Ebü'l-Ahvas

Ebû · 7. tabaka

Sellâm b. Süleym

Vefath. 179
KünyeEbû
Nisbeel-Hanefî, el-Kûfî, el-Hâfız
Tabaka7. tabaka
Cerh-ta'dîlsika mutkın

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Aişe (radiyallahu anha) şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e namazda iken baş'ı sağ'a sol'a çevirmenin hükmünü sordum. Bana şu cevabı verdi: Bu şeytan'ın, kul'un namazından bir kısmını kapıp aşırmasıdır. Tekrar: 3291
el-Berâ İbn Âzib (r.a.)'den nakledilmiştir: Bir kurban bayramı günü Resul.-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bize namazdan sonra hutbe okudu ve şunları söyledi: "Kim bu günde bizim gibi namaz kılar ue bizim kestiğimiz gibi kurbanını keserse şüphesiz bizim ibadet tarzımıza uygun hareket etmiş olur. Kim de namazdan önce hayvanını kesecek olursa bu bir etlik olur." Bunun üzerine Ebu Bürde İbn Niyar kalkıp: "Ey Allah'ın Resulü, Allah'a yemin ederim ki, ben hayvanımı namaza gelmeden önce kestim bile... Ben bu günün yeme içme günü olduğunu biliyorum. Bu yüzden erken davrandım ve kestiğim hayvandan biraz yiyip aileme ve komşularıma da ikram ettim." Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu, et için kesilmiş bir koyundur" buyurdu. Ebu Bürde tekrar söz alıp: "Fakat ey Allah'ın Resulü benim bir keçim var. Bu keçi bana göre iki koyundan daha değerli. Bunu kurban etsem görevimi yerine getirmiş olur muyum?" diye sorunca Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şu cevabı verdi: "Evet olur. Ancak senden sonra hiç kimse için böyle bir kurban geçerli olmayacaktır."
Abdullah radıyallahu anh şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanında bir adamdan bahsedildi ve "Sabaha kadar uyudu, namaza kalkmadı" denildi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Şeytan onun kulağına işedi" buyurdu. Tekrar: 3270
Aişe (r.anha) şöyle anlatır: "Hz. Nebi'e, (Hicr) duvarının Kabe'ye ait olup olmadığını sordum. Bana, "evet" diye cevap verdi. "Neden burayı Kabe'ye dahil etmemişler?" diye sordum. "Kavmin (Kureyş), orayı içeriye katma bütçesi bulamadı" buyurdu. "Kabe'nin kapısı neden yüksektedir" dedim. Bana, "Kavmin, Kabe'ye dilediği kimseleri sokuyor, dilemediklerini ise sokmuyordu. Eğer kavmin cahiliyye dönemine yakın bir zamanda olmasaydı ve bundan dolayı inkara kalkışacaklarından endişe etmeseydim muhakkak ki Hicr duvarını Kabe'nin içine alır, kapısını da yer seviyesine indirirdim" diye cevap verdi."
Bera' İbn A'zib r.a.'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Hendek savaşı hazırlıkları yapılırken Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kazıda çıkan toprakları taşıdığını gördüm. Topraklar göğsündeki kıllara bulaşmıştı. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in vücudundaki kıllar bayağı çoktu. Çalışırken bir taraftan da yüksek sesle Abdullah'ın şu şiirini okuyordu: "Sen olmasaydın, hidayet nedir bilemezdik Allahım; Sadaka vermez, namaz kılamazdık Allahım! Üzerimize sekinetini yağdır, Düşmana karşı ayaklarımızı sabit kıl Allah'ım! Haksız ve azgınca saldırdılar bize; Onlar fitne fesad ister, biz istemeyiz Allah'ım!" (Ayrıntılı bilgi Meğazi 28.bab da) Hadisten Çıkan Dersler 1. Hz. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem başkalarına ait şiirleri söyleyebilir. 2. Allah'a itaat olan bir ameli işlerken gayrete gelmek ve başkalarını da coşturmak için yüksek sesle güzel özler söylenebilir.
