Sebe' Suresi 31. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3637, sondan 2600. ayet; 34. sure ve Sebe' Suresinin 31. ayetidir. Sebe' Suresi 31. ayetinin kelime sayisi 32, harf sayısı 143 ve toplam ebced değeri ise 13492 olarak hesaplanmıştır. Sebe' Suresinin toplam ebced değeri 254246 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
وقال الذين كفروا لن نؤمن بهذا القران ولا بالذي بين يديه ولو ترى اذ الظالمون موقوفون عند ربهم يرجع بعضهم الى بعض القول يقول الذين استضعفوا للذين استكبروا لولا انتم لكنا مؤمنين
Harf Sayımı
Harf Sayımı
وقالالذينكفروالننؤمنبهذاالقرانولابالذيبينيديهولوترىاذالظالمونموقوفونعندربهميرجعبعضهمالىبعضالقوليقولالذيناستضعفواللذيناستكبروالولاانتملكنامؤمنين
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Vekâle-lleżîne keferû len nu/mine bihâżâ-lkur-âni velâ billeżî beyne yedeyh(i)(k) velev terâ iżi-zzâlimûne mevkûfûne ‘inde rabbihim yerci’u ba’duhum ilâ ba’din(i)lkavle yekûlu-lleżîne-stud’ifû lilleżîne-stekberû levlâ entum lekunnâ mu/minîn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
İnkâr edenler, “Biz bu Kur’an’a da ondan önceki kitaplara da asla inanmayız” dediler. Zalimler, Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman hâllerini bir görsen! Birbirlerine laf çevirip dururlar. Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, “Siz olmasaydınız, biz mutlaka iman eden kimseler olurduk” derler.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Kâfir olanlar şöyle demişlerdi: “Biz hiçbir zaman bu Kur’an’a ve bundan önce gelen (kitaplara) inanmayacağız.” Sen o zalimleri, Rablerinin huzurunda tutuklanmış, birbirlerine söz atarlarken bir görsen! Zayıf bırakılanlar kibirlenenlere “Siz olmasaydınız elbette biz inananlar olurduk!” diyeceklerdir.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
İnkâr edenler, “Bu Kur'ân'a ve bundan önce gelen kitaplara asla inanmayacağız” dediler. Sen o zâlimleri, Rabblerinin huzurunda tutuklanmış, birbirlerine söz atarlarken bir görsen! Zayıf durumda olanlar, büyüklük taslayanlara: “Sizler olmasaydınız, biz kesinlikle inananlardan olurduk” diyecekler.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Gerçeği yalanlayan nankörler, “Biz ne bu Kur'an'a ne de ondan önce gelene asla inanmayacağız.” dediler. Sen bu zalimleri, Rabb'leri huzuruna çıkarıldıklarında nasıl birbirlerine sataştıklarını bir görsen! Güçsüzler, büyüklük taslayan kimselere, “Eğer siz olmasaydınız, biz kesinlikle inananlar olurduk.” derler.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Gerçekten) İnkâr eden ve küfre giren kimseler (şunlardır ki) onlar şöyle derler: “(İşimize gelmediği ve sıkıntıya sevk ettiği için) Biz (kesinlikle ve hiçbir şekilde) bu Kur’an’a da, ondan önce gelen kitaplara da inanmayacağız. (Çünkü biz gerçeği değil, keyfimizi ve dünyamıza gerekeni aramaktayız.” Bu şeytani inatları ve bozuk fıtratları yüzünden akılları yattığı halde, bile bile Kur’an’ın adalet hükümlerini ve ahlâki prensiplerini inkâr ve itiraz eden) Zalimleri, Sen Rableri huzurunda (yaptıklarının hesabını vermek üzere) tutuklanmış vaziyette (iken) eğer bir görsen: (ki o zalimler: a- İmkân ve iktidarlarıyla kibirlenip büyüklük taslayan yönetici tabakası, b- Ezilen, sömürülen ve sindirilerek zayıf ve çaresiz bırakılan, ama gaflet ve cehaletle yine de zalim yöneticilerin peşine takılan halk tabakası olarak iki kısımdır.) Bunlar birbirlerini (suçlayıp) karşılıklı laf dalaşı yaparak müstaz’af zalimler, müstekbir zalimlere derler ki; “Eğer siz olmasaydınız (başımızda ve iktidar konumunda iken adil ve ahlâki esaslara göre davransaydınız,) herhalde bizler de (Hakka inanan ve hayra uyan) mü’min kimseler olacaktık. (Hain güçlerden ve şeytani çevrelerden de destek alarak, faiz ve sömürüye dayanan ekonomik sisteminizle… Ahlâki ve manevi değerlerden yoksun eğitim düzeninizle… Baskıcı ve barbar yönetim ve yöntemlerinizle bizleri yoldan çıkardınız. Ey Rabbimiz, asıl suçlu ve sorumlu olan bu gaddar ve hilekâr idarecilerimizdir! ” deyip kurtulmaya çalışacaklardır.)
