Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 111, sondan 6126. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 104. ayetidir. Bakara Suresi 104. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 65 ve toplam ebced değeri ise 4629 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (18) ل (7) م (3) bulunuyor.
Arapça Metin
يا ايها الذين امنوا لا تقولوا راعنا وقولوا انظرنا واسمعوا وللكافرين عذاب اليم
Sahabiler, Hz.Peygamber’in nasihatlerinden daha çok yararlanmak için ona, “Râ’inâ (Bizi gözet)”, diyorlardı. Yahudiler, bu ifadeyi İbranice’de hakaret ifade eden bir anlamda kullanıyorlardı. Bir başka yoruma göre, “râ’inâ” kelimesini, Arapça’da “çobanımız” anlamına gelecek şekilde “râ’înâ” diye okuyorlardı. O sebeple âyet, mü’minlerden, “Râ’inâ” yerine yine, “Bize de bak”, “Bizi de gözet” anlamındaki, “Unzurnâ” ifadesini kullanmalarını istemiştir. Âyette, yanlış anlama çekilebilecek kelimeleri kullanmaktan sakınmanın adaba uygun olduğuna işaret edilmektedir. Konu ile ilgili olarak ayrıca Nisâ sûresinin 46. âyetine bakınız.
“Râinâ” kelimesi için tefsirlerde değişik mânalar verilmiş ve açıklamalar getirilmiştir (bk. Taberî, I, 469-471; Râzî, III, 224; Şevkânî, I, 136). Bir yoruma göre “râi” (emir kipi) şeklindeki türetilmiş fiil kalıbı (müfâale babı) genellikle iki kişi veya iki zümre arasındaki karşılıklı ilişkileri, tutum ve davranışları ifade ettiğinden, “râinâ” sözü “Bizi kolla, gözet; sen bizi gözetmezsen biz de seni gözetmeyiz” veya “Bizi can kulağıyla dinle; sen bizi dinlemezsen biz de seni dinlemeyiz!” şeklinde bir anlam içerir. Bu ise Peygamber’e karşı bir saygısızlığı çağrıştırmaktadır. Oysa Kur’an-ı Kerîm müslümanları Peygamber hakkında her zaman edepli ve nazik olmaya davet etmekteydi. Bu âyette de Resûl-i Ekrem’le konuşurken ona, belirtilen anlama gelebilecek bir kelimeyle ve kaba bir tavırla hitap etmelerini yakışıksız bulmuş; bunun yerine “unzurnâ”, yani “Bize bak, bize ilgi göster” veya “Bize tebliğde bulunurken mühlet ver, durumumuzu gözet ki sözünü daha iyi kavrayıp anlattıklarını öğrenebilelim” demelerini; ayrıca Resûlullah’ı dikkatle dinleyip söylediklerini zihinlerine yerleştirmelerini emretmiştir. Başka bir yoruma göre “râinâ” kelimesi Arapça’da hakaret anlamı taşımamakla birlikte, İbrânî dilinde “râinâ” gibi telaffuz edilen bir hakaret kelimesi bulunmaktaydı. Medine yahudileri hakaret maksadıyla bu kelimeyi kullandıkları, hatta Hz. Peygamber’le tartışırken aynı kelimeyi telaffuz ettikleri (Nisâ 4:46) için âyette müslümanlara, bunun yerine aynı anlama gelen “unzurnâ” kelimesini kullanmaları öğütlenmiştir (Taberî, I, 473-474; Şevkânî, I, 136).
Mehmet Okuyan
Ey iman edenler! ‘[Râ‘inâ]!’ (bize çobanlık et) demeyin, ‘[Unzurnâ]!’ (bizi gözet) deyin ve (söylenenleri) dinleyin! kâfirler için elem verici bir azap vardır.
