Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 970, sondan 5267. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 16. ayetidir. A'raf Suresi 16. ayetinin kelime sayisi 7, harf sayısı 36 ve toplam ebced değeri ise 3062 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (6) ل (4) م (4) ص (1) bulunuyor.
Şeytan dedi ki: “(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım.”
Şeytan insanları, dinî ve dünyevî bakımdan en doğru ve en güzel yaşayış tarzı demek olan “sırât-ı müstakîm”den saptıracağına ant içmiş; Allah ise bu şekilde kötü niyet taşıyan ve kötü planlar peşinde olan şeytanı “yerilmiş ve kovulmuş” bir mahlûk sayarak bulunduğu makamdan uzaklaştırmıştır. Bu durum, İblîs’in Allah’a isyan etmesinin bir sonucu olduğu kadar, insanları kıskanıp onlar hakkında kötü emeller beslemesinin de bir cezasıdır. Nitekim buradaki âyetlerde şeytanın kovulduğuna ilişkin buyruk da iki defa zikredilmiştir. Şu halde insanları kıskanıp onlar hakkında zararlı fikirler taşımak, huzur ve mutluluklarını bozacak planlar peşinde olmak şeytanî bir niyet ve davranış olup Allah katında çok ağır cezaî sonuçlar doğuracaktır.
Mehmet Okuyan
(İblis) “Beni saptırmana karşılık, ben de onları (saptırmak) için senin doğru yolunun üzerine oturacağım.
Bakara 2:34 ve Sâd 38:82’de de ifade edildiği üzere, İblis, kibir göstererek ve küfrü tercih ederek yüz çevirdiği ilâhî emrin faturasını Yüce Allah’a havale etmekte, aslında kendi sapmasını gizleyerek onu Allah’ın saptırdığını söylemekteydi. Bu apaçık bir yalan ve iftiraydı.
Bayraktar Bayraklı
İblîs, “Öyle ise beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım” dedi.
(Şeytan) Dedi ki: "Madem öyle, (Hz. Adem’e secde etmek gibi nefsime ağır gelen bir imtihana tâbi tutmakla) beni azdırmana karşılık; ben de onları (Ademoğullarını) saptırmak için Senin (İslamiyet ve) istikamet yolunun üzerinde oturup tuzak kuracağım. (Her dönemdeki en haklı ve hayırlı davanın ortasında pusu kurup duracağım).
Bunun üzerine İblis: “Madem ki benim yoldan çıkıp hataya düşmeme ve sapmama izin verdin, ben de gidip senin dosdoğru yolunun üzerinde, onlar için pusu kurup oturacağım.
İblis:
"Azgınlığımdan ötürü aleyhime hüküm vermene mukabil, ben de, and içerim ki, onları saptırmak için senin doğru muhkem, güvenli yolunun üstünde oturacağım" dedi.
İblis: “-Öyle ise, beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, insanoğullarını saptırmak için, muhakkak senin doğru yoluna oturacağım, vesvese verip pusu kuracağım.
(Bunun üzerine İblis:) “Mademki beni (yaptıklarım yüzünden rahmetinden uzaklaştırarak) azgın bıraktın, o halde ben de, gidip senin doğru yolunun üzerinde onlar(ı saptırmak) için pusuya yatacağım” dedi.
16,17. "Beni azdırdığın için, and olsun ki, Senin doğru yolun üzerinde onlara karşı duracağım; sonra önlerinden, ardlarından, sağ ve sollarından onlara sokulacağım; çoğunu Sana şükreder bulamayacaksın" dedi.
«(İblîs) öyleyse, dedi, (madem ki) Sen beni azgınlığa mahkûm etdin, ben de bu sebeble, andolsun ki, onlar (ı sapdırmak) için senin doğru yolunda (pusu kurub) oturacağım».
16, 17. İblis «— Beni azgın kılmaklığın hakkı için [²] her halde onları tarassud için senin doğru yolunda oturacağım [³]. Onların önlerinden de geleceğim, arkalarından da; sağ taraflarından da geleceğim, sol taraflarından da [⁴]. Sen onların pek çoğunu şükreder bulamazsın» dedi.
İsmail Hakkı İzmirli A'raf Suresi 16. Ayet Açıklaması
[2] Rahmetine nâil etmediğinden dolayı.[3] Orada onları müslüman olmaktan alıkoyacağım.[4] Dört taraftan geleceğim. Yani elimden geldiği kadar yoldan çıkarmaya çalışacağım.
Kadri Çelik
(İblis,) “Beni azdırdığın için, mutlaka onlar için (sapsınlar diye) senin doğru yolunun üstüne oturacağım” dedi.
İblis, kendisine verilen bu uzun ömre şükredeceği yerde, kendi günahını Allah’a isnat ederek dedi ki: “Beni saptırmana karşılık, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunda pusu kurup oturacağım!”
1 Yani, Sen çamurdan yarattığın Âdem’i hafife alıp secde etmediğimden dolayı benim azgınlığıma hükmettin ve benden ona secde etmemi isteyerek benim azmama sebep oldun.
Muhammed Esed
[Bunun üzerine İblis]: “Madem ki, benim yoldan çıkmamı istedin” 11 dedi, “ben de, gidip senin doğru yolunun üzerinde onlar için pusuya yatacağım,
Mustafa İslamoğlu A'raf Suresi 16. Ayet Açıklaması
[1164] İblis burada Allah’a iftira etmektedir. Zımnen: Yanlış tercihini Allah’a nisbet ederek sorumluluğunu inkâr eden kişi iblisleşir. Buna karşılık, 11:34’te “Allah’ın azdırması” türünden ibareler, “(Allah) yoldan çıkmışlardan başkasını saptırmaz” (2:26) âyeti ışığında anlaşılmalıdır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Dedi ki: «Sen beni azgınlığa uğrattığından dolayı ben de yemin ederim ki elbette onlar için senin dosdoğru yolun üzerinde oturacağım.»
16, 17. “Öyle ise” dedi, “Sen beni azgınlığa mahkûm ettiğin için, ben de onları gözetlemek üzere Senin doğru yolunun üzerinde pusu kurup oturacağım. ” “Sonra onların gâh önlerinden, gâh arkalarından, gâh sağlarından, gâh sollarından sokulacağım, vesvese verip pusu kuracağım, Sen de onların ekserisini şükreden kullar bulmayacaksın. ” [34, 20-21]
Süleymaniye Vakfı A'raf Suresi 16. Ayet Açıklaması
[*] İblis, yaptığı eylemin sorumluluğunun Allah'a ait olduğunu iddia etmektedir. Diğer bir ifadeyle "Sen, bu işin buraya varacağını biliyordun" demiştir. Günümüz kadercilik anlayışının temelinde de benzeri bir düşünce yapısı mevcuttur.
Şaban Piriş
İblis:-Beni azdırmana karşılık, Ben de onlar için senin dosdoğru yolunun üzerinde oturacağım.