Ebû Zeyd Hârice, vahiy kâtibi ve Kur'an'ın cem'inde görev alan sahâbî Zeyd b. Sâbit'in oğludur. Neccâroğulları'na mensup olup h. 30 / m. 650-651 yılında (bir görüşe göre h. 29) Medine'de doğmuştur. Tâbiîler neslinin, fıkıh ilmiyle öne çıkan 'Medine'nin yedi fakihi' arasında sayılır.
Babası, annesi Ümmü Sa'd ve amcası Yezîd b. Sâbit ile Üsâme b. Zeyd ve Sehl b. Sa'd gibi sahâbîlerden ilim almıştır. Babasından devraldığı ferâiz (miras hukuku) bilgisi ve yazışma işlerindeki mahareti ile tanınmış, Emevîler döneminde miras taksimi yapan kassâmlık görevini üstlenmiştir. Ömer b. Abdülazîz Medine valisi iken oluşturduğu danışma meclisinde yer almıştır. Oğlu Süleyman, Ebû Bekir b. Hazm, İbn Şihâb ez-Zührî ve Ebü'z-Zinâd ondan ders alanlar arasındadır. Hadis münekkitleri onu güvenilir kabul etmiştir.
Medine'de h. 100 / m. 718-719 yılında vefat etmiş (h. 99 diyenler de vardır), cenaze namazını Medine valisi Ebû Bekir b. Hazm kıldırmıştır.
Ailesi
Babası
Zayd ibn Thabit
Annesi
Jamila bint Sa'd ibn ar-Rabi'
Eşi
Umm 'Amr bint Hizm from B.Malik b. al-Najjar
Kardeşleri
Sa'd ibn Zayd ibn Thabit, Suliaman ibn Zayd ibn Thabit, Yahya ibn Zayd ibn Thabit, Isma'il ibn Zayd ibn Thabit, Saleet bin Zayd Ibn Thabit, 'Abdur Rahman bin Zayd Ibn Thabit, 'Abdullah bin Zayd Ibn Thabit, Zayd bin Zayd Ibn Thabit
Çocukları
Sulaiman bin Kharjh bin Zayd, 'Abdur Rahman bin Kharjh bin Zayd, Zayd, 'Umar, 'Abdullah bin Kharjh bin Zayd, Muhammad, Habiba, Hamida, Umm Yahya, Umm Suliaman
Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
İbni Şihab şöyle demiştir: Zeyd İbn Sabit'in oğlu Harice bana şöyle dedi: Ensar'dan bir kadın olan Ümmü'l-Ala Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bîat eden kadınlardandı. O şöyle demiştir: Medine'ye hicret eden muhacirler Medine'de (ensara) kur'a ile taksim edildiler. Bizim ailenin payına da Osman İbn Maz'un düştü. Biz onu evimizde ağırladık. Ölüm hastalığına yakalandı. Ölünce yıkandı ve kendi elbisesi ile kefenlendi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem içeri girdi. Ben şöyle dedim: "Ey Ebu Saib (Osman İbn Maz'un)! Allah'ın rahmeti senin üzerine olsun. Allah'ın sana ikramda bulunduğuna dair şahitlik ederim." Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Allah'ın ona ikramda bulunduğunu nereden biliyorsun?" dedi. Ben: "(Anam) babam sana feda olsun ey Allah'ın Resulü! Allah (Osman'a merhamet etmezse) kime merhamet eder?" dedim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Osman'a ölüm geldi. Vallahi ben de onun için hayır umarım. (Ama şu var ki) vallahi ben Allah'ın Resulü olduğum halde bana (Allah tarafından) ne yapılacağını bilemem." Ben dedim ki: "Vallahi bundan sonra hiç kimseyi tezkiye etmem. Tekrar: 2687, 3929, 7003, 7004, 7018
Harice b. Zeyd el-Ensari r.a.'den rivayet edilmiştir: Ensar kadınlarından Ummü'l-A'la' adında, Nebi s.a.v.'e biat veren bir kadın ona şunu bildirmişti: Ensar, muhacirleri evlerinde barındırmak için kur'a çektiklerinde Osman b. Maz'un da bizim payımıza çıkmıştı. -Ümmü'l-Ala şöyle devam ediyor-: Osman b. Maz'un bizim evimizde oturdu. Hastalandı ve hastabakıcılığını yaptık. Sonra vefat edip de onu kefenine sardığımız zaman Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem evimize geldi. Ben: "Saib'in babası! Allah'ın rahmeti üzerine olsun. Şahitlik ederim ki Allah seni yüceltti" dedim. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Kim bilir, belki de onu yüceltmiştir" buyurdu. "Anam babam sana feda olsun, elbette bilemem, Ey Allah'ın Resulü!" dedim. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem: ''Vallahi! Bu Osman'a ölüm gelip çattı. Ben onun için iyilik umanm. Vallahi! Ben -ki Allah Resulü'yüm- ona ne yapılacağını bilmiyorum" buyurdu. -Ümmü'l-Ala diyor ki "Vallahi! Ben o günden bu yana hiç kimseyi asla tezkiye etmem (temize çıkarmam). Ayrıca bu beni çok üzdü."- Ümmü'l-Ala devamla şöyle diyor: Uyudum ve rüyamda Osman'ın akan bir pınarı olduğunu gördüm. Hemen Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek haber verdim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "O akan pınar
