Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3206, sondan 3031. ayet; 27. sure ve Neml Suresinin 47. ayetidir. Neml Suresi 47. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 51 ve toplam ebced değeri ise 2915 olarak hesaplanmıştır. Neml Suresinin toplam ebced değeri 334427 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طس hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (2) س (0) bulunuyor.
Arapça Metin
قالوا اطيرنا بك وبمن معك قال طائركم عند الله بل انتم قوم تفتنون
Onlar, “Sen ve beraberindekiler yüzünden uğursuzluğa uğradık” dediler. Salih, “Sizin uğursuzluğunuzun sebebi Allah katında(yazılı)dır. Aslında siz imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz” dedi.
Semûd kavmi ve Sâlih peygamber hakkında daha önce ilgili yerlerde bilgi verilmişti (bk. A‘râf 7:73-79; Hûd 11:61-68; Şuarâ 26:141-159). Müfessirler, 45. âyette birbiriyle çekiştiği bildirilen iki gruptan birinin Sâlih peygambere iman eden güçsüzler ve zayıflar, diğerinin ise ona inanmayan güçlü, mağrur kimseler olduğunu belirtmişlerdir (bk. Taberî, XIX, 170; ayrıca krş. A‘râf 7:75). 48. âyette geçen şehirden maksat Hz. Sâlih’in yaşadığı ve peygamber olarak görev yaptığı Hicr şehridir (bk. Hicr 15:80; Taberî, XIX, 172). Bu şehirdeki dokuz elebaşından oluşan bir grup, geceleyin bir baskınla, uğursuz saydıkları Sâlih aleyhisselâm ve ailesini öldürüp yok etmeyi (peygamber ve ona inananların inkârcılar tarafından uğursuz sayılması hakkında bk. A‘râf 7:131); kan davasında bulunacak olan akrabasına da, “Biz Sâlih ailesinin yok edilişi sırasında orada değildik” veya farklı kıraate göre, “Onun ailesini kimin öldürdüğünü görmedik” demeyi planlamıştır. Onlar bu planları kurarlarken Sâlih kendisine inananlarla birlikte yurdu terkedip kurtulmuş, Semûd kavmi ise şiddetli bir depremle yok olup gitmiştir (bk. A‘râf 7:78; Hûd11:66-67). Bu kıssada Hz. Peygamber için bir teselli, Kureyş müşrikleri için de bir ikaz vardır. Çünkü Semûd kavminin Sâlih peygamber hakkında düşündüklerinin aynını, Kureyşliler Hz. Peygamber hakkında düşünmüşler ve onu yok etme teşebbüsünde bulunmuşlardır (bilgi için bk. Enfâl 8:30).
Mehmet Okuyan
(Kavmi) şöyle demişti: “Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık.” (Salih ise) “Size gelen uğursuzluk (yapıp ettikleriniz nedeniyle) Allah katında(n gelmiş)tir. Aslında siz deneniyorsunuz.” demişti.
Peygamberleri uğursuzluk sebebi saymak inkarcıların ortak özelliğidir. Bkz. A‘râf 7:131; Yâsîn 36:18-19.
Bayraktar Bayraklı
Şöyle dediler: “Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık.” Sâlih, “Size çöken uğursuzluğun sebebi Allah katındandır. Hayır, siz imtihana çekilen bir kavimsiniz” dedi.
“Sen ve seninle beraber olanlar bize uğursuzluk getirdiniz.” dediler. Salih: “Sizin uğursuzluğunuz Allah'ın takdirindedir. Belki sınav olunmakta olan bir toplumsunuz!” dedi.
Dediler ki: “Senin ve seninle birlikte olanlar yüzünden uğursuzluğa uğradık.” (Hz. Salih) Dedi ki: “(Hayır), Sizin uğursuzluğunuz Allah katında (yazılı) dır. (Başınıza gelenlere kendi küfür ve kötülükleriniz yol açmıştır.) Aslında, siz denenmekte (başınıza gelenlerle imtihana çekilmekte) olan bir kavimsiniz.”
Biz dediler, seninle ve yanında bulunanlarla uğrusuzluğa uğramadayız. O, uğradığınız uğursuzluk, Allah katından gelmede; hatta siz, sınanmakta olan bir topluluksunuz dedi.
“Biz sende ve seninle beraber olanlarda uğursuzluk görüyoruz” diye karşılık verdiler. Salih: “Uğursuzluğunuz Allah yanında, kötü amellerinizden dolayıdır. İşin gerçeği sizler, sınanan bir toplumsunuz” dedi.
