Ebu Hureyre r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Kudreti sayesinde yaşadığım Allah'a yemin ederim ki şayet (acizlik durumlarında) kendilerini bindirecek binekler bulamadığım zamanda bile cihad'dan benim ardımda geri kalmalarını hoş görmeyip, istemeyecek birtakım adamlar olmasaydı (Allah yolunda cihada giden) hiçbir seriyyeden geri kalmazdım. Allah yolunda öldürülüp, diriltilmeyi, sonra öldürülüp diriltilmeyi, sonra öldül"ulüp diriltilmeyi, sonra öldürülüp diriltilmeyi ne kadar isterdim!"
Ebu Hureyre r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Kudreti sayesinde yaşadığım Allah'a yemin ederim ki Allah yolunda çarpışıp öldürülmeyi, sonra diriltilmeyi, sonra öldürülmeyi, sonra diriltilmeyi, sonra öldürülmeyi, sonra diriltilmeyi, sonra öldürülmeyi, sonra diriltilmeyi ne kadar isterdim!" Hadisi Ebu Hureyre'den nakleden ravi şöyle demiştir: Ebu Hureyre bu "öldürülme" kelimesini üçer defa söylerdi de 'Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bunu böyle söylediğine Allah adına şehadet ederim!' derdi.
Ebu Hureyre r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Benim Uhud dağı kadar altınım olsaydı ondan yanımda bir dinar bulunduğu halde üzerimden üç gece geçmesini istemezdim. Ancak zimmetimdeki bir borç dolayısıyla ayırıp da onu kabul edecek kimseyi bulmak maksadıyla saklamış olduğum altın müstesnadır."
Aişe r.anha'nın nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "İşime dair sonradan bildiğimi önceden bilseydim kurbanlık birlikte çıkardım."
Cabir b. Abdullah şöyle anlatmıştır: Bizler (veda haccı yolunda) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellemla birlikte idik. Yalnız hac niyetiyle ihrama girdik ve iilhiccenin dördünde Mekke'ye geldik. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize Kabe'yi tavaf, Safa ile Merve arasında sa'y yapmamızı ve bu haccımızı umre yapmamızı, ardından da -beraberinde kurbanlık bulunanlar hariç- ihramdan çıkmamızı emretti. Cabir şöyle devam etti: İçimizde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ve Talha'dan başka kimsenin beraberinde kurbanlık yoktu. Ali Yemen'den gelmiş, kurbanını beraberinde getirmişti. O "Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ihrama girdiği gibi ihramlandım" dedi. Bu sözü duyanlar "Bizler Mina'ya cinsel isteklerimizi yerine getirerek giderken (Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ihramh kalacaktır)" dediler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu sözleri işitince: "Eğer ben (hac aylarında umremin caiz olduğunu şimdi) bildiğim gibi (ihrama girerken de) önceden bilmiş olsaydım, kurban sevketmezdim. Yanımda kurbanım olmasaydı, şimdi (ben de sizin gibi) ihramdan çıkardım" buyurdu. Cabir şöyle dedi: Süraka b. Malik el-Müdlici, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Akabe cemresini taşlarken onunla karşılaştı da "Ya Resulallah! Bu (haccı umreye çevirmek) bize mi mahsustur?" diye sordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Hayır, size mahsus değildir, ebedidir" buyurdu. Cabir şöyle devam etti: Hz. Aişe radıyallShu anhS Mekke'ye adet halinde geldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona bütün hac ibadetlerini yapmasını, yalnız temizleninceye kadar Kabe'yi tavaf etmemesini ve namaz kılmamasını emretti. Nihayet Batha denilen yere konakladıkları zaman Hz. Aişe radıyallShu anha (temizlendi ve tavaf etti ve) "Ya Resulallah! Sizler bir hac ve bir umre ile dönerken ben bir tek hac ile mi döneceğim?" dedi. Ravi şöyle' devam etti: Sonra Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Hz. Aişe radıyallShu anhs'nın kardeşi Abdurrahman b. Ebi Bekr'e kızkardeşiyle birlikte Ten'im'e gitmesini emretti. Ve Hz. Aişe radıyallShu anhS, hac günlerinden sonra zilhicce ayında oradan ihrama girerek umre yaptı." Bu hadisin geniş bir açıklaması Hac Bölümünde 1568 no ile geçmişti.
