Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1987, sondan 4250. ayet; 16. sure ve Nahl Suresinin 86. ayetidir. Nahl Suresi 86. ayetinin kelime sayisi 19, harf sayısı 92 ve toplam ebced değeri ise 6361 olarak hesaplanmıştır. Nahl Suresinin toplam ebced değeri 557686 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
واذا را الذين اشركوا شركاءهم قالوا ربـنا هؤلاء شركاؤنا الذين كنا ندعوا من دونك فالقوا اليهم القول انكم لكاذبون
Allah’a ortak koşanlar, ortaklarını gördüklerinde diyecekler ki: “Rabbimiz! Bunlar, seni bırakıp kendilerine tapmış olduğumuz ortaklarımızdır.” Koştukları ortaklar da onlara: “Siz elbette yalancılarsınız” diye laf atacaklar.
Müşriklerin tanrısal nitelikler yükleyip taptıkları varlıklar, Allah’ın iradesi uyarınca konuşma yeteneği kazanıp kendilerine tapanlara, “Siz gerçekten yalancısınız” diyerek aslında kendilerinden böyle bir şey istenmediği halde putperestliği onların uydurduğuna bir bakıma şahitlik edeceklerdir. Yûnus sûresinin 28. âyetinde yine âhiretteki bu sahnenin tasviri sırasında müşriklerin Allah’a ortak koştukları varlıklara isnat edilen, “Siz bize ibadet etmiyordunuz” ifadesi dikkate alınarak konumuz olan âyetteki, “Siz gerçekten yalancısınız” sözünü, “Siz aslında bize değil kendi hevâ ve hevesinize tapıyordunuz” anlamında yorumlamak da mümkündür.
Mehmet Okuyan
(Allah’a) ortak koşanlar, ortak koştuklarını (mahşerde) gördükleri zaman şöyle diyecekler: “Rabbimiz! İşte bunlar, senin peşin sıra yalvardığımız ortaklarımızdır.” Onlar (ortaklar) da diğerlerine “Siz mutlaka yalancılarsınız!” diye laf atmış (olacak)lardır.
Allah'a ortak koşanlar, ortaklarını gördükleri zaman, “Ey Rabbimiz! Senden başka yalvardığımız ortaklarımız işte bunlardır” derler. Koştukları ortaklar onlara, “Doğrusu, siz tam yalancısınız” diye laf atarlar.
O şirk koşanlar (ahirette) şirk koştukları (şeyleri ve kişileri) gördükleri zaman: “Rabbimiz, Seni bırakıp da tapındığımız ve yalvardığımız ortaklarımız bunlardır” diyeceklerdir. (Onlar da bunlara:) “Siz gerçekten yalan söyleyenlersiniz” diye bu sözü kendilerine (geri çevirip suçu) üzerlerine atıvereceklerdir.
Şirk koşanlar, Tanrıya eş olarak kabul ettikleri şeyleri görünce Rabbimiz derler, seni bırakıp kulluk ettiğimiz eşlerimiz bunlar işte. Sözleri reddedilir de şüphe yok ki denir, yalancılarsınız siz.
Allah'tan başkalarına ilahlık yakıştıranlar, Allah'a eş olarak kabul ettikleri düzmece varlıkları, karşılarında bulduklarında “Ey Rabbimiz!” diyecekler, “Evet bunlar bizim sana ortak ilahlar olarak gördüğümüz ve seni bırakıp, kendilerine yalvarıp yakardığımız varlıklar.” Bunun üzerine o varlıklar, onların hakettikleri sözü yüzlerine çarparlar da, “Şüphe yok ki, sizler yalancı kimselersiniz” derler.
İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşanlar, ortak koştukları şeyleri gördükleri zaman:
“Rabbimiz, işte bunlar, seni bırakıp, kulların durumundakilerden tapmış olduğumuz, ilâhlığında, otoritende, mülkünde, tasarruflarında sana ortak saydığımız varlıklar” derler. Onlar da:
“Siz kesinlikle yalan söylüyorsunuz.” diye cevabı yapıştırırlar.
Ortak koşanlar ortaklarını gördüklerinde: "Rabbimiz! Senden başka tapmakta olduğumuz ortaklarımız şunlardır" derler. Onlar da onlara: "Şüphesiz siz yalancısınız" diye söz atarlar.
O şirk koşanlar, şirk koştuklarını gördükleri zaman: 'Rabbimiz, seni bırakıp bizim taptığımız ortaklarımız bunlardır' diyecekler. (Onlar da bunlara:) 'Siz gerçekten yalan söyleyenlersiniz' diye sözü (geri çevirip) fırlatacaklar.
Dünyada Allah'a ortak koşan müşrikler, ahirette bu ortaklarını (putlarını) görünce: “- Ey Rabbimiz! Bunlar, seni bırakıp da kendilerine taptığımız ortaklarımızdır.” diyecekler. Tapındıkları putlar da onlara şu cevabı vereceklerdir: “- Muhakkak surette siz yalancısınız, biz sizi kendimize ibadete çağırmadık.”