Abdullah İbn Mes'ud şöyle demiştir: "Hem doğru hem de doğruluğu tasdik edilmiş olan Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize şunları anlattı: "Her birinizin annesinin karnında yaratılışının ilk safhada toparlanması kırk gün sürer. Sonra kırk gün alaka ve bunun ardından yine kırk gün mudğa dönemi olur. Sonra Allah Teala dört hususu yazmakla görevli bir melek gönderir. Bu meleğe şunlar emredilir: 'Bu çocuğun amelini, rızkını, bedbahtlardan (şaki) mı yoksa bahtiyarlardan (said) mı olacağını yaz!' Sonra anne karnındaki bu cenine ruh üfürülür. İçinizden bazıları, öyle iyi ameller işler ki cennet ile aralarında bir zira mesafe kalır. Fakat haklarındaki bu yazı öne geçer ve cehennemliklerin amelini işlerler. Kiminiz de, öyle kötü ameller işler ki cehennem ile aralarında bir zira mesafe kalır. Fakat haklarındaki bu yazı öne geçer ve cennetliklerin amelini işlerler. " Tekrar: 3332. 6594, 7454
Mesruk'tan nakledildiğine göre Hz. Aişe şöyle demiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e kişinin namazda iken (vücudunun ve kalbinin) başka tarafa yönelmesini sormuştum. Bana: 'Bu, şeytanın sizin namazınızdan kapıp kaçırdığı kısımdır' diye cevap verdi."
Amr b. el-Haris dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ne bir dinar, ne bir dirhem, ne bir köle, ne bir cariye bıraktı. Sadece hayatta iken bindiği beyaz katırını ve silahını bir de yolculara sadaka olarak bağışladığı bir araziyi bıraktı."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Kuteybe b. Saîd ← Ebü'l-Ahvas ← Ebû İshâk es-Sebîî ← Amr b. el-Hâris
İbn Ömer'in şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Kıyamet günü insanlar grup grup toplanırlar. Her ümmet Nebiinin peşine düşer. Herkes: "Ey falanca şefaat et!", "Ey filanca şefaat et!" der. En sonunda Hz. Nebi'den şefaat istenir. İşte o gün, Allah Teala onu övgüye değer bir makama - makam-ı mahmCıda ulaştırmıştır.
Rivayet zinciri: Buhârî ← İsmâil b. Ebân ← Ebü'l-Ahvas ← Âdem b. Ali ← İbn Ömer
Aişe r.anha'nın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ...........iza cae nasrullahi ve'l-feth suresi indikten sonra kıldığı bütün namazıarda ............subhaneke Rabbena vebihamdike Allahumme'ğfir II duasını okurdu.
Muaviye İbn Suveyd'den, el-Sera İbn Azib r.a. dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize yedi şeyi emir buyurdu, yedi şeyden de nehyetti: Size hastayı ziyaret etmeyi, cenazenin arkasından gitmeyi, aksırıp elhamdulillah diyene yerhamukellah demeyi, yemin edenin yemininde durmasını sağlamak için ona yardımcı olmayı, mazluma yardım etmeyi, selamlaşmayı yaygınlaştırmayı, davetçiye icabet etmeyi emir buyurdu. Yine bize altın yüzükleri (takınmayı), gümüş kapları (kullanmayı), eğerlerin üzerine oturulan kısımlarının ipekle kaplanmasını, kasiyye, istebrak ve dibac (diye anılan ipeklileri kullanmayı) bize yasakladı. "
Abaye b. Rifaa'dan, o babasından, o da dedesi Rafı' b. Hadic'den, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: Yarın biz düşmanla karşılaşacağız. Beraberimizde de bıçak yok, dedim. O: Kanı bolca akıtan (şeyle) ve üzerine Allah'ın adı anılarak kesileni yiyiniz; Elverir ki diş ya da tırnak olmasın. Size bunun açıklamasını yapayım: Diş bir kemiktir. Tırnak ise Habeşlilerin bıçağıdır. Askerler arasında önden gidenler bir kısım ganimetler elde ettiler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de askerlerin geridekalanları arasında idi. Önden gidenler tencereleri ocaklara koymuşlardı. Allah Resulü ise tencerelerin ters çevrilip dökülmesini emir buyurdu ve tencereler döküldü. Aralarında ganimeti taksim etti. Bir deveyi on koyuna denk saydı. Daha sonra bu develerden ordunun ön taraflarında bulunanlar arasında olan bir deve kaçtı; Beraberlerinde atları yoktu. Bir adam ona bir ok attı. Böylece yüce Allah o deveyi hareket etmekten alıkoydu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunun üzerine: Bu hayvanların bazen vahşi hayvanlar gibi ürküp kaçışları olur. Onlardan bu şekilde yapanlarına siz de bunun gibisini yapınız, buyurdu."