Abdullah b. Amir b. Rebi'a'nın nakline göre Aişe r.anha şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (Medine'ye hicret ettiği zaman düşman saldırısından endişe ederek) bir gece uyuyamadı ve "Keşke sahabilerimden elverişli bir kişi bu gece benim için bekçilik etse!" dedi. Tam bu sırada biz ansızın bir silah sesi işittik. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Bu kimdir?" diye sordu. Sa'd b. Ebi Vakkas "Ya Resulallah! Seni bekleyip korumak için geldim!" diye cevap verdi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem uykuya daldı. Hatta biz onun horladığını işittik." Ebu Abdullah el-Buhari şöyle dedi: Hz. Aişe radıyallilhu anha'nın ifadesine göre Bilal şu şiiri söyledi: Ela leyte şi'rf hel ebftenne leyleten Bivadin ve havlf izhirun ve celflü Geceler miyim bir gece bilseydim keşke! Etrafımda izhir ve celfl otu ve ben Mekke vadisinde! Hz. Aişe radıyallahu anhil "Ben Bilal'in bu sözlerini Nebie haber verdim" dedi. .
Ebu Hureyre r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "İki şeyden başkasında karşılıklı olarak hased yoktur. Biri o kimsedir ki Allah ona kuran (ilmi) vermiş, o da gece ve gündüz saatlerinde kuran okur durur. Onu işiten kimse de 'Buna verilen bana verilse idi elbette ben de onun yaptığı gibisini yapardım' der. İkincisi de o kimsedir ki Allah ona mal vermiştir, o da malını hak yolunda sarf etmektedir. Onu gören kimse de 'Şuna verilen bana verilse idi elbette ben de onun yaptığı gibisini yapardım' der."
Nadr b. Enes'in nakline göre Enes şöyle demiştir: Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i "Sakın ölümü temennf etmeyiniz'' buyururken işitmiş olmasaydım muhakkak onu temenni ederdim demiştir.
Kays b. Ebi Hazim şöyle demiştir: Hastalığı sırasında Habbab b. el-Eret'i ziyarete gittik. Vücudunun yedi yerine dağlama tedavisi uygulamıştı. Habbab (hastalığının şiddetli ızdırabını ifade ederek) "Eğer Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bizlere ölümü temennı etmemizi yasaklamış olmasaydı muhakkak ölümü temennı ederdim!" dedi.
Ebu Ubeyd'in -asıl adı Abdurrahman b. Ezher'in azadlısı Sa'd b. Ubeyd'dir- nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Hiç biriniz sakın ölümü temennı etmesin! Eğer o, salih bir kimse ise (hayatta oldukça) salah ve faziletinin artması umulur. Eğer fena bir kimse ise onun da tövbe edip, Allah'ın rızasını kazanması mümkün olur!"
Bera b. Azib şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ahzab gününde (hendek kazılırken) bizimle birlikte toprak taşıyordu. Yemin olsun ki ben toprağın onun karnının beyazlığını örtmüş olduğunu gördüm. Kendisi (İbn Revaha'nın) şu beyiderini söylüyordu: Lev la ente mehtedeyna nahnu Ve la tasaddakna vela salleyna Fe enzifen sekineten aleyna İnne'l-ula -ve bazen de şöyle dedi İnne'l-melee kad beğav aleyna İza eradu fitneten-eveyna eveyna Olmasaydın sen doğru yolu bulamazdık Sadaka veremez, namaz kılamazdık! İndir sekineti indir üzerimize Çünkü tecavüz etti yöneticiler bize! İstediklerinde fitne yapmak, diyen bizdik Fitneden çekindik, fitneden çekindik. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunları söylerken sesini yükseltiyordu.
Ömer b. Ubeydullah'ın azadlısı ve katibi Salim Ebü'n-Nadr şöyle demiştir: Abdullah b. Ebu Evfa, Ömer b. Ubeydullah'a bir mektup yazdı da bu mektubu ben okudum. Bir de ne göreyim! Mektupta Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in "(Ey insanlar!) düşmanla karşı karşıya gelmeyi temennf etmeyiniz! Fakat Allah'tan afiyet dileyiniz" emri yazılıydı.
