Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3486, sondan 2751. ayet; 31. sure ve Lokman Suresinin 17. ayetidir. Lokman Suresi 17. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 69 ve toplam ebced değeri ise 3425 olarak hesaplanmıştır. Lokman Suresinin toplam ebced değeri 155422 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (13) ل (7) م (8) bulunuyor.
Arapça Metin
يا بني اقم الصلوة وأمر بالمعروف وانه عن المنكر واصبر على ما اصابك ان ذلك من عزم الامور
“Yavrum! Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten alıkoy. Başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdendir.”
Lokmân’ın oğluna yönelttiği bu öğütler de Allah’ın ona verdiği hikmetin meyveleridir. Kuşkusuz insanın yaptığı her şey –ne kadar saklanırsa saklansın– Allah’ın mutlaka onu bildiği, dolayısıyla onun hesabını soracağı inancı ve bilinci ile bundan doğan sorumluluk duygusu ve kaygısı ahlâkî hayatın temelidir. Nitekim meşhur bir özdeyişte “Hikmetin başı Allah korkusudur” denilmiştir. Büyük şairimiz Mehmed Âkif’in, “Ne irfandır veren ahlâka yükseklik ne vicdandır / Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır” şeklindeki beyti de bu gerçeğin güzel bir ifadesidir. İnsanın iyi ve itaatkâr bir kul olduğunu gösteren üç örnek davranışın sıralandığı 17. âyetteki “namaz” Allah’a kulluk ödevini, “iyi olanı emredip kötü olana karşı koymak” toplumsal davranışlar karşısındaki kulluğun gerektirdiği yapıcı tutumu, “sabır” ise maddî ve sosyal çevreden gelen sıkıntıları, belâları birer imtihan bilip metanetle karşılama olgunluğunu yansıtır. Âyetteki “İşte bunlar, kararlılık gerektiren işlerdendir” ifadesi, bu müsbet davranışların, kulluktaki kemali gösteren birer örnek olduğunu, hayatın şartları içinde yerine getirilmesi gereken böyle daha başka yüksek davranışlar da bulunduğunu gösterir. 18-19. âyetlerde ise kaçınılması gereken olumsuz davranışlardan örnekler verilmektedir. Bu örneklerin, özellikle kendini beğenmişlerin, başka insanları aşağılayıcı tutumlarından seçilmiş olması ve bunların Allah sevgisinden mahrum kalacakları uyarısında bulunulması, Kur’an’ın insan onuruna verdiği değeri yansıtması bakımından özellikle dikkat çekicidir.
Mehmet Okuyan
Ey yavrucuğum! Namazı kıl; iyiliği emredip (öğütleyip) kötülükten engelle (sakındır); başına gelenlere de sabret!Şüphesiz ki bu, azmetmeye değer işlerdendir.
Bu buyruk namaz, oruç, zekât, kurban vs. ibadetlerin eski ümmetlerden beri farz olduğunun delillerindendir. Benzer mesajlar: Bakara 2:83, 183; Âl-i İmrân 3:39; Mâide 5:12; Yûnus 10:87; İbrâhîm 14:40; Kehf 18:21; Meryem 19:31, 55, 59; Tâhâ 20:14; Hacc 22:26-30, 34-37; Enbiyâ 21:73; Şûrâ 42:13.
Bayraktar Bayraklı
“Yavrucuğum! Namazı dosdoğru kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındırmaya çalış, başına gelenlere sabret! Doğrusu bunlar, azim ve kararlılık gösterilmeye değer şeylerdendir.”
1- Şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmek. İbadete layık yegâne ilahın Allah olduğuna inanmak. Yardımlaşmayı, dayanışmayı ve destek olmayı canlı ve diri tutmak. 2- “Emr-i b'il-maruf nehy-i ani'l münker” İyiliği öner, kötülükten sakındır.” Bu deyimi, aslında aynı zamanda iyi olan şeyleri yapmayı kendine iş edin, ahlak edin; kötü olan şeylerden uzak dur, kötülüklerden sakın; kötülüklerden uzak durmayı ve iyi olan şeyleri yapmayı ilke edin demektir. 3- Dayan, diren, yılgınlığa düşme.
