Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1755, sondan 4482. ayet; 14. sure ve İbrahim Suresinin 5. ayetidir. İbrahim Suresi 5. ayetinin kelime sayisi 21, harf sayısı 86 ve toplam ebced değeri ise 7227 olarak hesaplanmıştır. İbrahim Suresinin toplam ebced değeri 263593 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (18) ل (12) ر (6) bulunuyor.
Arapça Metin
ولقد ارسلنا موسى باياتنا ان اخرج قومك من الظلمات الى النور وذكرهم بايام الله ان في ذلك لايات لكل صبار شكور
Andolsun, Mûsâ’yı da, “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın (geçmiş milletleri cezalandırdığı) günlerini hatırlat” diye âyetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim Suresi 5. Ayet Tefsiri
Bir peygamberin kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkarmasının ne anlama geldiği birinci âyetin tefsirinde açıklanmıştır (Hz. Mûsâ’ya verilen mûcizeler hakkında bilgi için bk. A‘râf 7:133; İsrâ 17:101).
“Allah’ın günleri” tamlamasındaki “günler” kelimesinin Arapça karşılığı olan eyyâm, Câhiliye döneminde ve İslâm’ın ilk zamanlarında önemli tarihî olayları ifade eden bir deyim olarak kullanılmıştır. Buna göre “Allah’ın günleri”, tarihte İsrâiloğulları’nın veya isyankâr kavimlerin başına gelen felâketleri ifade ettiği gibi, Allah’ın İsrâiloğulları’nı Firavun’un zulmünden kurtarması, denizi yarıp onları Sînâ yarımadasına çıkarması, çölde üzerlerine bulut göndermesi gibi nimetleri de ifade eder (Taberî, XIII, 183-184). Bu ifadenin âhirette Allah’ın insanları yargılaması (yargıladığı gün) anlamına geldiğini kabul edenler de vardır (Esed, II, 500). Âyetin akışı bu deyimin “Allah’ın nimetleri” anlamına geldiği görüşünü destekler mahiyette olmakla birlikte, burada bu anlamların tamamının kasdedilmiş olması da muhtemeldir. Çünkü bunların hepsinde gerek sıkıntı gerekse bolluk anında nefsin arzuları karşısında sabreden, Allah’ın verdiği nimetlere şükredip âhirette bunların hesabının verileceğine inanan kimselerin mutlaka alacağı dersler vardır (6. âyetin tefsiri için bk. Bakara 2:49).
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki Musa’yı da “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın (geçmiş toplumların başına getirdiği felaket) günlerini hatırlat!” diye delillerimizle göndermiştik. Şüphesiz ki bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için dersler vardır.
Andolsun ki biz, Mûsâ'yı, “Toplumunu karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlatıp bellet!” diye âyetlerimizle gönderdik. Şu bir gerçek ki, bunda iyice sabreden, çokça şükreden herkes için nice deliller vardır.
Ant olsun ki; Musa'yı, “Halkını karanlıklardan aydınlığa çıkar, onlara Allah'ın günlerini¹ hatırlat.” diye ayetlerimizle gönderdik. Kesinlikle bunda sabreden² ve şükreden³ kimseler için nice âyetler⁴ vardır.
1- Nimet ve musibet günlerini. 2- Yılmadan, kararlılık gösteren. 3- Kadir kıymet bilen, nankörlük yapmayan. 4- Göstergeler, kanıtlar, alınacak dersler.
Ahmet Akgül
Andolsun Musa'yı: "Kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Allah'ın günlerini (Ruhlar Âlemindeki dönemleri; kutsal vakitleri ve azap va’adlerini) hatırlat" diye ayetlerimizle göndermiştik. Şüphesiz bunda çokça sabreden ve şükreden herkes için gerçekten ibretler, (ayetler) vardır (diye bildirmiştik).
Andolsun ki Musa'yı, kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Allah'ın günlerini an diye delillerimizle gönderdik. Şüphe yok ki bunda, çok sabreden ve çok şükreden herkes için deliller var.
Ve andolsun ki, Musa'yı da, “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın geçmiş kavimlerin başına getirdiği felaket günlerini hatırlat!” diye, ayetlerimizle birlikte göndermiştik. Çünkü bu hatırlatmada, her türlü sıkıntıya göğüs germesini ve Allah'a yürekten şükretmesini bilen herkes için, ibretler ve öğütler vardır.