Zeyd İbn Sabit r.a.'den nakledilmiştir: Bütün Kur'an sahifelerini Mushaflara yazdım. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i okurken duyduğum bir ayeti yalnızca Huzeyme İbn Sabit el-Ensari'nin yanında buldum. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem onun şahitliğini iki kişinin şahitliği yerine koymuştu. Bu ayet "mu'minler içinde Allah'a verdikleri sözü tutan nice erler var" ayetidir. Tekrar 4049, 4679, 4784, 4986, 4988, 4989, 7191, 7425
Harice b. Zeyd b. Sabiften rivayete göre; "(Ensar) hanımlarından birisi olan ve Nebi Sallallahu aleyhi ve Sellem'e de bey'at etmiş bulunan Ümmü'l-Ala'nın kendisine haber verdiğine göre muhacirlerin (hangilerinin kimin yanında) barınacağını tespit etmek üzere kura çektiklerinde kendileriyle beraber kalmak üzere kurada Osman b. Maz'un çıkmıştı. Ümmü Ala dedi ki: Osman b. Maz'un yanımızda hastalandı. Ben de vefat edinceye kadar ona hasta bakıcılık yaptım. Onu elbiselerine sardık. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yanımıza girdiğinde: Ben ey Ebu's-Saib Allah'ın rahmeti üzerine olsun. Senin için şahadet ederim ki andolsun Allah sana ikramda bulunmuştur, dedim. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Allah'ın ona ikramda bulunmuş olduğunu nerden anladın? Ümmü el-Ala dedi ki: Ben ona: Ey Allah'ın Resulü babam anam sana feda olsun, eğer ona ikram etmemişse kime ikram edeceğini bilemiyorum, dedim. Allah Resulü şöyle buyurdu: Allah'a yemin ederim, ona şu anda yakin gelmiş bulunuyor. Allah'a yemin ederim, onun lehine hayır ümid ediyorum. Bununla birlikte ben Allah'ın Resulü olduğum halde Allah'a yemin ederim ki bana neler yapılacağını bilmiyorum. Ümmü el-Ala dedi ki: Allah'a yemin ederim, ondan sonra kimseyi tezkiye etmeyeceğim. Ümmü Ala dedi ki: Ama bu durum beni Üzmüştü. Uyudum, Osman için akan bir pınar gördüm. Gelip Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gördüğüm rüyayı haber verdim. O, onun amelidir, dedi."
Zeyd b. Sabit r.a. dedi ki: "Mushafı istinsah ettiğimiz vakit Ahzab suresinden bir ayeti bulamadım .. Fakat Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bu ayeti okuduğunu da işitiyordum. Biz onu (yazılı olarak) aradık. Ensardan Huzeyme b. Sabit'in yanında onu bulduk. (Bu ayet yüce Allah'ın): "mu'minler arasında Allah'a verdikleri sözde içtenlikle sebat gösteren nice yiğitler vardır. Onlardan kimisi adağını yerine getirdi, kimisi de beklemektedir."[Ahzab, 23] ayetidir. Biz de bunu mushafta bulunduğu sureye koyduk."
Zeyd İbn Sabit'ten şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Mushafı çoğaltınca, Nebi'in sallallahu aleyhi ve sellem çok sık okuduğunu işittiğim Ahzab suresinden bir ayeti, Ensar'dan Huzeyme'nin dışında hiç kimsenin yanında bulamadım. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem onun şahitliğini iki kişinin şahitliğine denk tutmuştu. Bahsi geçen ayet şuydu: "Müminler içinde Allah'a verdikleri sözde duran nice erler var. "(Ahzab 23)
Harice İbn Zeyd İbn Sabit şöyle söylerken işittiğini rivayet etmiştir: "Mushafı çoğaltırken Ahzab suresinden bir ayeti bulamadım. Oysa Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in O ayeti okuduğu işitmiştim. Bu yüzden onu aradık. Nihayet o ayeti ensardan Huzeyme İbn Sabit'in yanında bulduk. (Söz konusu ayet şuydu:) "Mu'minler içinde Allah'a verdikleri sözde duran nice erler var ... "(Ahzab 23) Sonra bu ayeti, geçtiği surenin içine koyup Mushafa ilave ettik."