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve kafir olanlar, biz dediler, ne şu Kur'an'a inanırız, ne de ondan önceki kitaplara. Bir görmeliydin zalimlerin, Rablerinin katında öylece kalakaldıkları ve birbirlerinin sözlerini kesip söylendikleri günkü hallerini; o zayıf ve aşağılık sanılanlar, ululuk satanlara derler ki: Siz olmasaydınız biz mutlaka inanırdık.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Ama Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler: “Biz ne bu Kur'ân'a inanırız, ne de önceki vahiylerden bu güne kalanlara” dediler. Sen hesap günü Rablerinin huzurunda, suçu birbirlerinin üzerine atıp durdukları zaman, bu yaratılış gayesi dışında yaşayan kimselerin halini bir görseydin. Yeryüzünde güçsüz sayılanlar, büyüklük taslayanlara: “Siz olmasaydınız, kesinlikle inanmışlardan olurduk” diyeceklerdir.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar: “Biz, bu Kur'ân'a ve Kur'ânın vahyine muhatap olan önündeki zata, Peygamber Muhammede asla inanmayacağız” derler. Sen inkârda, isyanda, baskı, zulüm ve işkencede, temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engellemede devam eden güç ve iktidar sahibi zâlimleri, Rablerinin huzurunda tutuklanmış halde, birbirlerine laf atarlarken bir görsen! Bir taraftan, temel hak ve hürriyetleri kısıtlanmış, baskıcı, zâlim idareler altında ezilenler, büyüklük taslayan zorba, güç ve iktidar sahiplerine: “Siz olmasaydınız, elbette biz mü'min kimseler olurduk” derler.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
İnkâr edenler dediler ki: "Biz ne bu Kur'an'a ne de ondan öncekilere inanırız." Sen onları, Rablerinin huzurunda durdurulmuş halde birbirlerine söz atarlarken görsen. Zayıf düşürülenler büyüklenenlere: "Eğer siz olmasaydınız biz muhakkak mü'minler olurduk" derler.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
İnkâr edenler dedi ki: 'Biz kesin olarak, ne bu Kur'an'a inanırız, ne ondan önceki (indirile)ne.' Sen o zulmedenleri, Rableri huzurunda tutuklanmış olarak görsen; sözü (suçlamaları) birbirlerine karşı evirip-çevirir (birbirlerine yöneltirler). Za'fa uğratılan (müstaz'af)lar, büyüklük taslayanlara derler ki: 'Eğer sizler olmasaydınız, gerçekten bizler mü'min (kimse)ler olurduk.'
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
O küfre varanlar: “- Biz, asla ne bu Kur'an'a inanırız, ne de ondan öncekine (Tevrat ve İncil'e).” dediler. Fakat sen o zalimleri, Rablerinin huzurunda durdurulurlarken sözü birbirlerine çevirerek, düşükler, o büyüklük taslıyanlara: “- Siz olmasaydınız muhakkak biz iman ederdik.” dedikleri zaman bir göreydin!...
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Fakat o kâfirler dediler ki: “Biz, ne bu Kur’ana ne de ondan önceki kitaplara asla inanmayız.” Keşke o zalimlerin Rableri huzurunda bekletildikleri vakti bir görsen! Nasıl birbirlerine söz atarlar. Zayıf bırakılanlar, büyük olanlara: “Eğer siz olmasaydınız, biz inanacaktık” derler.