Andolsun ki, Mûsâ'yı, âyetlerimizle mûcizelerimizle Rasûl olarak özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevlendirdik.
“Kavmini inkâr ve cehalet karanlıklarından iman ve ilim aydınlığına, nura çıkar. Onlara, Allah'ın geçmiş kavimlerin başına getirdiği felâket günlerini, Allah'ın hesaba çekeceği ve cezalandıracağı günleri tebliğ ile hatırlat. Bunda, çok sabrederek, mücadeleye devam eden, çok şükreden herkes için ibretler, uyarılar, Allah'ın birliğini ve sınırsız kudretini gösteren deliller vardır.” dedik.
Andolsun Musa'yı da: "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlat" diye ayetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bunda çokça sabreden ve çokça şükreden herkes için ibretler vardır.
Andolsun Musa'yı: 'Kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlat' diye ayetlerimizle göndermiştik. Şüphesiz bunda çokça sabreden ve şükreden herkes için gerçekten ayetler vardır.
And olsun ki, biz Mûsa'ya “-Kavmini karanlıklardan nûra çıkar ve onlara, Allah'ın (kendilerinden önce gelen ümmetlerin başına indirdiği felâket ve nimet) günlerini hatırlat.” diye mûcizelerimizle gönderdik. Şüphe yok ki, bu hatırlatışta, belâlara çok sabreden ve nimetlere çok şükreden herkes için, çok ibretler var...
Andolsun! Musa’yı, “Kavmini karanlıklardan Nur’a çıkart, onları, başlarına gelen İlahî azap günleriyle uyar!” diye ayetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bu musibetlerde, sabredip şükreden herkes için çok ibretler vardır.
Biz Musa'yı âyetlerimizle göndererek dedik ki: «Ulusunu karanlıktan aydınlığa çıkarasın, andırtasın onlara günlerini Allahın»; her sabredip şükredene bunda nice belgeler var
Andolsun ki, Musa'yı da: “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın (sıkıntılı ve huzurlu) günlerini hatırlat.” diye ayetlerimizle göndermiştik. Elbette bu (gibi hatırlatmaların yapılması)nda çok sabreden ve çok şükreden herkes için (alınacak) dersler vardır.
Cemal Külünkoğlu İbrahim Suresi 5. Ayet Açıklaması
Eski Arap geleneğinde “günler” deyimi genelde önemli tarihi olayları işaret için kullanılırdı. Ayette geçen “Allah’ın günleri” ifadesi geçmişte kalan sıkıntılı ya da huzurlu günlere atıfta bulunarak onları hatırlatmak için kullanılmış olabilir. Mümkündür ki bu ifade, Allah’a isyan eden, zulmü, haksızlığı, adaletsizliği, zorbalığı ve hakka karşı direnmeyi alışkanlık haline getiren toplumların helakini anlatmış olacağı gibi, bir sonraki ayette de görüleceği gibi, zulmü adet haline getiren Firavun ve avanesinin elinden Musa Peygamberin gelmesiyle kurtulan ve böylece Allah’ın lütuf ve ihsanıyla bolca nimete kavuşan İsrailoğullarının refah dolu günlerini de anımsatmış olabilir.
Diyanet İşleri (Eski)
And olsun ki Musa'yı ayetlerimizle, "Milletini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve Allah'ın günlerini onlara hatırlat" diye göndermiştik. Bunlarda, çokça sabreden ve şükreden herkes için dersler vardır.
Andolsun ki Musa'yı da: Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın (geçmiş kavimlerin başına getirdiği felâket) günlerini hatırlat, diye mucizelerimizle gönderdik. Şüphesiz ki bunda çok sabırlı, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
Musa'yı, "Halkını karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara ALLAH'ın günlerini hatırlat," diye mucizelerimizle gönderdik. Sabreden ve şükreden herkes için elbette bunda dersler vardır.
And olsun ki Musa'yı âyetlerimizle gönderdik. Ona şöyle dedik: Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar, onlara Allah'ın (felaket) günlerini hatırlat. Şüphe yok ki bunda her sabredip şükreden için nice ibretler vardır.
