Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4611, sondan 1626. ayet; 48. sure ve Fetih Suresinin 28. ayetidir. Fetih Suresi 28. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 61 ve toplam ebced değeri ise 3519 olarak hesaplanmıştır. Fetih Suresinin toplam ebced değeri 181941 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
هو الـذي ارسل رسوله بالهدى ودين الحق ليظهره على الدين كله وكفى بالله شهيدا
Daha önce Tevbe sûresinde (9:33) açıklanan bu âyet, Mâide sûresinde geçen (5:48), Kur’an’ın “müheymin” niteliği ile de yakından ilgilidir. Hepsi aynı kaynaktan gelen ilâhî dinlerin sonuncusu olan İslâm’ın kitabı Kur’an müheymindir; yani önceki kitaplarla ilgili olarak neyin gerçek, neyin gerçek dışı olduğuna şahitlik eden, onları koruyan, gözeten, denetleyen ve düzelten bir kitaptır. Kur’an-ı Kerîm bizzat yüce Allah’ın korumasında olup tahrifat ve bozulmadan korunduğu gibi (bk. Hicr 15:9) diğer kitapların iman ve amel edilmesi gereken bölümlerini de yok olmaktan korumaktadır. Kur’an onların öğretileri kaybolmasın, boşa gitmesin diye onları korur, Allah kelâmı olduklarına dair şahitlik eder, insanların yapmış olduğu katmalardan, te’vil ve tahrifattan onları arındırır; onları tasdik ve teyit eder. Bu konuda kendisine başvurulacak bir kaynaktır. Kitap olarak Kur’an, din olarak da İslâm diğer kitapların ve dinlerin ilâhî ve yürürlükte olan kısmını olmayanından ayırma ölçütü olunca tabii olarak mevcut dinlerin üstünde bir yere de sahip bulunmaktadır.
Mehmet Okuyan
(Dinini) bütün din(ler)e üstün kılmak için Elçisini bir rehber ve gerçek din ile gönderen O’dur. Şahit olarak Allah yeter.
Ayetteki “onu bütün dinlere üstün kılmak için” ifadesiyle Yüce Allah Hz. Muhammed’i görevlendirmesinin gerekçesini ortaya koymaktadır. Çünkü Âl-i İmrân 3:19, 83 ve 85’te de belirtildiği gibi, Yüce Allah katında tek din İslam’dır ve bunun dışındaki din edinme arayışları kesinlikle kabul edilmeyecektir. Bu ifade, “diğer inanışlara üstünlük sağlamak” anlamının yanında, “gerçek dini kendi bütünlüğü içinde tamamen ortaya koymak” veya “gerçek dini her yönüyle ortaya koyup tamamına erdirmek” şeklinde de yorumlanmaktadır.,Benzer mesajlar: Tevbe 9:33; Saff 61:9. Ayette geçen [bi’l-hüdâ] ifadesi “hidayet ile” yani hakikat yolunu göstermesi anlamına gelmektedir. [Dîni’l-hakkı] ifadesi ise “[Hakk’]ın yani Yüce Allah’ın dini” anlamında “hak, gerçek din”, “haniflik dini” anlamında öncesinde geçen “hidayet”i açıklamaktadır. hidâyet denen şey gerçek dinle buluşmaktır. Bu nedenle, hidayet gerçek dindir; gerçek din de hidayettir. Bakara 2:120, Âl-i İmrân 3:73 ve En‘âm 6:71’de de belirtildiği gibi “gerçek hidayet Yüce Allah’ın hidayeti”dir.
Bayraktar Bayraklı
Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderen O'dur. Şâhit olarak Allah yeter.
Bütün dinlerden (ve düzenlerden) üstün (ve hâkim) kılmak üzere, peygamberini hidayet ve Hakk Din ile gönderen O’dur. (Bu hükmünü gerçekleştirmek ve kullarının Hakk’tan mı bâtıldan mı taraf olduğunu imtihan edip seçmek üzere) Şahit (gözetleyici ve değerlendirici) olarak Allah (C.C) yeterlidir.
O peygamberini doğru yol üzere ve hak din ile gönderdi ki, o hak dini bütün dinlere üstün kılsın. Şahit mi arıyoruz? Allah'tan başkasına ne ihtiyacımız var, O yeter.
O, dinini, şeriatını, düzenini, medeniyetini bütün inançlara, rejimlere medeniyetlere üstün ve hâkim kılmak için, Rasulünü bir hidayet rehberi olan Kur'ân ile ve Hak Din ile, âdil bir şeriatla peygamberlik görevi ile özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere gönderendir. Va'dini gerçekleştirmeye, Rasûlünün hak peygamber olduğuna şâhit olarak Allah yeter.
O, bütün dinlere üstün olduğunu göstermek için Resulünü hem hidayet (rehberi olan Kur'an) ile hem de hak din (olan İslam) ile göndermiştir. Buna şahit olarak da Allah yeter.
İslam dininin batıl dinlere üstün gelmesi 9:43; 41:53 ve 61:9 ayetlerinde de müjdelenmiştir. Kuran'ın matematiksel mucizesi bu haberin gerçekleşmesinde önemli bir rol oynayacaktır, inşallah.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderen O'dur. Şahit olarak Allah yeter.
O, peygamberini hidâyetle ve hak dîn ile gönderendir. (Bu da) onu (o hak dîni) diğer bütün dîn (ler) e gaalib kılmak için (dir). (Senin bu suretle gönderildiğine) tam şâhid olarak da Allah yeter.
