Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2788, sondan 3449. ayet; 23. sure ve Mü'minûn Suresinin 115. ayetidir. Mü'minûn Suresi 115. ayetinin kelime sayisi 8, harf sayısı 40 ve toplam ebced değeri ise 3066 olarak hesaplanmıştır. Mü'minûn Suresinin toplam ebced değeri 343363 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
İnsanlığa hitap eden bu âyet, insanın sorumlu bir varlık olarak yaratılışının en veciz ifadesi olup, bu sorumluluğu onun aynı zamanda yüksek değerini de ifade eder. Çünkü diğer bütün canlılar yok olup giderken, yalnız insanoğlu ebedî yaşama imkânına sahip olacak, âyette işaret edildiği gibi bu da âhirette gerçekleşecektir.
Mehmet Okuyan
Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve şüphesiz ki huzurumuza döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?”
(Cenab-ı Hakk buyuracak:) “Bizim sizi boş bir amaç uğruna halk edip (dünyaya gönderdiğimizi) ve gerçekten Bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi zannetmiştiniz?”
Cemal Külünkoğlu Mü'minûn Suresi 115. Ayet Açıklaması
Demek insan keyfine göre yaşayacak, istediğini yapacak, iyi bir makama gelecek, şöhret olacak, yan gelip yatacak, istediği gibi gezip tozacak, evlenip çoluk çocuk sahibi olacak, lüks eşyalarla donatılmış villalarda saraylarda ikamet edecek, son model arabalara binecek, nefsinin arzuları istikametinde servet edinecek ve bu servet üzerinde istediği gibi tasarruf edecek; saygısı, sevgisi, sorumluluğu, gayesi, ilkesi, vazifesi olmayan boşuna yaratılmış bir varlık değildir. O dünyadaki diğer canlılar arasında vazifesi olan ve sorumluluk taşıyan yegâne varlıktır. İnsanın en önemli vazifesi; Yaratıcısına iman etmek, O’nu tanımak, O’na karşı sorumluluk bilinciyle yaşamak, imanın gereklerini yerine getirmek, dünyadaki zorluklarla kemale ererek erdemli bir hayat ortaya koymak ve ebedi saadete ermektir.
Diyanet İşleri (Eski)
114,115. Allah' "Pek az kaldınız, keşke bilseydiniz! Sizi boşuna yarattığımızı ve Bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?" der.
Diyanet Vakfı Mü'minûn Suresi 115. Ayet Açıklaması
Âyetten de anlaşılacağı üzere, dünyadaki bütün canlılar içinde vazife ve sorumluluk taşıyan yegâne varlık insandır. Esasen insan hayatını anlamlı kılan, ona değer katan temel özellik, insanın bir vazife ve sorumluluk varlığı oluşudur. Bu sebeple, vazifelerini ihmal eden ve sorumsuz bir hayat yaşayan insanlar, gerçek anlamda insanlık değerini yitirmiş olurlar. Bu dünyada bir kısım insanlar, insanlığının gereği olan vazifeleri ihmal etmiş ve bunların sorumluluğundan kurtulmuş olabilirler. Ancak, bu âyet açıkça gösteriyor ki, ilâhî sorumluluktan kurtulmak ve Allah’ın huzurunda hesap vermekten kaçmak hiç kimse için mümkün değildir. Bunun aksini düşünmek, ahlâk nizamını ve bu nizamın temeli olan mutlak adaleti inkâr etmek sonucuna götürür.
Edip Yüksel
"Sizi boş yere yarattığımızı ve bize dönmeyeceğinizi mi sandınız?"
(2)“Hatıra gelmesin ki, bu küçücük insanın ne ehemmiyeti var ki bu azîm (büyük) dünya onun muhâsebe-i a‘mâli (amellerinin hesâba çekilmesi) için kapansın. Başka bir dâire açılsın. Çünki bu küçücük insan, câmiiyet-i fıtrat (yaratılışında çok kābiliyetler bulunması) i‘tibâriyle şu mevcûdât içinde bir ustabaşı ve bir dellâl-ı saltanat-ı İlâhiye (Allah’ın saltanatının i‘lâncısı) ve bir ubûdiyet-i külliye (yüce bir kulluğun)mazharı olduğundan büyük ehemmiyeti vardır.” (Zülfikār, 10. Söz, 15)
İlyas Yorulmaz
“Bizim sizi boşa yarattığımızı ve bize dönmeyeceğinizi mi zannediyordunuz?” dedi.
“Bundan başka bir şey mi bekliyordunuz? Yoksa sizi hiçbir hikmet ve amaç gözetmeden, boş ve anlamsız bir oyun ve eğlence olsun diye yarattığımızı ve yaptıklarınızın hesabını vermek üzere, günün birinde huzurumuza çıkarılmayacağınızı mı sanıyordunuz?” Hayır, Allah boş ve anlamsız bir iş yapmaz: