Furkan Suresi 8. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2863, sondan 3374. ayet; 25. sure ve Furkan Suresinin 8. ayetidir. Furkan Suresi 8. ayetinin kelime sayisi 17, harf sayısı 65 ve toplam ebced değeri ise 3768 olarak hesaplanmıştır. Furkan Suresinin toplam ebced değeri 292301 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
او يلقى اليه كنز او تكون له جنة يأكل منها وقال الظالمون ان تتبعون الا رجلا مسحورا
Harf Sayımı
Harf Sayımı
اويلقىاليهكنزاوتكونلهجنةيأكلمنهاوقالالظالمونانتتبعونالارجلامسحورا
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Ev yulkâ ileyhi kenzun ev tekûnu lehu cennetun ye/kulu minhâ(c) vekâle-zzâlimûne in tettebi’ûne illâ raculen meshûrâ(n)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
“Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya ürününden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya!” Zalimler, (inananlara): “Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz” dediler.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Veya kendisine bir hazine verilmeli ya da beslenebileceği bir bahçesi olmalı (değil miydi)?” (Ayrıca) o zalimler “Siz sadece büyülenmiş bir adama uymaktasınız!” dediler.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
“Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya meyvelerinden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya!” Bu zâlimler, “Sizler sırf büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz” dediler.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
“Veya ona bir hazine verilseydi veya kendisinden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya!” Bu zalimler: “Siz yalnızca büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz.” dediler.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
"Ya da kendisine bir hazinenin bırakılması veya (ürünlerinden) yemekte olduğu (şahane) bir bahçesi olması (gerekmez miydi? Böylesine fakir ve kimsesiz birinden ne bekliyorsunuz? diye halkı kışkırtıvermişlerdi). " Ayrıca o zulmedenler: "Siz olsa olsa, ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" demişler (insanları Hakk’tan ve hayırdan engellemişlerdi).
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Yahut ona bir define verilmeliydi, yahut da bir bahçesi olmalıydı da orada biten şeyleri yemeliydi ve zalimler, siz dediler, ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Yahut kendisine Allah tarafından bir hazine verilseydi, yahut zahmetsiz yiyip içtiği bir bahçesi olsaydı ya!” Yaratılış maksadına aykırı hareket eden bunlar, inananlara: “Siz olsa olsa, büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz!” dediler.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
“Yahut kendisine bir hazine verilmeli veya içinden yeyip kolaylıkla geçimini sağlayacağı bir bahçesi olmalıydı.” dediler. Baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen ve İslâm aleyhinde propaganda yapan zâlimler: “Siz, kesinlikle büyülenerek aklı etki altına alınmış bir adama uymaktasınız” dediler.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Yahut kendisine bir hazine atılmalı veya içinden yiyeceği bir bahçesi olmalı değil miydi?" Zalimler: "Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediler.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
'Ya da kendisine bir hazinenin bırakılması veya (ürünlerinden) yemekte olduğu bir bahçesi olması (gerekmez miydi)?' Zulmedenler dedi ki: 'Siz olsa olsa, ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz.'
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Yahud O'na (gökten) bir hazine bırakılıverse (de onu harcasa, geçim derdinde olmasa), yahud güzel bir bahçesi olsa da ondan yese ya!” Hem o zalimler, müminlere dediler ki: “- Siz, ancak büyülenmiş bir adama tabi oluyorsunuz.”
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
“Veya (gökten) ona bir hazine atılmalı veya ondan yiyeceği bir bahçesi olmalı değil mi idi?” Ve o zalimler: “Ancak, büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz!” dediler.
Besim Atalay
Besim Atalay
Ya da ona bir hazne inmiş olsa, yahut yiyeceği bir bahçesi olsa ya?» Yine derler ki Zalimler: «Sizler ancak, büyülenmiş bir adama uyarsız!»
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
“Ya da kendisine bir hazine verilseydi veya ürünleri ile beslenebileceği bir bahçesi olsaydı!” (Ayrıca) bu zalimler, (müminlere:) “Sizler, büyülenmiş, akli dengesi bozuk bir adamın peşinden gidiyorsunuz” dediler. 
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
7,8. Şöyle dediler: "Bu ne biçim peygamber ki yemek yer, sokaklarda gezer? Ona, beraberinde bulunup uyaran bir melek indirilseydi ya! Yahut, kendisine bir hazine verilseydi, veya besleneceği bir bahçe olsaydı ya!" Bu zalimler, inananlara: "Siz sadece büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediler.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Yahut kendisine bir hazine verilmeli veya içinden yeyip (meşakkatsizce geçimini sağlayacağı) bir bahçesi olmalıydı. (Ayrıca) o zalimler (müminlere): Siz, ancak büyüye tutulmuş bir adama uymaktasınız! dediler.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
"Yahut kendisine bir hazine atılsaydı, veya kendisinin bir bahçesi olsaydı ve ondan yeseydi!" Hatta zalimler, "Siz, büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz," dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
"Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya besleneceği bir bahçe olsaydı ya!" Bu zalimler, inananlara "Siz sadece büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediler.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Veya ona bir hazîne bırakılıverse, yâhud güzel bir bağçesi olsa da ondan yese ya! hem o zalimler «siz, sırf büyülenmiş bir adama tabi' oluyorsunuz» dediler
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
«Yahud ona (gökden) bir hazîne atılmalı, yahud onun, (meyvelerinden) yiyeceği bir bostanı bulunmalı değil miydi»? O zaalimler (kâfirler, mü'minlere) dedi ki: «Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına tâbi' olmuyorsunuz»!