Rafi' b. Hadic de dedi ki: "Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinledim: Humma, cehennem ateşi alevinin sıcağındandır. Bu sebeple onu su ile soğutunuz."
Ebu Hureyre (r.a.)'dan, dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Aııah'a ve ahiret gününe iman eden bir kimse komşusuna eziyet vermesin. Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir kimse misafirine ikram etsin. Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir kimse ya hayır söylesin yahut sussun." Diğer tahric edenler: Tirmizi Kıyame; Müslim, İman
Rivayet zinciri: Buhârî ← Kuteybe b. Saîd ← Ebü'l-Ahvas ← Ebû Hasîn ← Ebû Sâlih ← Ebû Hureyre
Enes İbn Malik'ten rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kurralardan oluşan bir seriyye gönderdi. Onlar pusuya düşürülüp öldürüldüler. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i o zaman üzüldüğü kadar hiç üzgün görmemiştim. Bir ay boyunca sabah namazlarında kunut okudu. "Usayya kabilesi Allah'a ve Resulüne isyan etti" derdi.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Hasan b. er-Rebî' ← Ebü'l-Ahvas ← Âsım el-Ahvel ← Enes b. Mâlik
Ebu Zer' şöyle anlatmıştır: Ben (bir keresinde) Medine'nin Harre mevkiinde Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in beraberinde yürüyordum. Uhud dağı karşımıza çıkınca Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: ''Ya Eba Zerr!" diye seslendi. Ben "Lebbeyk ya Resulallah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (buyur!)" dedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle dedi: "Yanında şu Uhud dağı kadar altın olup da ondan benim yanımda bir dinar altın bulunduğu halde üzerimden üç gün geçmesi beni sevindirmez. Ancak borç için hazırlamakta olduğum miktar altın müstesnadır. Beni sevindiren ancak o kadar çok altını Allah'ın kulları uğrunda şöyle şöyle ve şöyle verip dağıtmamdır!" Nebi s.a.v. bundan sonra sağına soluna ve arkasına eliyle verme işaretleri yaptı. Sonra yürüdü ve "Malları çok olanlar kıyamet gününde sevapıarı az olanlardır, ancak sağına, soluna, arkasına şöyle şöyle ve şöyle verip hayır yollarına harcayanlar müstesnadır. Bu cömert insanlar da ne kadar a?dırlar!" dedi. Sonra bana "Ben sana gelinceye kadar yerinden ayrılma!" buyurdu. Sonra gecenin karanlığı içinde görünmez oluncaya kadar gitti. Bu sırada ben yüksekçe bir ses işittim ve birisinin karşısına çıkmış olabileceğinden korktum ve hemen onun yanına gitmek istedim, fakat "Ben sana gelinceye kadar yerinden ayrılma!" diye bana verdiği tenbihi hatırladım ve yerimden ayrılmadım. Nihayet yanıma geldi. Ona "Ya Resulallah! Bir ses işittim ve korktum" dedim. Resulullah "O sesi sen de işitti n mi" buyurdu. Ben de "Evet işittim" dedim. Resulullah "O, Cebrai! idi, bana geldi ve 'Ümmetinden AIlah'a hiçbir şeyi ortak kılmayarak ölen kimse cennete girer' dedi. Ben 'O kimse zina etse ve hırsızlık yapsa da mı?' diye sordum. Cebrail 'Zina etse ve hırsızlık yapsa dal' diye cevap verdi."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Hasan b. er-Rebî' ← Ebü'l-Ahvas ← Süleymân A'meş ← Zeyd b. Vehb ← Ebû Zer