Besim Atalay
Besim Atalay
Kâfirler dediler ki: «Bizler, ne bu Kur'ana inanmaktayız, ne de öncekilere!», zalimlerin Tanrıları katında, nice durdukların bir görseydin, birbirine söz atarlar; böbürlenmiş olanlara zayıf sanılanlar diyecekler ki: «Eğer sizler olmasaydınız, bizler inanmış idik!»
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
İnkârcılar: “Biz bu Kur'an'a da ondan önceki kitaplara da asla inanmayız” dediler. Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman, o zalimleri birbirlerine laf atıp tutarken bir görsen! (Yeryüzünde) güçsüz olanlar (vaktiyle körü körüne itaat ettikleri) o büyüklük taslayan (patron)lara: “Siz olmasaydınız, biz mutlaka iman eden kimseler olurduk” diyecekler.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
İnkar edenler: "Bu Kuran'a ve ondan öncekilere inanmayacağız" dediler. Sen bu zalimleri, Rablerinin huzurunda dikilmiş oldukları zaman, suçu birbirine atıp dururken bir görsen! Güçsüz sayılanlar, büyüklük taslayanlara: "Siz olmasaydınız biz inanmış olacaktık" derler.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Kâfir olanlar dediler ki: Biz hiçbir zaman bu Kur'an'a ve bundan önce gelen kitaplara inanmayacağız. Sen o zalimleri, Rablerinin huzurunda tutuklanmış, birbirlerine söz atarlarken bir görsen! Zayıf sayılanlar, büyüklük taslayanlara: Siz olmasaydınız, elbette biz inanan insanlar olurduk, derler.  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
İnkarcılar, "Biz ne bu Kuran'a ne de ondan öncekilere inanmayız," dediler. Zalimleri, Rab'leri huzurunda duruşma sırasında birbiriyle atışırken bir görseydin! (Öğrenim, araştırma, ekonomik, politik v.b. yönlerden) güçsüzleştirilenler, büyüklük taslamış olanlara, "Siz olmasaydınız biz inanan kişiler olurduk," derler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Kâfirler: "Biz ne bu Kur'ân'a inanırız, ne de ondan öncekilere." dediler. Fakat o zalimler yakalanıp Rablerinin huzuruna durduruldukları zaman, birbirlerine söz atarken bir görsen! Bir taraftan zayıf düşürülenler, o büyüklük taslayanlara: "Siz olmasaydınız biz mutlaka mümin olurduk" derler.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Bununla beraber o küfredenler: «biz ne bu Kur'ana inanırız, ne de önündekine» dediler, fakat görsen o zalimler yakalanıp rablarının huzuruna durduruldukları zaman ba'zısı ba'zısına söz atarken, ki taraftan zebun edilenler, o büyüklük taslıyanlara şöyle diyorlardır: siz olmasa idiniz her halde biz mü'min olurduk
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
O küfredenler. «Biz ne bu Kur'ana, ne de ondan öncekilere asla inanmayız» dedi (ler). O zaalimler Rablerinin dîvânında mevkuf dururlarken, sözü (kabahati) birbirine evirib çevirir (lerken, içlerinden) zâif sayılanlar o büyüklük taslayanlara: «Siz olmasaydınız muhakkak ki biz mü'minler (den) olmuşduk» derler (ken) sen bir görmelisin!
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Ve inkâr edenler dedi ki: “(Biz) ne bu Kur'ân'a, ne de onun önündekilere (ondan önce gelen diğer kitablara) aslâ inanmayız!” Fakat (sen), o zâlimleri Rablerinin huzûrunda durdurulmuş kimseler olduklarında bir görsen! Birbirlerine söz çevirir (aralarında münâkaşa ederler). Zayıf düşürülenler, büyüklük taslayanlara: “Siz olmasaydınız elbette (biz de) mü'min kimseler olurduk” derler.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Doğruları inkâr edenler “Biz bu Kur’an’a ve ondan önce indirilene inanmayacağız” demişlerdi de, sen onları Rablerinin huzurunda durdurulduklarında bir görsen, o inkâr edenlerin bir kısmı, bir kısmına dönerek laf atarlar. Dünyada iken zayıf durumda olanlar kendilerine büyüklük taslayanlara “Siz olmasaydınız biz inananlardan olacaktık” derler.”