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
“Yâhut kendisine bir hazîne bırakılmalı, ya da ondan yiyeceği bir bahçesi olmalı(değil miydi?)” Ayrıca o zâlimler (mü'minlere): “(Siz,) ancak sihirlenmiş bir adama tâbi' oluyorsunuz” dedi.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
“Veyahut bu elçiye bir hazine indirilse yahut yiyip içeceği bir bahçesi olsaydı ya.” Haksızlık yapanlar, inananlara “Siz sihre uğramış bir adama uyuyorsunuz” dediler.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Yahut ona bir hazine indirmeliydi veya onun bir bahçesi bulunup ondan yemeliydi de pazarlarda dolaşmamalıydı. Zalimler mü/minlere «— Siz bu yolu Âdem/den [³] başkasına tâbi olmuyorsunuz» demişlerdi.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
“Ya da kendisine bir hazinenin bırakılması veya ondan yemekte olduğu bir bahçesi olsaydı!” Zulmedenler dedi ki: “Siz olsa olsa, ancak büyülenmiş bir adama uymaktasınız.”
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
“Ya da ona gökten hazineler indirilmeli; yâhut hiç çalışıp yorulmadan meyvelerini yiyeceği mûcizevî bir bahçesi olmalı değil miydi?” Allah’ın nurunu söndürmek için ne yapacaklarını şaşıran bu zâlimler, önceki bütün iddialarını çürütecek bir başka iftira ortaya atarak, Kur’an’dan etkilenen insanlara, “Siz ancak küstahlığı nedeniyle ilâhlarımızın lânetine uğrayan büyülenmiş bir adamın peşinden gidiyorsunuz!” diyorlar. Sana “büyülenmiş” diyorlar; çünkü okuduğun Kur’an’dan etkileniyor, bu sözlerin beşer kaynaklı olmadığını, olamayacağını hissediyorlar. Ne var ki, kibir ve inatçılıkları onları imandan alıkoyuyor.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
“Yahut bir hazine bırakılsaydı; Yahut onun bir bahçesi olsaydı da oradan yeseydi!”. Zâlimler dedi ki: -“Siz sadece büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz”.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(Ve devamla):1 “Veya ona bir hazine verilse yahut (ürünlerini) yiyeceği bir bahçesi olsa olmaz mıydı?” (dediler.) (Ayrıca) o zâlimler (Müslümanlara): “Siz, sadece büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz!” dediler.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Yahut kendisine [Allah tarafından] bir hazine verilseydi, yahut [zahmetsiz] yiyip içtiği (tılsımlı) bir bahçesi olsaydı ya!” 8 Ve bu zalimler [birbirlerine]: “Eğer [Muhammed'e] uyacak olsaydınız, büyülenmiş bir adamdan başkasına [uymuş, olmazdınız]!” diyorlar.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
– Ya da kendisine bir hazine verilmeli veya kendine ait emeksiz ürünlerinden yediği bir bahçesi olmalı. Bir de kalkıp o zalimler inananlara “Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz” diyorlar. 17/90...94, 10/2, 34/43, 51/52
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Ya da kendisine (gökten) bir hazine bırakılsaydı, veya ondan yiyip içerek (safa sürdüğü) kendisine ait bir cenneti olsaydı?” dediler. Bir de kalkıp o zalimler, “Eğer (ona) uymuş olsaydınız, sihirlenmiş bir adamdan başkasına uymamış olacaktınız” dediler.[3090]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
«Yahut O'na bir hazine indirilmeli veya O'nun için bir bostan olmalı değil mi idi ki, ondan yiyiverse idi.» Ve zalimler dedi ki: «Siz başka değil, bir büyülenmiş adama tâbi oluyorsunuz.»
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
“Yahut kendine bir hazine verilse, yahut kendisinin içinden yiyeceği bir bahçesi olsaydı! ” Hasılı o zalimler: “Doğrusu siz, sadece büyülenmiş bir adamın peşine düşmüşsünüz. ” dediler.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Yahut üstüne bir hazine atılmalı, yahut kendisinin ürününden yiyeceği bir bahçesi olmalı değil mi? Ve zalimler: "Siz başka değil, sadece büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediler.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Ya da ona bir hazine indirilseydi yahut yiyeceğini sağlayacağı bir bahçesi olsaydı ya?” O zalimler şunu da dediler: “Sizin yaptığınız sadece, büyüye kapılmış bir kişinin peşinden gitmektir.”
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Veya kendisine bir hazine verilseydi, veya bir bahçesi olsaydı da oradan yeseydi .. Zalimler “Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz” dediler.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
“Veya ona bir hazine verilseydi. Yahut bir bahçesi olsaydı da oradan yiyip içseydi.” Bir de o zalimler “Siz büyülenmiş bir adamın peşinden gidiyorsunuz” dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
"Yahut ona bir hazine gönderilmeli, yahut ürününden yediği bir bahçesi olmalı değil miydi?" O zalimler şunu da söylediler: "Sizler büyülenmiş bir adamdan başkasının ardı sıra gitmiyorsunuz."
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
“yā bıraġıla-y-ıdı andın yaña genc yā oladı anuñ bostanı yiyedi andan?” daħı eyitti žālimler “uymazsız illā bir ere bügülenmiş.”
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Yā niçün özine bir genc virilmedi, yā kendüye bir bostān virilmedi ki an‐dan yiye‐y‐idi? Daḫı eyitdi ẓālimler ki siz uymazsız illā bir mesḥūr kişiye.