Bera' İbn Azib şöyle edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ipek bir kumaş parçası hediye edildi. Herkes bu kumaşın güzelliği ve yumuşaklığını o kadar beğendi ki elden ele dolaştırmaya başladı. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Çok mu beğendiniz? diye sordu. "Evet" dediler. Şöyle buyurdu: "Nefsimi elinde bulundurana yemin ederim ki Sa'd'ın cennetteki mendilleri bundan daha güzeldir."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Muhammed ← Ebü'l-Ahvas ← Ebû İshâk es-Sebîî ← Berâ b. Âzib ← Ühdî İlâ
Nadr b. Enes'in nakline göre Enes şöyle demiştir: Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i "Sakın ölümü temennf etmeyiniz'' buyururken işitmiş olmasaydım muhakkak onu temenni ederdim demiştir.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Hasan b. er-Rebî' ← Ebü'l-Ahvas ← Âsım el-Ahvel ← en-Nadr b. Enes ← Enes b. Mâlik
Aişe r.anha şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e İsmail'in duvarını (Kabedeki Hicr-i İsmail'i) kastederek "Bu duvar Beytullahtan mıdır?" diye sordum. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Evet (duvar, beyttendir)" dedi. Ben yine "(Kureyş) için ne mani vardı ki bu duvarı Beytullaha katmadılar?" dedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Senin kavminin (bu hıcn Kabe'ye katmcıya) bütçeleri yetmedi. (Beyti daralttılar)" diye cevap verdi. Ben "Kabe'nin kapısı niçin bu kadar yüksektir?" diye sordum. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Kavmin dilediği kimseleri Beytullaha koymak, dilediklerini de koymamak için böyle yaptı" cevabını verdi. Sonra Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Ya Hz. Aişe radıyalldhu anhfı! Kavmin cahiliyet devrine yakın olmasaydı, ben Hicr-i İsmail'i Beytullaha katmak, kapısını da yer seviyesine indirmek isterdim. Fakat böyle yapıldığında kavminin kalplerinin kırılmasından endişe ederim."
Bera' b. Azib r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Ya fulan! Yatağına girdiğinde şu duayı oku: Allah'ım kendimi sana teslim ettim. Yüzümü sana çevirdim, işimi sana ısmarladım, sırtımı sana dayadım. Seni dilerim ve senden korkarım. Senden başka sığınacak, senden başka kurtaracak yoktur. Kurtulma ve koruma ancak sana aittir. Ben senin indirdiğin kitabına inandım ve gönderdiğin Nebiine iman ettim! Eğer sen o gecede ölecek olursan fıtrat (İslam dini) üzere ölürsün, eğer sabaha çıkarsan sevap kazanmış olarak çıkarsın."