Kasım b. Muhammed şöyle demiştir: İbn Abbas birbirine karşı lian yapan karı ve kocadan söz etti. Bunun üzerine Abdullah b. Şeddad ona "Bu kadın Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in 'Bir kadını beyyinesiz olarak recm etseydim' buyurduğu kadın mıdır?" diye sordu. İbn Abbas "Hayır, o kadın (kötülüğü) açıktan yapan bir kadındı" demişti.
Ata b. Ebi Rebah'ın nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gece yatsı namazını gece karanlığı olan ateme vaktine kadar geciktirdi. Bunun üzerine Ömer dışarı çıktı ve "Namaza gel Ya Resulallah! (Mesciddeki) kadınlar ve çocuklar uyudular!" diye seslendi. Akabinde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem başı su damlayarak dışarı çıktı ve "Eğer ümmetime meşakkat verecek olmasaydım bu namazı işte bu vakitte kılmalarını em rederdi m " buyurdu.
Ebu Hureyre'nin nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Ümmetime meşakkat vermiş olmasaydım, onlara mutlaka misvak kullanmalarını emrederdim" buyurmuştur.
Enes şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ramazan ayının sonunda (iftar vaktinde yemeyip içmeyerek) visalorucu tuttu. Bunun üzerine birtakım insanlar da oruçlarını (arada bir şey yemeyerek) birbirine uladılar. Onların bu durumu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kulağına gidince "Eğer ay benim için uzatılsaydı, bu derinlemesine gidenlerin derinleştirmelerini terk edecekleri bir ulamayı muhakkak yapardım. Şüphesiz ben sizin gibi değilim. Rabbim beni doyurur ve içirir." buyurdu.
Ebu Hureyre r.a. şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem visal orucunu tutmayı yasak etti. Sahabiler "Ya Resulallah! Sen (bir günün orucunu öbür güne ekleyerek) visal orucu tutuyorsun!" dediler. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Sizin hanginiz bana benzer? Ben Rabbim beni doyurur ve bana su içirir halde gecelerim" buyurdu. Sahabiler oruçları birbirine eklemekten vazgeçmeyince Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem oruçlarını bir gün, sonra bir gün daha (arka arkaya iki gün) birbirine ekledi. Sonra (üçüncü günü) hilali gördüler. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (visal orucundan vazgeçmeyenıeri azarlar gibi) "Eğer hilal gecikseydi sizin için (ders olsun diye) ben de o kadar daha arttımdımf" buyurdu.
Aişe r.anha şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e İsmail'in duvarını (Kabedeki Hicr-i İsmail'i) kastederek "Bu duvar Beytullahtan mıdır?" diye sordum. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Evet (duvar, beyttendir)" dedi. Ben yine "(Kureyş) için ne mani vardı ki bu duvarı Beytullaha katmadılar?" dedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Senin kavminin (bu hıcn Kabe'ye katmcıya) bütçeleri yetmedi. (Beyti daralttılar)" diye cevap verdi. Ben "Kabe'nin kapısı niçin bu kadar yüksektir?" diye sordum. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Kavmin dilediği kimseleri Beytullaha koymak, dilediklerini de koymamak için böyle yaptı" cevabını verdi. Sonra Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Ya Hz. Aişe radıyalldhu anhfı! Kavmin cahiliyet devrine yakın olmasaydı, ben Hicr-i İsmail'i Beytullaha katmak, kapısını da yer seviyesine indirmek isterdim. Fakat böyle yapıldığında kavminin kalplerinin kırılmasından endişe ederim."
Ebu Hureyre'nin nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: 'Hicret olmasaydı ben muhakkak Ensardan bir kişi olurdum. Eğer insanlar bir vadiye Ensar bir başka vadiye veya bir dağ yoluna girseydi, muhakkak ki ben Ensann vadisine veya dağ yoluna girerdim!"
Abdullah b. Zeyd'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Eğer hicret olmasaydı, elbette ben Ensardan bir kimse olurdum. İnsanlar bir vadiye yahut bir dağ yoluna girip gitselerdi, ben muhakkak Ensann vadisine ve gittikleri dağ ya/una giderdim!"