Müşrikler, Allah’a eş koştukları putlarını (o gün) gördükleri zaman: “Ey Rabbimiz! İşte Sen’in dışında ibadet ettiğimiz, sana eş koştuğumuz ortaklar, bunlar!” diyecekler. Onlar ise, sözü onlara çevirip: “Siz yalancısınız” diyecekler.
Allah'a ortak koşanlar, koştukları ortakları gördüklerinde: “Ey Rabbimiz, sana inandığımız halde kendilerine yalvardığımız/kulluk ettiğimiz kimseler bunlardı” diyecekler. Koşulan ortaklar ise: “Sizler kesinlikle yalancısınız” diye cevap verecekler.
Allah'a ortak koşanlar, koştukları ortakları gördüklerinde: "Rabbimiz! Seni bırakıp yalvardığımız ortaklarımız bunlardır" derler. Koştukları ortaklar: "Doğrusu siz yalancısınız" diye söz atarlar.
(Allah'a) ortak koşanlar, ortak koştukları şeyleri gördükleri zaman derler ki: «Rabbimiz! İşte bunlar, seni bırakıp da tapmış olduğumuz ortaklarımızdır.» Onlar da bunlara: «Siz mutlaka yalancılarsınız» diye söz atarlar.
Ortak koşanlar, ortak koştukları kimseleri gördükleri zaman, "Rabbimiz, senden başka çağırdığımız ortaklarımız işte bunlardır," derler. (Onlar da), "Siz yalancılarsınız (biz sizin bu suçunuza hiç bir zaman ortak olmadık)," diye karşılık verirler.
Ve o Allah'a ortak koşanlar, ortak koştuklarını (putları) gördükleri zaman: "Rabbimiz! İşte bunlar, seni bırakıp da kendilerine taptığımız ortaklarımızdır" diyecekler. Koştukları ortaklar da onlara; "Siz mutlaka yalancılarsınız" diye söz atarlar.
Ve o müşrikler şeriklerini gördükleri vakıt «Ya rabbenâ! işte şunlar seni bırakıp da kendilerine taptığımız şerikler diyecekler, onlar da şu sözü fırlatacaklar: her halde siz kat'iyen yalancılarsınız
Allaha eş tutanlar ortakları (olan putları) nı görünce: «Ey Rabbimiz, bunlar Seni bırakıb tapmakda devam etdiğimiz ortaklarımızdır» diyecekler, bunlar da onlar (ın suratların) a şu sözü fırlatacaklardır: «Siz hiç şübhe yok ki kat'iyyen yalancılarsınız».
(Allah'a) ortak koşanlar da (koştukları) ortaklarını gördükleri zaman: “Rabbimiz! Seni bırakıp (kendilerine) yalvarmakta olduğumuz ortaklarımız, işte bunlardır!” derler. Bunun üzerine (onlar da): “Şübhesiz ki siz gerçekten yalancı kimselersiniz!” diye o sözü(reddederek) kendilerine atarlar.
Yine Allah’a ortak koşanlar, kendilerini Allah’a ortak koştukları kimseleri gördüklerinde “Ey Rabbimiz! Seni bırakıp da, kendilerinden yardım talep (dua) ettiklerimiz işte bunlar” derler ve onlara “Sizler gerçekten yalancılarmışsınız” diye laf atarlar.
Müşrikler şerik tuttukları mâbutları görünce "- Ey Rabbimiz! Bunlar senin yerine ibadet ettiğimiz şeriklerimizdir" derler. Bunlar ise siz yalancısınız [⁸] diye cevap verirler.
İsmail Hakkı İzmirli Nahl Suresi 86. Ayet Açıklaması
[8] Bizler sizi ibadet edin diye çağırmadık, siz hevesinizle bize taptınız.
Kadri Çelik
O şirk koşanlar, şirk koştuklarını gördükleri zaman, “Rabbimiz! Seni bırakıp bizim tapmakta olduğumuz ortaklarımız bunlardır” derler. (Onlar da bunlara,) “Siz gerçekten yalan söyleyenlersiniz” diye söz atarlar.
Müşrikler, vaktiyle Allah’a ortak kabul ettikleri putlarını ve putlaştırdıkları liderlerini o Gün karşılarında görünce, “Ey Rabb’imiz!” diyecekler, “Seni bırakıp da kendilerine yalvarıp medet umduğumuz veböylece Sana ortak koştuğumuz ilâhlarımız, işte şunlar! Bizi onlar yoldan çıkardı, yâ Rab!” Buna karşılık onlar, “Hayır! Biz sizi buna zorlamadık, hattâ bizi ilâh edindiğinizden haberimiz bile yoktu; siz kesinlikle yalancısınız!” diyerek müşriklere cevap verecekler.