Onlar:
“- Senin ve beraberinde olan kimselerin yüzünden, uğursuzluğa uğradık, kıtlığa maruz kaldık.” dediler. Sâlih:
“Uğurlu ve uğursuz saydıklarınızın, hayır ve şerden paylarınızın, rızkınızın kendi iradî tercihlerinizin sonucu olacağı Allah katında yazılıdır. Belki siz, hayır ihsan edilerek, şerre maruz bırakılarak imtihana tâbi tutulan bir kavimsiniz.” dedi.
Dediler ki: "Biz senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık". (Salih de): "Sizin uğursuzluğunuz Allah katındadır. [2] Hayır siz imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz" dedi.
2.Yani sizin uğursuzluk olarak değerlendirdiğiniz başınıza gelen olaylar Allah katında yazılı olan şeylerdendir.
Ali Bulaç
Dediler ki: 'Senin ve seninle birlikte olanlar yüzünden uğursuzluğa uğradık.' Dedi ki: 'Sizin uğursuzluğunuz (başınıza gelenler) Allah katında (yazılı)dır. Hayır, siz denenmekte olan bir kavimsiniz.'
(Onlar peygambere) dediler ki: “- Biz, sen ve beraberindekilerle (müminlerle) uğursuzluğa uğradık, (başımıza çeşitli musibetler geldi)”. Salih onlara şöyle dedi: “- Size gelen uğursuzluk, Allah katında takdir edilmiştir. Doğrusu siz, imtihana çekilen bir kavimsiniz.”
Onlar: “Senden ve seninle beraber olanlardan dolayı uğursuzluğa uğradık” dediler. Salih: “Nasibiniz Allah katından gelir. (Bu başınıza gelen uğursuzluk değil,) belki denenmeye tabi tutulan bir kavim olduğunuz içindir.”
(Onlar Ey Salih!) “Sen ve beraberindeki (mü'min)ler yüzünden uğursuzluğa uğradık.” dediler. (Salih ise:) “Sizin uğursuzluğunuzun sebebi Allah tarafından bilinmektedir. Aslında siz (başınıza gelenlerle) imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz” dedi.
"Sen ve beraberindekiler yüzünden uğursuzluğa uğradık" dediler. Salih: "Uğursuzluğunuz Allah katındandır; belki imtihana çekilen bir milletsiniz" dedi.
Şöyle dediler: Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık. Sâlih: Size çöken uğursuzluk (sebebi) , Allah katında (yazılı) dır. Hayır, siz imtihana çekilen bir kavimsiniz, dedi.
Hz. Sâlih, peygamber olunca, kendisini yalancılıkla itham ettiklerinden, Cenab-ı Allah onlara kıtlık vermişti. «Uğursuzluk» dedikleri buydu.
Edip Yüksel
Dediler ki, "Sen ve beraberindekiler bize uğursuzluk getirdiniz." Dedi ki, " Sizin uğursuzluğunuz ALLAH'tan gelmektedir. Doğrusu siz sınava sokulan bir toplumsunuz."
Cevap verdiler: "Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık." Salih: "Size çöken uğursuzluk (sebebi) Allah katında (yazılı)dır. Belki siz imtihana çekilen bir kavimsiniz" dedi.
Biz, sen ve maıyyetindekiler ile teşe'üm ettik dediler, sizin dedi: şeâmetinizin sebebi Allaha ma'lûm doğrusu siz öyle bir kavmsiniz ki imtihan olunuyorsunuz
Dediler: «Senin yüzünden ve maiyyetinde bulunan kimseler (mü'minler) yüzünden uğursuzluğa uğradık». (Saalih de:) «Sizin (bütün) amel (ve hareketler) iniz Allah nezdinde (gizli değildir, yazılı) dır. Belki siz imtihaana çekilmekde olan bir kavmsiniz» dedi.
(Onlar:) “Senin ve berâberinde bulunanların yüzünden uğursuzluğa uğradık” dediler. (Sâlih:) “Sizin uğursuzluğunuz(un sebebi) Allah katındadır (O takdîr etmiştir); hayır, siz imtihâna çekilen bir kavimsiniz” dedi.
Kavmi Salih’e “Sen ve seninle beraber olanlar yüzünden uğursuzluğa uğradık” dediler. Salih de onlara ”Sizin uğursuzluğunuz (başınıza gelen musibetler yaptığınızın karşılığı olarak ) Allah katından gelmektedir. Siz, ne yapacağına karar veremez haline gelmiş bir topluluksunuz” dedi.
Onlar «— Senden ve seninle beraber olanlardan dolayı bize uğursuzluk çöktü» dediler. Salih dedi ki «— Size çöken uğursuzluk, Allah yanındadır [²]. Hayır, siz fitneye düşmüş bir kavimsiniz [³].