Ahmet Akgül
“Ey oğulcuğum! (Allah'a teslimiyet ve vicdani hürriyet alâmeti olan) Namazı dosdoğru kıl, ma'rufu (iyi ve güzel olanı) emret, (insanları) münkerden (kötü ve çirkin işlerden) men et (bunları uygulayacak adil bir düzen kurmaya çalış) ve bunları yaparken sana dokunacak zarar ve saldırılara karşı da sabret. Çünkü bunlar azim gösterilmesi gereken (ve özgüven isteyen) işlerin (başındadır) .”
Ey oğulcağızım, namaz kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış halkı ve bu hususta uğradığın sıkıntılara dayan; şüphe yok ki bunlar, kesin olarak yapılması gereken işlerdendir.
Yavrucuğum, namazında duyarlı ve devamlı ol, doğru ve yararlı olanı emret, kötü ve eğriden vazgeçir, her zaman için uğradığın sıkıntılara karşı dayanıklı ol. Çünkü bu işler mutlaka yapılması gereken işlerdir.
'Ey oğlum, namazı dosdoğru kıl, ma'rufu emret, münkerden sakındır ve sana isabet eden (musibetler)e karşı sabret. Çünkü bunlar, azmedilmesi gereken işlerdendir.
Yavrum, namazı gereği üzre kıl, iyiliği emret ve fenalıktan alıkoy. Bu hususta sana isabet edecek eziyete katlan, çünkü bunlar, kesin olarak farz kılınan işlerdendir.
Ey oğulcuğum! Namazı doğruca kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır. Başına gelen musibetlere karşı sabret! Çünkü bu işler, mutlaka yapılması gereken şeylerdir.
(Lokman öğüdüne devam ederek şöyle demişti:) “Ey yavrucuğum! Namazını ikame et, doğru ve yararlı olanı hayata geçirmeye çalış (sorumluluk al), kötü ve eğriden vazgeçir, başına gelebilecek her belaya sabırla katlan! Doğrusu bütün bunlar, azim ve kararlılıkla yapılması gereken şeylerdir.”
Cemal Külünkoğlu Lokman Suresi 17. Ayet Açıklaması
“Doğru ve yararlı olanı hayata geçirmek” konusunda duyarlı olmak ve sorumluluk almak gerektiği vurgulanıyor. Bir insanın tek başına iyi olmaya çalışması doğru ve erdemli olmak için yeterli değil. Allah’ın emirleri doğrultusunda bir yol takip etmek, güvenilir olmak, ahde vefa göstermek, en önemlisi iyiliğin hâkim olması için sorumluluk almak, iyi bir çevre, güzel ve faydalı bir toplum için mücadele vermek, Hakkın ve haklının yanında yer almak, adil ve özgür bir dünya için gayret göstermek gerekir.
Diyanet İşleri (Eski)
"Ey oğulcuğum! Namazı kıl, uygun olanı buyurup fenalığı önle, başına gelene sabret; doğrusu bunlar, azmedilmeğe değer işlerdir."
«Oğulcağızım, namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten vaz geçirmiye çalış. Sana (bu emir ve nehiy sebebiyle) isaabet eden şeylere katlan. Çünkü bunlar kat'î suretde farzedilen umurdandır».
(3)“Namaz, kalblerde azamet-i İlâhiyeyi (Allah’ın büyüklüğünü) tesbît (yerleştirme) ve idâme (devâm ettirme) ve akılları ona tevcîh ettirmekle (yönlendirmekle), adâlet-i İlâhiyenin kānûnuna itâat ve nizâm-ı Rabbânîye imtisâl (Allah’ın kurduğu düzene itâat) ettirmek için, yegâne İlâhî bir vesîledir. (...) O vesîleye mürâat (riâyet) etmeyen veya tembellikle namazı terk eden veyâhut kıymetini bilmeyen; ne kadar câhil, ne derece hâsir (ziyanda), ne kadar zararlı olduğunu bil’âhire (daha sonra) anlar, ama iş işten geçer.” (İşârâtü’l-İ‘câz, 39)
İlyas Yorulmaz
“Ey oğulcuğum! Namazını kıl, iyi olan şeyleri emret ve kötü olan şeylerin yapılmasını da yasakla. Sana isabet eden zorluklara karşı dirençli ol (sabret) ve doğrudan vazgeçme. Bunları yapmak büyük çaba gerektiren işlerdir.”
