Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5198, sondan 1039. ayet; 63. sure ve Münafikun Suresinin 10. ayetidir. Münafikun Suresi 10. ayetinin kelime sayisi 20, harf sayısı 85 ve toplam ebced değeri ise 4792 olarak hesaplanmıştır. Münafikun Suresinin toplam ebced değeri 53287 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وانفقوا مما رزقناكم من قبل ان يأتي احدكم الموت فيقول رب لولا اخرتـني الى اجل قريب فاصدق واكن من الصالحين
Ve enfikû min mâ razeknâkum min kabli en ye/tiye ehadekumu-lmevtu feyekûle rabbi levlâ aḣḣartenî ilâ ecelin karîbin fe-assaddeka ve ekun mine-ssâlihîn(e)
Herhangi birinize ölüm gelip de, “Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!” demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın.
Kur’an’da, yer yer dünyaya aşırı düşkünlük göstermenin tehlikelerine ve dünya hayatının varlık sebebi olan sınavın icaplarından olarak insana bazı şeylerin câzip gösterildiğine sık sık değinilir. 9. âyetten açıkça anlaşıldığı üzere burada kişiye yüklenen ödev, onun ailesiyle ilgilenmemesi, kazanç sağlayıcı işlerle meşgul olmaması değil, hayatın tabii akışı içinde ve insanın doğasının bir gereği olarak zaten gösterilmekte olan bu ilgi ve meşguliyetin, hayatın gerçek anlamını unutturacak ve Allah’a kul olma bilincini yitirmeye yol açacak bir sapmaya yol açmamasıdır (ayrıca bk. Âl-i İmrân 3:14; Enfâl 8:28; Sebe’ 34:37; Tegåbün 64:14). İnsan kendisini dünya telâşının anaforuna kaptırırsa, âhiret için bir şeyler yapmak gerektiğine inansa bile, henüz önünde uzun bir ömür bulunduğunu düşünüp varlık amacına ilişkin görevlerini ileriye erteleme gibi yanılgılara kapılır. Değişmez gerçek olan ölümle yüz yüze geldiği zaman ise kendisine ek süre verilmesi için yalvarır. Ama sınav süresi dolmuş, artık sıra değerlendirmeye gelmiştir (bu konuda benzer bir tasvir için bk. Mü’minûn 23:99-100; “ecel” hakkında bk. En‘âm 6:2; A‘râf 7:34). 7. âyette münafıkların başkaları için ve Allah yolunda yapılan harcamalar (infak) konusundaki hasis tutumları kınanmıştı; burada ise insanı lâyık olduğu yerde tutacak olan iki temel davranışa vurgu yapılmaktadır: 1. Allah’ı anmayı yani O’nun kulu olduğunu unutmamak, 2. Sahip olduğu imkânları gönüllü olarak başkalarıyla paylaşmaya çalışmak. İnsanî değerler bakımından düşük düzeyde olan bireyler ve toplumlar, başkalarından ne koparabilecekleri, bu açıdan yüksek düzeyde olanlar ise başkalarına ne verebilecekleri üzerinde yoğunlaşırlar. İnsanlık tarihindeki çekişmelerin ve geliştirilen sosyal düzenlerin özü de bu iki noktadan bağımsız değildir (infak hakkında bk. Bakara 2:245, 254, 261).
Mehmet Okuyan
“Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!” diyecek şekilde herhangi birinize ölüm gelmesinden önce size verdiğimiz rızıktan dağıtın!
Mehmet Okuyan Münafikun Suresi 10. Ayet Açıklaması
Benzer mesajlar: Mü’minûn 23:100; Fâtır 35:37
Bu surenin ilk sekiz ayetinde münafıklardan söz edildikten sonra, surenin son ayetlerinde infaktan söz edilmesi, infak yapmanın münafıklığın panzehiri olduğunu göstermektedir. infak yapmak, kişinin münafık olmamasını sağlayan en önemli fedakârlık göstergelerinden birisidir. Ayetteki hitaptan anlaşılıyor ki infak bir iman eylemidir; imkânla sınırlı değildir. İmanı olan herkesin infak edebilecek bir şeyleri mutlaka vardır. Çünkü infak sanıldığı gibi sadece ekonomik mal varlığından ibaret değildir. Bilgi, ilgi, tecrübe, ekonomi, servet, bedensel yardım, fedakârlık vs. şeylerin infakı olduğu gibi canını Yüce Allah yolunda vermek de infakın zirvesidir. Öyleyse herkesin her zaman infak edebileceği bir şeyleri mutlaka vardır ve Yüce Allah işte o şeylerden bir kısmının verilmesini emretmektedir. Zaten ayette kimlere infak edilmesi gerektiğinden söz edilmemesi, amacın sadece ekonomik değil, çok daha kapsamlı bir şekilde ele alındığının bir göstergesidir.