Kur’an’da 89 kez geçen [yâ eyyühellezîne âmenû] “Ey iman edenler” hitabının geçtiği yerler için bkz. Bakara 2:153, dipnot 4.,Burada geçen [Râ‘inâ] kelimesi, “bize çobanlık et” anlamında olumsuz anlamlı bir kullanımdır ve bazı yahudilerin müslümanlara yönelik hakaret içerikli ifadelerini içermektedir. Bu yüzden Yüce Allah bunu söylemeyi yasaklamaktadır. Bu mesaj, Nisâ 4:46. ayetiyle birlikte okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
Ey iman edenler! Peygamber'e “Bizi güt!” demeyiniz, “Bizi gözet!” deyiniz ve onu dinleyiniz. İnanmayanlara acıklı bir azap vardır.
1- Bize uy. Arzularımıza göre hareket et. 2- Bizi gözet, bizimle ilgilen.
Ahmet Akgül
Ey iman edenler! (Yöneticilerinize:) "Raina-Bizi güt (şuursuz koyun sürüsü gibi bizi yönet) " demeyin; "Ünzurna-Bizi gözet (organize ve koordine edip istişare ile idare et) " deyin ve (Hakk ve adalet ettikçe onları) dinleyin. (Unutmayın ki) Kâfirler ve nankörler için acı bir azap vardır.
[Not: Müslüman topluma koyun gibi güdülmek ve despot bir idareye boyun eğmek değil, etkin bir şekilde siyasete girmek, yönetimi takip ve tenkit etmek, ama şuurlu bir sorumluluk yüklenip Hakk’ta ve hayırda itaat etmek düşmektedir.]
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey insanlar, "bizi de gözet, bırak da anlayalım" demeyin. "Bize de bak, bizi de gözet" deyin ve dinleyin. Kafirlere pek elemli bir azap var.
Bizi de gözet anlamına gelen "Râinâ" sözünü Yahûdiler, "Râinâ - çobanımız" tarzına çevirdiler. Bu âyet, bu yüzden vahyedildi.
Abdullah Parlıyan
Ey iman edenler! Peygambere karşı, saygısızlık manası ifade edebilecek bir kelime olan (RÂİNÂ=bizi dinle, bize çobanlık et) yerine; ters anlama gelmesi mümkün olmayan (ÜNZURNÂ=bizi gözetle) demeyi tercih edin ve O'na daima kulak verin. Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden kâfirlere acıklı bir azap var.
Ey iman nimetine kavuşanlar, peygambere ve idarecilerinize,
"-Dinî, siyasî ve idarî otoriteni bizim de çıkarlarımızı dikkate alarak, menfaatlerimizi gözetip kollayarak kullan" demeyin, peygambere ve kendinize hakaret içerecek iltibasa meydan vermeyin.
"- Kur'an, sünnet ve ilmî esaslarla, örfün kuralları ve aklın verileriyle çalışan, sesimize kulak veren, yardım, destek ve imkân sağlayan, bize neler kazandırılabileceğinin hesabını yapabilen, ihtilâfları halleden, meseleleri zamana yayarak çözen, danışarak tedbir ile bizi yöneten hükümet ve meclis kur, bakanlar ve hâkimler tayin et" deyin. Rasulullahın tebliğini, teşriini, uygulamak-hayata geçirmek niyetiyle, can kulağı ile dinleyin, icabet edin. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler için can yakıp inleten müthiş bir azap vardır.
