Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 48, sondan 6189. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 41. ayetidir. Bakara Suresi 41. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 79 ve toplam ebced değeri ise 5171 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (19) ل (7) م (7) bulunuyor.
Arapça Metin
وامنوا بما انزلت مصدقا لما معكم ولا تكونوا اول كافر به ولا تشتروا باياتي ثمنا قليلا واياي فاتقون
Elinizdeki Tevrat’ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur’an’a) iman edin. Onu inkâr edenlerin ilki olmayın. Âyetlerimi az bir karşılığa değişmeyin ve bana karşı gelmekten sakının.
“Elinizdeki” ifadesinden maksat Tevrat, onu “tasdik edici” olan da Kur’an-ı Kerîm’dir. Kur’an’ın Tevrat’ı tasdik etmesinin anlamı, tevhid inancı, geçmiş peygamberlere iman, iyiliklerin yapılması, kötülüklerin terkedilmesi gibi Tevrat’ta yer alan temel öğretilerin Kur’an tarafından da tanınmasıdır. Bunun mantıkî sonucu, Kur’an’ın da Tevrat gibi Allah’tan geldiğini kabul edip ona inanmak olduğu için yahudiler ve özellikle kutsal kitabın muhtevası hakkında geniş bilgisi olan yahudi din bilginleri Kur’an’a inanmaya, böylece müslüman olmaya davet edilmekte; Kur’an’ı herkesten önce alelacele inkâr etmek yerine, öğretilerinin kendi kutsal kitaplarıyla ne kadar uyuştuğunu iyi düşünmeleri gerektiğine işaret edilmektedir. Bunu yaptıklarında, müşrikler gibi hemen onu inkâr etmeyip, tam tersine, ellerindeki kutsal kitabı tasdik ettiği için vakit kaybetmeden ona inanıp müslüman olmaları gerektiğini anlayacaklardır.
İbn Abbas’a nisbet edilen bir rivayete göre Medineli bazı yahudi bilginlerine fakir halktan hediyeler geliyor, onlar bu hediyelerden mahrum kalacakları korkusuyla İslâm’ı kabul etmekten kaçınıyorlardı (Râzî, III, 42). Ancak tefsirlerin çoğunda yer alan daha genel bir açıklamaya göre âyette yahudilerden, nimetlerin en büyüğü olan hak dini reddedip âhiret kurtuluşundan mahrum kalma pahasına, bunlarla mukayese edildiğinde hiçbir değer ve anlam ifade etmeyen dünya malı, dünyevî mevki ve itibar peşinde koşmamaları istenmektedir. Ayrıca “Âyetlerimi az bir karşılık ile satmayın” meâlindeki ifade, Allah’ın yüce ve kutsal kitabını ve dinini kişisel ve maddî çıkarlar için kullanıp yanlış yorumlayanlara, haramları helâl, helâlleri haram göstermeye kalkışanlara karşı kesin bir uyarıdır.
Bazı bilginler, âyetin söz konusu bölümüne dayanarak, Kur’an öğretme karşılığında para almanın câiz olmadığını ileri sürmüşlerse de bu para, Kur’an’ın değil, harcanan emek ve zamanın bedeli olduğu için, İslâm bilginlerinin çoğu bu görüşe itibar etmemişlerdir (genişbilgi için bk. Ateş, I, 155-156; İbn Âşûr, I, 467-469). İbadet olan fiillere karşılık ücret almak câiz olmamakla beraber bu hüküm konumuz olan âyetten çıkarılmış değildir.
Mehmet Okuyan
Elinizdekini (Tevrat’ın aslını) doğrulayıcı olarak indirdiğime (Kur’an’a) iman edin! Sakın onu inkâr eden(ler)in öncüsü olmayın! Ayetlerimi az bir değer karşılığında satmayın! Yalnız bana karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun!
Beraberinizde olan Tevrat'ı doğrulayıcı olarak indirdiğim Kur'ân'a iman ediniz. Sakın onu inkâr edenlerin ilki olmayınız. Âyetlerimi de küçük bir değerle değiştirmeyiniz ve yalnız benden sakınınız.
Yanınızdakini “tasdik edici” olarak gönderdiğimize inanın. Onu küfredenlerin¹ ilki siz olmayın. Ayetlerimi az bir değere değişmeyin. Ve Bana karşı takvalı olun.