Harice b. Zeyd b. Sabit'in nakline göre Ensar'dan bir kadın olan Ümmü'l-Ala Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bey'at etmişti. Ümmü'l-Ala hadisin ravisi Harice'ye (Hicrette) Muhacirleri aralarında kura ile taksim ettiklerini haber vererek şöyle dedi: Bizim payımıza Osman b. Maz'un düşmüştü. Onu evlerimizde konuk ettik, fakat Osman'ın (bir müddet sonra) ölüm sebebi olan o ağrısı tuttu. Vefat edince yıkandı ve kendi elbisesi içine kefenlendi. Sonra Resulullah cenazesinin yanına geldi. Ümmü'l-Ala şöyle devam etti: Ben (cenazeyi tezkiye ederek) "Ey Ebü'sSaib! Allah'ın rahmeti üzerine olsun! Benim şahadetim şudur ki: Allah muhakkak sana ikram etmiştir!" dedim. Bunun üzerine Resulullah "Allah Teala'nın ona ikram buyurduğunu nereden biliyorsun?" Ben de "Ya Resulallah! Babam sana feda olsun! Allah ona ne zaman ikram eder?" dedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Yemin ederim ki ona yakfn gelmiştir ve yine Allah'a yemin ederim ki ben de onun için hayır umuyorum. Yine Allah'a yemin ederim ki -ben Allah'ın Resulü iken- bana (Allah tarafından) ne muamele edileceğini bilemem!" buyurdu. Bunun üzerine Ümmü'l-Ala dedi ki: "Vallahi bundan sonra ben kimseyi asla tezkiye etmiyorum."
Ensar kadınlarından Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bey'at eden Ümmü'l-Ala şöyle anlatmıştır: Muhacirlerin (Mekke'den Medine'ye hicret ettiklerinde) ikamet edecekleri yerleri tespit etmek üzere Ensar kendi aralarında kur'a çektikleri zaman Osman b. Maz'un'un ikameti bizim aileye düşmüştü. Osman bizim evimizde bir müddet kaldıktan sonra hastalandI. Evimizde vefat edinceye kadar onun hasta bakıcılığını yaptık. Sonra onu kendi elbisesi içinde kefenledik. Derken Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yanımıza geldi. Ben "Ey Ebü's-Saib! Allah'ın rahmeti üzerine olsun! Benim şahadetim şudur ki: Allah muhakkak sana ikram etmiştir!" dedim. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ''Allah Teala'nın ona ikram buyurduğunu nereden biliyorsun?" dedi. Ben de "Valiahi bilmiyorum" dedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Osman'a muhakkak ki yakin gelmiştir. Ben de onun için Allah'tan hayır umarım ve yine ben -Allah'ın Resulü iken- bana ve size nasıl muamele edileceğini bilemem" buyurdu. Ümmü'l-Ala "Valiahi ben bundan sonra kimseyi tezkiye etmeye cesaret edemedim" dedi ve şöyle devam etti: "Rüyamda Osman b. Maz'un'un akan bir pınarı olduğunu gördüm. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem' e gelip, bu rüyamı kendisine anlattım. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "(Bu gördüğün akan pınar) onun amelidir" buyurdu.
Zeyd b. Sabit'in ifadesine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisine Yahudilerin yazısını öğrenmesini emretmiştir. Zeyd b. Sabit, ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in (onlara gönderdiği) mektuplarını yazardım, onların da Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e yazdıkları mektupları kendisine okurdum, demiştir.
Bize Abdülmelîk b. Şuayb b. Leys rivayet etti. Dediki: Bana babam dedemden rivayet etti. Demişki: Bana UkayI b. Halici rivayet etti, dediki: İbni Şihab şunu söyledi. Bana Abdülmelik b. Ebî Bekr b. Abdurrahman b. Haris b. Hişam haber verdi, Ona da Haricetü'bnü Zeyd el-Ensari haber vermiş ki babası Zeyd b. Sabit şunları söylemiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Abdest; ateşte pişen şeylerden dolayı icab eder.» buyururken işittim.