104.İbnu`l-Munzir`in Suddi`den rivayet ettiğine göre yahudilerden Malik bin es-Sayf ve Rifa`a bin Zeyd adında iki adam vardı. Bunlar Resulullah (a.s.) ile karşılaştıklarında: "Kulağınla bizi gözet ve duy duyulmaz olası" diyorlardı. Müslümanlar bu sözün kitap ehlinin peygamberlerine hürmet için kullandıkları sözler olduğunu sanmışlardı. Resulullah (a.s.)`a da böyle söylediler. Bunun üzerine Yüce Allah bu ayeti kerimeyi indirdi.Ebu Nu`aym`ın ed-Delail`de Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre, Arapça`da "bizi gözet" anlamı taşıyan "ra`ina" sözü yahudilerin dilinde çirkin bir küfür anlamı taşıyordu. Onlar bu sözü söyleyip kendi aralarında gülüyorlardı.Bu ayeti kerimenin iniş sebebi ile ilgili daha başka rivayetler de nakledilmiştir. Ancak farklı olaylardan sözeden bu rivayetlerin tümünde yahudilerin söz konusu kelimeyi Resulullah (a.s.)`a karşı hakaret amacıyla kullanmaları dolayısıyla bu ayeti kerimenin indirildiği ifade edilmektedir.20.Arapça`da "ra`a" kökünden türeme emir fiil olan ve "bizi gözet, bizim isteğimize de kulak ver" gibi anlamlar taşıyan "ra`ina" kelimesi İbranice`de küfür anlamı taşıdığından dolayı yahudiler Resulullah (a.s.)`a bu sözle hitap edilmesinden hoşlanıyor ve kendileri de özellikle bu kelimeyi kullanmayı tercih ediyorlardı. Bundan dolayı Yüce Allah, mü`minlere Resulullah (a.s.)`a bu sözle hitap etmemelerini emretti. Mü`minler bu sözü kullanmayınca yahudiler de artık kullanmaktan çekinir oldular.
Ali Bulaç
Ey iman edenler, 'Raina-Bizi güt' demeyin. 'Unzurna-Bizi gözet' deyin ve dinleyin. Kafirler için acı bir azab vardır.
Ey iman edenler, (siz peygamber aleyhisselâma, bizi gözet mânasına geldiği gibi, İbrani lisanında Yahûdilerin sövme mânasına kullandıkları) “Râina” lâfzı ile hitap etmeyin. Bize bak, mânasına gelen “Unzurna” deyin. Allah'ın hükmünü dinleyip kabul edin. Bu şekilde harekette bulunan kâfirler için çok acıklı bir azap vardır.
Ey iman edenler! (Yahudiler gibi, Peygamber’e) “raina” (bizi kolla) demeyin! “Bizi gözetle” deyin ve dinleyin. (Yahudiler bu “raina” kelimesini dillerindeki bir kelime ile eşleştirip, Peygamber’le ve sizinle alay ederler.) Böyle kâfirler için elem verici bir azap vardır.
Ey inananlar! (Resûle) “Râinâ” (bizi güt) demeyin! Onun yerine: “Unzurnâ” (bize karşı tahammüllü ol, bizi gözet, bizi yönet) deyin ve ona kulak verin. Çünkü hakikati inkâr edenleri şiddetli bir azap beklemektedir.
Cemal Külünkoğlu Bakara Suresi 104. Ayet Açıklaması
Bkz. 4:46, 5:13“Bizi güt” anlamına gelen “râinâ” kelimesi; Arap Yahudileri tarafından o günkü konuşma dilinde, sövme ifadesi olarak da kullanılırdı. Yahudiler içlerindeki düşmanlığı kelime oyunlarıyla da ortaya koyarak İslam’ın peygamberini “Râinâ” kelimesiyle küçük düşürmeye çalışıyorlardı. “Râinâ”: bizi güt yani, peygamberin hitap ettiği kitleyi düşünemeyen, sorgulamayan sürü yerine koyan ve bu sürünün başındaki kişiyi de çobanları olarak gören bir alay kelimesi olarak kullanıyorlardı. Bunun üzerine Allah, inananlara aynı ifadeyi kullanmamalarını, onun yerine doğru olan “unzurnâ/bizi yönet” kelimesini kullanmalarını emretti.
Diyanet İşleri (Eski)
Ey inananlar! Peygamber'e, "Bizi de dinle" (raina; kötü anlama gelebilecek söz) demeyin, "Bizi gözet" (unzurna) deyin ve dinleyin, inkar edenlere elem verici azab vardır.
