Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4642, sondan 1595. ayet; 50. sure ve Kaf Suresinin 12. ayetidir. Kaf Suresi 12. ayetinin kelime sayisi 7, harf sayısı 30 ve toplam ebced değeri ise 2464 olarak hesaplanmıştır. Kaf Suresinin toplam ebced değeri 106894 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure ق hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ق (2) bulunuyor.
12,13,14. Onlardan önce Nûh kavmi, Ress halkı ve Semûd kavmi, Âd ve Firavun, Lût’un kardeşleri, Eykeliler, Tübba’ın[502] kavmi de yalanlamıştı. Bütün bunlar (kendilerine gönderilen) peygamberleri yalanladılar, böylece kendilerini uyardığım şey gerçekleşti.
Burada adı geçen topluluklar (ümmetler, kavimler, kabileler) tıpkı Mekke müşrikleri gibi peygamberlerini yalanlamış, onlara inanmamış, tevhid inancının yayılmasını engellemek üzere mücadele vermiş, fakat sonunda mağlûp ve perişan olmuşlar, âhiretten önce dünyada cezalarını bulmuşlardır. Bunlar anılarak bir yandan müşrikler uyarılmakta, bir yandan da Peygamberimize moral verilmektedir. Burada anılan topluluklar hakkında aşağıda gösterilen yerlerde bilgi verilmiştir:
Nûh kavmi: Yûnus 10:71-74; Hûd 11:25; Ress (Arabistan’ın orta bölgesinde yaşamış, Semûd kavminin Nabatî koluna bağlı bir topluluktur): Furkan 25:38; Semûd (Âd kavminin bir kolu olup Kur’an’ın atıf yaptığı dönemde Hicaz’ın Suriye sınırına yakın bir yerinde oturuyorlardı): A‘râf 7:73; Lût’un kardeşleri (Lût peygamberin mensup bulunduğu topluluk kastedildiği için bu ifade kullanılmıştır): Hûd 11:70; Hicr 15:61-62; Eyke halkı (Tevrat’ta Midian şeklinde geçen Medyenliler’dir): Şuarâ 26:176-177; Tübba‘: Duhân 44:37; Âd: A‘râf 7:65; Firavun: A‘râf 7:103; Yûnus 10:75-93; Tâhâ 20:25.
Mehmet Okuyan
12,13,14. Onlardan önce Nuh kavmi, Ress halkı, Semûd ve Âd (kavmi), Firavun, Lut’un kardeşleri, Eyke halkı ve Tübba‘ kavmi de yalanlamıştı. Hepsi elçileri yalanlamıştı. Böylece (azap) tehdidim gerçekleşmişti.
[Ress] halkının Hz. Şuayb, Hanzala adlı peygamber ya da Calut’un kavmi oldukları iddia edilmektedir. [Eyke], Hz. Şuayb’ın görevlendirildiği yerdir; [Tübba‘] ise Yemen’deki yöneticiler için kullanılmaktadır.
Bayraktar Bayraklı
12,13,14. Onlardan önce Nûh kavmi, Ress halkı ve Semûd da yalanlamıştı. ‘Âd ve Firavun ile Lût'un kardeşleri de yalanladılar. Eyke halkı ve Tübba‘ kavmi de. Hepsi peygamberleri yalanladılar da, onları uyardığım şey başlarına geldi.
12-13. Onlardan önce de Nuh'un kavmi, (Şuayb'ın kavmi) Ress'liler, (Salih'in kavmi) Semûd, Âd ve Firavun (kavmi) ile Lût'un yakınları da (resulleri) yalanlamıştı.
12,13,14. Onlardan önce Nuh milleti, Ressliler, Semud, Ad, Firavun milletleri, Lut'un kardeşleri, Eykeliler, Tubba milleti de yalanlamışlardı; evet bunların hepsi peygamberleri yalanlamışlardı da tehdidim gerçekleşmişti.
12,13,14. Onlardan önce Nûh toplumu, Ress,1 Semud, Âd ve Firavun halkı, Lût’un kardeşleri,2 Eyke’liler3 ve Tübba’4 toplumu da yalanladılar. Hattâ bunların tamamı (kendilerine gönderilen) Peygamberleri de yalanladılar ve (sonunda) Benim cezâmı5 hak ettiler.
