduracağım” dedi.
Yalnız Rabbinin esirgediği başka. Onları bu ihtilâf için yaratmıştır. Rabbinin «— Cehennemi bütün insandan, cinden dolduracağım» dediği sözü yerini bulmuştur.
Sadece Rabbinin merhamet ettikleri (bundan) müstesnadır. Esasen onları bunun (rahmet) için yaratmıştır. Rabbinin, “Şüphesiz cehennemi tümüyle (taşkınlık eden) cinler ve insanlarla dolduracağım” sözü tamamen yerine geldi.
Ancak Rabb’inin bahşettiği nîmetleri kullanarak hakîkate ulaşma ve ona teslim olma yolunda çaba harcayan, böylece O’nun lütuf ve merhametini hak edenler başka. Onlar Kur’an’a sımsıkı sarılır, ellerinden geldiğince yeryüzünde zulüm ve haksızlığa engel olurlar. ZatenRabb’in, onları asılbunun için yaratmıştır. İşte böylece, Rabb’inin ilâhî bir yasa olarak verdiği şu hükmü tam olarak gerçekleşmiş oldu: “Muhakkak Ben cehennemi, hakîkati bile bile reddeden cinler ve insanlarla dolduracağım!”
Ancak senin rabbinin merhamet ettiği kimseler başka!
Onları da bunun için yarattı.
Rabbinin: -“Cehennem’i topluca İnsanlar ve Cinnler’den doldururum” şeklindeki sözü yerine geldi.
(Ancak) Rabbinin rahmet ettikleri (bunun) dışındadır ve (zâten Allah) onları bunun için yaratmıştır. Böylece Rabbinin: “cehennemi cinler ve insanlarla tamamen dolduracağım,” sözü gerçekleşmiştir.
pek tabii, Rabbinin (aydınlatıcı, yol gösterici) lütfunu bahşettiği kimseler başka. 151 Oysa, (işte) bu (lütfa erişmeleri) için yarattı 152 [hepsini.] Fakat, [bu ilahî yol gösterme lütfunu tepenler için] Rabbinin, “Muhakkak ki Ben cehennemi hep, görünmeyen varlıklarla ve insanlarla dolduracağım” sözü yerini bulmuş olacak. 153
Yalnız Rabbinin vahyine uyanlar bunun dışında. Zaten tüm insanları bu rahmete nail olmaları için yarattı. Vahye sırt çeviren görünür ve görünmez iradeli varlıklarla cehennemi tıka basa dolduracağım sözü gerçekleşmiş oldu. 7/179, 32/13
Tabii ki Rabbinin rahmetiyle (yol gösterdiği) kimseler hariç. Oysa O, (tüm insanları) bu (rahmete nail olmak) için yarattı.[1816] Ne ki, (rahmete ısrarla sırt çevirenler için de) Rabbinin, “Andolsun ki Ben Cehennemi bütünüyle görünmeyen ve görünen tüm iradeli varlıkların (kötüleriyle) tıka basa dolduracağım” sözü, elbet gerçekleşmiş olacaktır.[1817]
[1816] İbn Abbas, Mücahid, Katade ve Dahhak “bunun için” anlamındaki lizalikeyi “rahmet için” şeklinde anlamışlardır (Taberî). Âyetin bağlamı olan bir önceki âyetin, ibarenin önündeki ve arkasındaki cümlelerin onayladığı çevirimiz bu yoruma dayanmaktadır. Bu ibarenin alternatif bir anlamı şöyle olabilir: “Oysa O, (tüm insanları) bu (farklı görüşleri doğuran iradeyi gerçekleştirmek) için yarattı.” Nitekim Hasan, Ata, A’meş ve Malik’ten bu yönde bir yorum nakledilmiştir (Taberî). Ne ki bu yorum âyetin bağlamıyla, özellikle de İlâhi rahmetin eriştiği kimseleri istisna tutan âyetin ilk cümlesiyle uyuşmamaktadır. Tercihimizin yukarıda lafız ve mâna ile ilgili gerekçelerini sıraladık. Maksat açısından da bu böyledir. Çünkü rahmet insan varlığının, hatta tüm yaratılışın ilk illeti mesabesindedir ve bu nedenle de kendi dışındaki her şeyi kuşatıcıdır: “Rahmetim her şeyi kuşatmıştır” (7:156). Ayrıca Allah Rasûlü de ilâhî rahmeti böyle okur: “Kulun Allah üzerindeki hakkı onlara azab etmemesidir.” (Buhârî, Rikak 84:37; Müslim, İman 10).
