Câbir b. Semüre

Ebû Abdullah · Sahâbî, Sa'd b. Ebû Vakkâs'ın yeğeni

Câbir b. Semüre b. Cünâde

DoğumMedine
Vefath. 74 · Kûfe
KünyeEbû Abdullah
Nisbeel-Âmirî, el-Kûfî, es-Süvâî, ez-Zührî halîfleri
Yaşadığı yerlerKûfe
TabakaSahâbî
Cerh-ta'dîlsahâbî

Hakkında

Câbir b. Semüre, Âmir b. Sa'saa kabilesinin Sûâe koluna mensup bir sahâbîdir. Künyesi Ebû Abdullah olarak kaydedilir; Ebû Hâlid dendiği de olur. Annesi Hâlide bint Ebû Vakkâs, meşhur sahâbî Sa'd b. Ebû Vakkâs'ın kız kardeşidir; bu yüzden Câbir, Sa'd'ın yeğeni sayılır. Ailesi Mekke'de Benî Zühre ile müttefikti.

Hz. Peygamber'in meclisinde yüzden fazla bulunduğunu, onunla birlikte pek çok kez namaz kıldığını anlatır. Ay ışığında gördüğü Resûlullah'ın kendi gözünde aydan daha güzel olduğunu söylediği rivayeti meşhurdur. Buhârî'nin Sahîh'inde, Peygamber'in kendisinden sonra on iki emîrin geleceğini haber verdiği hadis onun rivayetiyle yer alır.

Peygamber'in vefatından sonra Kûfe'ye yerleşti ve orada Benî Sûâe mahallesinde bir ev yaptı. Hâlid, Müslim, Ebû Ca'fer ve Cübeyr adlı dört oğlu olduğu bildirilir. Irak'ta Bişr b. Mervân'ın valiliği sırasında h. 74 / m. 693 yılında Kûfe'de vefat etti; cenaze namazını Amr b. Hureys el-Mahzûmî kıldırdı. Vefat yılı için h. 72 ve 73 de zikredilir; h. 66 rivayeti ise hata kabul edilmiştir.

Ailesi

Babası
Samra b. Junada
Annesi
Khalida bint Abi Waqas

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Sözün kaynağı olduğu hadisler

