Alkame b. Kays Râvi

Doğum: h. 10 · Vefat: h. 62
Alkame b. Kays b. Abdullah b. Mâlik b. Alkame b. Selâmân…
Künye
Ebû
Nisbe
en-Nehaî, el-Kûfî
Tabaka
2. tabaka
Şehir
Merv, Kûfe
Vefat kaydı
h. 61 (bazı kaynaklarda 62, 65, 72, 73, 63)
Cerh-ta'dîl
sika sebt

Ebû Şibl Alkame b. Kays en-Nehaî, aslen Yemenli olup İslâm döneminde Kûfe'ye yerleşen Nehaʻ kabilesine mensup büyük bir tâbiîdir. Künyesini hocası Abdullah b. Mes'ûd'un verdiği nakledilir. Esved b. Yezîd'in amcasıdır; Kûfe fıkhının önde gelen ismi İbrâhim en-Nehaî de onun akrabası ve öğrencisidir.

İlmini esas olarak Abdullah b. Mes'ûd'dan aldı; ayrıca Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz. Âişe ve Selmân-ı Fârisî gibi sahâbîlerden rivayette bulundu. İbrâhim en-Nehaî, Şa'bî ve Yahyâ b. Vessâb ondan ilim alanlar arasındadır. İbn Mes'ûd'dan başlayıp İbrâhim en-Nehaî ve Hammâd b. Ebû Süleyman aracılığıyla Ebû Hanîfe'ye uzanan fıkıh silsilesinin önemli halkalarından biridir. Güzel Kur'an okuyuşuyla tanınır, Kur'an'ı beş günde bir hatmettiği anlatılır. Tavır ve hâliyle İbn Mes'ûd'a en çok benzeyen kişi olarak anıldığı da rivayet edilir.

Horasan'daki cihad harekâtına katıldı; Hz. Ali'nin saflarında Sıffîn Savaşı'nda (h. 37 / m. 657) yaralandı, Nehrevan'da (h. 38 / m. 658) Hâricîlere karşı savaştı. H. 62 / m. 682 yılında Kûfe'de vefat etti; h. 61, 63, 65 ve 72 gibi farklı tarihler de nakledilir.

Babası Qays bin 'Abdullah bin Malik. Kardeşleri: Mulayka bint Qays. Yaşadığı yerler: Hijaz, al-Kufa. Doğum yeri: Hijaz. Vefat yeri: Kufa.

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış, kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir; eşleşmeyen yazımlar ayrı kayıt olarak kalabilir.