Yanınızda olan(Tevrat) ı doğrulayıcı olarak indirdiğime (Kur'an'a) iman edin; onu inkâr edenlerin ilki siz olmayın ve ayetlerimi az bir değer karşılığında değiştirip satmayın. Ve yalnızca Benden korkun (küfür ve kötülükten sakının) !
İndirdiğim Kur'an'a inanın. Sizdeki kitabı da doğrulayıcıdır o. Ona ilk inanmayan siz olmayın. Delillerimi az ve değersiz bir parayla değişmeyin, ancak benden sakının.
Bunun için de, size geçmişte vahiyle bildirilmiş olan haberleri doğrulayıcı nitelikle indirdiğim bu vahye inanın, O'nun gerçekliğini örtbas edenlerin ilki olmayın, mesajlarımı küçük bir kazanca değişmeyin, ne kazanıp ne kaybettiğinize bir bakın ve bana, yalnızca bana karşı sorumluluk bilinci taşıyın.
Elinizdeki doğru bilgileri, Tevrat'taki doğru bilgileri tasdik edici olarak indirdiğime, Kur'ân'a iman edin. Onu inkâr edenlerin ilki, örneği, önderi siz olmayın. Âyetlerimi, servet, makam, mevki gibi geçici dünya menfaatlerine, birkaç pula değişmeyin. Bana, yalnız bana sığının, benim emirlerime yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun.
Sizin yanınızda olanı doğrulayıcı olarak indirdiklerime iman edin ve onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa satmayın. Bana karşı gelmekten sakının.
Yanınızda olan (Tevrat)ı, doğrulayıcı olarak indirdiğime (Kur'an'a) iman edin; onu inkâr edenlerin ilki siz olmayın ve ayetlerimizi az bir değer karşılığında değişmeyin. Ve yalnızca benden korkun.
Ve beraberinizdeki Tevrât'ı (aslını) tasdik edici olarak indirdiğim Kur'an'a îman edin, ona inanmayanların ilki olmayın; benim âyetlerimi, dünyâ menfaatı karşılığında bir kaç paraya değişmeyin ve ancak benden korkun. (Kitabıma iftira ve tahrif yapma hususunda yalnız Benden korkun.)
Ve beraberinizdeki vahiyleri doğrulayıcı olarak indirdiğim Kur’ana da inanın. Onu ilk yalanlayanlardan olmayın. Ayetlerimi ucuz bir fiyata satmayın. Ve yalnızca Benden çekinin.
Elinizde bulunan kitabı, gerçeklemek üzere, indirdiğimiz kitaba inanınız, ona inanmayanın ilki olmayasınız, benim âyetlerimi az kazanca satmayın, ancak benden sakının
Sizin yanınızda olan (Tevrat'ın aslın)ı doğrulayıcı nitelikte indirdiğim vahye inanın. Ona inanmayanların öncüleri olmayın! Âyetlerimi de basit çıkarlar karşılığında (dünyalık menfaat için) değiştirmeyin ve yalnız benden, (bana karşı gelmekten ve azabıma uğramaktan) sakının!
Yanınızdaki Tevrat'ı tasdik ederek indirdiğim Kuran'a, inanın; onu ilk inkar edenler siz olmayın, ayetlerimi hiçbir değere karşılık değiştirmeyin ve bile bile hakkı gizlemeyin.
Elinizdekini (Tevrat'ın aslını) tasdik edici olarak indirdiğime (Kur'an'a) iman edin. Sakın onu inkâr edenlerin ilki olmayın! Âyetlerimi az bir karşılık ile satmayın, yalnız benden (benim azabımdan) korkun.
Yanınızdakini doğrulayıcı olarak indirdiğime inanın. Ona karşı çıkanların ilki olmayın. Ayetlerimi değeri düşük şeylerle değişmeyin; sadece benden çekinin.
