Nahl Suresi 37. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1938, sondan 4299. ayet; 16. sure ve Nahl Suresinin 37. ayetidir. Nahl Suresi 37. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 46 ve toplam ebced değeri ise 2723 olarak hesaplanmıştır. Nahl Suresinin toplam ebced değeri 557686 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
ان تحرص على هديهم فان الله لا يهدي من يضل وما لهم من ناصرين
Harf Sayımı
Harf Sayımı
انتحرصعلىهديهمفاناللهلايهديمنيضلومالهممنناصرين
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
İn tahris ‘alâ hudâhum fe-inna(A)llâhe lâ yehdî men yudil(lu)(s) vemâ lehum min nâsirîn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Sen onların doğru yola erişmelerine aşırı istek göstersen de şüphesiz Allah saptırdığı kimseyi doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da yoktur.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Sen onların doğru yola ulaşmalarına çok düşkünlük göstersen de bil ki Allah saptırdığı (sapkınlığını onayladığı) kimseyi (kişi dilemediği sürece) doğru yola ulaştırmaz. Onların hiçbir yardımcısı da yoktur.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Rasûlüm, sen onların hidayete ermesine çok düşkünlük göstersen de, bil ki Allah'ın saptırdığı kimseyi kimse hidayete erdiremez. Onların yardımcıları da yoktur.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Sen, onların, hidayete ermelerini, ne kadar çok istersen iste; sapkınlıkta kararlı olanlara, Allah hidayet etmez. Onlar için bir yardımcı da bulunmaz.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Ey Resulüm!) Sen, onların hidayet bulmalarını ne kadar hırsla istesen de, şüphesiz Allah (çirkin işleri ve şirkleri nedeniyle doğru yoldan) saptırdığına hidayet vermez, onlar için yardım edecek de bulunmamaktadır.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Onları doğru yola sevketmek için üstlerine düştükçe düşsen de şüphe yok ki Allah, sapıklığı kabul edeni doğru yola getirmez ve onlara bir tek yardımcı da yoktur.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Onları doğru yola sevketmek için, üzerlerine düştükçe düşsen de şüphe yok ki, Allah sapıklığı kabul edeni, doğru yola getirmez ve onlara birtek yardımcı da yoktur.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Sen, kâfirlerin hidayete ermelerini, hak yolda olmalarını ne kadar istesen de, hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti tercihlerine özgürlük tanıdığı akıllı ve sorumlu varlıkları Allah, doğru yola sevketme lütfunda bulunmaz. Onların yardım edenleri de yoktur.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Sen onların hidayete ermelerini çok arzulasan da Allah saptırdığını hidayete eriştirmez. Onların yardımcıları da olmaz.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Sen, onların hidayet bulmalarını ne kadar tutkuyla istesen de, Allah, şüphesiz saptırdığına hidayet vermez, onlar için yardım edecek yoktur.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
(Ey Rasûlüm) sen, o kâfirlerin hidayet bulmalarına çok istekli isen (de çare yok), her halde Allah dalâlette bırakacağı kimselere hidayet vermez. Onların hiç bir yardımcısı da yoktur.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Sen onların doğru yola gelmeleri için hırs göstersen de, Allah, (hak ettikleri için) saptırdıklarını doğru yola iletmez. Onlar kendilerine yardımcılar da bulamazlar.
Besim Atalay
Besim Atalay
Onların doğru yolu tutmaların istesen de, sapıtanı Allah kılavuzlamaz, onlar için yardımcı da bulunmaz
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Sen onların doğru yola erişmelerine aşırı istek göstersen de şüphesiz Allah (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) sapıklıkta bırakacağı kimseyi doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da yoktur.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Onların doğru yolda olmalarına ne kadar özensen, yine de Allah, saptırdığını doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da olmaz.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
(Resûlüm!) Sen, onların hidayete ermelerine çok düşkünlük göstersen de bil ki Allah, saptırdığı kimseyi (dilemezse) hidayete erdirmez. Onların yardımcıları da yoktur.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Doğruyu bulmaları için ne kadar uğraşsan da, ALLAH saptırdığını doğruya ulaştırmaz. Onların bir yardımcısı da olmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
(Ey Muhammed!) Sen o kâfirlerin hidayete ermelerini ne kadar istesen de Allah, saptırdığı kimseyi hidayete erdirmez. Onların hiçbir yardımcısı da yoktur.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Sen onların hidayet bulmalarına harîs isen her halde Allah dalâlette bırakacağı kimselere hidayet vermez, onların yardımcıları da yoktur
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
(Habîbim) sen onların hidâyet bulmalarına (ne kadar) hırs göstersen şübhe yok ki Allah dalâletde bırakacağı kimselere (bu) hidâyet (i) nasıyb etmez. Onların (azâblarını önleyecek) bir yardımcıları da yokdur.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
(Habîbim, yâ Muhammed!) Onların hidâyete ermelerine ne kadar hırs göstersen de, şübhesiz ki Allah, (hak ettiklerinden dolayı) dalâlete attığı kimseleri hidâyete erdirmez; onlar için hiçbir yardımcı da yoktur!
