Hafsa bint Ömer

Nebî'nin zevcesi, Hz. Ömer'in kızı

Hafsa bint Ömer b. Hattâb

Doğumh.ö. 14 · Mekke
Vefath. 45 · Medine
Yaşadığı yerlerMedine
Cerh-ta'dîlsahâbî

Hakkında

Hafsa, Hz. Ömer'in kızı ve Hz. Peygamber'in hanımlarından biridir. Bi'setten önce, m. 605 yılında Mekke'de doğdu. Annesi, kendisi de sahâbî olan Zeyneb bint Maz'ûn el-Cumahiyye'dir. İlk eşi, Bedir'e katılmış sahâbîlerden Huneys b. Huzâfe idi; Huneys'in Bedir'den sonra vefat etmesiyle dul kaldı.

Hz. Peygamber onunla h. 3 / m. 625 yılında dört yüz dirhem mehir karşılığında evlendi. Kendisine söylenen bir sırrı açığa vurması üzerine Resûlullah'ın onu bir süreliğine boşadığı, ardından tekrar ona döndüğü rivayet edilir. Bu olayla ilgili nakillerde Cebrâil'in, çok oruç tutup çok namaz kılan Hafsa'nın cennette de Peygamber'in eşi olacağını bildirdiği aktarılır.

Okuma yazmayı Şifâ bint Abdullah'tan öğrendi. Hz. Ebû Bekir döneminde bir araya getirilen Kur'an nüshası, babası Hz. Ömer'in vefatından sonra onun yanında emanet olarak kaldı; Hz. Osman çoğaltma işi için bu nüshayı ondan istedi. Hz. Peygamber'den ve babasından altmış kadar hadis rivayet etti. Kaynakların çoğuna göre h. 45 / m. 665 yılında Medine'de vefat etti ve Bakî' kabristanına defnedildi; h. 41 ve 50 tarihleri de zikredilir.

Ailesi

Babası
'Umar ibn al-Khattab
Annesi
Zaynab bint Maz'un
Eşi
Khunays ibn Hudhaifa, Prophet Muhammad(saw)
Kardeşleri
ibn Umar, 'Abdur Rahman bin 'Umar (Akbar)

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Abdullah bin Ömer (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: "Hafsa'nın bana bildirdiğine göre gün ağarmaya başladığı sırada müezzin sabah ezanını okumak için hazırlanınca, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem sabah namazının farzından önce iki kısa rekat sünnet kılardı. Tekrar: 1173, 1181.
İbn Ömer r.a.'in naklettiğine göre Hafsa (r.anha) şöyle demiştir: "Ey Allah'ın Resulü! Umre'den sonra ihram'dan çıkanların durumu nedir? halbuki sen umre'den sonra ihram'dan çıkmadın?" diye sordum. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Ben saçlarımı dağılmaması için bir madde ile tutturdum ve hedy kurbanıma da gerdanlığını taktım. Bundan dolayı artık kurban kesinceye kadar ihram'dan çıkmayacağım" diye cevap verdi." Tekrar: 1697, 1725, 4398, 5916
Rivayet zinciri (1. tarîk): Buhârî ← İsmâil b. Abdullah ← Mâlik b. Enes ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer ← Hafsa bint Ömer
Rivayet zinciri (2. tarîk): Buhârî ← Abdullah b. Yûsuf ← Mâlik b. Enes ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer ← Hafsa bint Ömer
Hafsa (r.anha) şöyle anlatır: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e, "Ey Allah'ın Resulü! Sen ihram'dan çıkmadığın halde insanlar neden çıktılar?" diye sordum. Bana, "Ben saçlarımı dağılmaması için topladım, hedy kurbanıma gerdanlık taktım. Hacc tamamlamadıkça ben ihramdan çıkamam" buyurdu.
Hafsa r.anha'dan rivayet edildiğine göre o, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü sen umrenden çıkmadığın halde insanlara ne oluyor ki umreden çıkıyorlar?". Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Ben başıma reçine sürdüm, hedy kurbanıma kılade bağladım. Bu yüzden kurban kesilinceye kadar ihram'dan çıkmayacağım"
Abdullah İbn Ömer r.a., Hafsa r.anha'nın şöyle söylediğini belirtti: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Şu beş hayvanın öldürülmesinde, öldürene herhangi bir günah söz konusu değildir: Karga, çaylak, fare, akrep ve kelb-i akur." Not: Kelb-i Akur’un ne olduğu bir sonraki sayfa’da
İbn Ömer'den dedi ki: "(Kızkardeşim) Hafsa'nın yanına girdim. Zülüflerinden su damlıyordu. Ben, insanların hali gördüğün gibi cereyan etti. Bu işten bana hiçbir şey verilmedi, dedim. O: Hadi yetiş .. Çünkü onlar seni beklemektedirIer. Senin onların yanına gitmekte gecikmenin bir tefrikaya sebep olacağından korkuyorum, dedi. (Hafsa öyle diyerek) gidinceye kadar onun peşini bırakmadı. İnsanlar dağılınca Muaviye bir hutbe vererek dedi ki: Bu iş hakkında konuşmak isteyen bize kamlını (boynuzunu yani kendisini) göstersin. Şüphesiz biz bu işe ondan da, onun babasından da daha bir hak sahibiyiz. Habib b. Mesleme: Peki niçin ona cevap vermedin, dedi, Abdullah: Ben boynuma bağladığım elbiseyi çözdüm ve şunları söylemek istedim: Bu işe senden daha layık olan kimse İslam için seninle ve babanla savaşan kimselerdir.. Fakat topluluğu tefrikaya düşürecek, kanların dökülmesine sebep olacak birşey söylemekten ve maksadın dışında sözlerin benim adıma nakledileceğinden korktum. Allah'ın cennetlerde neler hazırladıklarını hatırladım, dedi. Habib dedi ki: "Korundun ve yanlışlıktan muhafaza edildin." Mahmud, Abdurrezzak'tan: "(Zülüfleri anlamındaki kelimeyi 'nesevatiha' değil de): Nevsatiha" diye nakletmiştir.
Nafi"den rivayete göre İbn Ömer kendisine şunu bildirmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımı Hafsa r.a.a'nın ona haber verdiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Veda haccı yılında zevcelerine ihramdan çıkmalarını emretti. Bunun üzerine Hafsa: Peki senin ihramdan çıkmana engelolan ne, dedi. Allah Resulü: Ben başıma (yapışkan zamk sürerek) telbıd ettim. Ayrıca kurbanlarıma da gerdanlık takttm. Bu sebeple kurbanlıklarımı kesinceye kadar ihramdan çıkamam, diye buyurdu."
Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımı Hafsa r.anha'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Ey Allah'ın Rasulü, insanlara ne oluyor, onlar bir umre yapıp ihramdan çıktılar. Ama sen umreni yaptıktan sonra ihramdan çıkmadın, dedim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Ben saçımı toplayıp yapıştırdım. Hediyelik kurbanlıklarıma gerdanlıklar koydum. Artık ben kurbanımı kesinceye kadar ihramdan çıkamam, buyurdu."