Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2915, sondan 3322. ayet; 25. sure ve Furkan Suresinin 60. ayetidir. Furkan Suresi 60. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 61 ve toplam ebced değeri ise 3151 olarak hesaplanmıştır. Furkan Suresinin toplam ebced değeri 292301 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
واذا قيل لهم اسجدوا للرحمن قالوا وما الرحمن انسجد لما تأمرنا وزادهم نفورا
Her ne kadar Zemahşerî, Mekke Arapları’nın Rahmân ismi konusunda bilgilerinin olmayabileceğini söylüyorsa da (III, 102), aslında Mekkeliler’in rahmân ismini Allah anlamında kullandıkları bilinmektedir. Nitekim birçok Câhiliye şairinin şiirlerinde bu isme rastlanır (bk. Taberî, I, 131-132). Ya‘kūbî’nin de kaydettiği bir telbiyede yer alan, “Emrine boyun eğdik Allahım, boyun eğdik; sen Rahmân’sın!” anlamındaki ifade de bunu göstermektedir (bilgi için bk. Mustafa Çağrıcı, “Arap [İslâm’dan Önce Araplar’da Din]”, DİA, III, 316-317). Bu bilgiler dikkate alındığında kendilerine, “Rahmâna secde edin” denildiğinde müşriklerin, “Rahmân da neymiş!” demelerinin gerçek sebebi, Allah’ın Rahmân ismini bilmemeleri değil, İslâm karşısındaki bilinen inatçı ve isyankâr tavırları olmalıdır. Nitekim âyetin devamında onların nefret duygularına işaret edilmesi de bunu göstermektedir.
Mehmet Okuyan
Onlara “Rahmân’a secde edin!” dendiği zaman, “Rahmân da neymiş! Bize emrettiğine boyun mu eğecekmişiz!” demişler ve bu istek onların nefretini artırmıştı.
Onlara, “Rahmân'a secde ediniz!” denildiğinde, “Rahmân da neymiş! Bize emrettiğin şeye secde eder miyiz hiç?” derler ve bu emir onların nefretini arttırır.
Ve onlara, “Rahman'a secde edin.” dendiği zaman, “Rahman da neymiş? Senin bize buyurduğun her şeye secde mi edeceğiz?” dediler. Bu çağrın onların nefretlerini arttırdı.
Onlara: “Rahman (olan Allah) a secde edin” denildiği zaman, “Rahman da neymiş? Biz Senin bize emrettiğine mi secde edecekmişiz?” derler ve (bu) onların (sadece) nefretini arttırıverir.
Hal böyleyken onlara: “Rahman önünde secdeye varın” denildiğinde, “Rahman da kimmiş? Bize emrettiğin şeye secde mi ederiz?” derler. Secde emri, onların imandan ürküp uzaklaşmalarını artırdı.
Onlara:
“Rahmet sahibi Rahman'a secde ederek kulluğunuzu gösterin.” denildiği zaman:
“Rahman da ne? Şimdi, biz tanımadığımız, senin buyurduğun şeye kulluk için mi secdeye varalım yani?” derler. Bu davet onların nefretlerini artırır.
Onlara: 'Rahmana secde edin' denildiği zaman, 'Rahman da neymiş? Biz senin bize emrettiğine mi secde edecek mişiz?' derler ve (bu,) onların nefretini arttırır.
Onlara: “Rahman olan Allah’a secde edin!” denildiği zaman: “Rahman da nedir? Bize emrettiğine mi secde edeceğiz?” derler. Ve bu emir, onların nefretini arttırır.
Onlar için: «Secde edin, esirgeyen Tanrıya!» denildiğinde; «Esirgeyen Tanrı kimdir, buyurduğun bir şeye secde mi ederiz biz?» demektedirler; bu onların ürkmesini artırır
Onlara: “Rahman (olan Allah)'a secde edin denildiği zaman; “Rahman da nedir/kimdir? Senin bize emrettiğine mi secde edeceğiz?” derler ve bu onların nefretini artırır.
Onlara: Rahmân'a secde edin! denildiği zaman: «Rahmân da neymiş! Bize emrettiğin şeye secde eder miyiz hiç!» derler ve bu emir onların nefretini arttırır.
Onlara, "Rahman'a secde edin," dendiği zaman, "Rahman da neymiş? Senin bize karşı savunduğun şeye mi secde edeceğiz?" derler. Ve bu, ancak onların nefretini arttırır.
Onlara "Rahmân'a secde edin" dendiği zaman, "Rahmân da neymiş? Senin bize emrettiğine secde eder miyiz hiç?" derler ve bu emir onların nefretini artırır.
Maamafih «Rahmâna secde edin» denildiği vkıt onlara «Rahmân ne imiş? Bize emrediyorsun diye secde mi ederiz?» dediler ve daha ziyade vahşetlerini artırdı
Onlara: «Rahmana secde edin» denildiği zaman «Rahman da neymiş? Senin bize emr edegeldiğine mi secde edeceğiz?» dediler ve (bu secde emri) onların (büsbütün îmandan) ürküb uzaklaşmalarını artırdı.