Celâlim hakkı için âyetlerimizle Musâyı gönderdik ki: kavmini zulûmâttan nûra çıkar ve onlara Allah ğünlerile öğüt ver diye, şüphesiz ki bunda çok âyetler vardır: çok sabırlı, çok şükredici her kimse için
Andolsun, biz Musâyi — : «Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allahın günlerini hatırlat» diye — mucizelerimizle göndermişizdir ki şübhesiz bunda (belâlara) çok sabır ve (ni'metlere) çok şükür eden herkes için (ibret verici) alâmetler vardır.
Şânım hakkı için, Mûsâ'yı da, “Kavmini, zulümâttan (küfür karanlıklarından) nûra(îmâna) çıkar ve onlara Allah'ın (geçmiş kavimlerin başına getirdiği musîbet) günlerini hatırlat!” diye mu'cizelerimizle gönderdik. Şübhesiz ki bunda, çok sabreden, çok şükreden herkes için nice ibretler vardır.
Biz Musa’yı, kavmini karanlıklardan aydınlıklara çıkar ve onlara “Allah’ın günlerini hatırlat” diye ayetlerimizle birlikte gönderdik. Bu hatırlatmada, tüm sabredip şükredenler için alınacak ibretler var.
Biz Musa/yı «— Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar. Onlara Allah/ın günlerini [⁵] hatırlat» diye mucizelerimizle gönderdik. İşte bunda hakkıyle sabırda, hakkıyle şükürde bulunan herkes için büyük ibretler vardır.
İsmail Hakkı İzmirli İbrahim Suresi 5. Ayet Açıklaması
[5] Fir'avun elinde esir oldukları günleri, büyük vak'aları veya Allah'ın nimetlerini.
Kadri Çelik
Şüphesiz biz Musa'yı, “Kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlat” diye ayetlerimizle göndermiştik. Şüphesiz bunda çokça sabreden ve şükreden herkes için kesin ayetler vardır.
Gerçek şu ki, Biz bir zamanlar Mûsâ’yı, “Halkını karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın geçmiş kavimlerin başına getirdiği felâket günlerini hatırlat!” diye mûcizelerimizle destekleyip Firavun ve ileri gelen adamlarına göndermiştik. Elbette bu gibi hatırlatmaların yapılmasında,zorluklar karşısında güzelce sabreden ve bahşettiği nîmetlere karşılık, söz ve davranışlarıyla Rab’lerine şükreden kimseler için alınacak nice dersler, nice ibretler vardır.
And olsun, “kavmini Karanlıklar’dan Aydınlığa çıkar; onlara Allah’ın günleri ile öğüt ver!” diye Musa’yı da âyetlerimiz ile gönderdik!
Çok şükreden sabreden herkes için bunda elbette âyetler vardır.
Yemin olsun ki Biz Mûsa’yı: “kavmini (küfür) karanlıklarından (îman) aydınlığına çıkar ve Allah’ın günlerini1 onlara hatırlat.” diye mûcizelerimizle göndermiştik. Şüphesiz bunda çokça sabredip şükreden2 herkes için gerçekten mûcizeler vardır.
1 “Allah’ın günlerinden” kastolunan: Allah’ın İsrâil oğullarına ihsan ettiği; onları firavundan kurtarması, denizin yarılması, sofra indirilmesi gibi nîmetlerin ve Allah’ın onlara verdiği muhtelif cezâların yaşandığı günlerdir. 2 (صَبَّارٍ شَكُورٍ) “çokça sabredip şükreden” mü’min’den kinâyedir. Demek ki mü’min böyle olur.
Muhammed Esed
Ve nitekim, Musa'ya ayetlerimizi gönderip kendisine: “Halkını kopkoyu karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın Günleri'ni 5 hatırlat!” diye [emrettik]. Çünkü bu [hatırlatmada], darlığa sonuna kadar göğüs germesini ve [Allah'a] yürekten şükretmesini bilen herkes için mutlaka çıkarılacak dersler vardır.
