Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2912, sondan 3325. ayet; 25. sure ve Furkan Suresinin 57. ayetidir. Furkan Suresi 57. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 44 ve toplam ebced değeri ise 3267 olarak hesaplanmıştır. Furkan Suresinin toplam ebced değeri 292301 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
قل ما اسـلكم عليه من اجر الا من شاء ان يتخذ الى ربه سبيلا
Yüce Allah, türlü varlıkları kendilerine put edinme dalâletine düşmekten kurtulup davet edildikleri İslâm’ın kurtarıcı ilkelerini benimseyen, inanç ve yaşayışını bu ilkeler çerçevesinde düzenleyen müminler için resulü Muhammed’i bir müjdeci; bâtıl inançlara ve kirli bir hayata kendilerini kaptırıp gidenler için de uyarıcı olarak göndermiştir; Peygamber’in biricik görevi budur, bundan başka bir gayesi yoktur. O, davetine karşılık kişisel bir amaç, bir çıkar beklemez ve beklememiştir; tek beklediği şey, 57. âyetin ifadesine göre insanların özgür kararlarıyla Allah yolunu seçip bu yolda yürümeleridir. Nitekim Mekkeli putperestlerin ileri gelenleri çeşitli vesilelerle, bu davasından vazgeçmesi karşılığında kendisine dilediği kadar servet vermek, başlarına lider yapmak, en güzel kadınlarla evlendirmek gibi cazip tekliflerde bulunmuşlar; fakat o, bu teklifleri kesinlikle reddetmiş; 52. âyette geçen “İnkârcılara boyun eğme, onlara karşı bütün gücünle mücadeleni sürdür” buyruğu uyarınca tebliğ ve irşad görevini kararlılıkla sürdürmüş; 58. âyetteki buyruk uyarınca daima Allah’a dayanıp güvenmiş, O’ndan aldığı güçle tek başına giriştiği bu mücadeleyi, başladığı gündeki kararlılık ve cesaretiyle ömrünün sonuna kadar sürdürmüş; en sonunda Allah ona, vaad ettiği (Fetih 110:1-2) zaferleri, fetihleri nasip etmiş; insanların kitleler halinde Allah’ın dinine girdiği günleri kendisine göstermiştir. “Kullarının günahlarından haberdar olma konusunda O kendi kendine yeterlidir” cümlesi, Allah’ın, hiçbir bilgi vasıtasına ihtiyaç duymadan, diğer bütün varlık ve olaylar gibi insanların yapıp ettiklerinden de haberdar olduğunu, dolayısıyla insanların günahlarının da O’nun bilgisi dışında gerçekleşemeyeceğini ifade etmekte, böylece bu ifade insanlar için bir uyarı anlamı taşımaktadır.
Mehmet Okuyan
De ki: “Buna karşılık sizden, Rabbine (giden) bir yol tutmayı dileyen kimse(ler olmanız) dışında herhangi bir ücret istemiyorum.”
1- Hiçbir nebi, dini geçim kaynağı yapmadı. Nebi'nin yolunu izlediklerini iddia edenler, bu iddialarında samimi iseler; din üzerinden para kazanmaktan vazgeçsinler. Özellikler, Kur'an'ı ticarete konu edenler, bu uyarıyı dikkate almalıdırlar.
Ahmet Akgül
De ki: “Ben buna karşılık, Rabbine doğru bir yol tutmayı dileyen (insanlar olmanız) dışında, sizden bir ücret istemiyorum.” (Bu nedenle bütün bahaneniz geçersizdir.)
“Kur'ân'a ve tebliğe karşılık Allah'ın sünnetinin, düzeninin yasaları ve iradesinin tecellisi içinde sizden, kendi iradesi ve tercihi ile Rabbine giden doğru bir yol, İslâmî bir hayat tarzı tutmayı dileyen kimseler olmanızın dışında herhangi bir ücret istemiyorum” de.
(Ey Rasûlüm), de ki: “-Ben bu yaptığım tebliğe karşı sizden bir ücret istemiyorum, ancak Rabbine bir iman ve itaat yolu tutmak isteyen kimseler istiyorum.”