Bize Yahya b. Yahya et-Temimi tahdis etti. Bize Ebu'l-Ahvas haber verdi. (H) Bize Ebu Bekr b. Ebu Şeybe de tahdis etti. Bize Ebu'l-Ahvas, Ebu İshak'tan tahdis etti. O Musa b. Talha'dan, o Ebu Eyyub'dan şöyle dediğini nakletti: Bir adam Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e gelerek dedi ki: Bana beni cennete yakınlaştıracak ve ateşten uzaklaştıracak şekilde yapacağım bir ameli göster. Allah Rasulü şöyle buyurdu: "Allah'a ona hiçbir şeyi ortak koşmamak şartıyla ibadet edersin, namazı dosdoğru kılarsın, zekatı verirsin, akrabalarını gözetirsin. " Adam dönüp gidince Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Eğer kendisine emrolunanlara sımsıkı sarılırsa cennete girer" buyurdu. İbn Ebi Şeybe'nin rivayetinde ise: "Eğer bunlara sımsıkı sarılırsa" şeklindedir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Yahyâ b. Yahyâ ← Ebü'l-Ahvas ← Ebû İshâk es-Sebîî ← Mûsâ b. Talha ← Ebû Eyyûb
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Ebü'l-Ahvas ← Ebû İshâk es-Sebîî ← Mûsâ b. Talha ← Ebû Eyyûb
Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe tahdis etti (Dedi ki): Bize Ebu'l-Ahvas Sellam b. Süleym, Ebu İshak'dan, o da Amr b. Meymun'dan, o Muaz b. Cebel'den şöyle dediğini nakletti: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in terkisinde Ufeyr adındaki bir eşeğinin üzerine binmiştim. Allah Resulü: "Ey Muaz, Allah'ın kulları üzerindeki hakkı nedir? Kulların Allah üzerindeki hakkı nedir bilir misin?" buyurdu. Ben: Allah ve Resulü en iyi bilir dedim. O şöyle buyurdu: "Şüphesiz Allah'ın kulları üzerindeki hakkı Allah'a ibadet etmeleri, ona hiçbir şeyi ortak koşmamalarıdır. Kulların aziz ve celil olan Allah üzerindeki hakkı ise kendisine hiçbir şeyi ortak koşmayan kimselere azap etmemesidir. " (Muaz) dedi ki: Ey Allah'ın Resulü o halde insanlara bu müjdeyi vermeyeyim mi, dedim. O: "Onlara bu müjdeyi verme, o vakit buna bel bağlar/ar" buyurdu.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'l-Ahvas, Ebu Hasîn'den, o da Ebu Salih'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet eyledi. Ebu Hureyre dedi ki: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Allah'a ve ahiret gününe iman eden komşusuna eziyet etmesin, Allah'a ve ahiret gününe iman eden misafirine ikram etsin, Allah'a ve ahiret gününe iman eden ya hayır söylesin yahut sussun. "
Rivayet zinciri: Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Ebü'l-Ahvas ← Ebû Hasîn ← Ebû Sâlih ← Ebû Hureyre
Bize Kuteybe b. Said, Ebu Bekr b. Ebi Şeybe, Hennad b. es-Serri ve Ebu Asım el-Hanefl -Iafız Kuteybe'nin olmak üzere- tahdis edip dediler ki: Bize Ebu'l-Ahvas, Simak'tan tahdis etti. O Alkame b. Vail'den, o babasından şöyle dediğini nakletti: Hadramevt'ten bir adam ile Kinde'den bir adam Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in huzuruna geldi. Hadramevt'li adam: Ey Allah'ın Resulü, bu adam önceleri babama ait olan bir arazi hususunda bana galabe çaldı. (Onu elimden aldı), dedi. Kindeli de: Orası benim elimde bulunan bir arazidir. Onu ben ekiyorum. Onun bu arazide hakkı yoktur, dedi. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hadramevtli olan adama: "Beyyinen var mı" dedi. O: Hayır, dedi. Allah Resulü: "Senin ona yemin ettirme hakkın vardır" buyurdu. Adam: Ey Allah'ın Resulü, bu adam günahkar birisidir. Ne üzerine yemin ettiğine aldırmaz ve hiçbir hususta günahtan çekinmez, dedi. Bu sefer Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Senin ondan bunun dışında bir şey (isteme hakkın yoktur" buyurdu. Öbürü yemin etmeye gelince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Şayet haksızca yemek için onun malı hakkında yemin ederse, andolsun, Allah kendisinden yüz çevirmiş olduğu halde huzuruna çıkacaktır. "
Bize Hennad b. es-Seni tahdis etti, bize Ebu'l-Abbas, Ebu İshak'tan tahdis etti. O Amr b. Meymun'dan, o Abdullah'tan şöyle dediğini nakletti: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bize: "Cennetliklerin dörtte biri olmaya razı olmaz mısınız" buyurdu. Bunun üzerine biz tekbir getirdik, sonra: "Cennetliklerin üçte biri olmaya razı olmaz mısınız" buyurdu. Biz yine tekbir getirdik, sonra: "Şüphesiz ben cennetliklerin yarısı alacağınızı ümit ederim. Size bunu {neden böyle olduğunu} haber vereceğim. Müslümanlar kofirler arasında ancak siyah bir öküzde beyaz bir kıl gibidir. Yahutta beyaz bir öküzde siyah bir kıl gibidir" buyurdu.