Musa’yı ayetlerimizle, “Toplumunu karanlıklardan aydınlığa çıkar1 ve Allah’ın nimet ve imtihan günlerini onlara hatırlat!” diye göndermiştik.2 İşte bunda sonuna kadar sabreden ve nimetlerin hakkını verip şükreden herkes için dersler vardır.3, 12/257, 5/15-16, 57/7-8-9, 213/2, 40/15-44, 330/22, 45/4, 51/21
Nitekim, Musa’yı da âyetlerimizle “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara (imtihan ve yardıma dair) Allah’ın Günleri’ni hatırlat” diye göndermiştik.[1988] Çünkü bunda sonuna kadar sabreden ve şükretmek için var gücünü harcayan herkes için dersler vardır.[1989]
Mustafa İslamoğlu İbrahim Suresi 5. Ayet Açıklaması
[1988] Hatırlamak genellikle geçmişte kalıp unutulmuş şeyler için kullanılır. Âyetin son cümlesi de hatırlatma gerekçesi olarak “ders almayı” gösterdiğine göre, hatırlatılması istenen şeyler geçmişe ilişkin olmalıdır. Âyetin bağlamı da bunu desteklemektedir. Bunlar, hem İsrâiloğullarının özel tarihinde hem de onların bilgisi dahilinde olan bölge insanının genel tarihinde yer alan inişler ve çıkışlar, alçalışlar ve yükselişler, yenilgiler ve zaferler olmalıdır. Bununla birlikte âyetin kastettiği “Allah’ın günleri”nin, kıyamet ve sonrasındaki hesap günü olarak anlaşılması da mümkündür (Krş: 45:14). Son tahlilde âyet Allah’ın zamana müdahil oluşunu, Allah’tan bağımsız bir gelecek tasarımının mümkün olamayacağı ebedî gerçeğini haber vermektedir.
[1989] Şekûr kalıbına verdiğimiz bu mananın gerekçesi ve referansı için bkz: 64:17, not 22.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve andolsun ki, Biz Mûsa'yı âyetlerimizle gönderdik. Kavmini zulmetlerden nûra çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlat diye. Şüphe yok ki, bunda çok sabreden, çok şükür eden her bir kimse için büyük ibretler vardır.
Bu cümleden olarak, Mûsâ'yı da “halkını karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın önemli günlerini hatırlat. ” diye âyetlerimizle gönderdik. Elbette bunda çok sabreden ve çok şükreden herkes için nice ibretler vardır.
Andolsun biz, Musa'yı da "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar, onlara Allah'ın günlerini (geçmiş milletlerin başlarına gelen olayları) hatırlat!" diye ayetlerimizle birlikte göndermiştik. Şüphesiz bunda sabreden, şükreden herkes için ayetler (ibret verici işaretler) vardır.
Musa’yı âyetlerimizle göndermiş, “Halkını karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onları Allah’ın günleri konusunda uyar” demiştik. İşte bu uyarının içinde sabreden ve görevlerini yerine getiren herkes için deliller vardır.
Musa'yı ayetlerimizle, -Toplumun karanlıklardan aydınlığa çıkar ve Allah'ın günlerini onlara hatırlat diye göndermiştik. Bunda, çok çok sabreden ve şükreden herkese belgeler vardır.
Biz Musa'yı da “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın günlerini(1) hatırlat” diye, âyetlerimizle birlikte gönderdik. Çok sabreden ve çok şükreden herkes için bunda ibretler vardır.
(1) Eyyâm. yani, “günler” sözcüğü ile önemli tarihî olayların kastedilmesi bir Arap geleneği olduğuna göre, Allah’ın günleri, ister lütuf ve nimet, isterse azap ve ceza cinsinden olsun, Allah’tan gelen veya gelecek olan şeyleri ifade etmektedir. Eski kavimlerin başlarından geçen helâkler, bolluk ve nimet günleri, kıyamet günü gibi anlamlar bunun içinde dahildir ki, Kur’ân’da bu deyimin geçtiği ikinci yer olan 45:14’te bu son anlamın kastedildiği anlaşılmaktadır.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun ki, biz Mûsa'yı, "Toplumunu karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlatıp bellet!" diye ayetlerimizle gönderdik. Şu bir gerçek ki, bunda iyice sabreden, çokça şükreden herkes için sayısız ayetler vardır.