Cemal Külünkoğlu Furkan Suresi 57. Ayet Açıklaması
Bkz. 6:90, 23:72, 34:47, 36:21, 38:86, 42:23“Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum” cümlesi, tebliğ hizmetinin bedelsiz ve karşılıksız olması gerektiğini anlatıyor. Şuara 26:109, 127, 145, 164 ve 180. ayetlerinde Hz. Nuh, Hud, Salih, Lût ve Şuayip peygamberlerin “Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.” Söylemleri de Allah için yapılan hizmetin herhangi bir maddi karşılık olmadan yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır.Hiçbir peygamber, dini geçim kaynağı yapmamış ve peygamber oldu diye kendini maaşa da bağlamamış. Her peygamberin toplumun diğer fertleri gibi bir mesleği vardı. Peygamber olmadan önce hangi mesleği icra ediyordu ise peygamber olduktan sonra da tebliğ vazifesiyle beraber aynı mesleği icra etmeye ve geçimini o meslekten sürdürmeye devam etmiştir. Bu şekilde hayatın içinde olan peygamber vazifesini de kolayca icra etmiştir Hayatın içinde olmayan insanların, hayatın gerçeklerini bilmedikleri için Allah’ın dinini anlaması ve anlatması zordur. Onun için dini anlatmayı ve “Hayat Kitabı” olan Kur’an’ı tanıtmayı kendine vazife edinen kişiler hayatın içinde olmalıdır. Hayattan kopuk, toplumdan uzak ve sadece mektep sıralarında tedrisat görerek ve kitap okuyarak öğrenilen bir dinle topluma istikamet vermek ve örnek olmak mümkün değildir.
Diyanet İşleri (Eski)
De ki: "Ben buna karşı sizden bir ücret değil, ancak, Rabbine doğru bir yol tutmak dileyen kimseler olmanızı istiyorum."
Öyleyse onlara de ki: “Ben, Kur’an’ı sizlere açıkça tebliğ ediyor ve buna karşılık sizden herhangi bir ücret istemiyorum; ancak Rabb’ine doğru yol tutmayı isteyen kimseler olmanızı istiyorum.”
(Ey Peygamber!) “Ben bu (davet) karşılığında, tercih eden kimsenin[3145] Rabbine doğru bir yol tutması dışında sizden herhangi bir ücret talep etmiyorum” de!
Mustafa İslamoğlu Furkan Suresi 57. Ayet Açıklaması
[3145] Beşerî iradenin, ilâhî hidayeti celbetmedeki belirleyici rolüne atıf. Burada yalnızca insana atfen kullanılan “tercih etme” eyleminin, çift özneyi görür bir biçimde açık uçlu olarak kullanılmasıyla ilgili bkz: 10:25.
Ömer Nasuhi Bilmen
De ki: «Ben bunun üzerine sizden bir ücret istemiyorum, ancak Rabine doğru bir yol ittihaz etmek isteyen kimseyi istiyorum.»
De ki: “Benim bu hizmet için sizden istediğim hiç bir ücret yoktur. Tek isteğim, dileyen kimsenin Rabbine giden yolu bulmasıdır. ” [38, 86; 26, 89; 42, 23]
Süleymaniye Vakfı Furkan Suresi 57. Ayet Açıklaması
[*] قُلْ مَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِلَّا مَن شَاء (أي كون أثر التبليغ في نفسه) أَن يَتَّخِذَ إِلَى رَبِّهِ سَبِيلًا (اتخاذ السبيل إليه) فمعناها Allah Teâlâ yapılan bir iyiliğe on sevap verdiği için Nebimiz her tebliğinden on sevap alır. Bu onun ameli, yani görevidir. Onun isteği insanların tebliği kabul edip ona göre davranışlarını değiştirmesidir. Onların davranışlarını dine uydurması, Nebinin vereceği eğitimle olacağından en az on sevap da bunun için alır.
Şaban Piriş
De ki:-Ben, bu göreve karşılık sizden bir ücret değil; ancak, Rabbine giden yolu tutan kimseler olmanızı istiyorum.