Bayraktar Bayraklı
Herhangi birinize ölüm gelip de, “Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!” demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan infak edin!
Herhangi birinize ölüm gelip çatıp da Rabb'im! Ölümümü yakın bir zamana kadar ertelesen de böylece ben de sadaka versem ve iyilerden olsam.” demezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden karşılıksız yardımda bulunun.
Herhangi birinize ölüm gelip de: “Rabbim! Ne olursun, beni yakın bir süreye (ecele) kadar geciktirsen de, (İslam'ı bütünüyle) tasdik edenlerden ve (malımı İslam ve insanlık uğrunda harcayıp) sadaka verenlerden ve (her türlü küfür ve kötülükten uzaklaşıp) salih amel işleyenlerden olsam!” diye (boşuna yalvaracağı ve bu dileğinin asla kabul olunmayacağı gün) gelmeden önce, size verdiğimiz rızıktan infak edip (harcayın. Her çeşit imkân ve fırsatı hayır ve hizmet yolunda kullanın.)
Ve birinize ölüm gelip çatmadan ve derken o da Rabbim, beni yakın bir zamanadek öldürmeyip bıraksaydın da ben de sadaka vermeye çalışsaydım ve temiz kullardan olsaydım demeden önce sizi rızıklandırdığımız şeylerden harcayın.
Birinize ölüm gelip de “Rabbim ne olur beni yakın bir süreye kadar erteleseydin de sadaka verip iyilerden olsaydım!” demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan hemen şimdi O'nun yolunda harcayın.
Herhangi birinize ölüm gelmeden önce, size verdiğimiz rızık ve servetten Allah yolunda karşılık gözetmeden, gönüllü harcayın. Harcayın ki, daha sonra:
“Rabbim, benim ölümümü kısa bir müddet ertelesen de, imanda sadâkatimin ve kemâlimin ifadesi olan sadakayı, vicdanımı, servetimi, sosyal bünyeyi arındıran, berekete vesile olan zekâtı versem, mâlî mükellefiyetleri yerine getirsem, dindar, ahlâklı, hayır-hasenât sahibi mü'minlerden, sâlih kullarından olsam.” demeyesiniz.
Birinize ölüm gelip de: "Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de, sadaka versem ve salihlerden olsam" demeden önce size rızık olarak verdiklerimizden hayır yolunda harcayın.
Sizden birinize ölüm gelip de: 'Rabbim, beni yakın bir süreye (ecele) kadar geciktirsen ben de böylece sadaka versem ve salihlerden olsam' demezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin.
Sizden birinize ölüm (alâmetleri) gelib de: “- Ey Rabbim, beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de, sadaka versem ve salihlerden olsam” demezden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah yolunda) harcayın.
Ölüm size gelip de “Ey Rabbim! Yakın bir süreye kadar beni erteleseydin de sadaka verip Salihlerden olaydım” demezden evvel Allah’ın size verdiği rızıktan harcama yapın.
Herhangi birinize ölüm gelip de: “Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka versem ve iyilerden olsam!” demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah için harcayın!
Birine ölüm gelip de: "Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar ertelesen de, sadaka versem, iyilerden olsam" diyeceği zaman gelmezden önce, size verdiğimiz rızıklardan sarfedin.
Herhangi birinize ölüm gelip de: Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam! demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan harcayın.
Size ölüm gelip de, "Rabbim keşke beni kısa bir süre için ertelesen de, yoksullara yardım ederek erdemlilerden olsam," demeden önce verdiğimiz rızıklardan yardım için veriniz
Birinize ölüm gelip de: "Rabbim, beni yakın bir süreye kadar erteleseydin de sadaka verip iyilerden olsaydım!" demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan (Allah) için harcayın.
Ve sizlere merzuk kıldığımız şeylerden infak yapın, her birinize ölüm gelmezden evvel ki sonra: «Yarabbi! Beni yakın bir ecele kadar te'hır eylesen de sadeka versem ve salihînden olsam» der
Herhangi birinize ölüm gelib de «Ey Rabbim, beni yakın bir müddete kadar gecikdirseydin de sadaka verib dursaydım, iyi adamlardan olsaydım» diyeceğinden evvel size rızk olarak verdiğimizden (Allah yolunda) harcayın.
Birinize ölüm gelip de: “Rabbim! Beni (ecelimi) yakın bir vakte (kadar) erteleseydin de sadaka verip sâlih kimselerden olsaydım!” demesinden önce, sizi rızıklandırdığımız şeylerden (Allah yolunda) sarf edin!