O size elçisini, doğru yolu gösteren bir rehber ve hak bir dinle diğer dinlerin üzerine, onları hükümsüz kılmak için göndermiş olup, buna bizatihi Allah da şahitlik etmektedir.
Hak dini ile, peygamberini, diğer bütün dinlere galip ve âli kılmak için hidayetle [⁸] gönderen O/dur. Allah/ın sana hakkıyle şahit olması elverir [⁹].
İsmail Hakkı İzmirli Fetih Suresi 28. Ayet Açıklaması
[8] Hidayet-i usûl, din-i hak ahkâmdır. Veya hidayet Kur'an, din-i hak ise usûl ve füru'dur.[9] Hüdeybiye'de müşrikler «Muhammed ibni Abdullah» yazılacak diye ısrar etmişlerdi. Onlar istedikleri kadar inkâr etsinler. Allah'ın senin peygamberliğine şehadeti elverir.
Kadri Çelik
O, kendi peygamberlerini hidayetle ve hak olan din ile diğer bütün dinlere karşı üstün kılmak için gönderdi. Şahit olarak Allah yeter.
Allah, Elçisini doğrunun eğrinin ölçüsünü ortaya koyan hidâyet ve hayata hükmedecek dosdoğru bir inanç sistemi olan hak din ile gönderdi ki, onu bütün batıl dinlere ve aslen ilâhî vahye dayansa bile, zamanla bozulmuş ve özünden saptırılmış olan bütün inanç sistemlerine egemen kılsın. Allah bu dini, kâfir yönetimlerin gölgesi altında ve onların izin verdiği ölçüde varlığını sürdürsün diye değil, hayatın her alnına hükmetsin diye göndermiştir. Buna şâhit olarak da, Allah yeter!O, gönderdiği ayetler ve fiilen ortaya koyduğu mûcizelerle şehâdet eder ki:
Elçisini, size en doğru yolu gösteren (Kur’an) ve hak din ile Allah’ın dinini bütün dinlere üstün kılmak1 üzere gönderen, O (Allah)tır. (Bunların tümüne) şâhit olarak Allah, yeter.
1 Bu galebe iki şekilde olabilir. Birisi, ilim, delil ve burhanda galebedir ki (بِالْهُدٰى) buna işarettir. Birisi de, fiiliyatta galebe ve istiladır ki “dîn’il-hak” tabirinde de bunun tahakkukuna işaret vardır. İslâm ile çarpışmak isteyen dinlerin hepsi muhakkak mağlup olacaktır. Bunlardan birincisinin tamamen zahir olduğunda şüphe yoktur. İslâm Dini; ilmî nokta-i nazardan her dine galiptir: ikincisi ise tarihte bir dereceye kadar tahakkuk etmiş ve bir zamanlar Müslümanlar her kavme galip olmuş ise de bunun tamamı daha ziyade istikbalin sîne-i inkişafındadır. (Elmalılı)
Muhammed Esed
O, Elçisini rehberliği ve hak dini [yayma görevi] ile göndermişti ki, bu (dini) öteki bütün [bâtıl] dinlere üstün kılsın; ve hiç kimse Allah kadar [hakikate] şahitlik yapamaz. 42
Zira gerçek tevhit dinini bütün yönleriyle ortaya çıkarmak için elçisini, doğru yol rehberi ve hak din ile gönderen O’dur. Buna şahit olarak Allah yeter. 9/33, 61/7...9
O Elçi’sini doğru yol rehberliği ve hak din ile göndermiştir ki, böylece (hak) Din’i tamamıyla ortaya çıkarıp bildirmiş olsun:[4620] işte (buna) şahit olarak Allah yeter.
Mustafa İslamoğlu Fetih Suresi 28. Ayet Açıklaması
[4620] Âyette kullanılan kip “üstün ve galip geldi” mânasındaki zahara ‘alâ değil, “ortaya çıkardı, açıkladı, bildirdi” mânasındaki azhara ‘alâ kipidir. Fiilin Tahrim 3 ve Cin 26’daki kullanımı da bunu teyit eder. Âyette dile gelen hakikat Mâide sûresinin 3. âyetinde müjdelenen dinin ikmal edilmesiyle örtüşmektedir. Allah Rasûlü’nün görevi, ezeli ve biricik hakikatin tüm zamanlardaki tezahürünün adı olan islâmı her açıdan tam ve mütekâmil olarak tezahür ettirmektir. Buna Allah şahit ve kefildir. Buna başta önceki vahiylerin mensupları olmak üzere hiç kimse mâni olamayacaktır.
Ömer Nasuhi Bilmen
O, o (Allah-ü Zîşan) dır ki, Peygamberini hidâyet ile ve din-i hak ile gönderdi. Tâ ki, onu her din üzerine yükseltin. Ve şahid olmak için de Allah Teâlâ kâfidir.
Hudeybiye seferi hakkındaki âyetlerin peşinden Hz. Muhammed (a.s.)’ın risaletini vurgulayan bu âyetin indirilmesinin hikmeti şudur: Anlaşma akdi yazılırken Mekke müşriklerinin ısrarı üzerine “Allah’ın Resûlü” sıfatını Efendimiz silmişti: İşte buna ima ederek Allah Teâlâ sanki şöyle buyurmaktadır: “Onun Allah’ın Resulü olduğunda en ufak bir tereddüt yoktur. Bir kısım insanların inanmamaları bu gerçeği değiştirmez. Allah’ın ona şahitlik edip desteklemesi yeter de artar.”
Süleyman Ateş
O, Elçisini hidayet ve hak dinle gönderdi ki, o(hak di)ni, bütün dinlere üstün kılsın. Şahid olarak Allah yeter.