Onlara: “Rahmân'a secde edin!” denildiği zaman: “Rahmân da neymiş? Bize emrediyor olduğun şeye (sen dedin diye) secde mi edeceğiz?” dediler ve (bu da'vet) onların nefretini artırdı.(2)
Müşriklere esirgeyen Tanrı/ya secde edin denildiği zaman «— Esirgeyen nedir? Bize emrettiğin şeye secde mi edeceğiz» derler. Secde emri onların imandan nefretlerini artırmıştır.
Onlara: “Rahman'a secde edin” denildiği zaman, “Rahman da neymiş? Biz senin bize emrettiğine mi secde edecekmişiz?” derler ve (bu,) onların nefretini arttırıverir.
Ne var ki, onlara “Sonsuz şefkat ve merhamet sahibine, O Rahmânolan Allah’a yürekten boyun eğin ve yalnızca O’na secde edin!” denildiği zaman, “Rahmân da neymiş? Senin bize emrettiğin şeye hiç secde eder miyiz?” derler ve bu davranışları, hak dinden iyice uzaklaşmalarına sebep olur. Hem de, Rahmanın mûcizelerini her an her yerde gördükleri hâlde:
Onlara:
-“Rahmân’a secde edin!” denildiği zaman:
-“Rahmân da nedir?
Bize emrettiğin şeye mi secde edeceğiz?” dediler. (S E C D E ) Onların nefretlerini / kaçışlarını artırdı.
Onlara: “Rahman (olan Allah)’a secde edin!” denilince; “Rahman da neymiş! Sen bize emrediyorsun diye, secde mi edeceğiz yani?” derler ve bu emir onların (sadece) nefretini arttırır.
Hal böyleyken, onlara “Rahmân önünde secdeye varın” denildiğinde, “Rahmân da neymiş [ya da kimmiş?] Şimdi biz senin buyurduğun şeyin önünde mi secdeye varalım yani?” derler; ve böylece [senin çağrın] onların nefretini artırır.
Onlara: – Rahman’a secde edin, denildiğinde, onlar da “Rahman da neymiş” derler. “Sen neyi emredersen biz ona mı secde edeceğiz?” Derler. Bu onların sadece nefretini artırıyor. 68/42-43, 17/41...46-82, 35/42, 71/5- 6
Bir de kendilerine “Yalnızca Rahmân olana secde edin!” denildiğinde, “Rahmân da neymiş?[3149] Ne yani, şimdi sen bize neyi emredersen ona boyun mu eğeceğiz?” derler; üstelik bu onların kaçışını daha da artırır.
Mustafa İslamoğlu Furkan Suresi 60. Ayet Açıklaması
[3149] Inkârcı muhatapların Allah’ın “Rahmân” ismine ve bu ismin içeriğine yönelik saplantılı tavırlarına ilişkin bkz: 13:30 ve 21:36, ilgili notlar. Rahmân sûresi, bu soruya cevap olsa gerektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onlara «Rahman'a secde ediniz,» denildiği zaman, dediler ki: «Rahmân nedir? Bize emrettiğine biz secde eder miyiz?» Ve (bu emir) Onların daha ziyâde nefretlerini artırdı.
O müşriklere “Rahman'a secde edin! ” denildiğinde: “Rahman da ne imiş! Bize emrediyorsun diye secde mi edeceğiz? ” dediler ve bu dâvet onları imandan büsbütün uzaklaştırdı. [26, 23] {KM, Vahiy 3, 12; Resullerin işleri 17, 23}
Kâfirler, kasden bilmezlikten gelip alay etmek için böyle sordular, yoksa rahman kelimesini bilmediklerinden değil. Aksi halde “Rahman kim?” diye sorarlardı. Onlar, düşman oldukları İslâm’a tepkilerini böylece belirtmek istiyorlardı. Zira İslâm’ın bir özeti ve sembolü olan Bismillâhirrahmânirrahîm’de yer alması ve Kur’ân’da Allah lafza-i celalinden sonra uluhiyetin ikinci özel ismi olarak elliden fazla âyette zikredilmesi, onları rahatsız ediyordu.
Süleyman Ateş
Onlara: "Rahman'a secde edin!" dendiği zaman: "Rahman nedir? Senin bize emrettiğine secde eder miyiz hiç?" derler. Ve (bu söz), onların nefretini artırır.
Onlara “Rahmân'a secde edin” dendiğinde bu onların nefretlerini arttırır ve “Rahmân da neymiş? Senin emrettiğin şeye mi secde edecekmişiz?” derler.(10)
Onlara, "Rahman'a secde edin!" dendiğinde şöyle derler: "Rahman da neymiş? Senin emrettiğin şeye secde eder miyiz hiç?" Ve bu söz onların nefretini artırdı.
Daḫı ḳaçan eyidilse anlara ki secde eyleñüz Raḥmāna, eydürler ki: KimdürRaḥmān, secde mi ider‐biz sen bize buyurduġuñ nesneye? Daḫı ol söz anlaruñküfrin arturdı.