Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe ve Zuheyr b. Harb tahdis edip dediler ki: Bize Vekı' tahdis etti (H). Bunu bana Zuheyr b. Harb da tahdis etti. Bize İshak b. Yusuf el-Ezrak tahdis etti. Hepsi Fudayl b. Gazvan'dan rivayet etti (H). Bize Ebu Kureyb Muhammed b. el-Ala da -ki lafız ona aittirtahdis etti. Bize İbn Fudayl babasından tahdis etti. O Ebu Hazim'den, o Ebu Hureyre' den şöyle dediğini nakletti: - Resulul!ah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Üç (alamet) çıkacak olursa eğer, önceden iman etmemiş, yahut imanı hususunda bir hayır kazanmamış ise, hiçbir nefse iman etmesi fayda vermeyecektir: Güneşin battığı yerden çıkması, Deccal ve Dabbetu'l-arz. "
Bize Vâsıl b. Abdil'a'lâ ile Ebû Kureyb ve Muhammed b. Yezîd Er-Rifâî rivayet ettiler. Lâfız Vâsıl'ındır. Dedilerki: Bize Muhammed b. Fudayl, babasından, o da Ebû Hâzim'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i «Yer bütün ciğerparelerini altın ve gümüşten sütunlar hâlinde kusacak; kaatil gelerek: Ben, bunlar için öldürdüm; diyecek, akrabasına yardım etmeyen, gelerek. Ben, bunlar için akrabam ile alâkamı kestim, diyecek; hırsız gelerek: Benim elim, bunlar için kesildi! diyecek. Sonra bu altın ve gümüşü terkedecek, onlardan hiç bir şey almayacaklar, buyurdu.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkıd ve ve Ebü Said-i Eşecc rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Veki' rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Fudayl, babasından rivayet etti. Bu râvîlerin İkisi de Umaratü'bnü Ka'kaa'dan, o da Ebû Zür'a'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etmişlerdir. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Yâ Rabb! Âl-i Muhammed'in rızkını ölmeyecek kadarcık ver!» buyurdular.
Bize, Kuteybetü'bnü Said rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr» Fndayl'dan, o da Zübeyd'den, o da İbrahîm-i Teymî'den, o da babasından naklen rivayet etti. Şöyle demişi «Ebû Zerr (Radiyallahu anh) kadınlar mut'ası ile Hacc mut'asraı kasdederek : — İki intifa vardır ki, bunlar yalnız bize mahsûs olmak üzere caizdir, dedi.»
Bana Ebû Kureyb Muhammed b. Alâ' rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Fudayl, babasından, o da İbni Ebî Nu'm'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Meyveleri olgunlukları zuhur edinceye kadar satın almayın!» buyurdular.
Bize Ebû Kureyb Muhammed b. EI-Alâ ile Vâsıl b. Abdilâ'la rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Fudayl, babasından, o da Ebû Zür'a'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hurma mukabilinde hurma, buğday mukabilinde buğday, arpa mukabilinde arpa ve tuz mukabilinde tuz misli misline peşin satılır. Her kim ziyade verir veya alırsa, muhakkak ribâ yapmıştır. Ancak cinsleri değişirse o başka!» buyurdular.
Bana bu hadîsi Ebû Saîd el-Eşecc de rivayet etti. (Dediki): Bize el-Muhâribî, Fudayl b. Gazvân'dan bu isnâd ile rivayette bulundu, yalnız, -biyedin- kaydını zikretmedi.
Bize Ebû Kureyb ile Vâsıl b. Abdilâ'Iâ rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni FudayI, babasından, o da İbni Ebî Nu'm'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Altın mukabilinde altın, tartısı tartısına, misli misline; gümüş mukabilinde gümüş dahî tartısı tartısına, misli misline satılır. Her kim ziyade verir veya alırsa bu (yaptığı) ribâdır.» buyurdular.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Numeyr rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Fudayl b. Gazvân rivayet etti. (Dediki): Abdurrahmân b. Ebî. Nu'm'u dinledim. (Dediki): Bana Ebû Hureyre rivayet etti, (Dediki): Ebu'l-Kaasim (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim memlûküne zina isnadında bulunursa, ona kıyamet gününde had vurulacaktır. Meğer ki, dediği gibi ola!» buyurdular.
Bize bu hadisi Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İshâk b. Yusuf El-Ezrak rivayet etti. Her iki râvi Fudayl b. Gazvân'dan bu isnâdla rivayette bulunmuşlardır. İkisinin hadisinde de «Tevbenin Nebii Ebu'l-Kaasim (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim.» ibaresi vardır.
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir b. Abdul Hamid, FudayI b. Gazvan'dan, o da Ebu Hazım EI-Eşcaî'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle, demiş): Bîr adam Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: — Ben muhtacım! dedi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kadınlarından birine haber gönderdi. O da: — Seni hak dinle gönderen Allah'a yemin olsun ki, evimde sudan başka bir şey yok, dedi. Sonra başka bir hanımına haber gönderdi, bu da bunun gibi söyledi. Hatta bütün hanımları böyle söylediler. — Hayır! Seni hak dinle gönderen Allah'a yemin olsun ki, evimde sudan başka bir şey yok, dediler. Bunun üzerine: «Bu zatı bu gece kim misafir edecek? Allah ona rahmet eylesin!» buyurdu. Hemen ensardan bir zat ayağa kalkarak: — Ben ya Resulallah! dedi. Ve onu evine götürdü. Karısına evinde bir şey var mı diye sordu. Kadın: — Hayır! Yalnız çocuklarımın yiyeceği var, cevabını verdi. — Sen onları bir şeyle oyala! Misafirimiz girdiği vakit kandili söndür ve ona biz de yermişiz gibi göster. O yemeğe eğildi mi sen hemen kandile kalk ve onu söndür, dedi. Böylece oturdular ve misafir yemeğini yedi. Sabahlayınca Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e vardı. O da (kendisine): «Bu akşam (karı koca) her ikinizin misafirinize yaptığınıza Aliah teaccub buyurdu.» dedi. 173 - (2054): [59 / /9].