Bize Avn b. Sellâm El-Kufi rivayet etti. (dediki): Bize Züheyr, Simâk'den, o da Câbir b. Semura'dan naklen haber verdi. Câbir şöyle demiş: Nebi (Sallallahu, Aleyhi ve Sellem)'e kendini oklarıyla öldüren bir adam getirdiler de, onun cenaze namazını kılmadı.
Rivayet zinciri: Müslim ← Avn b. Sellâm ← Züheyr b. Muâviye ← Simâk b. Harb ← Câbir b. Semüre
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Ubeydullah b. Musa rivayet etti. (Dediki) Bize Şeybân, Eş'as b. Ebi Şa'sa'daıı, o da Ca'fer b. Ebî Sevr'den, o da Câbir b. Semûra (Radiyallahû anh)'dan naklen haber verdi. Câbir şöyle demiş : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) aşûra günü oruç tutmanızı bize emreder, bizi buna teşvikde bulunur, o gün bizim hâlimizi teftiş eylerdi. Ramazan orucu farz kılınınca bir daha bize ne emir buyurdu ne de nehiy. O gün gelince bizi teftiş de etmez oldu.» İzah Bu rivayetlerde geçen «Romazan ayı inmezden Önce» ve «Ramazan farz kılındı.» gibi tâbirlerden murad: Ramazan orucudur. Bu rivayet aşûra orucu hakkında ki emirin vücûb ifâde ettiğine kâail olanlar aleyhine delildir.
Bize Kuteybetû'bnü Saîd ile Hennâd b. Seriyy ve Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû'l-Ahvâs, Simak'-den, o da Câbİr b. Semure'den naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Şübhesiz ki, Allah Teâlâ Medine'ye Tâbe ismini vermiştir.» buyururken işittim.
Bana Ebû Kâmil Fudayl b. Huseyn El-Cahderî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Avâne, Simâk b. Harb'dan, o da Câbir b. Semura'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş : Mâiz b. Mâlik'i Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e getirildiği vakit gördüm. Kısa tıknaz bir adam! üzerinde cübbe yok! Zina ettiğine nefsi aleyhine dört defa şâhidlik etti. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Olabilir ki sen...» buyurdu. Mâiz: — Hayır vallahi! Bu alçak gerçekten zina etti... dedi. Bunun üzerine onu recmetti(rdi). Sonra hutbe okuyarak: «Dikkat! Biz Allah yolunda her gazaya gidişimizde bunlardan biri kalır; onun teke melemesi gibi bir meleyişi vardır. Bunlardan biri (karıya) bir şeyler veriri.. Beri bakın! Vallahi, Allah bunlardan bîri hakkında bana imkân verse bu işten dolayı onu mutlaka İbretlik ederdim!..» buyurdular.
Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. Lafız İbni'l-Müsennâ'nındır. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Simâk b. Harb'dan rivayet etti. (Demişki): Câbir b. Semura'yı şunları söylerken işittim: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e kısa, dağınık saçlı, adaleli bir adam getirdiler. Üzerinde bir gömlek vardı; zina etmişti. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu iki defa reddetti. Sonra emir verdi de recm-olundu. Müteakiben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdular: «Biz Allah yolunda her gazaya gittiğimizde biriniz kalır; teke meleyişi gibi meler; o karılardan birine bir şeyler verir! Allah bunlardan biri hakkında bana imkân vermez ki!.. Yoksa onu ibret yapardım! (Yahut: Onu tenkil ederdim!» Simâk demiş ki: Ben bu hadîsi Saîd b. Cübeyr'e rivayet ettim de: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu dört defa reddetti... dedi.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Şebâbe rivayet etti. H. Bize İshâk b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Âmir El-Akadî haber verdi. Bunların ikisi de Şu'be'den, o da Simâk'den, o da Câbir b. Semûra'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den İbni Ca'fer'in hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır. Şebâbe: «Onu iki defa reddetti.» cümlesinde İbni Ca'fer'e muvafakat etmiştir. Ebû Âmir'in hadîsinde: «Onu iki yahut üç defa reddetti.» ibaresi vardır.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← İshâk b. İbrâhîm ← Ebû Âmir el-Akadî ← Şu'be b. el-Haccâc ← Simâk b. Harb ← Câbir b. Semüre
Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr, Husayn'dan, o da Câbir b. Semûra'dan naklen rivayet etti. Ben Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i buyururken işittim, demiş. H. Bize Rıfâa b. Heysem El-Vâsıtî de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Hâlid (yâni İbni Abdillâh Et-Tahhân) Husayn'dan, o da Câbir b. Semûra'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş : Babamla birlikte Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına girdim. Ve onu: «Gerçekten bu iş onların aralarında on iki halîfe geçinceye kadar bitmeyecektir!» buyururken işittim. Sonra bana gizli kalan bir söz konuştu. Hemen babama : — Ne söyledi? diye sordum. — «Hepsi Kureyş'ten» (buyurdu) dedi.
Bize İbni Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Abdülmelik b. Umeyr'den, o da Câbir b. Semûra'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i : «İnsanların (hilâfet) işi, kendilerine on iki zat hükmettiği müddetçe yürümekte devam edecektir.» buyurdu. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana gizli kalan bir söz konuştu. Hemen babama : — Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ne söyledi? diye sordum. — «Hepsi Kureyş'ten» (buyurdu) dHi.
Bize Heddâb b. Hâlid El-Ezdî rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Seleme, Simâk b. Harb'dan rivayet etti. Şöyle demiş: Câbir b. Semura'yi şunu söylerken işittim: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «İslâm on iki halîfeye kadar azîz olmakta devam edecektir!» buyururken işittim. Sonra bir kelime söyledi ki, onu anlamadım. Ve babama : — Ne söyledi? diye sordum. — «Hepsi Kureyş'ten» (buyurdu) dedi.
Rivayet zinciri: Müslim ← Hüdbe b. Hâlid ← Hammâd b. Seleme ← Simâk b. Harb ← Câbir b. Semüre