[1817] Krş: 17:63; 32:13; 37:85.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ancak Rabbinin rahmet ettiği kimseler müstesna. Ve onun içindir, onları yaratmıştır. Ve Rabbinin şu beyanı da tamam olmuştur ki, «Elbette cehennemi bütün cinlerden ve insanlardan dolduracağım.»
118, 119. Eğer Rabbin dileseydi bütün insanları hakta ittifak eden bir tek ümmet yapardı. Fakat O bunu irade etmediğinden ittifak etmemişlerdir ve işte böylece ihtilaf eder vaziyette devam edeceklerdir. Ancak Rabbinin lütfederek hakta birleşmeyi nasib ettiği kimseler bunun dışındadır. Esasen O, insanları bunun için yaratmıştır. Böylece, Rabbinin “Ben cehennemi, bütün cin ve insanlardan müstehak olanlarla dolduracağım. ” sözü gerçekleşecektir. [11, 99; 32, 13; 51, 56]
“ve li zâlike halekahum” cümlesi şu iki tefsire elverişlidir. Birincisi: Allah Teâlâ farklı olmalarını dilemiştir, onları neticede ihtilafa düşmüş olacakları bir şekilde var etmiştir. (Buna göre lâm, âkıbet ifade eder). İkincisi: Zamiri, en yakın mezkûrla irtibatlandırıp, Allah onları bu merhametine nail kılmak gayesiyle yaratmıştır. Bu âyet, mukadder bir soruya cevaptır. Hemen önceki kısımla ilgili olarak insan: “Neden yeterli sayıda salih insanlar yaratılmıyor?” gibi sorular soracak olursa Allah, hikmeti ile insanlara tercih hakkı verip sonuçlarına katlanma imkânını verdiğini bildirmektedir.
Süleyman Ateş
Yalnız Rabbinin acıdıkları (bu ihtilafın dışında kalmışlardır). Zaten (Allah) onları bunun için yaratmıştır. Rabbinin: "Andolsun, ben cehennemi hep cinlerden ve insanlardan bir kısmıyle dolduracağım!" sözü tam yerine gelmiştir.
İhtilâf etmeleri gerekir ki dünyâda rekabet ortamı oluşup, arzu edilen ilerleme gerçekleşsin. İnsanların ihtilâfları, görünürde sevgisizlik, hattâ düşmanlık meydana getirirse de onları yarışa, birbirinden daha üstün ve güçlü olmağa iter. İhtilâfın oluşturduğu gerginlik, insanları ileri itici bir rol oynar. Bu bakımdan Allah, insanlar arasında ihtilâfın olmasını istemiştir. Bu da O'nun hikmeti gereğidir. Ayrıca Allah'ın isim ve sıfatlarının ortaya çıkması için de ihtilâf zorunludur. Çünkü Allah'ın lutfedici sıfatı yanında kahredici sıfatı da vardır. İttifak edenlere lutfedici sıfatıyle, ihtilâf edenlere kahredici sıfatıyle görünecektir.
Süleymaniye Vakfı
Rabbinin ikramda bulundukları öyle olmazlar. O insanları bunun için (ikramı hak etmeyenler muhalif kalsınlar diye) yaratmıştır. Rabbinin şu sözü kesindir: “Cehennemi cinler ve insanlarla dolduracağım.”
[*] Kim Allah'a, O'nun Kitabına gönülden boyun eğerse onlar, Allah'ın mutluluk verdiği nebiler, doğru kişiler, bilginler # ve iyilerle beraber olacaklardır. Onlar ne iyi arkadaştırlar! (Nisa 4/ 69)
Şaban Piriş
Yalnız Rabbinin merhamet ettikleri bunun dışındalar. Esasen, Onları bunun için yarattı. Rabbinin “Cehennemi tamamen cin ve insanlarla dolduracağım.” diye buyurduğu söz yerine gelmiştir.
Rabbinin merhamet ettiği kimseler müstesna. Zaten onları bunun için yarattı.(25 Rabbinin “Ben cinlerin ve insanların bütün inkârcılarıyla Cehennemi doldururum” sözü böylece gerçekleşmiştir.
Rabbinin rahmet ettikleri müstesna. O, onları işte bunun için yaratmıştır. Rabbinin, "Yemin olsun ben cehennemi, tümden insanlar ve cinlerle dolduracağım!" sözü tamamlanacaktır.