Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1569, sondan 4668. ayet; 11. sure ve Hûd Suresinin 96. ayetidir. Hûd Suresi 96. ayetinin kelime sayisi 6, harf sayısı 31 ve toplam ebced değeri ise 1321 olarak hesaplanmıştır. Hûd Suresinin toplam ebced değeri 537792 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu ayetle aynı/benzer 1 ayet daha bulunmaktadır. Bunlar; 40:23 ayetleridir. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (6) ل (3) ر (1) bulunuyor.
96,97. Andolsun, biz Mûsâ’yı âyetlerimizle ve apaçık bir mucize ile Firavun’a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber gönderdik de ileri gelenler Firavun’un emrine uydular. Hâlbuki Firavun’un emri doğru değildi.
Sûrenin 25. âyetinden itibaren buraya kadar bazı peygamberlerin kıssaları, getirdikleri mesaj, inkârcılara karşı verdikleri mücadele ve bu mücadelenin sonucu hakkında açıklamalar yapıldı. Bu âyetlerde de Hz. Mûsâ’nın önceki peygamberlerin tebliğ ettikleri dini ihya etmek üzere mûcize ve delillerle Firavun’a ve ileri gelen çevresine gönderildiği ifade edilmektedir (Mûsâ ve Firavun hakkında bilgi için bk. Bakara 2:49 vd.; A‘râf 7:103-156; mûcizeler hakkında bilgi için krş. A‘râf 7:133; İsrâ 17:101). Firavun ve çevresindekilerin inkârcılıkta direnmeleri sebebiyle sonlarının önceki kavimlerin sonuna benzediğine işaret edilmektedir. Çünkü Firavun Allah’ın varlığına inanmıyor, her ülke halkının görevinin mutlak surette kendi hükümdarına itaat etmek olduğunu ileri sürüyor, ayrıca kendisinin en büyük tanrı olduğunu iddia ediyordu (bk. en-Nâziât 79:24). Bu sebeple Hz. Mûsâ’nın tebliğ ettiği ilâhî emirleri kabul etmedi, çevresine de bunları kabul etmemelerini, Hz. Mûsâ ve İsrâiloğulları hakkında sert tedbirler almalarını emretti. Hakkın karşısına dikilen zorba güçler, genel olarak çevrelerini ve emirleri altında olanları peşlerinden sürüklemektedirler. Oysa Kur’an Allah’a isyan konusunda (ana-baba dahil) hiç kimseye itaat etmeye müsaade etmemektedir; aksine böyle bir durumda hem yöneteni hem de yönetileni eşit derecede sorumlu tutmaktadır. Nitekim 98. âyette Firavun ve onun peşine düşen halkın tuttukları yolun başta Firavun olmak üzere hepsini cehenneme götürecek bir yol olduğu ifade edilmiş, 99. âyette de genel olarak insanların önderlerini ve rehberlerini dikkatli ve bilinçli seçmeleri gerektiğine işaret edilmiştir.
Mehmet Okuyan
96,97. Yemin olsun ki Musa’yı da ayetlerimizle ve apaçık bir delille Firavun’a ve onun yöneticilerine göndermiştik. Onlar, Firavun’un emrine uymuşlardı. (Oysa) Firavun’un emri asla doğru değildi.
Hz. Musa’ya verilen ayetler, yani deliller, mucizelerle ilgili bkz. Bakara 2:60; Nisâ 4:154; A‘râf 7:133, 160; Kehf 18:101; Tâhâ 20:18, 22, 77; Şu‘arâ 26:32, 33, 63; Neml 27:10; Kasas 28:31; Mü’min 40:23-24.
Bayraktar Bayraklı
96,97. Andolsun, Mûsâ'yı da âyetlerimizle ve açık bir kanıtla Firavun'a ve ileri gelenlerine gönderdik. Ama onlar Firavun'un emrine uydular. Oysa Firavun'un emri, akla uygun değildi.
Mûsâ'yı da, âyetlerimizle, mûcizelerimizle, apaçık bir ferman ile, ilâhî bir yetki ile özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere Rasul olarak gönderdik.
96,97. Şânım hakkı için, biz Mûsa'yı da Firavuna ve kavminin ileri gelenlerine mûcizelerimizle ve apaçık Asâ hüccetimizle gönderdik de, onlar, Firavun'un emrine uydular. Firavun'un emri ise hak değildi (sapıklıktı.).