Bize Yahya b. Yahya et-Temimî de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'I Ahvas, Eş'as'tan, o da babasından, o da Mesruk'dan, o da Aişe'den naklen haber verdi şöyle demiş: Aişe dedi ki: Şüphesiz Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) temizlik yaptığında, temizlenmesinde, tarandığında taranmasında, ayakkabısını giyindiği zaman giyinmesinde sağdan başlamayı pek çok severdi.
Bize Yahya b. Yahya et-Temîmî de rivayet etti. (Dediki) : Bize Ebu'I Ahvas, Eş'as'dan, o da Esved b. Hilal'dan, o da Mugiretü'bnü Şu'be'den naklen haber verdi. Mugira şöyle demiş: Bir gece Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte idim. Derken (bineğinden) inip, ihtiyacını karşıladı sonra geldi. Ben de yanımda bulunan bir mataradan eline su döktüm, abdest aldı ve mest1erine mesh etti.
Bize Ahmed b. Cevvas el-Hanefi Ebu'l-Kasım da tahdis etti. Bize Ebu'l-Ahvas, Şebib'b. Garkade'den, o Abdullah b. Şihab el-Havlani'den şöyle dediğini tahdis etti: Aişe (r.anha)'ya misafir olmuştum. Elbisemde ihtilam oldu, onu suya batırdım. Aişe'nin bir cariyesi beni gördü, ona haber verince Aişe bana haber gönderip şöyle dedi: İki elbisene o yaptığını yapmaya seni iten ne oldu? Ben: Uyuyan kimsenin rüyasında gördüğünü gördüm (ihtilam oldum), dedim. O: Peki elbiselerinde bir şey gördün mü, dedi. Ben, hayır deyince, O: Bir şey görmüş olsaydın onu yıkar mıydın, çünkü ben onu Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in elbisesinden (4/3b) kuru iken tırnağımla kazıdığımı gördüğümü hatırlıyorum, dedi.
Rivayet zinciri: Müslim ← Ahmed b. Cevvâs ← Ebü'l-Ahvas ← Şebîb b. Garkade ← Abdullah b. Şihâb
Bize Yahya b. Yahya, Kuteybe b. Said ve Ebu Bekr b. Ebi Şeybe tahdis etti. Yahya: Bize Ebu'l-Ahvas, Ebu İshak'tan haber verdi derken -diğer ikisi, tahdis etti, dedi.- O Süleyman b. Surad'dan, o Cubeyr b. Mut'im'den şöyle dediğini nakletli: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in huzurunda gusül hakkında tartıştılar. Oradakilerden biri: Ben başımı şöyle şöyle yıkarım, dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'de: "Ben de başımın üzerine üç avuç su dökerim" buyurdu.
Bize Yahya b. Yahya ve Ebu Bekr b. Ebu Şeybe, ikisi Ebu'l-Ahvas'dan tahdis etti. O İbrahim b. Muhacir'den, o Şeybe kızı Safiye'den, o Aişe'den şöyle dediğini nakletti: Şekel kızı Esma Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in huzuruna girdi ve: Bizden bir kadın ay halinden temizlenecek olursa nasıl gusleder, diye sordu ve hadisin geri kalan kısmını nakletti, ama rivayetinde cünüplükten gusletmeyi sözkonusu etmedi