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Onların doğru yola gelmeleri için, ne kadar çaba gösterirsen göster, şüphesiz ki Allah’ın sapıklık içinde bıraktıklarını doğru yola iletmez ve onların yardımcıları da yoktur.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Onların hidayet bulmalarına haris olsan ne fayda! Çünkü Allah yoldan çıkardığı kimselere hidayet etmez. Onların azaplarını defedecek hiçbir yardımcıları yoktur.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Sen, onların hidayete ermeleri için ne kadar hırslansan da Allah, şüphesiz saptırdığına hidayet etmez, onlar için yardım edecek yoktur.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Ey Müslüman!Sen onların doğru yola gelmelerini ne kadar arzu etsen de, Allah koyduğu yasalar çerçevesinde saptırdığı hiç kimseyi —kendisi doğru yola yönelmediği sürece— hidâyete erdirecek değildir. Ve bile bile sapıklığı tercih eden bu insanlara, Hesap Gününde hiç kimse yardım edemeyecektir! Neden mi?
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Onların hidayetini çok arzu etsen de, şüphesiz Allah, sapan / saptıran kimseleri hidayete eriştirmez. Onlar için hiçbir yardım eden de yoktur.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(Ey Muhammed!) Sen, onların doğru yolu bulmalarını son derece istesen de kesinlikle Allah sapkınlıkta bırakacağı kimseleri (dilemezse)1 hak yola ulaştırmaz. Onların (âhirette kendilerini azaptan kurtaracak) yardımcıları da yoktur.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
İmdi, sen [o hakkı inkarda ısrarlı olanların] doğru yola erişmelerini tutkuyla istesen de, [bil ki,] Allah, sapıklık içinde kalmalarına hükmettiği kimseleri doğru yola eriştirmez; 37 ve böyleleri [Kıyamet Günü'nde] kendilerine yardımcı da bulamayacaklardır.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Sen, onların doğru yola girmelerini ne kadar çok istersen iste şu bir gerçek ki; Allah sapıklığı tercih edeni doğru yola yöneltmez ve bunların yardımcısı da olmayacaktır. 4/88, 7/186, 13/33, 30/29, 39/23
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Sen onların doğru yolu bulmasını ne kadar istersen iste, ama unutma ki Allah’ın sapıklığa mahkûm ettiğini kimse doğru yola yöneltemez;[2122] onlara yardım eden de bulunmaz!
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Sen onların hidâyet bulmalarına haris olsan da (faidesizdir). Çünkü Allah Teâlâ dalâlete düşürdüğüne hidâyet etmez ve onlar için yardımcılardan bir kimse de yoktur.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Sen onların hidâyete gelmelerine ne kadar düşkün olsan da, şunu bil ki: Allah dalâlette bıraktığı kimselere hidâyet vermez. Onlara yardım eden de bulunmaz. [5, 41, 11, 34; 7, 186; 10, 96-97]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
(Ey Muhammed) Sen onların yola gelmelerini ne kadar istesen de Allah şaşırttığını yola getirmez ve onların yardımcıları da olmaz!
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Yola gelmeleri için ne kadar çırpınırsan çırpın, Allah, sapık saydığı kişiyi[1] yola getirmez. Bu gibilerin yardımcıları da olmaz.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Sen, onların doğru yola girmelerini çok arzu etsen de Allah saptırıcılara yol göstermez. Onların hiç bir yardımcısı da yoktur.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Sen onların hidayetlerine düşkün olsan da, Allah saptırdığına hidayet vermez; onların bir yardımcısı da olmaz.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Sen onların iyiye ve doğruya ulaşmalarını tutkuyla istesen de Allah, saptırdığına yol göstermez. Hiçbir yardımcıları da olmaz onların.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
eger ḥāriŝ olasın anlaruñ ŧoġru yol dutmaġına daħı bayıķ Tañrı ŧoġru yol göstermez aña kim azdurur. daħı yoķdur anlaruñ arķa viriciler..
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Eger cehd eyleseñ yā Muḥammed anlaruñ hidāyetine, pes Tañrı Ta‘ālāhidāyet virmez azġunluḳ diledügi kimseye. Anlara yardım idici daḫıyoḳdur.