Abdullah b. Âmir, Bedir'e katılan muhacir sahâbî Âmir b. Rebîa'nın oğludur ve Ebû Muhammed künyesiyle bilinir. Ailesinin soyu hakkında farklı görüşler bulunsa da Hz. Ömer'in babası Hattâb b. Nüfeyl'in evlat edindiği Âmir b. Rebîa sebebiyle Kureyş'in Adî oğullarına bağlı sayılırlar. Hudeybiye yılları civarında, Hz. Peygamber hayattayken doğdu; Resûlullah vefat ettiğinde beş altı yaşlarındaydı.
Medine'de yaşadı. Babası Âmir b. Rebîa ile Hz. Ömer, Hz. Osman ve Abdurrahman b. Avf gibi sahâbîlerden rivayette bulundu. Ondan Âsım b. Ubeydullah, Ebû Bekir b. Hafs, Yahyâ b. Saîd el-Ensârî ve İbn Şihâb ez-Zührî hadis aldı. İbn Hibbân onu güvenilir râviler arasında zikreder. Vefat yılı için h. 70 ve 89 da söylenmekle birlikte kaynaklar çoğunlukla h. 85 / m. 704 yılını verir.
Ailesi
Babası
'Amir bin Rabi'a bin Malik
Annesi
Liala bint Abi Hathmah
Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Abdulah İbn Amir babasının şöyle dediğini nakletmiştir: "Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bineği üzerinde iken - binek ne tarafa yönelirse yönelsin namaz kıldığını gördüm."
Abdullah İbn Amir İbn Rebia, babası Amir İbn Rebia'nın kendisine şu olayı haber verdiğini söylemiştir: "Ben Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i bineği üzerinde nafile namaz kılarken gördüm; binek ne tarafa yönelirse yönelsin başı ile ima ediyordu. Fakat Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem farz namazları hiçbir zaman binek üzerinde kılmamıştır."
Abdullah İbn Amir (r.a.) babasının naklettiği bir olayı anlatıyor: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in gece yolculuk sırasında bineği üzerinde iken - binek ne tarafa yönelirse yönelsin - namaz kıldığını gördüm."
Hz. Aişe'nin şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine'ye hicret ettiği zaman bir gece düşman saldırısından endişe ettiği için uyuyamamış ve: "Keşke bu gece ashabımdan 'işini iyi bilen (salih) biri gelse de beni korusa!" diye temenni etmişti. Biz bu sırada bir silah gıcırtısı duyduk. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Kim var orada?" diye sorunca gelen kişi şöyle dedi: "Ben Sa'd İbn Ebu Vakkas'ım, sizi korumak, burada nöbet tutmak üzere geldim!" Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem uyudu." Diğer tahric: Tirmizi Menakib; Müslim, Fedail
Zühri dedi ki: Bana Abdullah b. Amir b. Rabia'nın --ki Adiy oğullarının en büyüklerinden idi ve onun babası Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile Bedir'e katılmış idi- haber verdiğine göre; "Ömer, Kudame b. Maz'un'u Bahreyn'e amil olarak tayin etti -ki Bedir'e katılmış birisi idi ve Abdullah b. Ömer ile Hafsa'nın da dayısı idi.- Allah hepsinden razı oIsun."
Abdullah b. Amir'den rivayete göre "Ömer Şam'a çıktı. Serğ'de iken vebanın Şam topraklarında baş gösterdiği haberi ona ulaştı. Abdurrahman b. Avf da Ömer'e, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu haber verdi: Onun bir yerde baş gösterdiğini işitirseniz oraya gitmeyiniz. Sizin bulunduğunuz bir yerde o görülecek olursa ondan kaçmak amacıyla o yerden çıkmayınız."
Abdullah b. Amir b. Rebi'a'nın nakline göre Hz. Ömer Şam'a doğru yola çıktı. Şam yakınındaki Serğ mevkiine ulaştığında kendisine Şam'da veba hastalığı çıktığı haberi ulaştı. (Hz. Ömer yanında bulunan bazı sahabilerin muvafakatını aldıktan sonra geriye dönmeye karar verdi.) Bu sırada Abdurrahman b. Avf kendisine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu haber verdi: "Bu hastalığın herhangi bir yerde çıktığını işittiğiniz zaman artık oraya gitmeyiniz! Hastalık sizin bulunduğunuz yerde baş gösterirse ondan kaçmak için sakın o yerden çıkmayınız. " Bunun üzerine Hz. Ömer Serğ' den geri döndü. İbn Şihab'ın Salim b. Abdullah'tan nakline göre Hz. Ömer ancak bu Abdurrahman hadisinden dolayı geri dönmüştür.