1 Ress: Örülmedik kuyu maden ve kalıntı demektir. Fakat “Ress Halkının” kimler olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Bunlar hakkında Semud halkından, Azerbaycan kuyusuna kadar pek çok rivâyet varsa da bu rivâyetleri birleştirmek mümkün olamamaktadır. En doğrusunu Allah bilir. Bk. (Furkan: 38)2 Lût (a.s)’ın kavmi için, ona akrabalıklarından dolayı “kardeşleri” ifâdesi kullanılmıştır. Bu da gerek akrabalık, gerekse hısımlık yönünden yakınlığın, bir toplumu îman etmedikçe kurtaramayacağının izahı için olabilir. 3 Eyke: Sık, birbirine karışmış ağaç demektir. Eyke’liler de Medyen’liler gibi Şuayb (a.s.)’ın gönderildiği bir kavimdir. “Eyke” kelimesi “sedir ağacı, sık ve bol ağaçlıklı yer” anlamına gelir. Bu kelimenin “Leyke” şeklinde de okunduğu olur. Hz. Şuayb’ın bu kavme tebliği de Medyen halkına olan tebliğinin aynısıdır (Şuarâ: 177-183). Kur’ân-ı Kerîm’de Eyke halkının “gölge günü”nün azabı ile cezalandırıldığı belirtilmektedir. Bk. (Hicr: 78)4 Tübba‘: Eski Yemen krallarının unvanı, Kur’an’da günahkârlıkları ve elçileri yalanlamaları yüzünden helâk edildiği bildirilen bir kavmin adıdır. Tübba’ Yemen (Himyer) krallarının unvanıdır. Kendilerine tübba’ adı verilen Himyerî kralları Güneybatı Arabistan’ın tamamına hâkim olmuştur. Hz. Peygamber’den: “Tübba’a küfretmeyin, zira o Müslüman olmuştur, Es’ad el-Himyerî’ye küfretmeyin, zira o Kâbe’ye ilk örtü giydirendir” meâlinde hadisler nakledilmiştir. (Müsned) Bk. (Duhân: 37)5 Va’îd: Va'd gibi mastardır, mef'ul manasına da kullanılır. Va'd maddesi hayır ve şerde, acıda ve tatlıda kullanılır. Fakat vaîd, acı ve korkunç olanlarda kullanılır. Tehdit ve korkutma ifade eder.
Muhammed Esed
Bu [şimdi yeniden dirilmeyi inkar ede]nlerden önce Nûh'un kavmi de bu hakikati yalanladı ve Ress 6 ve Semûd halkı da,
[4669] Krş: 25:38. Birçok dilcinin “kuyu” anlamı verdiği er-ress, bölge insanlarının bildiği, cahiliyye şiirinde de geçen bir vadinin adıdır (Mekâyîs). Bu vadinin yeri ve helâk edilen sakinlerinin kimliği müfessirlerimizi hayli yormuştur. Bunlardan birine göre, Güney Arabistan’da yer alan Ress sakinleri elçi olarak gönderilen Hanzala b. Saffan’ı katletmişler ve belâya uğramışlardır (Krş: Râzî). Bu Ress’in Duhân 37 ve Kâf 14’de geçen Tubba‘ kavmiyle ardışık olması mümkündür. İbn Abbas’ın Ka’b’dan yaptığı bir nakle, muhtemelen buna dayanan Süddi’ye göre Ress Antakya’dadır. Bu isimler, bununla “Yâsîn Sahibi” diye bilinen marangoz Habib’in kastedildiği görüşündedirler. Ress’in, Azerbaycan taraflarında, üzerinde çok gelişmiş bir uygarlığın kurulduğu bir vadi olduğu da söylenmiştir. Diğerinin âyetle çelişir gözükmesi bu ihtimali daha da güçlendirmektedir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Onlardan (Kureyş müşriklerinden) evvel Nûh kavmi, Re's ashâbı ve Semûd (kavmi de peygamberlerini) tekzîp ettiler.
12, 13, 14. Onlardan önce Nûh halkı, Ashab-ı Ress, Semûd, Âd, Firavun halkları. Lût'un hemşehrileri, Ashab-ı Eyke ve Tübba' halkı da hakkı yalanladılar. Evet onların hepsi peygamberleri yalancı saydılar da tehdidime müstehak oldular, azaba çarptırıldılar.