Kuran, Yahudilerden çok sık söz eder. Allah, Muhammed'i izleyenlerin yüzyıllar sonra aynı hataya düşeceğini biliyordu. Kuran, tarihi, aynı hataları tekrar etmememiz için bize aktarır. Ne yazık ki Muhammed'e yakıştırılan sözleri Kuran'a eş koşanlar aynı hataları işlediler. Örneğin, şu ayetleri, günümüz müslümanlarının inanç ve pratikleriyle karşılaştırarak inceleyiniz: 2:48; 2:67-71; 2:80; 3:24; 9:31. Kuran, ölüler için değil, diriler için gönderildi (36:70). Bu nedenle Kuran'da aktarılan geçmiş toplumlara yönelik eleştirilere biz de muhatabız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yanınızdakini (Tevrat'ı) tasdik edici olarak indirdiğim (Kur'ân)a iman edin, O'nu, inkar edenlerin ilki siz olmayın, benim âyetlerimi birkaç paraya değişmeyin. Ancak benden korkun.
ve beraberinizdekini musaddık olarak indirdiğim Kur'ana iyman edin, ona inanmıyanların birincisi olmayın, benim âyetlerimi bir kaç paraya değişmeyin, ve benden sakının artık benden
Nezdinizdekini (Tevrâtı) tasdik edici (ve doğrultucu) olarak indirdiğim (Kur'an) a îman edin, onu inkâredenlerin ilki siz olmayın, âyetlerimi az bir bahâ ile (bayağı bir menfaat mukaabilinde) değişmeyin. Ancak benden korkun.
Berâberinizde olanı (Tevrât'ı) tasdîk edici olarak indirdiğime (Kur'ân'a) da îmân edin ve onu inkâr eden(ler)in ilki siz olmayın! Ve âyetlerimi, (karşılığında ne alsanız) az(düşecek) bir fiyata satmayın ve artık yalnızca benden sakının!
Yanınızdaki Kitabı musaddak olmak üzere inzal ettiğim Kitaba iman edin, onu tanımayanların ilki olmayın, [³] âyetlerimi az paha ile alıp satmayın [⁴]; ancak benden sakının.
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 41. Ayet Açıklaması
[3] Ehl-i Kitaba hitaptır: Nâzil olan kitaplarda enbiyaya en evvel iman etmek lâzım iken ilk kâfirlerden olmayın; Ehl-i Kitabın birincisi olun.[4] Tevrat'ta Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmin nuût-u şerifesini beyan eden âyetleri, dünya huzuzatına, hasis menfaatler uğurunda değişmeyin. Fehvay-ı Kitap mucibince bu âyet-i celîle Ummet-i Muhammediyeye şâmil olur.
Kadri Çelik
Elinizde bulunanı onaylayıcı olarak indirdiğime iman edin, onu ilk inkâr eden siz olmayın, ayetlerimi az bir karşılık ile satmayın ve yalnız benden sakının.
Yanınızda bulunan Tevrat’ın tahrif edilmemiş kısımlarını onaylayıcı olarak indirdiğimizbu son vahye iman edin ve onu inkâr edenlerin ilki ve öncüleri siz olmayın! Benim gerek Tevrat, gerek İncil ve gerekse Kur’an’daki ayetlerimi, servet, makam, şan, şöhret gibi basit menfaatlerle değiştirmeyin ve başkasından değil, sadece Benden, bana karşı gelmekten —yani Benim rızamı, sevgimi kaybedip azabıma uğramaktan— sakının!
Yanınızdakileri tasdik edici olmak üzere indirdiğime inanın!
Onu ilk inkâr eden olmayın!
Âyetlerimi az bir bedel ile satmayın!
Sadece benden sakınıp korunun!
Gelin, yanınızda bulunan (Tevrât)’ı doğrultucu1 olarak indirdiğim (şu Kur’an’a) îman edin, onu inkâr edenlerin ilki de siz olmayın. Âyetlerimi ucuza2 satmayın3 ve Bana karşı hata etmekten kesinlikle sakının.
1 Musaddık: Tasdik eden, doğrulayan, doğrultan, doğrusunu söyleyen demektir. Tasdik kelimesi Türkçede “onaylayan” anlamında kullanıldığı için, tercümede bu kelime kullanılmamıştır. Buna göre (مُصَدِّقاً لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ) ifâdesi: a- Kur’an, kendisinden önceki kitaplardan ve Peygamberlerden bahsederek onların asıllarının meşruluğunu yani, uyduruk şeyler olmadığını ortaya koymuştur. b- Kur’an, kendisinden önceki kitaplar ve Peygamberlerin, daha sonra insanlar tarafından bozulan dinlerinin doğrusunu getirmiştir. Yani Kur’an, “kutsal kitaplar”dır diye piyasada dolaşan, aslı bozulmuş Tevrat veya İncil diye uydurulmuş kitapları onaylamak, onların gerçek olduğunu ifâde etmek için gönderilmemiştir.2 Yani; Allah adına verdiğiniz sözü, âhirete göre ucuz olan dünyalıklara değişmeyin.3 Bu ifadeden, Allah’ın ayetlerinin yüksek fiatlarla satılabileceği asla anlaşılmamalıdır.