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Kâfirler «— Biz, ne bu Kur/an/a, ne bundan evvel gelen Kitaplara inanmayız» dediler. Zalim olan müşrikleri Rableri huzurunda muhasebe zamanında durduruldukları zaman görseydik: Sözü birbirlerine çevirerek [³] âciz olan tâbiler imanı kibirlerine yediremeyen büyüklerine «— Siz olmasaydınız, biz elbette mü/min olacaktık» diyecekler.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Küfre sapanlar dedi ki: “Biz kesin olarak, ne bu Kur'an'a inanırız, ne de ondan öncekine.” Sen o zulmetmekte olanları, Rableri huzurunda tutuklanmış olarak birbirlerine söz atarlarken bir görsen! Zaafa uğratılanlar, büyüklük taslayanlara derler ki: “Eğer sizler olmasaydınız, gerçekten bizler müminler olurduk.”
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Hakikati inkâr edenler “Biz ne bu Kur’an’a inanırız, ne de ondan önceki kitaplara!” diyorlar. Bu zâlimleri, Rablerinin huzurunda tutuklanmış bir hâlde, suçu birbirlerinin üzerine atarlarken bir görseydin: Yeryüzünde güçsüz bırakılan ve azgın yöneticiler tarafından yönlendirilen kalabalıklar, vaktiyle körü körüne itaat ettikleri o büyüklük taslayan liderlere, efendilere, patronlara seslenerek, “Siz olmasaydınız, biz kesinlikle Allah’ın kabul edeceği bir şekilde iman ederdik!” diyecekler.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
İnkâr edenler dedi ki: -“Bu Kur’ân’a da, bundan öncekilere de asla inanmayacağız”. Bir görsen, Zâlimler rabb’leri huzurunda tutuklanmışlardır; Söz’ü birbirine atıyorlar. Zayıf düşürülmüş / ezilmiş olanlar, büyüklenmiş olanlara: -“Siz olmasaydınız, elbette mümin olurduk” diyorlar.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Kâfirler sana: “Biz kesinlikle, bu Kur’an’a da bundan önceki indirilenlere de inanmayız.” dediler. Sen o zâlimlerin, yakalanıp Rablerinin huzuruna durdurulduklarında, birbirlerine laf atarkenki hallerini bir görsen! Zayıflar büyüklük taslayanlara: “Eğer sizler olmasaydınız, biz kesinlikle îman ederdik.” derler.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
[Ama] hakikati inkara şartlanmış olanlar, “Biz ne bu Kur’an'a inanırız, ne de önceki vahiylerden bugüne kalanlara!” dediler. 38 Sen [Hesap Günü] Rablerinin huzurunda suçu birbirlerinin üzerine atıp durdukları zaman bu zalimleri[n halini] bir görseydin! [Yeryüzünde] güçsüz olanlar küstahça böbürlenenlere: 39 “Siz olmasaydınız kesinlikle inanmışlardan olurduk!” diyeceklerdir.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Gerçekleri örtbas eden kâfirler: – Biz, bu Kuran’a da ondan önce gelen vahiylere de asla inanmıyoruz dediler. Sen bu vahye inanmayan zalimleri Rablerinin huzurunda tutulduklarında birbirlerini suçladıkları o anı bir görmeliydin. Zayıf bırakılıp kandırılanlar büyüklük taslayıp kandıran liderlerine: – Siz olmasaydınız biz kesinlikle müminlerden olacaktık derler. 10/15-16, 22/72
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
İnkârda ısrar edenler dediler ki: “Bizler ne bu Kur’an’a inanırız ne de geçmiş vahiylerden geriye kalanlara.” Sen o haddini bilmezlerin,[3848] Rablerinin huzuruna tutuklanmış olarak getirildikleri zaman suçu (nasıl) birbirlerine attıklarını bir görmeliydin! Mustaz’aflar[3849] büyüklük taslayanlara “Siz olmasaydınız eğer biz kesinlikle inananlardan olacaktık” diyecekler.[3850]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve kâfir olanlar dediler ki: «Elbette biz ne Kur'an'a inanırız ve ne de onun önündekine.» Eğer o zalimleri Rablerinin huzurunda tevkif edilmiş oldukları zaman görecek olsan, (pek acaib bir manzara görmüş olursun) bazısı bazısına söz çevirir. Zayıf sayılmış olanlar kendilerini büyük görmüş olanlara der ki: «Eğer siz olmasa idiniz, elbette biz mü'minler olmuş olurduk.»