Bize Ebu Kureyb Muhammed b. Ala' rivayet etti. (Dediki); Bize Veki', FudayI b. Gazvan'dan, o da Ebu Hazim'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Ensardan bir adama bir gece misafir gelmiş. Evinde kendi yiyeceği ile çocuklarının yiyeceğinden başka bir şey yokmuş. Karısına : — Sen çocukları uyut; kandili söndür ve ne yemeği varsa misafire takdim et! demîş. Ravi diyor ki, arkacığından şu ayet indi : «Onlar başkalarını kendi nefislerine tercih ederler, velev ki kendileri muhtaç olsunlar.» [Haşr 9]
Bize bu hadîsi Ebu Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Fudayl, babasından, o da Ebu Hazim'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş); Bir adam misafir olmak için Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldi. Fakat evinde onu misafir edecek bir şey yoktu. Bunun üzerine: «Bu zatı misafir edecek kimse yok mu? Allah ona rahmef eylesin!» dedi. Hemen ensardan Ebu Talha denilen bir zat kalkarak onu evine götürdü... Ravi hadîsi Cerir'in hadîsi gibi nakletmiş; bu hadîste Vekî'in zikrettiği gibi ayetin inişini de anmıştir.
Bize Ebû Kureyb Muhammed b. Alâ' El-Hemdânî rivayet etti, (Dediki): Biae İbni Fudayl babasından, o da Umara b. Ka'kaâ'dan, o da Ebû Zür'a'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : Bir adam: — Yâ Resûlallah! Benim güzel sohbet etmeme en lâyık kimdir? diye sordu, «Annen, sonra annen, sonra annen, sonra babandırl Sonra sana en yakın, en yakın olanlardır!» buyurdular.
Bana Ahmed b. Ömer b. Hafs El-Vekîi rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Fudayl rivayet etti, (Dedikî): Bize babam, Talha b. Ubeydillah b. Kerîz'den, o da Ümmü Derdâ'dan, o da Ebü Derdâ'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Din kardeşi için gâibâne dua eden hiç bir müslüman kul yoktur ki: Melek sana da bir misli demesin!» buyurdular.
Bize İshûk b. Mansûr ile Abd b. Humeyd de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Asım, İbni Cüreyc'den naklen haber verdi. (Demişki): Bana Musa b. Ukbe haber verdi. H. Bana Süveyd b. Saîd de rivayet etti. (Dedikî): Bize Ali b. Mûshir Ubeydullah'dan rivayet etli. H. Bana Ebû Kureyb ile Muhammed b. Tarif El-Becelî dahi rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Fudayl rivayet etti. (Dedikî): Bize Ebû Varakabe b. Meskale rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb ile Ilascn El-IIulvâni ve Abd b. Humeyd de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ya'kub (yâni; İbni İbrahim b. Sa'd) rivayet etti. (Dedikî): Bize babam, Salih b. Keysan'dan rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Nâfi'den, o da İbni. Ömer'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Ebû Damre'nin Musa b. Ukbe'den rivayet ettiği hadîs mânâsında rivayette bulunmuşlardır. Onlar hadîslerinde: «yürümeye çıkmışlardı...» cümlesini de ziyâde etmişlerdir. Salih'in hadîs'inde: «gezinti yapıyorlardı...» cümlesi vardır. Yalnız Ubcydullah müstesna! Çünkü onun hadîsinde: «çıkmışlardı...» cümlesi vardır. Ondan sonra bir şey anmamıştır.
Bize Ebû Kureyb ile Ahmed b. Ömer El-Vekîî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni FudayI babasından, o da Ebû Hâzim'den, o da Ebû Hureyre'den meklan rivayet etti. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Cehennemde kâfirin iki omuzunun arası hızlı giden binek kimsenin Üç günlük yolu kadardır.» buyurmuşlar. Vekiî: «Cehennemde...» kaydını anmamıştır.
Bize Abdullah b. Ömer b. Eban ile Vâsıl b. Abdi'1-A'la ve Ahmed b. Ömer El-Vekiî rivayet ettiler. Lâfız İbni Ebân'ındır. (Dedilerki): Bize ibni Fudayl babasından rivayet etti. (Demişki): Ben Salim b. Abdillah b. Ömer'i şöyle derken işittim: Ey Iraklılar! Size küçüğü soracak ve sizi büyüğe bindirecek değilim! Ben babam Abdullah b. Ömer'i şunu söylerken işittim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Şüphesiz ki, fitne şu taraftan gelecektir.» buyururken dinledim ve eliyle doğu tarafına işaret ederek: «Şeytanın iki boynuzunun doğduğu yerden!» buyurdular. Halbuki siz birbirinizin boyunlarını vuruyorsunuz. Musa, Fir'avn hanedanından öldürdüğü şahsı ancak hata suretiyle öMürmüş; bunun üzerine Allah (Azze ve Celle) kendisine: «Sen bir nefis öldürdün de, biz seni üzüntüden kurtardık ve seni adam-akıllı imtihan ettik.» [Ta Ha 40] buyurmuştur. Ahmed b. Ömer kendi rivayetinde: «Sâlim'den» dedi. «İşittim» demedi.
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Fudayl, o da Umara b. Ka'kâ'dan, o da Ebû Zür'a'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Allahım! Âl'i Muhammed'in rızkını yetecek kadarcık ver!» diye duâ ettiler