Muhammed Esed
Bunun için de, size geçmişte bildirilmiş olan haberleri doğrulayıcı nitelikte indirdiğim bu vahye inanın; onun gerçekliğini inkar edenlerin öncüsü olmayın; mesajlarımı küçük bir kazanca 32 değişmeyin; ve Bana, yalnızca Bana karşı sorumluluk bilinci taşıyın!
Ve elinizde bulunanı tasdik edici olarak indirdiğim (Kuran’a) inanın ve ona inanmayarak kâfir olanların ilki siz olmayın. Ayetlerimi az bir pahaya satmayın; yalnızca bana karşı sorumlu davranın! 2/91, 7/157-158, 42/13
Ve yanınızda olanı doğrulayıcı olarak indirdiğim vahye inanın; ve onu inkâr edenlerin öncüsü siz olmayın, âyetlerimi de basit çıkarlar karşılığında pazarlamayın;[85] ve sorumluluğunuzun merkezinde sadece Ben olayım![86]
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 41. Ayet Açıklaması
[85] Zımnen: Vahyi yaşanacak mutluluk formülü değil de, pazarlanacak bir “mal” gibi görmeyin!
[86] Önceki âyetin sonuyla bağlantılı olarak: Allah’a teksif edilmiş kaygının bir ileri aşaması takvâdır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve sizin yanınızdakini mutasaddık olarak indirmiş olduğuma imân ediniz. Onu ilk inkâr edenlerden olmayın. Ve âyetlerimi az bir paha ile satmayın. Ve ancak Ben'den sakının.
Sizin yanınızda bulunan Tevrat'ı tasdik etmek üzere indirdiğim Kur'ân'a iman edin, onu inkâr edenlerin başını siz çekmeyin. Âyetlerimi az bir fiyatla, yani dünya menfaati karşılığında satmayın. Asıl Bana karşı gelmekten sakının. [2, 89. 91. 97. 101; 3, 81; 4, 47; 5, 48; 6, 92; 35, 31; 46, 12. 30]
Sizin yanınızda bulunanı doğrulayıcı olarak indirmiş bulunduğum (Kur'an)a inanın ve onu ilk inkar eden, siz olmayın; benim ayetlerimi birkaç paraya satmayın ve benden sakının.
Sizin yanınızda olanı (Tevrat’ı) onaylayıcı olarak indirdiğime (Kur’ân’a) inanın. Onu görmezlikten gelenlerin ilki olmayın! Âyetlerimi geçici bir bedele karşılık satmayın! Yalnız benden çekinerek kendinizi koruyun!
Süleymaniye Vakfı Bakara Suresi 41. Ayet Açıklaması
[*] Kalîl = قليل, bir şeyin az olduğu veya kalıcı olmadığı anlamına gelir (Mekâyîs).
Şaban Piriş
Elinizde bulunan Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğim Kur'an'a inanın ve onu inkar edenlerin ilki siz olmayın. Ayetlerimi az bir pahaya satmayın; yalnızca benden korkun!
Elinizde olanı doğrulayıcı olarak indirdiğime(26) de iman edin; onu inkâr edenlerin ilki siz olmayın. Âyetlerimi az bir kazançla(27) değişmeyin. Ve yalnız Benden korkun.
(26) Tevrat’ı doğrulayan Kur’ân.(27) Âyetlerimi dünya menfaatine feda etmeyin. Çünkü dünya menfaati, ne kadar büyük gözükse de, ebedî âhiret âleminin yanında pek küçük kalır. Bk. 4:77, 9:38, 13:26.
Yaşar Nuri Öztürk
Beraberinizdekini doğrulayıcı olarak indirmiş bulunduğuma inanın. Onu ilk inkâr eden siz olmayın. Benim ayetlerimi az bir bedel karşılığı satmayın. Ve yalnız benden sakının.
Daḫı īmān getürüñ ol kitāba, indürdüm Muḥammed üstine. Girçekler si‐züñle olan kitābı ki Tevrītdür. Daḫı olmañuz ilkin kāfir olanlardan ki tebdīleylemeñüz benüm āyetlerümi, az bahā‐y‐ıla dünyā mālından. Daḫı bendenṣaḳınuñuz.