Sizden birisine ölüm gelmezden önce veya bir nefsin “Rabbim! Bana az bir zaman ver de, doğruları tasdik edeyim ve salih ameller yapayım” demeden önce, Allah’ın rızık olarak verdiklerinden, ihtiyaç sahiplerine verin.
Birinize ölüp çatıp «— Yâ Rab! Ölümümü bir müddet geciktirsen de sadaka verip sulâhadan olsaydım» demeden evvel size vermiş olduğumuz rızktan, Allah yolunda harcediniz.
Sizden birinize ölüm gelip de, “Rabbim, beni yakın bir süreye kadar geciktirsen ben de böylece sadaka versem ve salihlerden olsam” demeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin.
Ölüm meleği ansızın kapınızı çalmadan ve son pişmanlıkla,“Ya Rabbi; ne olur bana biraz daha mühlet ver de, Senin yolunda her şeyimi harcayıp iyi bir insan olayım!” diyeceğiniz an gelip çatmadan önce, size bahşettiğimiz nîmetlerden bir kısmını hemen şimdi Allah yolunda harcayın.
Ölüm birinize gelmeden önce sizi rızıklandırdığımız şeylerden infâk edin!
Artık der ki:
-“Rabbim! Eğer beni yakın bir süreye kadar erteleseydin, sadaka verirdim; Salih / İyi Kişiler’den olurdum”.
Sizden birinize ölüm gelip de: “Ey Rabbim! Benim ölümümü bir süre geciktirsen, ben de böylece biraz sadaka1 verip iyilerden olsam olmaz mı?” demezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden sadaka verin.
1 Sadaka için Bk. (Bakara: 271, 276, Tevbe: 60 ve dipnotları, 79, 104)
Muhammed Esed
Birinize ölüm yaklaştığı ve “Ey Rabbim! Bana bir mühlet 12 tanısan da karşılıksız yardımda bulunup iyiler arasına girsem!” diye (yalvara)cağı zaman gelip çatmadan önce size rızık olarak verdiğimizden 13 harcayın.
Sizden birine ölüm gelip çattığında; “Rabbim bana birazcık süre versen de hayır hasenatta bulunup böylece iyi kişilerden olsam” diyeceğiniz o gün gelmeden önce size verdiğimiz maldan mülkten Allah yolunda harcayın. 23/99...108
Sizden birine ölüm gelip de, “Rabbim! Bana bir miktar daha süre tanısaydın da ben de hayır hasenat yapıp[5122] iyilerden olsaydım!” diyeceği (o gün) gelip çatmadan önce, size rızık olarak verdiklerimizden bir kısmını infak edin![5123]
Mustafa İslamoğlu Münafikun Suresi 10. Ayet Açıklaması
[5122] Sadaka için bkz: 9:103, not 130.
[5123] Ana konusu nifak olan bir sûrenin infak ile bitmesi manidardır (Surenin girişinin son üç paragrafına bkz). Bu nifak-infak karşıtlığına ve infakın, nifakın panzehiri oluşuna delâlet eder (Bkz: İnfâkın ilk geçtiği 36:47, not 35).
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve size rızk olarak verdiğimiz şeylerden infakta bulunun; birinize ölüm gelmesinden, «Artık Yarabbi! Beni bir yakın müddete kadar tehir etse idin de sadaka verse idim ve sâlihlerden olsa idim,» demesinden evvel.
10, 11. Sizden birinize ölüm gelip çatmadan önce, size nasib ettiğimiz imkânlardan Allah yolunda harcayın! Ölüm gelip çatınca: “Ya Rabbî, az mühlet ver bana, bak nasıl hayırlar yapacağım, tam takvâ ehlinden olacağım! ” diyecek olsa da, Allah vâdesi gelen hiçbir kimsenin ecelini ertelemez. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır. [14, 44; 23, 99-100]
Biriniz kendisine ölüm gelip de: "Rabbim beni yakın bir süreye kadar erteleseydin de sadaka verip iyilerden olsaydım!" demeden önce, size verdiğimiz rızıktan sadaka verin.
Size rızık olarak verdiğimiz şeylerden hayra harcayın; yoksa ölüm gelip çatar da şöyle dersiniz: "Rabbim (Sahibim)! Ne olur; beni kısa bir süre daha yaşat da sadaka verip iyilerden olayım."
Sizden birine ölüm gelip de “Rabbim, ne olurdu ecelimi yakın bir zamana erteleseydin de sadaka verip iyi kullardan olaydım” demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden hayırda harcayın.
Sizden birine ölüm gelip de, "Ey Rabbim, yakın bir süreye kadar beni geciktirseydin de içtenliğimi belgelemek için bir şeyler vererek iyilik ve barış sevenler olsaydım!" demesinden önce, size rızık olarak verdiklerimizden dağıtın.