Resûlullah (s.a.) müslümanlara bir şey öğretirken, bizi biraz bekle, acele etme manasına «Râinâ» derlerdi. Yahudilerin de sövmek manasına gelen «Râinâ» kelimeleri vardı. Müslümanların bu sözünü işitince, Efendimize kötü maksatla öyle hitap etmeye başladılar. Bunun üzerine «Râinâ» demeyin, o manaya gelen «unzurnâ» deyin denildi ki, bizi bekle demektir.
Edip Yüksel
İnananlar! "Raina (bize çobanlık et)," demeyin; "Unzurna (bizi gözet)," deyin ve dinleyin. İnkarcılar için acı bir azap var.
"Raina" (bize çobanlık et) sözcüğü koyun gibi güdülmeyi ve kör taklitçiliği ifade eder. Müslümanlar, peygamber dahil hiç kimseyi koyun gibi izlemezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey iman edenler! "râine" demeyin, "unzurna" deyin ve iyi dinleyin, kâfirler için elemli bir azap vardır.
(2)Resûllullah (asm) bir mevzû‘ hakkında konuşurken, Ashâb-ı Kirâm’dan (radıyallâhü anhüm ecmaîn)bazısı: “Bizi gözetip bekle (acele etme) ki, sözünü anlayalım!” ma‘nâsında رَاعِناَ (Râinâ) derlerdi. Yahudiler bu sözü, İbrânîce veya Süryânîce birbirlerine küfrederken kullandıkları “Râînâ” sözüyle değiştirip, Hz. Peygamber(asm)’a onunla hitâb etmeye başlamaları üzerine bu âyet nâzil olmuştur. Böylece mü’minlere, رَاعِنَا yerine, aynı ma‘nâya gelen اُنْظُرْنَا(Ünzurnâ) demeleri emredilmiştir. (Celâleyn Şerhi, c. 1, 135)
İlyas Yorulmaz
Ey iman edenler! Bizi yönet demeyin, bizi kontrol et deyin ve (elçinin çağrısına) kulak verin.” İnkâr edenler için acıklı bir azap var.
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 104. Ayet Açıklaması
[13] Ayet-i Celile, Yahudilerin peygamberimiz hakkında kullandıkları «Râ'inâ» kelimesinin terk olunup «Unzurnâ = bize bak» kelimesinin istimali hakkında nâzil olmuştur. Yahudiler Râ'inâ ile «ey çoban? ey ahmak!» mânasını kasdederler. Mü'minler ise bizim aczimize riayet et, yavaş yavaş emir eyle, bizi gözet mânasını kasdederlerdi.
Kadri Çelik
Ey iman edenler! Peygamber'e, “raina” demeyin, “unzurna” deyin ve dinleyin. Kâfirlere elem verici azap vardır.
(Her ne kadar bu iki kelime (raina ve unzurna) Arapça’da aynı anlama gelse de İbranice dilinde “raine” cümlesi, “Bizi ahmaklaştır” anlamına da geliyordu. Yahudiler ise bundan kötü istifade ederek “raina (Allahım! Bizi koru ve gözet!)” diye dua eden Müslümanlarla alay ediyordu. Allah Müslümanları uyararak düşmana fırsat vermemelerini, “raina” yerine aynı anlamı ifade eden “unzurna” kelimesini kullanmalarını öğütlemiştir.)
Mahmut Kısa
Ey iman edenler! Allah’ın Elçisiyle konuşurken, Yahudilerin hakaret amacıyla farklı anlamlara çekebileceği kelimeler kullanmayın. Meselâ, ona seslenirken, “Râinâ!” Bizi koru, sürüsünü güden çoban gibi bizi yönlendir! demeyin! Kötü niyetli kimseler tarafından kirletilmiş, içi boşaltılmış kelime ve kavramları kullanmayın, bunun yerine, merâmınızı daha net ve güzel biçimde ifâde eden ve hiçbir suistimale meydan vermeyen kelime ve kavramlar kullanın. Örneğin, “Bize bak, bizi gözet ve âdil bir hakem, bir yönetici olarak aramızda hükmet!” anlamında “Unzurnâ” deyin ve size söylenenleri iyi dinleyin! Zâlimleri uyar: İnkârcılar için, can yakıcı bir azap var!Peki Yahudiler, Hıristiyanlar ve müşrikler, müminlere karşı neden düşmanlık besliyorlar?