Ortak koşan kimseler, koştukları ortaklarını gördüğü zaman:
-“Rabbimiz! İşte onlar, senden başka dua ediyor olduğumuz ortaklarımızdır” dediler.
Derken onlara:
-“Siz yalancısınız” diye Söz attılar.
O müşrikler, (âhirette Allah’a) şirk koştukları (putları)nı görünce: “Ey Rabbimiz! İşte bunlar, Seni bırakıp da taptığımız ortaklarımızdır.” diyecekler. (Putları da): “Siz gerçekten yalancılarsınız.” diye onların sözlerini yüzlerine çarpacaklar.1
1 Âyetin bu bölümü: “...Onlar da bunlara: ‘Siz mutlaka yalancılarsınız’ diye söz atacaklar.” şeklinde de tercüme edilebilir.
Muhammed Esed
Ve Allah'tan başkalarına tanrılık yakıştıranlar, [Hesap Günü] bu tanrı yerine koydukları (düzmece) varlıkları 102 karşılarında bulduklarında, “Ey Rabbimiz!” diyecekler, “(Evet) bunlar bizim sana ortak tanrılar olarak gördüğümüz ve seni bırakıp kendilerine yalvarıp yakardığımız varlıklardır!” 103 -Bunun üzerine [o varlıklar, onların hak ettikleri] sözü yüzlerine çarparlar: “Sizler [bu konuda birbirine] düpedüz yalan söyleyen kimselerdiniz!” 104
Allah’a şirk koşanlar, koştukları ortaklarını karşılarında görünce diyecekler ki; “Rabbimiz! İşte şunlardır senden önce dua ile yalvardıklarımız” berikiler de onlara laf atarak şöyle diyecekler; “Kesinlikle siz yalancısınız.” 2/166-167, 6/94, 7/53, 10/28-29, 28/62...64, 46/4...6
Allah’a ait nitelikleri başkalarına yakıştıranlar ise, (Allah’a) yakıştırdıkları ortakları karşılarında görünce; “Rabbimiz! İşte sana ortak koştuklarımız; Seni bırakıp da kendilerine yalvarıp durduğumuz kimseler bunlardı!” der demez,[2175] hemen berikiler onların sözlerini ağızlarına tıkayacaklar: “Sizi gidi yalancılar sizi!..”[2176]
[2175] Fâ bağlacının “takibiyye” vurgusuna istinaden.
[2176] Lafzen: “Kuşkusuz siz düpedüz yalancısınız”. Bu düz çeviride hiç şüphesiz dil, hâl ve olay karinelerinden kaynaklanan yananlamlar, tercih ettiğimiz Türkçe karşılıkta kaynak metinde olduğu gibi karşılanamamaktadır. Öte yandan elkav ileyhimu’l-kavl deyimsel ibaresinin Türkçedeki karşılığı “lafı ağıza tıkmak”tır (Ferrâ).
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve müşrikler ortak tutmuş olduklarını görünce diyeceklerdir ki: «Ey Rabbimiz! Bunlar senden başka bizim kendilerine tapınmış olduğumuz şeriklerimizdir.» Bunlar da onlara redden diyeceklerdir ki: «Muhakkak siz yalancılarsınızdır.»
Müşrikler orada şeriklerini görünce: “Yüce Rabbimiz! Ha işte Senden başka yalvardığımız, Sana ortak saydığımız putlarımız. Onlar yok mu onlar, işte onlar bizi şaşırttılar! ” der, onlarsa bunların suratlarına şu sözü çarparlar: “Yalancının tekisiniz siz! ” [46, 5-6; 19, 81-82; 29, 25; 18, 52]
Ortak koşanlar, ortak koştukları şeyleri gördükleri zaman: "Rabbimiz, işte senden başka yalvar(ıp tap)dığımız ortaklarımız!" derler. (Onlar da bunlara): "Siz tamamen yalancılarsınız!" diye söz atarlar.
Ortak(şirk) koşanlar, Allah’a ortak saydıkları kişileri gördüklerinde derler ki “Rabbimiz! Ortak sayıp senden önce yardıma çağırdıklarımız işte bunlardır.” Onlar hemen şu karşılığı verirler: “Sizler kesinlikle yalancı kimselersiniz.”
Allah'a şirk koşanlar, koştukları ortakları görünce:- Rabbimiz, seni bırakıp, kendilerine dua ettiğimiz ortak koştuklarımız işte bunlardı.” derler. Onlar da:- Siz, kuşkusuz yalancısınız” diye laf atarlar.
Şirke sapanlar, ortak tuttuklarını gördüklerinde şöyle derler: "Rabbimiz, işte bunlar seni bırakıp da yalvarıp yakardığımız ortaklarımız." Bunun üzerine ortakları onlara şöyle söz dokundururlar: "Siz, yalancılarsınız, yalancılar!"