“Ey oğlum! Dosdoğru namazı kıl, maruf (iyi) olanı emret, münker (kötü) olandan sakındır ve sana isabet edene karşı sabret. Çünkü bunlar, azmedilmesi gereken (ciddi) işlerdendir.
Yavrucuğum! Namazı dosdoğru kıl, insanlara iyiliği emret, kötülükten sakındır ve bu uğurda başınagelebilecek belâ ve musîbetlere karşı sabırla göğüs ger! Şüphe yok ki bunlar, büyük bir gayret ve kararlılıkla yapılması gereken işlerdendir.
-“Oğlum! Namaz’ı kıl!
Bilindik / Örfe Uygun Olan / Ma’ruf’u iş edin!
Bilinmedik / Münker’den kaçın / uzak dur!
Sana isabet eden şeye karşı sabret!
Bu, İşler’in azmindendir”.
(Ve devamla): “Ey yavrucuğum! Namazı dosdoğru ve devamlı kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır ve başına gelecek sıkıntılara sabret. Çünkü bunlar, kararlılık gerektiren işlerdendir.”
Ey yavrucuğum! Namazında kararlılık göster, doğru ve yararlı olanı emret, kötü ve eğriden vazgeçir, başına gelebilecek her [belaya] sabırla katlan: bu, azim ve kararlılık gösterilmeye değer bir şeydir!
– Yavrucuğum, namazı kıl, iyiliği emret, kötülüğe engel ol, başına gelen sıkıntılara göğüs gererek sabret. Çünkü bunlar, kararlılık ve direnç isteyen işlerdir. 20/132, 2/155, 3/104, 11/116
“Yavrucuğum! Allah’a kulluğunu hakkıyla yerine getir,[3648] her zaman iyi ve doğru olanı önerip kötü ve yanlış olandan sakındır; başına gelenlere göğüs ger![3649] Şüphesiz bütün bunlar kararlılık ve direnç isteyen işlerdendir.
Mustafa İslamoğlu Lokman Suresi 17. Ayet Açıklaması
[3648] Lafzen: “Salatı ikame et!” Çevirimizin gerekçesi için bkz: 87:15 ve 19:59, not 15 ve 7.
[3649] Emr “öneri” mânasındadır (Bkz: 96:12, not 15). Zımnen: Ey muhatap! Pasif iyi olmak yetmez, aktif iyi ol ve iyiliği çoğalt! “Başına gelenlere göğüs ger”, zira iyiliği önerip kötü ve yanlış olandan sakındıranın başına mutlaka iş gelir. Kötüler pasif iyilerden değil aktif iyilerden rahatsız olurlar. Âyetin son cümlesi bu zımnî manayı teyit eder.
Ömer Nasuhi Bilmen
«Oğulcağızım! Namazı dosdoğru kıl ve maruf ile emret ve münkerden nehyet ve sana isabet edene sabreyle. Şüphe yok ki bu, kat'iyyen icab eden umûrdandır.»
Evladım, namazı hakkıyla ifa et, iyiliği yay, kötülüğü de önlemeye çalış, ve başına gelen sıkıntılara sabret. Çünkü bunlar azim ve kararlılık gerektiren işlerdendir.
"Yavrucuğum; namazı/duayı yerine getir, iyilik ve güzelliği belirlenene özendir, kötülük ve çirkinliği belirlenenden sakındır, başına gelene sabret. Çünkü bunu yapabilmek, zorlu/önemli işlerdendir."