İsmail Hakkı İzmirli Neml Suresi 47. Ayet Açıklaması
[2] Fezasına muvafık olarak gelmiştir.[3] Küfrünüzün uğursuzluğuyle size kıtlık gelmiştir. Bakalım bilecek misiniz, bilmeyecek misiniz?
Kadri Çelik
Dediler ki: “Senin ve seninle birlikte olanlar yüzünden uğursuzluğa uğradık.” Dedi ki: “Size çöken uğursuzluk (sebebi, kendi amelleriniz olup azabı da), Allah indindedir. Hayır, siz denenmekte olan bir kavimsiniz.”
Buna karşılık zâlimler, “Ey Sâlih!” dediler, “Sen ve beraberindeki şu müminler yüzünden başımıza uğrusuzluklar yağıyor!” Sâlih ise, “Başınıza gelen ve uğursuzluk diye nitelendirdiğiniz belâlar, işlediğiniz günahlar yüzünden size Allah katından gelen bir uyarı ve cezadır! Çünkü siz, başınıza gelen iyi-kötü her şeyle imtihân edilmektesiniz!” dedi.
(Onlar da): “Biz, zâten sen ve seninle birlikte olanlar yüzünden uğursuzluğa uğradık.” dediler. (Salih onlara): “Size uğursuzluk (dediğiniz şeyler) Allah’tan gelmektedir. Doğrusu siz, imtihana çekilen bir topluluksunuz.” dedi.
“Biz sende ve seninle beraber olanlarda uğursuzluk görüyoruz!” 45 diye karşılık verdiler. [Salih:] “Uğurumuz ya da uğursuzluğumuz Allah'ın elindedir!” 46 dedi, “İşin gerçeği, sizler sınanan bir toplumsunuz!”
Onlar: “Sen ve seninle beraber olan kimseler yüzünden başımıza uğursuzluk geldi” dediler. – Salih: “Sizin uğursuzluk dediğiniz şey Allah katından bir yasadır. Aslında siz imtihan ediliyorsunuz. 4/79, 7/131, 36/18, 42/30
Onlar “Biz, senin ve seninle beraber olanların uğursuzluk getirdiğine inanıyoruz” dediler. (Sâlih): “Uğurunuz Allah’ın takdirindedir; kaldı ki siz (besbelli ki) sınanan bir toplumsunuz” dedi.
Dediler ki: «Biz seninle ve seninle beraber olanlar ile teşe'üm ettik. (Hazreti Sâlih de) Dedi ki: «Sizin şeametiniz, Allah indinde (malûm) dur. Hayır. Siz imtihana tutulur bir tâifesinizdir.»
“Biz” dediler, “senin ve sana bağlı olanların yüzünden uğursuzluğa uğradık. ”Salih: “Uğursuzluk dediğiniz şey Allah katında takdir edilmiştir. Doğrusu siz imtihana tutulan bir toplumsunuz. ” diye cevap verdi. [7, 131; 4, 78; 36, 19]
Dediler: "Senin ve seninle beraber bulunanların yüzünden uğursuzluğa uğradık." Dedi: "Uğursuzluğunuz(un sebebi), Allah'ın yanındadır (herşey O'nun takdiriyle olur). Doğrusu siz (bu olaylarla) sınanan bir toplumsunuz."
“Sen ve taraftarların yüzünden huzurumuz kaçtı” dediler. Salih dedi ki; “Huzurunuzu kaçıran şey, Allah katındandır. Aslında siz, imtihandan geçirilen bir toplumsunuz.”
Onlar “Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık” dediler. Salih ise “Sizin uğursuzluğunuz Allah katında yazılıdır,” dedi. “Aslında siz sınanmakta olan bir topluluksunuz.”
Dediler: "Sen ve beraberindekiler yüzünden başımıza uğursuzluk geldi/sen ve beraberindekileri uğursuzluk belirtisi sayıyoruz." Dedi: "Uğursuzluk kuşunuz Allah katındadır. Daha doğrusu siz, imtihana çekilen bir topluluksunuz.
eyittiler “śoñı ŧuttuķ seni ya'nį ķaht olduġından ötürü daħı anları kim senüñ iledür.” eyitti śāliḥ “śoñı neseneñüz Tañrı ķatındadur belki siz ķavmsız śınanılursız.”
Eyitdiler: Bize senden yaman fāl geldi, senüñle olanlardan daḫı. Eyitdi:Yaman fāluñuz Tañrı Ta‘ālā ḳatındadur. Bel ki siz bir ḳavmsiz ki ‘aḳluñuzazışupdurur.