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Kâfirler: “Biz ne bu Kur'ân'a, ne de bundan öncekilere inanırız. ” derler. O zalimleri; sen, Rab'lerinin huzuruna duruşma için getirildiklerinde, birbirlerine laf atarken bir görseydin! Zebûn edilen, dünyada güçsüz bırakılanlar o kibirli olan önderlerine: “Ah! Sizin yüzünüzden bu hallere düştük, siz olmasaydınız biz de iman edecektik! ” diyecekler.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
İnkar edenler dediler ki: "Biz ne bu Kur'an'a, ne de bundan öncekilere inanırız." Sen o zalimleri, Rablerinin huzurunda tutuklanmış, birbirlerine söz atarlarken bir görsen: Zayıf düşürülenler, büyüklük taslayanlara: "Siz olmasaydınız, elbette biz inanan insanlar olurduk." diyorlar.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Görmezlikten gelenler(kafirler) şöyle derler: "Bu Kuran'a da bundan önceki kitaplara da güvenecek değiliz". Yanlışlar içindeki bu kişileri, Sahiblerinin huzurunda durduruldukları zaman bir görsen! Etkisizleştirilmişler büyüklük taslayanlara şöyle derler: "Siz olmasaydınız biz kesin mümin olurduk".
Şaban Piriş
Şaban Piriş
İnkar edenler:-Biz, bu Kur'an'a da ondan öncekilere de asla inanmayız, derler oysa o zalimler, Rab'lerinin huzurunda durdukları zaman bir görsen, suçu nasıl birbirlerine atıyorlar. Sömürülenler, büyüklük taslamış olanlara:-Eğer siz olmasaydınız, biz kesinlikle mü'min olurduk derler.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
İnkâr edenler, “Ne bu Kur'ân'a inanırız, ne de ondan öncekilere” dediler. Sen o zalimleri Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman bir görsen! Birbirlerine söz yetiştirmektedirler. Güçsüz olanlar, büyüklük taslayanlara derler ki: “Siz olmasaydınız biz mü'min olmuştuk.”
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Küfre sapanlar dedi ki: "Biz, bu Kur'an'a da bundan öncekine de asla inanmayacağız!" Ah, bir görsen o zalimleri Rableri huzurunda, tutuklanmış halde! Bir kısmı da bir kısmına söz atar durur. Basit görülüp horlananları, büyüklük taslayanlara şöyle derler: "Siz olmasaydınız, vallahi biz inanacaktık!"
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı eyitti anlar kim kāfir oldılar “hergiz inanmayavuz uşbu ķur’ān’a ne daħı aña kim ileyindedür” ya'nį tevrįt, incįl. daħı eger göresin ol vaķt kim žālim ŧurınılmışlar çalabı’ları ķatında! döndürür bir nicesi bir niceye sözi eydür anlar kim ża'if śayıldılar anlara kim boyun virmezlik eylediler “eger degül-misseñüz oladuķ mü’minler.”
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Daḫı eyitdi kāfirler ki: Biz inanmazuz bu Ḳur’āna, ileyince gelen kitāblaradaḫı. Eger görseñ ẓālimleri durduġı vaḳt Tañrıları ḥażretinde, biri birinesöz ḳaytarup eydür ża‘īf olunanlar, ya‘nī tābi‘ler ulularına: Siz olmasa‐y‐duñuz biz mü’min olurduḳ, diyeler.