Ey îman edenler! “râinâ”1 demeyin, “bizi gözet” deyin ve O Peygamberin (emirlerini) iyi dinleyin. Kâfirler için acıklı bir azap olduğunu da (unutmayın.)
1 İslâm’ın ilk yıllarında Müslümanlar, Peygamberimize; “bizi gözet, müsaade buyur da anlayalım.” anlamına gelen (رَاعِنَا) “Râinâ” ifâdesini kullanırlardı. Daha sonra Allah, Müslümanlara bu ifâdenin yerine, aynı anlama gelen (اُنْظُرْنَا) ifâdesini kullanmalarını emir buyurdu. Zîrâ Yahûdîler, bu (رَاعِنَا) ifâdesini kendi aralarında birbirlerine hakaret etmek için kullandıkları ve “bizim çoban” anlamına gelen (رَاعيِنَا) ifâdesine benzetiyorlar ve bununla Peygamberimize hakaret etmeye çalışıyorlardı. İşte Allah, bu âyetle Müslümanların Yahûdîlerin sahtekârlıklarına fırsat vermemelerini, sağlamıştır. Türkçe meâlcilerden, kâfirlere Müslümanlardan daha çok merhametli olan bazılarının, özellikle bu âyetteki “Râinâ” ifâdesine, “bizi güt, sen bize uy, bizi dinle” gibi, kelimenin kök anlamıyla hiçbir alakası olmayan, tamamen ön yargılarına ve takiyye yaparak gizledikleri meşreplerine uygun anlamlar vermeleri, çok gariptir ve ihanette Yahudileri bile geride bırakmaktır. Bu âyete bu gibi anlamlar vererek; Müslümanları “güdülecek mahlûk”, Peygamberimizi de “çoban” yerine koymaları, onlara hakaret içermekle birlikte anlaşılabilirse de, Nisâ: 46. âyette Yahûdîlerin kendilerini “güdülecek mahlûk” yerine koyup Peygamberimize bu şekilde bir taleple gelebileceklerini anlamak hiç mümkün değildir. Zira Yahudilerin bunlar kadar ahmak olmaları mümkün değildir. Bunu da ne demek istediklerini kendilerinin de bilmedikleri “sözde izahlarından” anlamak mümkündür. Bk. (Nisâ: 46)
Muhammed Esed
SİZ EY imana ermiş olanlar! [Peygamber'e] “Bizi dinle!” demeyin; onun yerine, “Bize karşı tahammüllü ol!” demeyi tercih edin. Ve [o'na] kulak verin. Çünkü, hakikati inkar edenleri şiddetli azap bekliyor. 85
Ey iman edenler! “Râinâ” (bizi güt) demeyin “Unzurnâ” (bizi gözet/bize bak) deyin ve vahyi can kulağıyla dinleyin, unutmayın ki sizinle alay eden kâfirler için çok acı bir azap vardır. 3/131, 18/100...106
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 104. Ayet Açıklaması
[199] Bu âyet Nisâ 46 ışığında anlaşılmalıdır. Medine Yahudilerinin kelimelerle oynamak gibi bir maharetleri olduğunu, daha başka rivayetlerden de öğreniyoruz. (Krş: 93. âyet, 159. not)
[200] Bu âyet aslında kelimenin söylenişine yönelik bir yasak olmaktan daha çok, bu kelimeyle dile getirilen tavra yönelik bir yasaktır. Bu, dinlemekten çok konuşmayı tercih eden, fakat konuştuğu şeyler hep mitolojik ve hurafeye dayalı, dinlemekten kaçındığı şeyler ise kaynağı berrak bir hakikat olan kişinin tavrıdır. Bu tavır 101 ve 102. âyetin başında vurgulanan marazi tavırdır. Bunda, Allah Rasûlü’ne karşı bir saygısızlığın da bulunduğu açıktır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ey imân etmiş olanlar! «Râinâ» demeyin, «Unzurnâ» deyin ve dinleyin. Kâfirler için elîm bir azab vardır.