38 hadis
Abdullah b. Mes'ud şöyle demiştir: "İnanıp da imanlarına herhangi bir zulüm bulaştırmayanlar"(En'am 83) ayeti inince bu Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sahabilerine ağır geldi ve "Hangimiz imanına zulüm karıştırmamıştır!" dediler. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Bu, sizin düşündüğünüz zulüm değildir. Lokman Nebi'in 'Doğrusu şirk, büyük bir zulümdür' ayetindeki sözünü bilmiyor musunuz?" buyurdu.
Abdullah b. Mes'ud r.a. şöyle demiştir: "İnanıp da imanlarına herhangi bir zulüm bulaştırmayanlar var ya işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır"(En'am 82) ayet-i kerimesi indiğinde bu Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sahabilerine ağır geldi ve "Hangimiz nefsine zulmetmiyor ki!" dediler. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Bu sizin zannettiğiniz gibi değildir. O ancak Lokman'ın oğluna 'Yavrucuğum Allah'a ortak koşma! Doğrusu şjrk. büyük bir zulümdür"(Lokman 13) buyurduğu zulümdür" dedi.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Buhârî İshâk b. İbrâhîm Vekî'
Rivayet zinciri (2. tarîk): Buhârî Yahyâ Vekî' Süleymân A'meş İbrâhîm Alkame b. Kays Abdullah b. Mes'ûd
Abdullah b. Mes'ud şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bizlere öğle namazını beş rekat olarak kıldırdı. Kendisine "Namazda arttırılma mı yapıldı?" diye soruldu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Neden sordunuz?" dedi. Sahabiler "Beş rekat olarak kıldırdınız" dediler. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem selam verdikten sonra iki sehv secdesi yaptı.
İbn Mes'ud şöyle demiştir: Ben Medine'de bir tarlada Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellemla birlikte idim. O bir hurma dalına dayanmıştı. Derken Yahudilerden bir grup geldi. Bunlardan birisi "Ona ruh hakkında soru sorun" dedi. Bir diğeri "Ona hiçbir şey sormayın ki size hoşlanmadığınız şeyleri söylemesin" dedi. Sonra Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına geldiler ve "Ey Ebü'l-Kasım! Bize ruhtan söz et" dediler. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir süre ayakta baka kaldı. Anladım ki ona vahiy geliyor. Vahiy bitinceye kadar ondan geride durdum, Sonra "Sana ruh hakkında soru sorarlar. Deki ruh, Rabbimin emrindendir"(İsra 85) ayeti indi.
Abdullah b. Mesud şöyle demiştir: Kitap ehlinden bir adam Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e geldi ve "Ey Ebü'l-Kasım' Şüphesiz Allah gökleri bir parmağında, yer tabakalarını bir parmağında, bütün ağaçları bir parmağında, toprakları bir parmağında, diğer mahlukları da (beşinci) parmağında tutar. Sonra 'Melik ancak benim, me lik ancak benim!' buyurur" dedi. İbn Mesud dedi ki: Bu söz üzerine ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in azı dişleri görününceye kadar güldüğünü gördüm. Sonra "Allah'ın kadrini hakkıyla bilemediler" ayetini okudu.
Abdullah b. Mes'ud r.a. şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e Yahudi alimlerinden biri geldi ve "Ya Muhammed! Şüphesiz Allah (kıyamet günü) göğü bir parmağı üzerine, yeri bir parmağı üzerine, dağları bir parmağı üzerine, ağaçları ve nehirleri bir parmağı üzerine ve diğer mahlukları da bir parmağı üzerine kor. Sonra eliyle 'Melik ancak benim!' buyurur, dedi. Sonra eliyle 'Melik ancak benim!' buyurur, dedi. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem güldü ve Allah'ı gereği gibi tanımadllar"(En'am 91) dedi. باب: ما جاء في تخليق السماوات والأرض وغيرها من الخلائق. 27. GÖKLERİN, YERİN VE BUNLARDAN BAŞKA MAHLUKLARIN YARATILMALARI HAKKINDA GELEN RİVAYETLER وهو فعل الرب تبارك وتعالى وأمره، فالرب بصفاته وفعله وأمره، وهو الخالق المكوِّن، غير مخلوق. وما كان بفعله وأمره وتخليقه وتكوينه، فهو مفعول مخلوق مكوَّن. Bu yaratma, Yüce Rabbin fiili ve emridir. Rab, sıfatları, fiilleri, emri ve kelamıyla yaratıcıdır. Mükewindir, mahluk değildir. Onun fiili, emri, yaratması ve tekvini ile olan şeyler ise mef'uldür, mahluktur ve mükewendir.
İbn Mesud şöyle demiştir: Ben (bir gün) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile beraber Medine' deki tarlalar içinde yürüyordum. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hurma dalından bir değneğe dayanıyordu. Derken Yahudilerden bir topluluğa uğradı. Onların birtakımı diğer takımına 'Ona ruh hakkında soru sorun' dedi. Birtakımı da 'Ona ruh hakkında soru sormayın' dediler. Neticede Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ruh hakkında soru sordular. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem değneği üzerine dayanarak dikeldi. Ben arkasında bulunuyordum ve kendisine vahiy indirilmekte olduğunu düşündüm. Sonunda Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Sana ruh hakkında soru sorarlar. Deki ruh Rabbimin emrindendir. Size ancak az bir bilgi verilmiştir"(İsra 85) ayetini okudu. Bunun üzerine onların bir kısmı diğerine "Biz size ona bir şey sormayınız! demiştik" dediler.
Rivayet zinciri: Buhârî Yahyâ Vekî' Süleymân A'meş İbrâhîm Alkame b. Kays Abdullah b. Mes'ûd
İbn Mesud şöyle anlatmıştır: Ben bir keresinde Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile beraber Medine'nin tarlalarından birinde yürüyorduk. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yanında bulunan hurma dalından bir değneğe dayanıyordu. Derken biz, Yahudilerden bir topluluğa tesadüf ettik. Onlardan birtakımı diğer takımına "Ona ruh hakkında soru sorun" dedi. Diğer takımı da "Ona bir şey sormayın. Belki bunun hakkında hoşlanmayacağınlZ bir cevap getirir" dedi. Bazıları ise "Biz ona muhakkak soracağız" dediler. Bunun üzerine onlardan biri ayağa kalktı ve "Ya Ebe'I-Kasım! Ruh nedir?" diye sordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem sükCıt etti. Ben kendisine vahiy verilmekte olduğunu anladım. Sonunda "Sana ruh hakkında soru sorarlar. Deki: Ruh, Rabbimin emrindendir. Size ancak az bir bilgi verilmiştir"(İsra ı 85) ayet-i kerimesini okudu. Hadisi rivayet eden A'meş bizim kıraatimizde böyle "ve ma CıtCı = onlara verilmemiştir" şeklindedir dedi.