Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 661, sondan 5576. ayet; 4. sure ve Nisâ Suresinin 168. ayetidir. Nisâ Suresi 168. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 50 ve toplam ebced değeri ise 4204 olarak hesaplanmıştır. Nisâ Suresinin toplam ebced değeri 1117221 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ان الذين كفروا وظلموا لم يكن الله ليغفر لهم ولا ليهديهم طريقا
Daha önce inkârın çeşitleri, bunları temsil eden kimselerin zihnî ve ahlâkî tavırları açıklanmış, hidayete yönelmeleri için gerekli yönlendirmeler yapılmış, delil ve işaretler verilmişti. Bundan sonra gelecek âyetlerde ise hem bütün insanlığa hem de özellikle Ehl-i kitaba yönelik bir çağrı yapılacaktır. Bu ikisi arasında psikolojik olarak hazırlanmayı sağlayacak bir geçiş olmak üzere, çeşitli yollarla insanların gerçeği bulmalarını, hak dine inanmalarını ve hayatlarını buna göre düzenleyip yaşamalarını engellemede, hakkı gözetmeme (zulüm) ve peygamberi inkâr etmede ısrar edenleri bekleyen korkunç âkıbet canlı bir şekilde haber verilmektedir.
Mehmet Okuyan
168,169. İnkâr edip haksızlık edenleri Allah asla bağışlayacak değildir. Onları içinde [ebedî] kalacakları cehennemin yolundan başka bir yola ulaştıracak da değildir. Bu, Allah’a çok kolaydır.
168,169. İnkâr edip zulme sapanlar var ya; Allah onları asla affedecek değildir. Onları içinde süreli kalacakları cehennem yolu hariç, başka bir yola iletecek de değildir. Bunu yapmak Allah için kolaydır.
O (Kur’ani hüküm ve haberleri) inkâr eden ve (İslam’ı yaşamak isteyenlere) zulmeden kimseler var ya, Allah onlara asla mağfiret etmeyecek ve Hakk tarikine (İslam ve istikamet caddesine) de iletmeyecektir.
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenleri, kâfirleri, baskı, zulüm ve işkenceyle temel hak ve hürriyetleri kısıtlayarak, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlimleri, haksızlık edenleri, şirke girenleri Allah asla koruma kalkanına almayacak, bağışlamayacak. Doğru bir yol da göstermeyecek.
168,169. Şüphe yok ki, küfredip haksızlık edenleri Allah bağışlayacak değil, cehennem yolundan başka bir yola çıkaracak da değil. Onlar, o Cehennem'de devamlı olarak kalacaklardır. Bu ise Allah'a pek kolaydır.
168,169. İnkar edenleri ve zalimleri Allah şüphesiz bağışlamaz, onları içinde temelli ve ebediyyen kalacakları cehennem yolundan başka bir yola eriştirmez. Bu, Allah'a kolaydır.
168,169. Hakıykat, o inkâr edib kâfir olanlar ve zulm edenler (yok mu) Allah onları asla yarlığayacak değildir. Onları cehennemin yolundan başka bir yola da iletecek değildir. Onlar orada ebedî kalıcıdırlar. Bu ise Allaha göre pek kolaydır.
168,169. Muhakkak ki inkâr edip (peygambere) zulmedenler yok mu, Allah onlara mağfiret edecek değildir; onları Cehennem yolundan başka bir yola erdirecek de değildir;(onlar) orada ebedî olarak devamlı kalıcıdırlar. Bu ise, Allah'a göre çok kolaydır.
Allah’ın dinini inkâr edenler ve (insanlarında inkâr etmesi için) zulüm ve baskı yapanlar var ya, Allah onları asla bağışlamayacak ve doğru yola da eriştirmeyecek.
168, 169. Kâfir olup zulmedenler yok mu, Allah onları (bağışlamaz) yarlıgamaz, onlara Cehennem yolundan başka bir yol göstermez. Onlar orada ebediyyen kalırlar. Bu da Allah/a göre kolay bir şeydir.
168,169. İşte Allah, böyle kâfirleri ve zalimleri,1 asla bağışlamayacak ve onları, içerisinden hiç çıkmayacakları cehennemin yolundan başka bir doğru yola da asla ulaştırmayacaktır. Bu ise, Allah’a göre çok kolaydır.
168, 169. İnkâr edip zulmedenleri Allah affedecek değil. Onları cehennem yolundan başka bir yola çıkaracak da değil. Onlar cehennemde ebedî kalacaklardır. Bu da Allah'a göre çok kolaydır.