Ey iman edenler! (Siz, onların böylesi kötü etkilerine karşı uyanık olun, mesela) “Râina” demeyin, “Unzurna” deyin ve dinleyip itaat edin. Kâfirler için acı veren bir azap vardır. [4, 46]
Bu âyetten itibaren, müminler Yahudilerin kurdukları tuzaklara karşı uyarılıyorlar. Onlar Hz. Peygamber’e görünüşte saygı gösterseler de, daima onun bir açığını yakalamak için pusuda bekliyorlardı. Kaypak, müphem kelimeler kullanıyorlardı. Mesela: Müslümanlar, Efendimize: “Bizi gözet, himmet et” anlamında râina derlerdi. Buna benzer raina kelimesi İbranîce’de hakaret ifade eder. Bunu fırsat bilerek, ağızlarını eğip bükerek, bu kelime ile Hz. Peygamber’e hitap ederlerdi. Âyet, onların maskelerini indiriyor.
Süleyman Ateş
Ey inananlar, "Ra'ina (bizi gözet, yahut: kaba söz)" demeyin, "unzurna (bize bak)" deyin ve dinleyin. Kafirler için acı bir azab vardır.
Süleymaniye Vakfı Bakara Suresi 104. Ayet Açıklaması
[*] Âyetteki râinâ, "bizi güt" veya "bizi gözet" demektir. "Bizi güt" diyen kişi, hayvan yerine konabilir. Ama "unzurnâ/ bizi gözet" sözü başka anlama çekilemez. Müslümanlar, âyete aykırı olarak halka, raiyye (çoğulu reâyâ) derler. Nebîmize de şöyle bir söz mal edilerek yöneticiler tanrı, insanlar da sürü yerine konmuştur: "Bana itaat eden Allah'a itaat etmiş olur. Bana isyan eden Allah'a isyan etmiş olur. Emire (yetkiliye) itaat eden bana itaat etmiş olur. Emire isyan eden bana isyan etmiş olur. İmam (Devlet başkanı) kalkandır; arkasında savaşılır ve onunla korunma sağlanır. Allah'tan çekinmeyi emreder ve adil olursa sevap kazanır. Farklı emir verirse günahı kendinedir." (Buhari Cihad, 109)
Şaban Piriş
-Ey iman edenler! “Râinâ” (bizi gözet) demeyin “unzurnâ” (bize bak) deyin ve sözü dinleyin, kafirler için çok acı bir azap vardır.
(51) Peygamberimiz insanlara birşey öğretirken, onlar kendilerine anlatılanı iyice anlayabilmek için “Bizi gözet, durumumuzu dikkate al” anlamında “Râinâ” derler; Yahudiler de bu sözü, kendi dillerinde hakaret içeren başka bir söze çevirip alay konusu yaparlardı. Âyet, Müslümanların izzet ve ciddiyetlerini korumak ve cahillerin eline alay fırsatı vermemek konusunda bir uyarı içermektedir. Diğer yandan, “râinâ” sözcüğü, esas itibarıyla, çobanın sürüyü gütmesi anlamını içeren bir kökten de geldiği için, Müslümanlara, “Siz güdülen bir sürü değilsiniz” mesajı da verilmiş olmaktadır. Nitekim bu sûrenin bir başka âyetinde, inkâr edenlerin hali, çoban karşısındaki sürünün durumuna benzetilmiştir (bk. 2:171).
Yaşar Nuri Öztürk
Ey iman edenler! "Râina!" demeyin, "Unzurna!" deyin/"Bizi davar gibi güt!" diye konuşmayın, "Bize bak!" diye konuşun ve dinleyin. Kâfirler için korkunç bir azap vardır.