Abdullah b. Amir b. Rebi'a'nın nakline göre Aişe r.anha şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (Medine'ye hicret ettiği zaman düşman saldırısından endişe ederek) bir gece uyuyamadı ve "Keşke sahabilerimden elverişli bir kişi bu gece benim için bekçilik etse!" dedi. Tam bu sırada biz ansızın bir silah sesi işittik. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Bu kimdir?" diye sordu. Sa'd b. Ebi Vakkas "Ya Resulallah! Seni bekleyip korumak için geldim!" diye cevap verdi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem uykuya daldı. Hatta biz onun horladığını işittik." Ebu Abdullah el-Buhari şöyle dedi: Hz. Aişe radıyallilhu anha'nın ifadesine göre Bilal şu şiiri söyledi: Ela leyte şi'rf hel ebftenne leyleten Bivadin ve havlf izhirun ve celflü Geceler miyim bir gece bilseydim keşke! Etrafımda izhir ve celfl otu ve ben Mekke vadisinde! Hz. Aişe radıyallahu anhil "Ben Bilal'in bu sözlerini Nebie haber verdim" dedi. .
Bize Amr. b. Sevvâd ile Harmele rivayet ettiler. Dedilerki: Bize İbni Vehb hater verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan, o da Abdullah b. Âmir b. Rabîa'dan naklen haber verdi, ona da babası haber vermiş, ki Kendisi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i seferde geceleyin devesinin üzerinde hayvanın döndüğü tarafa doğru nafile namaz kılarken görmüş.
Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e İbni Şihâb'dan dinlediğim, onun da Abdullah b. Âmir b. Rabîa'dan naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. Ömer Şam'a gitmek üzere yola çıkmış. Serğ denilen yere geldiği vakit Şam'da veba zuhur ettiğini duymuş. Bunun üzerine ona Abdurrahman b, Avf, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in : «Bir yerde veba zuhur ettiğini işittiniz mi, onun üzerine gitmeyin. Bir yerde veba zuhur eder, siz de orada bulunursanız, ondan kaçmak için o yerden çıkmayın!» buyurduğunu haber vermiş. Ömer b. Hattab da Serğ'dan geri dönmüş. İbni Şihâb'dan, o da Salim b. AbdiIIah'dan naklen rivayet olunduğuna göre Ömer orduyu ancak Abdurrahman b. Avf'ın hadîsinden dolayı döndürmüştür.
Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Bilâl, Yahya b. Said'den, o da Abdullah b. Amir b. Rabia'dan, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: Bir gece Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uykusuz kaldı da: «Keşke benim ashabımdan yararlı bir zat bu gece beni korusa.» dedi. Ve silâh sesi işittik. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kim o?» dedi. (Gelen zat) ; — Sa'd b. Ebi Vakkâs yâ Resûlallah! Seni korumağa geldim, dedi. Âişe demiş ki: «Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uyudu. Hattâ horultusunu işittim.»
Bize Kuteybe b. Said rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Rumh da rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Yahya b, Said'den, o da Abdullah b. Âmir b. Rabia'dan naklen haber verdiki: Âişe şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine'ye gelişinde bir gece uyuyamadı. Ve: «Keşke ashabımdan yararlı bir zat bu akşam beni korusa!» dedi. Biz bu halde iken bir silâh hışırtısı işittik. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kim o?» dedi. (Gelen zât) : — Sa'd b. Ebi Vakkas'ım! cevâbını verdi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona : «Seni getiren nedir?» diye sordu. Sa'd: — İçime Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hakkında bir korku düştü de onu korumaya geldim, dedi. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona dua etti. Sonra uyudu. İbni Rumh'un rivayetinde : «Biz: — Kim o? dedik...» ifadesi vardır.
Bize bu hadisi Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Abdu'l-Vehhab rivayet etti. (Dediki): Ben Yahya b. Said'i şunu söylerken işittim. Abdullah b. Âmir b. Rabia'yi dinledim. Şöyle diyordu: Âişe dediki: Bir gece Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uykusuz kaldı... Râvi Süleyman b. Bilâl'ın hadisi gibi rivayette bulunmuştur.