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye, Dâvûd'dan, o da Şa'bî'den, o da Câbir b. Semûra'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bu iş (hilâfet) on iki halîfeye kadar azîz olarak devam edecektir!» buyurdu. Sonra bir şey konuştu ki, onu anlamadım. Ve babama : — Ne söyledi? diye sordum. — «Hepsi Kureyş'ten» (buyurdu) dedi.
Bize Nasr b. Alî El-Cehdamî rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Zürey' rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Avn rivayet etti, H. Bize Ahmed b. Osman En-Nevfelî de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Ezher rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Avn, Şa'bî'den, o da Câbir b. Semûra'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş : Beraberimde babam olduğu halde Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gittim. Ve onu: «Bu dîn on iki halîfeye kadar azız, muhkem devam edecektir!» buyururken işittim. Arkacığından bir kelime söyledi ki, halk onu işitmeme mâni oldu. Bunun üzerine babama: — Ne söyledi? diye sordum. — «Hepsi Kureyş'ten» (buyurdu) dedi.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Nasr b. Ali ← Yezîd b. Zürey' ← İbn Avn ← Âmir eş-Şa'bî ← Câbir b. Semüre
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ahmed b. Osman en-Nevfelî ← Ezher b. Sa'd ← İbn Avn ← Âmir eş-Şa'bî ← Câbir b. Semüre
Bize Kuteybetü'bnü Saîd ile Ebû Bekir b. Ebî Şcybe rivayet ettiler. (Dediler ki) : Bize Hatim —ki İbni İsmail'dir— Muhacir b. Mismâr'dan, o da Âmir b. Sa'd b. Ebî Vakkaas'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Kölem Nâfi' ile birlikte Câbir b. Semûra'ya : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittiğim bir şeyi bana haber ver! diye yazdım. O da bana şunu yazdı: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i cum2a günü, Eslemî'nin recmolunduğunun akşamı: «Bu dîn kıyamet kopuncaya yahut sizin üzerinize, hepsi Kureyş'ten olmak üzere on iki halîfe gelinceye kadar durmakta devam edecektir!» buyururken işittim. Onu: «Müslümanlardan bir çetecik Beyaz evi, Kisrâ'nın evini yahut Âl-i Kisrâ'nın evini fethedecekler!» buyururken de işittim. Onu: «Şüphesiz ki kıyametten önce yalancılar çıkacaktır; onlardan korunuverin!» buyururken de işittim. Onu: «Allah birinize bir hayır verir (ise) kendinden ve ailesi efradından başlasın!» buyururken de işittim. Onu: «Havzın başına ilk varacak benin!»buyururken de işittim.
Bize Muhammed b. Müsenna ile Muhammed b. Beşşâr rivayet .ettiler. (Dediler kî): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Simâk b. Ha rk'den, o da Câbir b. Semura'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti ki: «Bu din kaim olmakta mutlaka devam edecektir. Onun namına ta kıyamet kopuncaya kadar müslümanlardan bir cemaat çarpışacaktır.» buyurmuşlar.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Ebî Bükeyr İbrahim b. Tahman'dan rivayet etti. (Demişki): Bana Simâk b. Harb Câbir b. Semûra'dan rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ben Mekke'de bir taş bilirim. Nebi olarak gönderilmezden önce bana selâm veriyordu. Ben onu şimdi (de) pek âlâ biliyorum.» buyurdular.
Bize Amr b. Hammad b. Talhate'l-Kannâd rivayet etti. (Dediki): Bize Esbât (bu zât İbni Nasr El-Hemdâni'dir.) Simâk'den, o da Câbir b. Semura'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Resulullah (Sallaîlahu Aleyhi ve Sellem)'le birlikte ilk namazı kıldım. Sonra ailesinin yanına çıktı, onunla birlikte ben de çıktım. Derken onu bir takım çocuklar karşıladılar. Onların her birinin yanağına teker teker dokunmaya başladı. Bana gelince benim yanağıma da dokundu. Elinde Öyle serinlik veya koku duydum ki: Sanki onu kokucu sepetinden çıkarmıştı.
Rivayet zinciri: Müslim ← Amr b. Hammâd ← Esbât b. Nasr ← Simâk b. Harb ← Câbir b. Semüre
Bize Muhammed b. Müsennâ ile Muhammed b. Beşşâr rivayet ettiler. Lâfız İbni Müsennâ'nindir. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be Simak b. Harb'den rivayet etti. (Demişki): Ben Câbir b. Semura'yı şunu söylerken işittim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geniş ağızlı, gözünün beyazı kırmızılı, etsiz ökçeliydi. Râvi diyor ki: Simak'e : Dalîu'I-Fem ne demektir? diye sordum: Ağzı büyük manasınadır, dedi, — Eşkelü'l-Ayn nedir? dedim. — Göz kapağı uzun demektir, cevabını verdi. — Menhusu'l-Akib nedir? dedim. — Topuğunun eti az demektir, cevâbını verdi.
Bize Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Dâvud Süleyman b. Dâvud rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be Sımak b. Harb'den rivayet etti. (Demişki): Ben Câbir b. Semûra'yı Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in saçı ağanp ağarmadığı sorulduğu zaman dinledim. — Başını yağladığı zaman beyazlıktan bir şey görülmüyordu, yağlamazsa görülüyordu, dedi.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, İsrail'den, o da Simâk'den naklen rivayet etti ki: Simak, Câbir b. Semûra'yı şöyle derken işitmiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi vt Seltem)'in sakalı ile başının ön tarafı ağarmağa başlamıştı. Yağ süründüğü zaman (beyazlık) belli olmazdı. Başının saçı dağılırsa belli olurdu. Sakalının kılları çoktu. Derken bir adam: Yüzü kılıç gibi miydi? dedi. Câbir: — Hayır! Bilâkis ayla güneş gibiydi; yuvarlaktı. Omuzun da ki mührü de gördüm, güvercin yumurtası kadardı. Tenine benziyordu, cevabını verdi, DİKKAT İZAH'TAN SONRA DA HADİS VAR!
Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Simâk'den rivayet etti. (Demişki): Câbir b. Semûra'yı dinledim. (Şunu söyledi): Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sırtında güvercin yumurtası gibi bir mühür gördüm.
Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah b. Musa rivayet etti. (Dediki): Bize Hasen b. Salih Simak'den naklen bu isnadla bu hadîsin mislini haber verdi.