96, 97. Andolsun! Biz Musa’yı da ayetlerimizle ve apaçık bir güç ile (peygamber olarak) Firavun ve ordusuna gönderdik. Fakat (ordusu) Firavun’un emrine uydular. Hâlbuki Firavun’un emri, yerinde olan bir karar değildi.
96-97. Andolsun Musa'yı da ayetlerimizle ve somut mucizelerle Firavun'a ve onun önde gelen çevresine (nebi olarak) gönderdik. (Buna rağmen) onlar (bizim emrimize değil) Firavun 'un emrine uydular. Oysa Firavun ‘un emri doğruya götürücü (irşat edici) değildi.
Bkz. 7:133, 17:101, 27:12Hz. Musa’nın getirdiği somut mucizelerle alakalı olarak Â’raf 7:133, İsra 17:101 ve Neml 27:12 ayetlerine ve açıklamalarına bakabilirsiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
96,97. And olsun ki Musa'yı Firavun ve erkanına mucizelerimizle, apaçık bir delil ile gönderdik. Firavun'un buyruğuna uydular, oysa Firavun'un buyurduğu sağduyuya uygun değildi.
96, 97. Andolsun ki Musa'yı da mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun'a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Fakat onlar Firavun'un emrine uydular. Oysa Firavun'un emri doğru değildi.
96,97. Andolsun ki biz Musâyı da Fir'avna ve onun ileri gelenlerine mucizelerimizle ve apaçık bir hüccetle gönderdik de yine onlar Fir'avnın emrine tâbi oldular. Halbuki Fir'avn'ın emri hiç de salâhiyyetli ve dürüst değildi.
96,97. And olsun ki Mûsâ'yı da mu'cizelerimizle(2) ve apaçık bir delîl ile Fir'avun'a ve onun ileri gelenlerine gönderdik; fakat (o kavim) Fir'avun'un emrine uydular. Hâlbuki Fir'avun'un emri doğru değildi.
96, 97. Biz Musa/yı mucizelerimizle, apaçık bir burhan ile Fir/avun/a ve ileri gelenlerine göndermişiz.. Onlar muhalefet ile Fir/avun/un emrine tâbi oldular. Halbuki Firavun/un emri dürüst değildi [⁷].
Ve onların ardından, Mûsâ’yı ayetlerimizle ve Peygamberliğini ispatlayan apaçık bir delille, Firavun’a ve onun yanındatoplum yönetiminde söz sahibi ileri gelen adamlarına gönderdik.
1 Buradaki âyetlerden maksat, Tevrât değil A’raf ve Neml sûresinde bahsedilen dokuz mûcizedir. Bunlar da; “âsâsının yılana dönmesi, elinin beyazlaşması, tûfân, çekirge, haşere, kurbağa, mal ve can noksanlığı, suların kan olması ve denizin yarılmasıdır.” Konu ile ilgili olarak Bk. (A’raf: 133, İsrâ: 101, Neml: 12, Mü’min: 23-24)2 Apaçık mûcize ise; âsâsının yılana dönmesi ve elinin beyazlaşması (yed-i beyzâ) mucizesidir.
Muhammed Esed
VE GERÇEK ŞU Kİ, Biz Musa'yı ayetlerimizle ve apaçık bir yetkiyle
96-97. Vaktiyle biz Musa’yı da ayetlerimizle ve açık bir ayet/mucize desteğimiz ile Firavun ve onun yönetici seçkinlerine göndermiştik. Ama onlar, tuttular da Firavun’un emrine uydular; oysa Firavun’un yönetim sistemi hiç de akıllıca değildi. 20/42-43, 43/46-47
96, 97. Mûsâ'yı da âyetlerimizle ve özellikle pek âşikâr bir delil ile, Firavun'a ve ileri gelen yardımcılarına Peygamber olarak gönderdik. Ama adamlar tutup Firavun'un emrine tâbi oldular. Oysa Firavun'un emri tutarlı ve doğru bir emir değildi. [3, 128; 7, 60; 73, 16; 79, 21-26]
96,97. -Musa'yı da ayetlerimizle ve açık bir belge ile Firavun ve çevresine göndermiştik. Onlar, Firavun'un emrine uydular; oysa Firavun'un buyruğu doğru yola çıkarmazdı.